Monterey Bay Aquarium

if i look back, i am lost

Discoholic 🪩
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

pixel skylines
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
sheepfilms

Love Begins
I'd rather be in outer space 🛸

No title available
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
RMH
Show & Tell

No title available
dirt enthusiast

Kiana Khansmith
Misplaced Lens Cap

JVL

Janaina Medeiros
AnasAbdin

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from T1
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States

seen from Australia
seen from Brazil
seen from Brazil
seen from Brazil
seen from Türkiye
seen from United States

seen from Türkiye
seen from T1

seen from Singapore
seen from Norway
@ismailemektuplar
"Sesi kısıldı bağırmaktan kalbinin. "
Gül olmak, külleşmeye hazırlıktır. Külleşmek, acıların dinişi.
"her kalbi yağmalayamazsınız, her çiçeği koparamazsınız; Allah kulunun bahçesini talan ettirmez.."
Tevbe günahı temizler, kulu Hakk'a yaklaştırır.Kalplerde açılan yaraları tedavi eder.Katılaşan kalbi yumuşatır.Akmayan göz yaşlarını pınarlardan akıtır.Eğer Tevbe hakiki olursa, göz yaşı peşinden gelir.Yoksa bağıra çağıra, tekrar tekrar yapılan Tevbe dil tevbesidir.Allah laf değil, hal istiyor.
| Mehmet Ildırar
Yüzler vardır, ruhun susamasını dindirir.
“Çare aramadım zannetme, ben bütün çıkmaz yolları zorladım.”
“İnsanı onaran ve olgunlaştıran, biraz da kırgınlıklarıdır.”
“içimde bir sürü (kuru) bahçe var ve sen Allahım, yağmurun Rabbisin.”
“Kalbin en birinci düşmanı stres veya kolesterol değil, kibirdir..”
— İbrahim Tenekeci
Ümidin tuzağına düşmek, çetin bir imtihan.
Şükredilecek ne çok şey var.
İnsan dünyadaki hikayesi boyunca, önce elindeki sepeti umutlar ve hayallerle dolduruyor. Sonra, zaman ilerledikçe onların yerini pişmanlıklar ve hayal kırıklıkları alıyor. Umutlar ve hayallerin bir ağırlığı yok, onları taşımak bir zevk… Yük olmadıkları gibi hafifletiyorlar insanın kendisini de. Oysa yaşadıkça değişiyor yavaş yavaş her şey; umutların yerini pişmanlıklar, hayallerin yerini hayal kırıklıkları almaya başlıyor zamanla. Hafifliklerimiz ağırlıklara, heyecanlarımız kahırlara, sevinçlerimiz hüzünlere bırakıyor çünkü yerini. Dolayısıyla ağırlaşıyor, taşınması güç bir yük haline geliyor elimizdeki sepet. Çoğu zaman, çoğumuz için böyle bu…
Çok kazanmak bereket anlamına gelmez. Bazen kazandıkça kaybederiz. Yetmemesi bundandır.
“onlara artık yeni insanlar tanımak istemediğimi söyle
bana inanmıyorlar
güneş mi göreyimmiş, iki insan, açılsın mıymış içim
beni alıp pencerenin önüne yerleştiriyorlar
onlara bir salon çiçeği olmadığımı söyle
hasarsız parçalarımın giderek azaldığını
hiç değilse okunaklı bir ölüm için bir tık
hayatla arama bir boşluk bıraktığımı”
-kartaldilek