bir düş gördüm gözlerinde. sonu hüzünlüydü biliyorum. uyanmak hep biraz hüzünlüdür zaten. ama bazen döngünün kırılmasını umdum. meğer döngü benmişim. paramparça olmanın neden hiç karşılığı yok.
arada kendime rastlamak ne garip
Xuebing Du
No title available

Andulka

izzy's playlists!

Love Begins
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Noah Kahan
No title available
Cosimo Galluzzi
Cosmic Funnies
Keni
No title available
Lint Roller? I Barely Know Her
hello vonnie
The Bowery Presents

bliss lane
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

Origami Around

pixel skylines
Not today Justin
seen from Canada
seen from Belarus
seen from Argentina

seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States
seen from Brazil

seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Vietnam

seen from Portugal
seen from United States

seen from Germany
seen from Vietnam
seen from Spain
@kactim
bir düş gördüm gözlerinde. sonu hüzünlüydü biliyorum. uyanmak hep biraz hüzünlüdür zaten. ama bazen döngünün kırılmasını umdum. meğer döngü benmişim. paramparça olmanın neden hiç karşılığı yok.
arada kendime rastlamak ne garip
açık bavul, kafada yüz tane kombin, ütülenecek bir sürü şey, başladık
“eski sular aktı, gitti. bir ilkyaz günü çıplak ayaklarla balkonu yıkamışım gibi bir şey oldu. büyüdüm, büyüdüm, büyüdüm, yerin altından üstüne çıktım.”
bugün iş yerindeki kız senin arkadaşlığın çok iyi hem eğlencelisin hem de dert dinliyorsun dedi, böyle olması gerekmiyor mu normali bu değil mi zaten
“bir deniz kıyısında oturacağız bir gün. hiçbir şey yapmadan, öylesine telaşsız. biz bunu hakettik, değil mi? denize bakacağız, yüzümüzü güneşe vereceğiz. ‘bu yaşamdı.’ diyeceğiz eve dönerken ‘ordaydık, yaşadık; biz vardık.’. elimizi denize koyup bu şöleni kutlayacağız. bizim tuzumuz onunkine karışacak. buna izin vereceğiz. bir imza atmak lazım hayata, bir çentik atmak; bir kanıt bırakmak öyle değil mi? tıpkı sevdiğimiz ağaçlar gibi inadına dimdik duracağız.”
listen, if you’re for everybody, you’re not for me
*sevgili kendim, azmin ve başarıların için seni alnından öpmeyi seviyorum ve hep başarılı olacağını biliyorum, bunun için doğdun.*
minik bir kariyer değişikliği yapıyorum ve bu kararın ne getireceğini merak ediyorum, çizgiyi bozdum, umarım çok hoş olacak her şey
ada çıkartması
günaydın, adalara gidiyorum, vapurda hatırla sevgili çalıyor, insan fenotipleri karşısında şaşkınım ve sanki yine sekiz yaşlarındayım
benim kafamda sürekli bir yerlere gitme planı var, sabah kalkarım nereye gitsek de arkadaşlarımı peşimde sürüklesem diye düşünürüm, isterim ki hep dolanayım
bazı imrenmeleri ve kıskanmaları görebiliyorum ne garip, benden çok daha iyi imkanlara sahip insanlarda bile, her şeyi eşeledim ve tırnaklarımla kazıdım, buldum, benim, öyle vazgeçer miyim, hayır
yasını tuttuğumuz hisler ve uykuyla uyanıklık arasında **hatıralar baş ucumda nöbet tutar gece gündüz, bekler beni**
bu sıra çok hoş giyinip gidiyorum işe, biraz daha özenliyim, yine çok gülüyorum, hoşa gidiyorum belli, fazla açık sözlü espriler yapıyorum ama bomboşum, ardımda bomboş bir uçurum var, hırslıyım hâla ve hâlâ özlediğim duygular