kendi kendime şarkı sözleri yazıyorum, bazen şiirlerimi şarkı olarak dönüştürüyorum. profesyonel bir iddiam yok kendi halimde yazıyorum. müziğe ilgisi olanlar bana ulaşırsa birlikte gelişebiliriz diye düşünüyorum, şimdiden teşekkürler.
The Bowery Presents
Claire Keane
I'd rather be in outer space 🛸
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

roma★
𓃗
cherry valley forever
Sweet Seals For You, Always
he wasn't even looking at me and he found me
hello vonnie
sheepfilms

shark vs the universe

ellievsbear

Product Placement
taylor price

blake kathryn
🪼
d e v o n
No title available
almost home
seen from United States
seen from Iraq

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia
seen from Australia
@itsofc
kendi kendime şarkı sözleri yazıyorum, bazen şiirlerimi şarkı olarak dönüştürüyorum. profesyonel bir iddiam yok kendi halimde yazıyorum. müziğe ilgisi olanlar bana ulaşırsa birlikte gelişebiliriz diye düşünüyorum, şimdiden teşekkürler.
Yasak gibisin üstümde
Yine de içim geri çekilmiyor
Oysaki adını bile bilmiyorum
Sadece gözlerinde takılı kalıyorum
Bizi aynı cümlede bile buluşturmuyor hayat
Sanki bilerek eksik bırakılmışız
Sahi seviyor musun beni
Sevmiyorsan niye bakıyorsun deli gibi
Bir kelime at bana
içimde ne varsa düşsün ortaya
Durma öyle uzakta
Canım yanıyor yanlış anlama
Yanındaki kız mı engel sana
Onunla da anlaşabilirdik aslında
Yoruyor bizi bu bakışma
Sessizlik büyüyor aramızda
Derin bir nefes al ve kabul et, asla geçmeyecek. Sen bu dipsiz kuyuda misafir değilsin, ev sahibisin.
seni siyah bir akşamda gördüm yine,
içimde bir şey düştü sessizce yere.
yanında bir yabancı, bembeyaz bir iz,
ben aynı hikayede yarım kalmış bir biz.
ellerinde çiçekler, sanki vedadan,
bir düş kalmış arada, uzak bir zamandan.
"okur musun? " dedim içimden usulca,
sesim bile kayboldu o kalabalıkta.
gözlerin başka bir yere dönmüş ağır.
benim içimde aynı eski sızı çağlar.
onun yanında dünya daha mı kolay?
benim payıma yine sessiz bir sonbahar.
bir not düştü kalbime, eğildim bakmaya.
kelimeler kaçtı benden, tutamadım daha.
belki "kal" yazıyordu, belki de "dönme",
ben yine her şeyi çevirdim içime.
sen başka bir hikayeye akmışsın belli,
ben aynı sayfada kalmışım belki.
bir cümle eksik kaldı dudaklarımda,
söylenmeyen her şey büyür zamanla.
ve şimdi uzaktan bakıyorum sana,
bir yabancı gibi karışmış zamana.
ben hala aynı yerden seviyorum seni,
sen çoktan silmişsin bizden kalan izi.
içimde bir oda var, kapısı yok.
her gün biraz daha daralıyor sanki.
duvarları düşüncelerle örülü.
ve ben orada sessizce oturuyorum.
bazen aynaya bakıyorum.
aynı yüz ama başka bir yabancı.
sanki ben değil de,
beni izleyen biri var içeride.
kimse bilmiyor,
gülüşümün arkasında kaç cümle sustuğunu.
ben de anlatamıyorum bazen,
çünkü kelimeler boğazımda düğüm.
açlık mı bu, yoksa kontrol mü?
adını koyamıyorum.
sadece içinde bir şey
hep eksik, hep fazla, heo yanlış.
dışarıda herkes normal yürürken,
ben kendi içimde yavaşlıyorum.
sanki dünya hızlı, ben geç kalmışım.
ya da ben çoktan ölmüşüm de,
kimse fark etmemiş.
en zor kısmı da bu.
kimse fark etmediği için,
ben de "iyiyim" demeye devam ediyorum.
içimde kırılan şeyleri,
görünmez cebime koyup.
gece olunca,
her şey daha da sesli.
kalbim bile fazla konuşuyor.
ben ise susmayı öğreniyorum,
en iyi bildiğim şey bu gibi.
ve yine de,
bir yerimde çok küçük bir şey,
"belki geçer" diyor.
ama ben o sesi bile
kısık tutmayı başarıyorum.
aynı yolun yabancısı
adını bilmiyorum,
belki de hiç öğrenemem.
ama garip bir tanışıklık var
omzunun düşüşünde,
kulaklığını takışında,
saçını kulağının arkasına atışında.
aynı yoldan geçiyoruz her gün,
aynı kaldırım taşları şahidimiz.
sen soldan yürüyorsun genelde,
ben biraz daha sağdan,
sanki aramızdaki mesafe
metreyle değil de
cesaretle ölçülüyor.
bazen göz göze geliyoruz,
kısa, telaşlı, yarım saniyelik.
ama o yarım saniye
bir günün en uzun anı oluyor.
belki beni hiç fark etmedin,
belki de ettin, bilmiyorum.
ama bir yabancıya
bu kadar tanıdık hissetmek
biraz komik, biraz da can yakıyor.
ve ben hâlâ
senden geriye kalan tek şeyle yaşıyorum:
aynı yol,
aynı saat,
aynı umut.