
@theartofmadeline
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Sade Olutola
Cookie Run:Kingdom Official!
todays bird
Fieri Frames
Phantogram Three
No title available
I'd rather be in outer space 🛸
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
RMH
Not today Justin
Noah Kahan
noise dept.
Lint Roller? I Barely Know Her

Product Placement

Kiana Khansmith
The Bright Sessions
sheepfilms

roma★

seen from Germany

seen from Austria

seen from Russia
seen from Germany
seen from Singapore

seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Malaysia
seen from India

seen from Poland
seen from Brazil
seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States
seen from Morocco
seen from United States
seen from Netherlands

seen from United States
seen from Philippines
@kalorifer-sinegi
Bir yangın var yüreğim de söndüremiyorum. Bir sızı var kalbim de dindiremiyorum. “Böyle olmamalı” diyorum içimden, “böyle yaşanmamalı”. “Çocuklar çocuk olabilmeli” diyorum. Binlerce baba görüyorum hergün, umutları çalınmış, binlerce anne görüyorum yüreği paramparça. Koskocaman kalabalıklar yaşıyorum, sevgiden yoksun. Küçücük çocukları izliyorum, çocukluğundan uzak, hayatın çarkın da kaybolmuş. Bir umut ışığı yansa da, karanlıklarını aydınlatsa diye bekliyorlar. “Bir mucize olsa da, çocuk olabilsek” diyorlar, “birileri bizi de sevse de, biz de mutlu olsak”. Bir yudum sevgiye yoksul, bir tebessüme hasret. Çıkıp oynayabilmeliler, gezip tozabilmeliler. Hayatın zulmün de değil de, top oynarken kirlenmeliler. “Yarın ne yiyeceğim” diye düşünmemeli, “üstüm kirlenirse ne giyeceğim”. Güzel günlere inanmalılar, toz pembe hayallere. Aşkların hala yaşandığını, iyi insanların da olduğunu bilmeliler. Sorduğun da, “iyi insan olmak istiyorum” desinler, “bana yardım ettikleri gibi, yardım etmek”. “İnanıyorum” desin, “hayatın güzel, insanların merhametli olduğuna”. Ah be çocuk, sen çocuk olabilmelisin. #tanercetinkaya #tanerçetinkaya
Özledim seni ..
Ayrılık yüreğimi uyuşturuyor, karıncalandırıyor kaç zamandır. Beynimi uyuşturuyor özlemin.. çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zamandır içimi ısıttığını yeni yeni anlıyorum.
Yokluğun, hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadiyen bir boşluğa dönüşüyor.. seninle baş başa konuşmalarımızı özlüyorum.. Nasılda serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak, bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları söylemeden ‘git artık’ demek ‘beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa’ demek. Nede zor seni görmemek ve belki yıllar sonra karsılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek, yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek ..
Yemin ederim koskoca bir hayal kırıklığısın, yemin ederim koskoca bir âh, koskoca bir iç acısısın.
bak bir kitapta diyor “ insan, unuttuğuyla tekrar tanışabilir” bu cümle bir gün lazım olursa umudumuz olsun.
FF verir misin 😇
@godofboob
@narcotic
@pisakulesiniyamultankiz
@hemoglobin
@herkesbitch
@rihannanindudaklari
@asenabiyon
@piercing-lover
@iceridekibiri
@malzemesizkumpirr
@gecelerrdumaan
@amazed
@tiklitiklielektrikli
Ayrılık masanın üzerindeydi kahve bardağınla limonatamın
arasında
onu oraya sen koydun
bir taş kuyunun dibindeki suydu
bakıyorum eğilip
bir koca kişi gülümsüyor bir buluta belli belirsiz
sesleniyorum
seni yitirmiş gri dönüyor sesimin yankıları
ayrılık masanın üstündeydi cigara paketinde
gözlüklü garson getirdi onu ama sen ısmarladın
kıvrılan bir dumandı gözlerinin içinde senin
cigaranın üstünde senin
ve hoşçakal demeğe hazır olan avucunda
ayrılık masanın üstünde dirseğini dayadığın yerdeydi
aklından geçenlerdeydi ayrılık
benden gizlediklerinde gizlemediklerinde
ayrılık rahatlığındaydı senin
senin güvenindeydi bana
büyük korkundaydı ayrılık
birdenbire kapın açılır gibi sevdalanmak birilerine ansızın
oysa beni seviyorsun ve bunun farkında değilsin
ayrılık bunu farketmeyişindi senin
ayrılık kurtulmuştu yerçekiminden ağırlığı yoktu tüy gibiydi
diyemem tüyün de ağırlığı var ayrılığın ağırlığı yoktu
ama kendisi vardı.—
Nazım Hikmet Ran - Saman Sarısı