Hayatta başarılar.
Bundan iki buçuk yıl önce biriyle tanışmıştım. Tanıştık, zaman geçirdik. Hem de çok güzel zaman geçirdik. Çok güzel geçen iki günden sonra ayrılık vakti geldiğinde öpüştük, sarıldık ve ben istemsiz olarak “Hayatta başarılar” dedim, arkamı döndüm ve gittim. Arkamdan “Nasıl ya?” diye bir ses duyup döndüm, ellerini yana açmış, şaşkın bir surat ve titreyen dudaklarla bana bakıyordu. Ben hala durumu kavrayamayıp “Ne nasıl ya?” dedim. “Ne demek hayatta başarılar? Dalga mı geçiyorsun lan?” diye bir cevap alınca kahkahayı bastım, sarılmak için yanına gittiğimde çantayı kafama yedim.
“Hayatta başarılar” benim her zaman, herkese, her yerde kullandığım bir şeydir. Öyle ki, annemle telefonda konuşurken bile “Hayatta başarılar” diye kapatırım.
Annemlerin evi ile yazlık arasında 20 kilometrelik bir mesafe var. Bu 20 kilometre 2017 yazında her 500 metrede bir yol çalışmaları ile dolmuştu. Yazlıktan merkeze çok sık gidip geliyordum. Birkaç kez çok saçma kazalar atlatmıştım. Bir arkadaşım da kaza yapıp aylarca hastanede yatmıştı. Bir gün evden çıkarken “Ölürüm falan, neme lazım, hayatta başarılar hepinize” deyip çıkmıştım. Ondan beri tüm aile vedalaşma cümlesi olarak bunu kullanmaya başladık.
Bu kullanımı tabii ki ben arkadaşlarıma da devşirdim. Herkesi alıştırdım. Kimseye garip gelmiyor artık ama yeni tanıştığım insanlar şok oluyor tabii.
Kimin ne zaman hayatımızdan çıkacağı belli olmuyor. Ansızın ölen insanlar var, çok sevmeme rağmen bir kez sarılamadan ayrıldığım insanlar var, saçma sapan şekillerde hayatımdan çıkan insanlar var. Hayatlarında başarılar dileyemediğim ve bugün ölsem dileyemeyecek olduğum insanlar var.
Bir de artık yeni tanıştığım insanların yaşadıkları şok hoşuma gidiyor.
Hayatta başarılar.












