Bana yazdığı günlükte şöyle bir şey yazmıştı."neden ben de kaçmadım ki senden? Neden uzaklaşmak istedikçe en dibe kadar geldim? Özlem koymuşlar ismini hasret koymuşlar.koklafıkça ciğere işleyen bir sızı gibi adın çıkmış şehir efsanesi olmuşsun.hem gerçek hemde yalanın daniskası. Hesaplamışlar seni toplasalar olmamış,çıkarsalar kafaları karışmış. Cevabını kimsenin bilemediği soru olmuşsun,akıllara seni soran senden çıkmamış. Bu yolun sonu hep yalnızlıklan biter demişler kimi aldırış etmemiş aşkla atmış adamını, kimi bir adım bir atmadan çıkmış yoldan. Bazıları da benim gibi yolunu da sonunu da AŞK yapmış. Sonunu düşünen kahraman olamaz derler ya, ben de yalnızlıktan korkan aşık olamaz demişim. Almadan vermeyi ezberlediğim geceler aklıma geliyor şimdi ezberim gözlerin olmuş hatta sevmen.
Aldığım ne mi?
Gecenin kulakları sağır eden sessizliği....
Sevebilirsin ama "AŞK" karşına sadece bir kez çıkar.."" demişti. Öyle bir gitti ki herşeyi benimde aldığım geriye tek şey yürek acısı oldu....












