noise dept.
One Nice Bug Per Day
art blog(derogatory)
sheepfilms
YOU ARE THE REASON
occasionally subtle
Doug Jones

pixel skylines

#extradirty
Cosimo Galluzzi

Jimmy Eat World
Monterey Bay Aquarium
No title available

Kiana Khansmith
Keni

Origami Around
ojovivo
Sweet Seals For You, Always
Show & Tell
tumblr dot com
seen from Laos
seen from United States
seen from Australia

seen from United States

seen from China
seen from United States

seen from United States

seen from Australia
seen from Australia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Venezuela
seen from United States
seen from United States

seen from Ukraine
seen from Vietnam
seen from United States
seen from United States
@kedilergibibiriii
“durup dururken dolan gözlerim, titreyen sesim, başımı öne eğişim, kimseyle konuşmak istemeyişim. bu defa çok sağlam tükendim.”
gözlerimde umuda benzer bir şeyler arıyordu; ona acıdım.
lermontov - a hero of our time
Bir gün son günüm olacak ve o gün dünyanın en mutlu insanı ben olacağım
Bir gece vakti ölümü düşünürsün. Ama yaşarken sana değer vermeyenler öldüğünde kedine nasıl bakacak düşüncesinin seni hayata bağlayan tek sebep olduğunu anlarsın
Kafamın içinde susmayan bir ses var... Yavaş yavaş kemiriyor zihnimi.
Uyuyamıyorum. Kırgınlıklarımı kendim iyileştirmeye çalışıyorum. İçimdeki hırçın duyguları bastırıyorum ama artık beceremiyorum. İçim çürüyor, kimse görmüyor. Mutlu bir şekilde hayaller kurarak uyuduğum günleri çok özledim. Artık hayal bile kuramıyorum. Hayatımdaki herkes bi şekilde kendi rahatlıkları için kullandı beni. Kimi para için kimi yalnız kalmamak için. Keşke sizler gibi bencil olabilseydim
Kendimi değersiz hissettiğim hiçbir anı unutmadım. Sustuğum ama içten içe çığlıklar atmak istediğim hiçbir anı unutmadım. “İyiyim ya” deyip bağırarak ağlamak istediğim hiçbir anı unutmadım. Sadece susuyorum çünkü kendimle ancak böyle konuşabiliyorum
Mektubunda tek bir cümle yazıyordu. “Bu intihar için tam 24 yıl eğitim aldım.”
üzgünüm, dayanamıyorum.
Vazgeçmek öyle pat diye olmuyor, bazen ağırına gide gide vazgeçtiğin oluyor. İnsan bir yerden sonra taşıyamıyor çünkü hiçbir şeyi, sevgi bile kurtarmıyor artık.
“Tek ihtiyacım olan şey; bir deniz kıyısında sabaha kadar oturup, olan biteni gözden geçirdikten sonra kafasında her şeyi aşmış bir insan olarak kalkıp gitmek.“
“sanki bir yabancıya seslenirmişcesine, o kadar anlamsız..” dedikten sonra “yabancı birisine kırıldım” diyor ya agoni.. öyle, o kadar işte.