Sosyal Medya'nın Günümüze Olan Etkileri
Bursa Basın Yayın Enformasyon İl Müdürlüğü'nün düzenlemiş olduğu Sosyal Medya'nın Günümüze Olan Etkileri" konulu panelde Sosyal Medya Uzmanımız Mustafa Bulek, konuşmacı olarak yer aldı.
SOSYAL MEDYANIN GÜNÜMÜZE OLAN ETKİLERİ
Bugün sizlere Sosyal Medya’nın günümüzdeki etkilerinden bahsedicem.
Sosyal Medya Nedir ? dersek “insanların fikirlerini, görüşlerini, deneyimlerini, perspektiflerini paylaşmak ve birbirleriyle iletişim hâlinde bulundukları güruh, topluluk diye kapsamlı bir şekilde anlatmış oluruz sanırım.
Türkiye’de sosyal medya denilince akla Facebook, Twitter, Linked-in ve YouTube gibi sosyal ağlar gelse de söz konusu sosyal ağlar, sosyal medya kümesinin sadece tek bir alt kümesini oluşturmaktadır. Ve sosyal medya = facebook yada twitter değildir.
Aslında Sosyal Medya şu kalemlerden oluşur
1. Bloglar (Web günlükleri ): Blogger, Wordpress vb.
2. Mikrobloglar: Twitter, vb.
3. Sosyal ağlar: Facebook, MySpace, Bebo, Hi5, LinkedIn, vb.
4. Açık kaynak ansiklopediler: Wikipedia, Turkcebilgi, vb.
5. Sosyal bookmarking (imleme ): Delicious, StumbleUpon vs…
6. Sosyal haber imleme: Digg, Reddit, Mixx, vb.
7. Fotograf paylaşım: Flickr
8. Video paylaşım: YouTube
9. Ses ve müzik Paylaşım: Last.fm …
10. Anlık mesajlaşma uygulamaları: MSN, Windows Live, vb.
11. Forumlar: Demiryolcuyuz.biz, frmtr.com, vb.
12. Sanal oyunlar: Secondlife.com
----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Şimdi sizlere Sosyal Medyanın Gücünü ve etkisini gösterecek birkaç çarpıcı istatistik ve rakam göstermek istiyorum
Acaba sosyal medya dışındaki medya kanalları 50 milyon kişiye ne kadar sürede ulaşabildi?
2010 Mayıs 450 Milyon Kullanıcı
2013 Mayıs 1.06 Milyar Kullanıcı ve bunların 618 Milyonu hergün aktif
Facebook’ un mobil oranı her geçen gün artıyor. 751 milyon kişi Facebook’ a mobilden ulaşıyor. Türkiye’ de de bu oran % 50’ nin üzerinde. Talebi karşılayabilmek için günde 150.000 iPhone 5 ve Galaxy S3 üretiliyor.
Facebook kullanıcıları ortalama 130 arkadaşa sahip
Facebook üzerinde 42 Milyon sayfa barındırılıyor. İnsanlığın yolu facebooktan geçiyor, kurulan her işletme eğer iş alanına uygunsa facebook sayfası açmadan bismillah demiyor.
Günde 350 milyon fotoğraf yükleniyor
Günde 2.7 milyar beğeni geliyor
Bir kişi ortalama 40 tane sayfa beğeniyor.
1 milyonun üzerinde web sitesi facebook ile entegreli çalışıyor
2013 Mayıs verilerine göre 32 milyon kullanıcı ile Türkiye 6. Sırada Avrupa içerisinde 1. Sırada
Türkiye nüfusunun %40 ı internet kullanan nüfusun %89.28’i facebook kullanıyor.
Yani Türkiye’de her 10 kişiden 9’u facebook kullanıyor
2010 Mayıs: 75 miyon Kullanıcı ve günde atılan tweet 27 milyon civarındaydı
2013 Mayıs: 465 Milyon Kullanıcı ve günde atılan tweet satısı 175 milyona ulaşmış
Türkiyedeki kullanıcı sayısı 9.6 milyonu aşmış durumda geçtiğimiz yıl aynı sayı 7.2 milyon olarak hesaplanmıştı.
6.3 Milyon kulacı aktif yani son 30 günde en az bir tweet atmış
Türkiye de her gün 8 milyon kez tweet atılıyor! Ve bu geçen yıla göre %470 artış demek
Saniyede 92 tweet atılıyor
En çok tweet atılan saat 22:00 23:00 arası bunun sebebide diziler J
Evet onlarsız yapamıyoruz ama sosyal medyasız asla J
Parmaklar tuşlarda hazır bekliyor ve dizide flash bir gelişme bir kırılma noktası bekliyoruz.
Ve bam! Hemen başlıyoruz ben demiştim!!! Gördünüzmü yaptığını!!! Tarzında paylaşımlar yağıyor ve dizi devam ederken bir sonraki hamle ile ilgili tartışmalar başlıyor
En çok tweet atılan gün Cuma buda bizi şaşırtmadı aslında… Hayırlı Cumalar ! "günaydın" mesajından sonra en çok atılan tweet ve tabiî ki haftanın son günü ve herkes nerelere gideceğini yada keşke gidebilse neler yapabileceğini haftasonunu yine yalnız geçireceğini dert yandığı gün…
Twitter Türkiye kullanıcılarının %53 ü erkek %47 si bayan
Ortalama bir kişinin takipçi sayısı 151
En çok paylaşım yapılan açık ara İstanbul
Ortalama bir tweet 64 karakterden oluşuyor hayırlı cumalar ve günaydın tarzı kısa kelimeler bu istatistiği etkiliyor
Türkiyede en çok takipçisi olan kişiler sırasıyla
Biz burada rakamları yuvarladık
Abdullah Gül : 3.1 Milyon
Demet Akalın : 2.8 Milyon
Gülben Ergen : 2.5 Milyona yakın
Okan Bayülgen : 2.3 Milyon
Google’da Saniyede 2 Milyon arama yapılıyor!
2012 yılında 146 farklı dilde 1.2 trilyon arama yapılmış
Dünya genelinde en çok aranan 3 kelime
Türkiye istatistiklerine baktığımız zaman içler acısı bir durumla karşı karşıyayız maalesef hala arama çubuğu yerine google üzerinden giriyoruz sitelere
İlk beş arama aşağıdaki gibi olmuş
Facebook tarafından geçtiğimiz yıl 1 milyar dolara satın alınan popüler mobil fotoğraf paylaşım uygulaması Instagram'ın, aylık kullanıcı sayısı 100 milyonu geçti.İşte Instagram'ın istatistikleri…
Her ay aktif kullanan üye sayısı 100 milyon
İnstagramda Saniyede 6000 Fotoğraf paylaşılıyor
Saniyede yapılan yorum 1000
Günde paylaşılan fotoğraf sayısı 40 milyon
Erkek kullanıcılar Yüzde 55
Kadın kullanıcılar Yüzde 45
18-24 yaş arası üyeler Yüzde 23
Türkiyede 2012 nin son çeyreği ile kayıtlı internet abonesi 20 milyonu geçmiştir.
.tr uzantılı websitesi 330.000 bin civarındadır.
Dünyada Her saniye 571 Web sitesi kuruluyor!
Wikipedia 2001’ de kuruldu. Şu an içinde 200 dilde 20 milyon adet başlık mevcut. Geçen sene bu rakam 14 milyondu. Wikipedia eğer bir ansiklopedi olsaydı, 2,65 milyon sayfa olması gerekirdi. Ve okumak için 134 yıla ihtiyacımız olurdu!
Türkiye’ de ayda 7 Milyar adet video izleniyor! YouTube’ a dakikada 100 saatlik video yükleniyor. Aylık tekil ziyaretçi sayısı 2 Milyarı aşmış bulunuyor
Peki vaziyet böyle olunca böyle muazzam istatistiklerin getirdiği sonuçlar?
sosyal medyanın insanlar üzerindeki etkileri?
Amerika’ da evlenen her dört çiftten biri internet üzerinden tanışıyor.
Fakat her 4 boşanmadan biri de sosyal ağlar yüzünden gerçekleşiyor.
Bu oran türkiyede de benzerlik taşıyor
İnsanların 4 te 1 i yeni tanıştıkları kişilere kendileri hakkında yalan söylüyor ve %39’u yüzyüze görüşmekten çok online görüşmeyi tercih ediyorlar.
Türk gençleri haftanın en az 6 günü Facebook’a, 5 günüde Twitter’a giriş yapıyor.
Her 10 Türk gencinden 9′u sosyal medyayı kullanıyor.
Türk gençliğinin büyük kısmı haftada toplam 50 saatlerini sosyal medyada geçiriyor.
Türkiye’ de ortalama bir kullanıcı günde 56 dakika Facebook’ ta. Aynı kullanıcı yemek yemek için 27 dakika harcıyor!
Her 10 Türk gencinden 1′isi blog yazarı.
Her genç Twitter’da ortalama 23 ünlüyü takip ediyor.
Gençlerin %45′i markaları takip ediyor.
Lise öğrencileri saat 16:00 – 24:00 arası interneti kullanırken, üniversiteli öğrenciler ise 20:00 – 02:00 saatleri arası internette oluyorlar.
sosyal medyanın bize kazandırdığı özelliklerden en önemlilerinden biri anı paylaşma!
insanların %24’ü yaşadığı an ve deneyimleri sosyal ağlarda anında paylaşarak birçok özel anı kaçırıyorlar ve yazdıkları hakkında fazla düşünmediği için pişman oluyor.
Bu konuda pek çok örnek mevcut
ABD’nin Florida eyaletinin Meritt Island şehrinde yaşayan Shellie Ross'un, 2 yaşındaki Bryson adındaki oğlu evin havuzunda yaşam mücadelesi verirken Twitter'a "oğlum az önce havuza düştü, lütfen onun için dua edin" diye bir tweet atıyor. Sonrasında ne mi oluyor? Oğlu komaya giriyor ve 5 saatin sonunda hayatını kaybediyor.
Olay sonrasında anne: davranışlarımı kimse yargılayamaz gibi bir açıklama yapıyor.
Peki bu üzücü durum haricinde normal hayatta sıkça yaptığımız bir şey daha var
Dalgınlık kelime anlamıyla dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamama durumudur.
Bu kadarla kalsa iyi ama dalgınlığın yol açtığı bazı durumlar vardır ki bunlar oldukça üzücü, bir o kadar komiktir.
İşimiz sosyal medya olduğuna göre birkaç sosyal medya gafına değinelim o zaman.
Değerli topluluk yöneticilerimizden bazıları, muhtemelen şahsi hesaplarından atacakları tweet ya da postları dalgınlıkla yöneticiliğini yaptığı resmi hesaplardan atıyor. Haliyle bu durum birazcık komik oluyor.
Kişisel hesaplardaki dalgınlık biraz daha trajik oluyor.
Yoğun bir iş gününden sonra Facebook'a giren Kimberley Swann, işiyle ilgili şikayetlerini paylaşmaya başladı. İşinin çok sıkıcı olduğunu yazan Swann, bir hafta sonra müdürü tarafından çağrıldı ve işine son verildiği söylendi.
Cisco isimli şirkette işe kabul edildiğini öğrenen Twitter kullanıcısı "Cisco bana iş teklif etti, şimdi dolgun maaşlı nefret ettiğim işi kabul edip etmeyeceğimi düşünmek zorundayım" diye yazdı.
Ancak, şirketin Twitter ağı bundan haberdar olunca, Twitter'dan "nefret edeceğiniz iş teklifi geçersizdir" denilerek iş teklifi geri çekildi.
İsviçreli kurnaz yönetici, hastayım diyerek işe gelmeyen elemanının Facebook'unu takibe aldı.
Migreninin azdığını ve bilgisayar başında duramayacağını söyleyerek işten izin alan kadını, Facebook'taki durum güncellemesi ele verdi.
Şirket yöneticisi, elemanın hasta olduğu sürede Facebook'taki durumunu sürekli güncellediğini öğrenince, hemen işine son verme kararı aldı.
Talihsiz eleman da Facebook hesabına yatağından iPhone ile girdiğini söyledi ve aktivitelerini izlemek için sahte hesap oluşturup arkadaş olduğu için yöneticisini suçladı.
Sosyal medyanın bireysel etkilerinden sonra birazda Toplumsal etkilerinden bahsetmek istiyorum
Toplumsal olarak baktığımız zamanda Sosyal medya yıllardır süregelen yapılaşmaları yıktığını toplu ayaklanmalara ve organizasyonlara zemin hazırladığına şahit olduk.
Artık Politik Söylemler ve protestolar giderek dijitalleşiyor ve sosyalleşiyor.
Giderek daha fazla politikacı mesajlarını yaymak için klasik medya kanallarından çok sosyal medyayı kullanıyor.
Barack Obama’nın 2008 seçim zaferi başlı başına bir sosyal medya zaferidir. Obama bunu seçim sonrasında da devam ettirerek diğer dünya ülkelerine sosyal medyanın gücüne inandığını gösteriyor ve bağını asla koparmıyor. Türkiye’de bu kapıyı Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül araladı ve kendisi sosyal medyanın tüm nimetlerinden sonuna kadar faydalanıyor ve çok iyi bir imaj ortaya koyuyor. Zaten kendisi dünya liderleri arasında da üst sıralarda bulunuyor.
Benim kişisel tahminlerime göre 2014 yerel seçimlerinde sosyal medyanın önemi daha fazla artacak ve Türk siyasilerinin de bu alanları daha aktif olarak kullanacağını düşünüyorum özellikle İstanbul bursa İzmir gibi şehirlerimizin büyükşehir seçimlerinde daha da aktif olacağını hepimiz göreceğiz.
Artık eski usül miting meydanlarında bir aracın üstünde onbinlere hitap etmektense çok daha fazla insana sosyal medya üzerinden 7/24 ulaşabilecekler ve en önemlisi seçmenleride kendilerine ulaşabilecek ve sesini duyurabilecekler.
Artık Aktivistler ve protestocularda sosyal medyayı toplulukları etkilemek için yoğun biçimde kullanmaya başladılar.
Neredeyse bir yüzyıldır organize olamayan halka sahip coğrafyalar twitter üzerinden ve burası çok önemli en azından ben böyle olduğuna inanıyorum planlanmadan organize oluyorlar ve başlarındaki yönetimin değişmesine indirilmesine yani darbeye sebeb oluyor. Tabi bazıları bayağı bir kanlı oluyor tabiî ki bunun sebebi sosyal medya olamaz. Sidi Bouzid’de bir gencin kendisini yakması sonucu patlayan olaylar; gençlerin iletişimi, WikiLeaks ile ortaya çıkan yönetime dair yolsuzluk bilgileri, sosyal medya ve dünyayla paylaşılan görüntüler, bilgiler bu olayın tetikleyicisi oluyor ve Arab coğrafyasında bir devir kapanıyor. Organize olmayan Halkın, partilerin yapamadığını sosyal medya - twitter 1 yılda koca bir coğrafyayı baştan aşağı etkiliyor.
Sosyal medya yoluyla yolsuzluğun ve usulsüzlüğün ortaya çıkarılarak önlenebileceğine verilebilecek iki somut örnek; dünya çapında hükümetlerin usulsüzlüklerini ve gizli yazışmalarını kamuoyu ile İnternet yoluyla paylaşan Wikileaks ve Afganistan Başkanlık Seçimi sonuçlarını ham veri şeklinde yayımlayan web sitesini gösterebiliriz.
Wikileaks… hepiniz biliyorsunuz sanırım burada baştan anlatmaya gerek yok diye düşünüyorum.
Wikileaks sosyal medya ve internetin çok farklı bir etkisini gündeme getirdi. İnternet ağı,ulaşılması belli güç odakları tarafından engellenen ve ya küçük bir kitleye ulaşımı ardından imha edilen bilgiyi herkes için ulaşılabilir hale getirdi.
Hemen birkaç örnek verelim Wikileaks belgelerinin etkilerine.
-Mısır’da düzenlenen gösterilere kadar Devlet Başkanı Mübarek’in yerine oğlu Cemal’in ya da ulusal güvenlik danışmanı, Ömer Süleyman’ın geçeceği düşünülüyordu.Fakat geçiş döneminin en hassas zamanlarında Wikileaks’in ABD Dışişleri Bakanlığı’na ait yayımladığı belgelerde Mısır’ın devlet başkanlığı için oyunlar ortaya çıktı.Belgelerin birinde, “halkın karşıtlığına rağmen, Cemal Mübarek için devlet başkanlığı yolu açık gibi görünüyor” ifadesine yer verildi.
-El Cezire, Arap dünyasındaki ayaklanmaları 7/24 canlı yayınlarla vererek, ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clinton dahil, bütün dünyanın takdirini kazanan bir kanaldı. Ancak Wikileaks belgeleri, ABD’li diplomatların haber ağını her zaman güvenilir bir kaynak olarak görmediğini ortaya çıkardı. Belgelerde, El Cezire’nin sahibi Katar hükümetinin kanalı yabancı ülkelerle olan diplomatik ilişkilerinde bir pazarlık aracı olarak kullandığını ifade etti.
- Wikileaks belgeleriyle ortaya çıkan bir başka bilgiye göre ABD’nin Alman hükümetine çok yakın bir köstebeğinin bulunması. Belgelerde ‚genç ve yükselmek isteyen bir siyasetçi’ olarak tanımlanan ve koalisyon ortağı liberal FDP’li olduğu ima edilen, ancak adı açıklanmayan bir politikacının hükümetin kurulmasından bu yana ABD’li diplomatları bilgilendirdiği ve çeşitli politik sırları aktardığı bilgisi de yer alıyor. Bunun ABD ve Almanya’nın siyasi ilişkisine verdiği zararsa ortada.
Deşifre edilen belgelerden birkaçı Türkiye’yide kapsıyordu
- WikiLeaks tarafından sızdırılan ABD Dışişleri Bakanlığı kriptolarına göre, 2009 yılının Kasım ayında, o zamanki ABD’nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey’in, dönemin ABD Savunma Bakanlığı Füze Kalkanı Özel Temsilcisi Ellen Tauscher’e, Patriotların İncirlik’teki Amerikan üssü ve Kürecik’i koruması için Türkiye’yi ikna etmek üzere taktikler yazmış. Jeffrey imzalı kriptoda, Patriot bataryalarının Türkiye’ye konması için söylenmesi gereken argümanlardan biri şu şekilde belirtilmiş: “Patriot bataryalarının Amerikan kuvvetlerini korumak için gerekli olduğu fikri bizim için güçlü bir argüman olarak görülebilir, ama Türkiye için yetmez. Bu nedenle Patriot bataryalarının kritik Türk savunma veya altyapı tesislerini koruyacağını söylemenizi tavsiye ederim. Mersin ve Ceyhan Limanı gibi.”
Bunlar Wikileaks açıkladığı yüz binlerce belgelerde yer alan bilgilerden sadece bir kaçı.
Bu olanlar gösteriyor ki artık hiçbirşey ulaşılamaz değil… en azından dijital ortamda durum bu
Kişisel ve toplusam verileri anlatıp ticari veriler hakkında konuşmadan olmaz tabiki
Hemen hızlıca bir giriş yapmak istiyorum
Son yapılan istatistiklere göre Online platformlarda saniyede 300.000 Dolar’ın üzerinde para harcanıyor.
Gelecek 5 Yılda Online Gelirlerin her yıl %8.6 artması bekleniyor.
Satışların %30’a yakını mobil cihazlardan yapıldı bu 1 yıl öncesine göre %171 artış demektir.
Sosyal medyadaki paylaşımların % 80’ i satın alma kararının bir evresini etkiliyor.
Müşteriler artık kedi ve kahvaltı resmi paylaşan marka istemiyor, kendileriyle iletişime geçen diyalog halinde olan markaları tercih ediyor.
Biz buna Sosyal CRM diyoruz. Peki nedir bu sosyal CRM?
Sosyal CRM = Sosyal Müşteri ilişkileri yönetimidir. Geleneksel CRM araçlarının Facebook, Twitter ve Linkedin Google ve diğer paylaşım siteleri gibi etkili sosyal ağlarla birleşmesiyle ortaya çıkan bir kavramdır.
Sosyal CRM müşteri ve potansiyel müşteri ile iletişim kurmak için alternatif bir yol değil, aynı zamanda onların sevdikleri, sevmedikleri, ihtiyaç ve istekleri kısaca hedef kitlenin yaşamları hakkında derin bir bakış açısına sahip olmamızı sağlar. Böylece müşteriler ve potansiyel müşteriler ile iletişim kurmamıza yardımcı olur.
Sosyal Mecralardaki fırsatlara odaklanmadığınız sürece sosyal CRM yapamazsınız. Sosyal-CRM açısından baktığınız kimlerin, kaç kişinin sizi izlediği değil, sizin kaç kişiyi izlediğiniz önemlidir.
İşte bazı Sosyal-CRM örnekleri
Tutku Özmen Kurt, kendi çalıştığı şirketteki IT ekibi konusundaki şikayetini gören Firefox Türkiye ekibi hemen imdada yetişmiş.
Renault Türkiye, soğuk geçen kış günlerinde yollarda olmak zorundakilere yardımcı olmaya çalıştı.
Size burada daha kolay anlaşılması için sadece twitterdan örnekler verebildim ama SOSYAL CRM tüm internet ağını kapsar. Kamu-siyaset ve markalar için çok önemli bir silahtır. Ve markalar için markaya bağlı fanatik müşteri yaratmada en iyi sonuçları sağlayan birimdir.
Bunun zıddı bir örneği geçenlerde duyduk hepimiz
Bir müşteri türkiyenin en bilinen yemek sipariş sitesinden (yemeksepeti.com) pizza siparişi veriyor ve gelen siparişi beğenmeyen müşteri siparişi verdiği siteye 2 adet mesaj bırakıyor
“İtalyan pizzası hakkında en ufak bir fikre sahip olduğunuza emin misiniz?” ve “Pizzanızın altı yanmamış direk kömür olarak geldi, hem param boşa gitti hem aç kaldım kutusuyla birlikte kömür yığınının fotoğrafını çektim paylaşıyorum”
Diyor ve fotoğrafı paylaşıyor
Buraya kadar her şey normal… mi ?
İşte olay burada kopuyor pizza firması yorumu yazan müşteriye bir ihtarname çekiyor ve iki yorumun da eleştiri sınırlarını aşan, marka değeri ve ticari itibarı zedeleyen asılsız bir karalama olduğu ileri sürüyor ve yorumların silinmemesi halinde dava açılacağını söylüyor!
Bunuda sosyal medyada paylaşıyor ve mağdurum diyor…
Sonuç? Sonuç olarak müşteri yorumları siliyor firma herhangi bir dava açmıyor fakat yemeksepeti.com bir açıklama yapıyor ve diyorki herhangi bir tazminat durumunda biz yemeksepeti olarak müşterinin tazminatını ödemeye hazırız!
Golü atan yemeksepeti oluyor…
Sosyal medya yetenekli insanları bulmak ve işe almak konusunda da en önemli belirleyici güç haline geldi.
İstatistikler gösteriyor ki işe başvuranların %73’ü sosyal medya aracılığıyla işe alındı.
Haliyle iş gücü piyasalarında sosyal medya ve sosyal networking becerileri için yetenekli insan talebi sürekli artıyor.
Amerika’da geçtiğimiz ekim ayında sosyal medya için online olarak 65.000’den fazla iş ilanı yayınlandı (yıllık büyüme oranı %73 )
Buda bu sektörün artık bir yan sektör değil başlı başına bir iş bölümü olduğunu ve gelecekte öneminin giderek artacağını gösteriyor.
Dünyamız hızla değişiyor ve her gün bir yenilik bir teknoloji çıkıyor ve bunları takip etmek giderek zorlaşıyor. Orijinal bir fikriniz ve vizyonunuz varsa zirveye çıkmak daha kolay oldu evet. Ama zirvede kalmak çok daha zor. Her alanda gerek toplumsal gerek siyasi gerekse ekonomik alanda her alanda günümüzde ve gelecekte başarıyı sürekli kılmak istiyorlarsa değişimin içinde yer almak yetmez, var olan değişimlerin öncüsü olmalılar. Artık kalıcı olmak istiyorsanız daha cesur olmalısınız.