Kader miydi hâlâ beni sana bağlayan;
Yoksa içimdeki umut muydu,
Sensizliğe beni alıştırmayan?

Kiana Khansmith

Discoholic 🪩

shark vs the universe
★
Mike Driver

Andulka
Interview Vampire Daily
Misplaced Lens Cap

Jar Jar Binks Fan Club
almost home

Game Changer & Make Some Noise
sheepfilms
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Noah Kahan
🩵 avery cochrane 🩵
ojovivo
Keni
tumblr dot com
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

seen from Malaysia
seen from Bulgaria
seen from United Kingdom

seen from Australia

seen from Türkiye
seen from Thailand
seen from Philippines

seen from Germany
seen from Colombia
seen from South Africa

seen from Tajikistan
seen from Mexico

seen from Malaysia
seen from Indonesia

seen from United States
seen from Bangladesh

seen from Pakistan
seen from Vietnam
seen from Kyrgyzstan
seen from Iraq
@kaybettigimaralik
Kader miydi hâlâ beni sana bağlayan;
Yoksa içimdeki umut muydu,
Sensizliğe beni alıştırmayan?
Aklım fikrim sende, senin gelişinde, seni ne zaman göreceğimde, seni nasıl göreceğimde, beni görür görmez ne diyeceğinde.
Ne olursun anla beni,
Seni beklerken kaybettim kendimi.
Bi' Ağustos akşamında özledim, seni değil,
seni beklerken kaybettiğim kendimi.
Arayıp da bulamadığım gülüşlerimi.
Soğuk bir kış gecesi yollarımız birleşmişti, içimde sen varken hiç bir soğuk beni üşütmedi
Sıcak bir yaz akşamı yollarımız ayrıldı, ve ben hiç bir kış ayında böylesine üşümedim.
Bilmem, bakıyor muyuzdur aynı gökyüzüne?
Sayıyor musundur sen de benim gibi yıldızları?
Ya da okur musun şiirlerimi zamanı gelince,
Yoksa mezara mı götüreceğim bu sırrı?
In the back of my mind, you died
And I didn't even cry
Zihnimin bir köşesinde öldün
Ve tek bir damla bile gözyaşı dökmedim
And I'm sick of waiting patiently
For someone that won't even arrive
Ve hiç gelmeyecek birini
Sabırla beklemekten bıktım
"Yârdan yaram var, el sanar kendime ağlarım.
Sevilmediğimde gönlüm var, her dem karalar bağlarım.
Gözümün görmek istediği başka gözlere bakar,
Görünmediğime ağlarım."
Başka yer başka zaman
Sensiz ömrüm olsun
Yine gözlerin doluyor, kendini tutmaya çalıştıkça gözlerinde biriken yaş artıyor, yine konuşmakta güçlük çekiyorsun, kabuk bağlamış yaraların yeniden tazeleniyor, gökyüzü yine kâfi gelmiyor daralan nefesine. Artık kabullendin, her veda ilki gibidir, artık biliyorsun, ayrılıp giden de geride kalan da bir parça ölmüştür.
“Birbirimizi belki artık hiç görmeyeceğiz... Fakat seni dünyada tesadüf ettiğim en güzel, en temiz bir şey gibi hatırlayacağım...”
Bu şehrin bizi hiç karşılaştırmayacağına eminim ama ben yine de her sokaktan seninle karşılaşmak umuduyla geçeceğim
Şimdi yüzün neye benziyor? Aradan geçen aylarda hangi sevinçler, kederler gelip kuruldu yüzüne? Kaç kez ağladın, kaç kez güldün, kaç kez şaşırdın? Kimleri izledin, hangi sokakları gezdin, hangi şarkılara eşlik ettin, okuduğun kitapları çocuk sevinciyle kimlere anlattın, hangi odaların ışığı, hangi pencerelerin en güzel çiçeği oldun? Çok zaman geçti. Yüzünün ezberlediğim çizgileri değişti mi? Dünyam değişti mi?
sana böyle uzakken, seni bir daha sevdim
Alıp başımı dağlara çıksam,
Bir daha hiç görmesem seni,
Gözlerine bir daha hiç bakmasam,
Unutmaya yetecek mi?
Aklıma düştü gözlerin
Boynumu büktüm ağladım
Elveda dediğin yerin
Yanına çöktüm ağladım
Anılar gezdi kanımda
Seni aradım yanımda
Tesbih gibi her anımda
Hasreti çektim ağladım
Her seven boyun eğmiş
Ayrılık ne yaman şeymiş
Gözden yaş dökmek neymiş
Gözümü döktüm ağladım
İçim garip gönlüm darda
Gözlerim karşı duvarda
Ben her akşam aynalarda
Yüzüne baktım ağladım
Adına ne dersek diyelim, beni bu hâle getiren o değildi; göz göre göre kendimdim. İnanmamam gerekirdi. O bakışlardaki düşlere, o sesin ardındaki yarı karanlık vadilere kanmamam gerekirdi. Ama kandım, ama düştüm, ama yandım. Her defasında biraz daha derine battım. Çırpındıkça daha çok boğuldum. Suç ondaymış gibi görünse de onca uyarıya rağmen kanan, gözlerinin içinde yanan ateşi görmezden gelen bendim.
Bense bu duyguyu sizde ve bende kökünden kazımak istiyorum. Zaten gözyaşları ya boş hayalcilere ya da bir kadını sözle baştan çıkarmak isteyenlere yaraşır. Ben size bunları uzun bir yolculuğa çıkan iyi bir dostla vedalaşır gibi söylüyorum: Üç dört hafta daha beklesem çok geç olurdu. Aşk bir ruh kangreni; o kadar çabuk ilerliyor ki. Daha şimdiden ne haldeyim. Zamanı saatlerle, dakikalarla değil, güneşin doğup batmasıyla değil, sizinle ölçüyorum :'Onu gördüm, görmedim, göreceğim, görmeyeceğim, gelecek, gelmeyecek...'