Sign up free on MyAnalCams.com for more
Jules of Nature
$LAYYYTER
KIROKAZE
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

No title available
No title available

JVL
Three Goblin Art
tumblr dot com

祝日 / Permanent Vacation
todays bird
DEAR READER
ojovivo
art blog(derogatory)

Kiana Khansmith
Not today Justin
he wasn't even looking at me and he found me
Keni

⁂
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

seen from Guatemala
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States

seen from Netherlands

seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Guatemala
seen from United States

seen from United States

seen from Australia
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from China

seen from United States
@kestane-sever
Sign up free on MyAnalCams.com for more
HEP BENİM YÜZÜMDEN.
Arkadaşlar merhaba, ismim Ahmet, 26 yaşındayım, İstanbul'da yaşıyorum. Sizlere, deli gibi sevdiğim karım İrem'i nasıl kendi ellerimle ortalık orospusu yaptığımı, gıcık kaptığım sevmediğim adamların kucağına atıp siktirdiğimin hikayesini anlatacağım.
İrem ile lisede tanışmıştık. Hani hep sosyal medyada görürüz ya, ilk sevgilisiyle evlenenler, biz de onlardan biriyiz. Daha lise birinci sınıfta birbirimizi görüp aşık olduk, üniversiteler sonrasında hemen evlendik. İkimiz de doğma büyüme İstanbul'luyuz. Ben devlet üniversitesini okurken, İrem tam burslu bir özel üniversite kazandı. Yine İstanbul'daydık, ayrılmamıştık, zaten ailelerimiz de tanışmıştı, o yüzden nişanlı gibiydik.
Bu üniversite zamanlarında arkadaş ortamlarımız ister istemez bulunduğumuz üniversiteye göre değişti, özellikle İrem'in çevresinde. İrem, çok zengin ailelerin çocuklarıyla arkadaşlık kurdu ve içlerinden Seda ve Melis ile çok yakındı. Üniversiteler bitince hemen evlendik ve ilk kez gerdek gecemizde seks yaptık. Lisede arada bir kaçamak olarak öpüşme, elleşme gibi şeyler yaşadık, ama daha önce hiç seks yapmamıştık. İlk seksimizi yaptığımızda ikimiz de 23 yaşındaydık. Üniversitedeyken İrem birçok kez istemişti, ama ben özel olsun diyerek beklemiştim. Normalde erkekler ister, kızlar bekleyelim derdi, ama bizde tam tersi oldu, İrem çok istiyordu.
İrem çok güzel bir kadındır. Onu sürekli kıskandım, bütün erkeklerin gözleri üzerindeydi, bu lise hayatımızdan beri böyleydi. Birbirimize olan aşkımız sayesinde de İrem'in hiçbir erkeğe başka bir gözle baktığını görmedim. Kendimi hep çok şanslı hissettim, öyle bir güzel kadınla evli olmak her erkeğe nasip olacak bir durum değildi. Ama başa da belaydı, çünkü çevredeki bütün erkeklerin ona bakışları, bir de yanında beni görmeleri (Ya bu kız bu adamla mı birlikte?) gibi algılar yaratılması beni çok rahatsız ediyordu.
Özellikle İrem'in sosyal medya hesaplarına bir çok erkeğin salça olması, DM'den mesajlar göndermesi beni aşırı rahatsız ediyordu. Hatta bu yüzden arada bir kavga bile ediyorduk. Sonraları hesabını gizliye almasını istedim kendisinden. Çevrede o kadar iğrenç, pis herifler var ki, İrem'in profilinde evli olduğunu belirtmesine rağmen sürekli taciz ediyorlardı.
Bu pis heriflerden biri de Melis'in kardeşi Hakan. Ve tabii onun yakın arkadaşı Onur. Bu ikisi aynı zamanda İrem'in üniversitedeyken sınıf arkadaşlarıydı. Ne zaman onlarla bir ortama girsek İrem'e yiyecekmiş gibi bakıyorlardı. Beni aşırı rahatsız ediyordu bu durum. O yüzden birçok kez onlarla aynı ortama gitmesini istemedim ve bu yüzden çok kavga ettik. Çünkü bu Hakan da Onur da çok zengin, yakışıklı piçler, vücutları spor yaptıkları için de çok iyiydi, yani İrem'i etkiliyorlardı. İrem'in onlara bakışından bunu anlayabiliyordum.
Ama yine de İrem'in bana olan sevgisinden hiç şüphem yoktu. Zaten neredeyse bütün kadınlar bu iki adama karşı böyle bakardı. Adamlar doğuştan şanslılardı. Neyse ki evlendikten sonra artık kendi hayatımıza döndüğümüz için, İrem Melis'lerle Hakan'larla eskisi kadar görüşmüyor, buluşmuyordu. Bizim hayat tarzımız, yani maddi durumumuz artık onların bulundukları ortama yeterli olmuyordu ve İrem de bunun farkında olduğu için beni de bu konuda üzmemek, mahcup etmemek adına onlarla daha az görüşüyordu.
Evliliğimizin ilk yılı İrem ile sürekli seks yapıyorduk. Ben karımın libidosunun bu kadar yüksek olacağını beklemiyordum. İkinci yılımıza girerken biraz borçlarımız birikti, zaten ev kiraları da çok yükseldi. Ekonomi malum, aldığımız maaşlar ay sonuna yetmiyordu. Evlendiğimiz dönemde çok masraf yapmıştık, özellikle düğün, takılar falan hepsini ben kredi çekerek yapmıştım, onların da vadeleri geldiği için çok zor dönemler geçirmeye başladım. Üstüne bir de bir arkadaşımın bok yemesi ile kumarla tanıştım. Kredi çekip kumarda da epey para kaybettim.
Bunu İrem'e söyleyemezdim, ama borçları da kapatmam gerekiyordu. En azından kredinin birkaç taksitini kapatabilirsem rahatlayabileceğimi düşündüm. Bunun için sağdan soldan borç para almaya başladım. Yakın arkadaşlarımdan alırsam en azından banka gibi peşime düşmezler, müsait olduğum zaman ödememi yaparım, borcumu kapatırım diye düşündüm. Benim gibi bütün yakın arkadaşlarımın durumu aynıydı, kimseden yüklü miktarda borç alamıyordum.
Aklıma Melis'in kardeşi, daha doğrusu ikizi Hakan geldi. Her ne kadar piç biri olduğunu söylesem de, ailesi çok zengindi. Zaten aile şirketinde müdür statüsünde çalışıyordu. Her ne kadar ondan gıcık kapsam da ihtiyacım olan para onun için hiçbir şeydi ve aramızdaki hukuk ondan borç isteyebilecek kadar vardı. Yıllardır tanışıyoruz sonuçta.
Son çare Hakan'ı aradım. Beni ofisine davet etti. Tabii tüm bunları İrem'den gizli yapıyordum, Hakan'dan da aramızda kalmasını rica etmiştim. Ailesinin inşaat ve mimarlık üzerine ofisi vardı, yani bir Holding gibiydi, 4-5 katlı çok güzel bir ofisleri vardı. Şirketin sahibi babaları Eşref beydi. Hakan'a, biraz sıkışık olduğumu, paraya ihtiyacım olduğunu söyleyince, bana çok sıcak şekilde davranıp, "Tabii yardımcı olurum Ahmet, ne kadar lazımsa söylersen vereyim!" dedi. Hiç de egosu falan yoktu, epey şaşırtmıştı beni. Hatta istediğimden daha fazlasını verdi ve "Kalsın, ihtiyacın olursa kullanırsın!" dedi. Bu verdiği para beni en az 4 ay kurtarırdı. Aşırı mutlu olmuştum.
Aradan birkaç ay geçti, ben paramı toparlamak yerine üstüne daha da kaybetmeye başladım. Bir yeri kapatıyorum, diğer taraftan borç geliyor, arkadaşlarım aldığım küçük borçlar için arayıp soruyorlardı. Her akşam sürekli telefon çalınca İrem de şüphe etmeye başladı, sorular sorup hesap kitap yapmaya başladı. Bu süre zarfında İrem'i de epey boşlamıştım, ilgilenemiyordum özellikle yatakta. Zaten çok iyi değilim yatakta ve birkaç aydır stresten, üzüntüden, uykusuzluktan daha kötü oluyordum, sikimi kaldıramıyordum bile. Mavi haplar bile etki etmiyordu. İrem'in libidosu yüksek olduğu için resmen yanıyordu, ama ben söndüremiyordum o yangını.
Evliliğimi kurtarmam lazımdı, tek çare borç verdiği günden beri bir kere arayıp parasını sormayan Hakan'ı yine aramaktı, ondan terkrar borç alabilirdim. Zaten borç para aldığımız günden beri, yani 4-5 aydır artık çok sık görüşmeye başladık. Özellikle Melis İrem'i sürekli çağırıyordu, ben de ses çıkarmıyordum. İrem ne zaman Melis'lerden sonra eve gelse daha da azgın oluyor, benimle sevişmek istiyor, ama olmuyordu yani.
Hakan'ı aradığımda beni yine ofisine çağırdı. Babaları Eşref beyle de ilk kez o gün tanıştım. 60 küsür yaşında, yaşına göre gayet fit ve karizmatik bir adamdı. Beni tanıyormuş gibi selam verdi, aslında ilk defa tanışmıştık. Yani kendisini tanıyordum, ama onun beni tanıması şaşırtmıştı beni. Hakan'ın odasına girdiğimde, "Baban beni nereden tanıyor?" diye sordum. Hakan, "Babam İrem'i tanıyor. Az önce de senin hakkında konuşuyorduk, üstüne sen geldin!" dedi. Ben, "Ne konuşuyordunuz? Bana borç verdiğinden falan bahsetmedin değil mi?" dedim. "Yok yok, babama bir görüşmem var dedim, kiminle olduğunu sordu, ben de seni söyledim!" deyip geçiştirdi Hakan.
Durumumu tekrardan açıkladım Hakan'a, yine rahatça para alacağımı düşünüyordum. Hakan ise bu sefer ilk başta yapacağını düşündüğüm şeyi yaptı, beni biraz tersledi. Tabii ben aşırı mahcup olmuşken, bana, "Bunu bir şekilde çözeriz, hatta bir önceki borçlarını da sileriz, bundan sonrakileri de sileriz!" dedi. Ben nasıl çözeceğimizi merakla ve şaşkın şaşkın beklerken, Hakan, "Bir akşam İrem'le benim eve yemeğe gelin!" dedi. Tabii ben halen anlayamamıştım, "Ne demek istiyorsun?" diye şaşkın şaşkın bakıyordum.
Hakan, "Anlamana yardımcı olayım!" diyerek telefonundan bir video açtı. İzlediğimde beynimden vurulmuşa döndüm. Hakan İrem'le öpüşüyordu! Yerimden fırladım hemen, üstüne atladım. Hakan, "Dur sakin ol!" dediyse de, ben bağırıp küfür etmeye başlayınca içeri güvenlik girdi. Aynı katta ofisi olan Melis de bu sesleri duyunca gelmişti. Güvenlik beni tutup çıkarmak istedi, ama Hakan, "Birşey yok, sakin ol!" diyerek beni koltuğa oturttu. Sonra da, "İrem'e birşey yapmadım, sadece öpüştük!" dedi.
Hakan'a, "Ne diyorsun lan ibne?" diye ona kızıp bir yandan da, "İrem bana bunu nasıl yapar?" diye söyleniyordum. Hakan, "İbne olan sensin lan, kızı doğru düzgün sikemiyormuşsun, kız yarak diye yanıyor, ona rağmen bir şey yapamadık, al izle!" dedi ve telefonu kucağıma fırlattı. Video Melis'in evinde çekilmişti, birkaç kez gitmiştik, evini iyi tanıyorum. Koltukta Hakan karımın dudaklarına yapışmış, eli de karımın bacaklarını okşuyordu, ama karım rahatsız oluyor, öpücüklerinden kaçıyordu. Sonra karım (Yok ben yapamam!) deyip bir hışımla kalktı, sonra da video bitti. Bu videoyu çeken Melis de yanıma oturup yüzümün halini görünce, "Çok da üzülme, zaten İrem'e yetmiyormuşsun, gerçek bir erkekle tanışması zamanı geldi!" dedi. Meğer karım Melis'e neler neler anlatmış!
Hakan pis pis sırıtarak, "Evet yaa, yazık İrem'e!" dedi. Yani yatakta çok iyi değilim doğrudur, ama karımın bunu Melis'e anlatacak kadar kötü olduğumu düşünmüyordum. Hakan, "Senin derdin zaten para, karının da derdi gerçek bir erkekle olmak. İkinizin de derdini çözeceğiz!" dedi. Melis elini bacağıma koyup gözüyle de benim siki işaret ederek, "Belki başka sorunları da birlikte çözeriz!" dedi sonra da göz kırptı. Hakan ise kız kardeşinin bu tavırlarına sadece sırıtıyordu.
Borç batağındaydım ve bankalara da çok borcum vardı. Benim sessiz kalmam onları cesaretlendirmişti, Melis Hakan'a, "O zaman Onur'la Seda'yı da arayalım, bu akşam benim evde toplanalım!" dedi. Ben, "Onlar ne alaka?" diye sordum. Meğer bunlar bildiğimiz Swinger ilişkiler yaşıyorlarmış. Onur ile Seda nişanlılardı. Hakan Seda'yla, Onur da Melis'le yatıyormuş ve bunu da karım biliyormuş ve içten içe onlara katılmak istiyormuş.
Hakan, "Gördün zaten İrem'i, hem bu ilk öpüşmemiz de değil, hatta sadece benimle de değil, Onur ile de çok öpüşmüşlüğü var, taa üniversiteden beri. Seninle nişanlandıktan sonra da yanımıza gelmeye devam etti. Hatta bir keresinde sarhoşken benimle yatmak istediğini bile söyledi. Ama engel olarak sen varsın, sana olan sadakati onu son dakikada engelliyor. O yüzden İrem'i kucağıma sen atacaksın. İnan bu anlattıklarım az bile, sen İrem'in ne kadar azgın olduğunu bilmiyorsun!" dedi. Bana olan sadakati ha? Üniversite zamanları ha?
Hakan ve Melis plan yapmışlar. Karım benim böyle açık ilişkileri kabul etmeyeceğimi düşünürken Melis sürekli benim hakkımda (Kabul eder!) diye konuşuyormuş. Aslında daha borç aldığım ilk günden beri bu iki kardeş planlarını hazırlamışlar. Beni ellerine düşürmüşlerdi. Hakan yıllardır İrem'in peşindeydi zaten.
Melis, "Bu akşam benim evde toplanalım o halde!" dedi. Hakan da, "Merak etme istediğin parayı alacaksın, sen sadece bize ayak uydur yeter!" dedi. Büyük bir eziklikti benim için. Resmen mahvolmuştum. Çok sevdiğim karımı bu piçin sikmesine razı gelecektim. Kumar yüzünden borç batağındaydım, karıma bunu nedense açıklamaktan korkuyordum. Beynim o zamanlar çalışmıyordu, tam bir gerizekallıydım, yani karıma (Kumar oynadım, Hakan'a borçlandım!) demek yerine borcumu kapatıp bunu gizli tutmak için onu Hakan'ın kucağına atmaya razı oluyordum. İşin kötüsü, karım zaten Hakan'ın kucağındaydı. Karımı biraz daha zorlasa istediğini zaten alırdı.
Bu orospu çocuğu Hakan önüme bir önceki aldığım kadar para koyup, "Sen benim dediklerimi yap, İrem'i cesaretlendirsek yeterli, gerisi bende!" dedi. Bunların planlarına göre bu akşamki buluşmada gavat gavat konuşarak İrem'i cesaretlendirecektim, sonra onu Hakan'ın kucağına atacaktım. Neyse ki tek gavat ben olmayacaktım. Bu beni biraz rahatlatmıştı, çünkü Hakan kız kardeşi Melis'i Onur'a, Onur da nişanlısı Seda'yı Hakan'a siktiriyordu. Biz de bu Swinger ortama katılacaktık. Tabii ben kendime de pay çıkartırım, en azından Melis'i ve Seda'yı sikerim diye düşünüyordum. Melis de Seda da güzel hatunlardı yani. Ah ah!
Hiç unutmam, cumartesiydi, akşam için yemek planı ayarladılar. Karım kendisine çok yakışan bir elbise giymişti, sanki akşam ne olacağını biliyormuş gibi giyinmişti, çok sexydi. Melis'in evine gittik. İstanbul'un en iyi semtinden birinde plaza binaların bir tanesinin 14. katında dubleks dairesi vardı Melis'in. Yemekte sohbet ederken bir ara konu cinsel ilişkilere, seks hayatına geldi. Onur sürekli, "Tek eşlilik saçma bir şey, her birey özgür, mesela ben Seda'nın başka bir erkekle olmasına niye karışayım ki? O da bana karışamaz!" gibisinden konuşuyordu. Hakan da buna destek veriyordu.
Karım bu sohbeti büyük bir heyecan ve yalandan şok içerisinde takip edip, arada bir, "Saçmalamayın ya!" diyordu. Ama bir gözü sürekli benim üzerimdeydi, yani nabzımı yokluyordu. Çok iyi rol kesiyordu karım. Hakan'ın bana bakışları sonrasında ben de sohbete dahil olup, "Niye ki hayatım? Bence güzel bir hayat tarzı, herkes birbirine bağlı olmak zorunda değil!" dedim. Karım bu söylediklerime inanamamış, gözleri kocaman açılmıştı, "Ne saçmalıyorsun Ahmet?" dedi. Hakan hemen, "Ooo baksana Onur, Ahmet de bizim gibi düşünüyormuş!" dedi ve karıma dönüp, "Peki İrem sen ne düşünüyorsun, Ahmet'in fikri düşüncesi ortada, mesela seninle yatmak istesem ses çıkartmayacakmış!" dedi.
Karımın yüzü kıpkırmızı oldu. İnanın benim de içim kan ağlıyordu. Karım bana dönüp (Cevabını versene!) bakışı attı, ama ben ses çıkartmadım, daha doğrusu çıkartamadım. Karım suspus olmuş, sesini çıkaramıyor, eli kolu ayağına bağlanmış, şarabını sürekli içiyordu ve yüzü kıpkırmızı olmuştu. Masada bir sessizlik olunca Melis orospusu sohbete kitabın ortasından girip, Hakan'a, "Seda senin neyine yetmiyor?" deyince, Onur, Seda ve Hakan gülmeye başladılar. Ben de onlara gülerek eşlik ediyordum. Ama karım şok yaşayarak, Seda'ya, "Bir dakika, bir dakika, sen Hakan'la mı yatıyorsun?" dedi (Sanki bilmiyormuş gibi!). Seda da gülerek kafasını salladı.
Karım, "Ay yok artık, ciddi misiniz siz?" dedi. Onur, "Hayata bir kere geliyoruz, herkes tadını çıkartması lazım. Ben de Melis'le yatıyorum!" dedi ve Melis'e doğru dönüp, "Değil mi aşkım?" dedi. Melis de Onur'a dudaktan öpücük kondurarak, "Tabii canım!" deyince bütün masa gülmeye başladı. Melis'le karım karşılıklı bakıştıktan sonra karım bana bakarak, "Bir gelsene benimle mutfağa!" diyerek masadan kalktı.
Mutfağa geçtiğimizde, karım, "Sen ciddi misin ya?" dedi büyük bir hevesle. "Evet ciddiyim, ne var ki bunda? Sen de ben de özgür bireyleriz, eğer başkasıyla olmak istersen niye karışayım ki?" dedim. Karım direkt, "Gavat mısın oğlum sen?" dedi. Ben de, "İçerdekiler gavat mı oluyor şu an? Kaç yıllık arkadaşların, onlar için modern insanlar demez miydin hep? Bizim de onlardan bir farkımız yok, biz de modern sayılabiliriz!" dedim. Karım, "Şu an duyduklarıma inanamıyorum Ahmet!" dedi eli titreyerek. Ama heyecanlıydı. Şimdi bu sefer de ben karıma şaşırıyordum. Artık Melis orospusu karımı nasıl kışkırttıysa, ya da azdırdıysa bilmiyorum, çok çabuk kabullenmişti durumu.
Karım sesi titreyerek, "Yani Hakan beni sikmek istese izin verecek misin?" dedi. Ben, "Eğer sen de istiyorsan..." der demez ellerimi tutup, "Ciddi misin? Sorun olmayacak mı senin için?" dedi heyecanla. Bana sadık namuslu karım, beni aldatacağını hiç düşünmeyeceğim karım, gözlerimin önünde Hakan'ın altına yatmak için izin istiyordu benden. Ona içim yana yana, "Evet ciddiyim, sorun olmayacak!" dedim. Gözleri parlamıştı, yani gözlerinden alevler çıkıyordu resmen. Dudaklarını ısırmaya başladı, epey azmıştı karım.
Melis de mutfağa gelip, karıma, "Ne dedim sana, Ahmet'le konuştum o da bunu sorun etmeyecek kadar modern biri demedim mi?" dedi. Karım da Melis'e, "Evet haklısın, ben de şaşkınım!" deyip bana sarıldı ve "Seni çok seviyorum kocacığım. Beni de düşünüyor olman beni çok mutlu etti aşkım!" dedi. Karım, ben yatakta yeterli zevki yaşatamadığım için razı geldiğimi düşünüyordu, çünkü Melis orospusu ona böyle iletmiş konuyu. Karımın karşısına erkekliğim bitmişti.
Salona döndüğümüzde, Melis, "Oldu bu iş, tamamdır!" dedi akışlayarak. Herkes çok sevindi. Karımı görmeniz lazım, ayakları yerden kesilmişti. Gerçi birazdan karımın ayaklarını harbiden yerden kesilecekti, kucaktan kucağa zıplayacaktı. Tekrardan yemek masasına döndük. Millet hızlıca yemekleri yerken Hakan ile karım sürekli bakışıyordu. Onur'un da gözü karımın üzerindeydi.
Yemek faslı bittikten sonra Melis güzel bir müzik açıp ortada dans etmeye başladı. Arkasından karım ve Seda da ona katıldı. Erkekler olarak biz de salonda divana geçtik. Karım Hakan'a o kadar cilve yapıyordu ki, Hakan'ı iyi kudurtmuştu, o yüzden Hakan kalkıp karımla dans etmeye başladı. Hakan bana göre çok daha kaslı ve boyu uzun biriydi. Karımla direkt sarmaş dolaş oldular. Karım bir ara bana dönüp baktı, ben gülümseyince direkt Hakan'ın dudaklarına yapıştı. İlk hareketin Hakan'dan değil de karımdan gelmesi beni şaşırttı. Demek ki Hakan doğru söylüyordu, karım içten içe onu çok arzuluyormuş...
Hakan karımın elbisesinin aşağıdan ve yanlarından çekerek karımın bembeyaz götünü ortaya çıkarıp avuçlamaya başladı. Karım altına dantelli tanga külot giymişti, normalde karımın böyle külotları olmazdı, bunu yeni almış olmalıydı. O kadar ateşli öpüşüyorlardı ki, karımın Hakan'ın dudaklarını emerek öptüğünü görüyordum. Aralarında fısıldayarak konuşuyorlardı, müzikten duymuyordum, büyük ihtimalle karım Hakan'a olan arzusunu dile getiriyordu...
Bu arada Melis ve Seda tamamen soyundular. Bu durum hoşuma gitmeye başlamıştı. İkisini de tamamen çıplak halde ilk defa görüyordüm. Seda neyse de Melis'in vücudu çok iyiydi. Hemen Onur'un üzerine atladılar ve üçlü yiyişmeye başladılar. Sonra Hakan karımı kucakladığı gibi üst kata çıkan merdivenlere yöneldi. Karım bacaklarını Hakan'ın beline dolamıştı ve yukarı sikilmeye çıkan karım bana eliyle öpücük gönderdi, sanki teşekkür ediyordu bana.
Az sonra Onur da Seda'yla Melis'i alıp yukarı çıkan merdivenlere yöneldi. Ben mal gibi ortada kalmıştım ki, Melis bana, "Gelsene!" dedi gülerek. Ben de kalktım ve arkalarından üst kata çıktım. Üst kattaki bir odayı resmen fantazi odası yapmışlar. Kocaman bir oda, ortada dev gibi yatak ve kırbaçlar, kelepçeler, dildolar, straponlar, türlü türlü seks oyuncakları, BDSM adına aklınıza ne gelirse vardı.
Biz odaya girdiğimizde Hakan'la karım soyunmaya başlamışlardı. Onur da soyunmaya başlayınca ben de soyunmak istedim, o ortam beni de fena azdırmıştı. Ama Melis bana, "Yok sen soyunma, sen bugün cezalısın, sadece izleyeceksin!" dedi. Ben de, "Ne cezası?" dedim. Melis, "İrem'i yeterince sikememe cezası. İzle de gör, kadın nasıl sikilirmiş belki öğrenirsin!" dedi gülerek. Herkes gülüyordu, karım da dahil! Utancımdan yerin dibine girmiştim. Melis bana, "Bak şuraya otur!" diyerek odadaki tek olan koltuğu gösterdi...
Karım heyecandan bir türlü sütyenini çıkartamıyordu. Onur, "Ben yardımcı olayım!" diyerek karıma yanaştı. Onur tamamen çıplaktı ve yarağı dimdikti, uzun olmasa da çok kalın bir yarağı vardı ve arkadan karımın götüne yaslıyordu. Tek hamlede söktü kopçayı ve karımın sütyenini çıkarttı. Sonra da karımı hemen kendine doğru çevirip öpmeye başladı. Memelerini de avuçluyordu. Karım Onur'un kaslı vücudunda eriyip bitiyordu. Hakan da tamamen soyunup karımın arkasından yanaşınca, karım ikisinin arasında kalmıştı. Karımı sırayla öpüp yiyorlardı. Yiyişmek nedir o gün anlamıştım. Karım bir elini Hakan'ın, diğer elini de Onur'un sikine atmış atmış sıvazlıyordu. Bu durum beni de çok fena tahrik etmişti ama belli etmek istemedim.
Seda orospusu da onlara katılmak istedi, ama Melis engel olup, "Bugün İrem'in günü!" dedi. Hakan karımın tangasını çıkarıp bana doğru fırlattı. Onur da karımın yerde duran sütyenini alıp bana fırlattı. Melis'le Seda epey güldü bu duruma, ama karım transta gibiydi, zaten kudurmuş orospular gibi iki erkeğin arasında kıvranıyordu. Karımın ne kadar azgın biri olduğunu o anda anladım.
Onur yerde duran büyük bir minderi yakınlaştırdı ve karımı omzundan tutarak üzerinde diz üstü çöktürdü. Belli ki karımdan sakso çekmesini isteyeceklerdi. Ama karım sakso çekmeyi bilmezdi, yani ben sevmezdim, midem kaldırmazdı, birkaç sefer sikimi ağzına almak istediği zaman (Ben seninle öpüşmem bir daha!) diyerek istemedim. Hem sikimi yalayacak hem öpüşeceğiz, (Iyy!) derdim hep. O yüzden hiç oral seks yapmamıştık. Şimdi ise karımın yüzünde iki tane yarak vardı.
Karım iki yarağı sırayla öpmeye, dondurma yalar gibi yalamaya başladı. Hakan sanırım biliyordu, ama Onur tecrübeli bir sakso bekliyordu. Çünkü şaşkınlıkla bakınca, Melis gülerek, Onur'a, "İrem'in ilk tecrübesi, sabırlı ol!" dedi. Onur da bana dönüp erkekliğimi sorgularmışçasına, "Yok artık ya, bu kadar da olmaz!" dedi. Sonra da karıma, "Merak etme sana yarak emmeyi öğreteceğim, sonra müptelası olacaksın, değil mi kızlar?" dedi. Onlar da, "Evetttt!" diye bağırdılar. Onlar da benim gibi kenardan izliyor, izlerken de amlarıyla oynuyorlardı.
Ben pür dikkat karımı izliyordum. Karım Onur'a ve Hakan'a, "Hadi bana yarak emmeyi öğretin, yarağınızı ağzıma almak istiyorum, sonra döllerinizle doldurun ağzımın içini, döllerinizi yutmak istiyorum, kaç yıldır bunun hayalini kuruyorum!" dedi. Offf, bu sözleri ile beni bitirdi. Sözleri beynimde şimşek çaktı, ürperdim, titredim. Ama ne hikmetse sikim de dimdik oldu.
Sırayla parmaklarını emdirip sonra yaraklarının başını emdirdiler karıma. Sonra da ağzını açtırıp dişlerini saklamasını söyleyerek ağzına verdiler. Karım ilk saksosunu çekiyordu onlara. Hakan biraz hoyratlaşmaya başlayıp karımın saçlarını topuz yapıp ağzını siker gibi tempo yapmaya başladı. Aynısını Onur da yaptı. Karım çok çabuk öğrenmişti saksoyu, o da onlara uyum sağlıyor, arada dinlenip taşaklarına öpücükler kondurup somuruyordu. Buna çok şaşırmıştım, bu kadar hızlı öğrenebilmesine yani...
Karım, "Hadi yeter dayanamıyorum sikin artık beni, Ahmet ne zamandır sikmiyor, yanıyorum erkeklerim!" diyerek ayağa kalkıp mindere uzandı. Onur Hakan'a, "Sen mi, ben mi?" diye sorunca, karım, "İkiniz de gelin, ikinizi de istiyorum, beni ilk orgazm eden götümün de ilk sahibi olur!" dedi. Karımın bu orospuluğuna çok fena azmıştım, hemen kotumu indirip sikimi sıvazlamaya başladım. Bir gözüm de Melis ile Seda'daydı, onlar da ellerindeki dildoları amlarına sokuyorlardı. Melis ile Seda birden öpüşmeye başlayınca ben kafayı yedim.
Resmen fuhuş ortamına düşmüştüm, aynı porno filmler gibi ortam vardı. Bir köşede Onur ile Hakan karımla sevişiyor, bir yanda da Melis ile Seda sevişiyordu. Karımın inleme sesleri gelince gözümü tekrar oraya çevirdim. Hakan karımı misyoner pozisyonda sikmeye başlamıştı. Onur da ayakta eli sikinde sırasını bekler gibiydi. Karım inleye inleye sikilirken Hakan'a, "Evet aşkım, erkeğim, sik beni, doyur beni!" diyordu. Bu duruma nasıl tepki vereceğim karşısında kararsızlıklar yaşıyordum, sikim dimdik oluyor sonra sönüyor, sonra tekrar kalkıyordu, psikolojim allak bullak oluyordu...
Kendimi hep Melis'i sikerim ben de diye avutmuştum, ama yetersiz bir erkek olarak cezalı duruma düşmüştüm, sadece izlemem serbest idi, o da bir kadın nasıl sikilir öğrenmem için. Hakan karıma feçi şekilde pompalıyordu, haklılardı, ben böyle seri şekilde sikemezdim. Hakan'ın da yarağı Onur'unki gibiydi, yani abartı bir yarakları yoktu, ama çok iyi sikiyorlardı.
Hakan karımın bacaklarından tutmuş ve ayaklarını göğsüne dayamış, arada ayaklarını öpüp yalıyordu. Yarak karımın amına seri olarak girip çıkarken karım baygınlık geçirecek şekilde delice inliyordu. Zaman su gibi akıp gidiyordu, Hakan hiç yorulmadan karıma pompalamaya devam ediyordu. Karım hayatında ilk kez böyle sikiliyordu ve çoktan orgazm olmuştu bile. Hakan karımı domaltıp, "Bu götü sikmeyi ben hak ettim!" diyerek karımın götünü yalayıp parmaklamaya başladı. Ben hep (Iyy, am göt yalanır mı hiç!) derdim...
Orgazmdan sonra kendine gelen karım şimdi de götünün yalanmasından havalara uçuyordu, "Ah evet sik bakire götümü!" diye Hakan'a yalvarıyordu. Hakan Onur'a, "Çok dar, deliği açmamız lazım, dolaptan birşeyler getirsene!" dedi. Onur dolaptan arkasında tüylü kuyruk olan bir anal plug ve kayganlaştırıcı losyon aldı. Anal plug'u karımın götüne yavaş yavaş soktular, karım inleye inleye aldı götüne. Onur, "Götü alışana kadar ben amına geçeyim!" diyerek domalmış karımın arkasından amını yalamaya başladı. Karım bunu da ilk kez yaşıyordu, zevkten kıvrana kıvrana mindere çöktü. Onur hemen bacak arasına girip amını yalamaya devam etti. Karım kısık seslerle inleyerek kuduruyordu. Sanırım bir kez daha orgazm olmuştu.
Sonra Onur tekrar karımı domaltıp sikini amına yerleştirdi ve sikmeye başladı. Hakan da karımın ağzına verip ağzını sikmeye devam etti. Sonra da karımın ağzının içine boşalıp bütün döllerini yutturdu. Karım ilk kez olduğundan biraz midesi bulanmış gibi oldu, ama bozuntuya vermedi. Ondan sonra Onur karımı kucağına aldı ve amını sikmeye devam etti. Karımı kucağında resmen hoplatıyordu. Bir yandan karımın amını sikerken bir yandan da göt yanaklarını iyice açıyordu. Böylece Hakan arkadan karımın göt deliğindeki anal plug ile oynuyor, sokup çıkartıyordu...
Hakan, "Bu hazır olmak üzere!" diyerek yatakta oynaşan hatunların yanına gidip yarağını Seda'nın ağzına verdi ve "Kaldır şunu da İrem'in götünü sikeyim!" dedi. Bu sırada Onur karımı kucağında hoplatmaya devam ediyordu ve karım zevkten çığlıklar atıyordu. Seda Hakan'ın sikini hazır edince, Hakan gidip karımın götündeki anal plugu çıkartıp sikini sokup sikmeye başladı. Karım çığlık atıyordu, canı çok acıyordu. Birkaç dakika boyunca çığlık atmaya devam etti, ama sonra sesi kesildi ve hafif inlemeye başladı. Hakan'a artık, "Kocam!" diye seslenmeye başlamıştı, "Götümün sahibi, kocam!" diye bağırarak inliyordu.
Onur da alttan yavaş yavaş karımın amını sikmeye devam etti. Karımı tost yapmışlardı, karım önlü arkalı sikiliyordu. Onur neredeyse 20 dakikadır karımı sikiyordu ve halen boşalmamıştı. Az sonra Onur, "Boşalacağım!" deyince, Hakan, "Pozisyon değiştirmeyelim, çok iyi gidiyoruz, gerekirse içine boşal!" dedi. Karım, "Evet evet, içime boşal, dölle beni!" deyince Onur akıttı döllerini karımın içine. Hakan karımın götünü sikmeye devam ediyordu. Onur, siki inince karımın amından çıktı ve karımı kucağından indirdi. Onur'un yerine yerine Hakan geçti, karımı kucağına aldı, bir amını bir götünü sikmeye başladı.
Hakan'ın siki bazen karımın götünden çıkıyor, karım yeniden sokmak istiyor, tecrübesiz olduğundan siki tutup götüne nişanlayamıyordu. Onur, "Dur ben yardım edeyim!" dedi, ama Hakan, "Sen dur, Ahmet yapsın!" dedi. Ben bir elim sikimde onları izlerken benden Hakan'ın sikini karımın götüne sokmamı istediler. O anda karmın bana ezik biriymişim gibi olan bakışlarını gördüm. Karım, "Hadi Ahmet, Hakan'ın sikini götüme yerleştir!" dedi. İşte o an tüm bunlardan pişman oldum. İlk başlarda epey tahrik olmuştum, ama şimdi karımın gözünde böyle biri olmaktansa kafama sıksaydım daha iyiydi diye düşündüm. Ne olmuştu karıma böyle? Bana o kadar sadık olan kadın nasıl bu hale gelmişti?
Elimi Hakan'ın sikine atarak (ilk kez bir erkeğin sikini elleyerek) karımın göt deliğine yerleştirdim. Mecburdum, olan olmuştu. Karım derin bir, "Ohhh!" çekerek, "Bak hiç sikmediğin götümü nasıl siktiriyorum, izle!" dedi. Gece boyunca karımın orospuluklarını sadece izledim...
Karımı sike sike perişan ettiler. Karımla işleri bitmiş, karım perişan haldeyken, yetmedi üstüne bir de Melis'le Seda'yı sikip doyurdular. Saat gece 12'yi gösteriyordu, Hakan bana, "İrem'i bu şekilde eve göndermeyelim, bugün burada kalsın, sen git!" dedi. Ben odadan çıkarken Hakan karımı kucağına almış banyoya götürüyordu, karım baygın haldeydi. Onur da Melis ile oynaşıyordu.
Ben alt kata indiğimde Seda kendine şarap koymuş içiyordu, halen çıplaktı. "Gidiyor musun?" dedi. "Evet!" dedim. Benim üzerime yürüyüp birden dudaklarıma yapıştı. Oradan kulak memelerimi emip boynumu ısırarak öpmeye başlayınca ben de hemen onu öpmeye başladım. Karımın dışında ilk kez başka biriyle öpüşüyordum. Karım benim ilk sevgilim, ilkimdi, şimdiyse ilk kez elimi başka bir kadının çıplak vücudunda gezdiriyordum. Seda yere çömeldi ve kotumu indirip sikimi ağzına aldı. Bu da bana çekilen ilk sakso idi.
Onur'a olan sinirimden, karıma yaptığı gibi Seda'nın ağzını sikmeye başladım. Henüz bir dakika olmadan boşalacak gibi olunca hemen Seda'yı masaya domaltıp amını sikmeye başladım. Tüm gücümle pompalıyordum, sanki erkekliğimi göstermeye çalışıyordum. Seda da inliyordu yani. Saçlarından tuttum ve "Bağır orospu, bağır, nişanlın olacak piç duysun seni!" dediğimde Seda gülmeye başladı. Sonra bana bakarak yalandan yüksek sesle inlemeye başladı. "Yalandan inleme orospu!" dedim. Seda da, "O zaman daha sert sik, beceremiyorsan da siktir git!" dedi. Bunu der demez daha da hızlandım, ama kendimi tutamayıp içine boşaldım. Seda bastı kahkahayı. Çok utandım. Hızla kotumu giyip çıktım evden...
Sokakta evime doğru yürürken sinirden gözlerimden yaş geliyordu. Bu gece karımı, hayatta en çok sevdiğim kişiyi, biricik İrem'imi kendi ellerimle, hiç sevmediğim, hoşlanmadığım piçlere siktirmiştim. Hep kumar yüzünden diye düşündüm. Borçlarım olmasaydı böyle birşey yaşanmazdı diye düşünürken karımın arzusu ve Hakan'ın bahsettiği, onunla ve Onur ile daha önceleri olan öpüşmeleri geldi aklıma. Karım sanki yıllardır bunun hayaliyle yanıp tutuyormuş.
Karımın bu iki piçle yaptığı sikiş aklıma gelince, ya karım en başından beri bunu istiyorduysa? Ya gerçekten ben yeterli gelemiyorsam karıma? Seda'nın son yaptığı şey, yalandan inlemesi, acaba karım da ben sikerken yalandan fake orgazm oluyorsa? Bugün karımın yaşadığı orgazmları gördükçe benimle olan orgazmları aklıma geldi. Belki de gerçekten yeterli olamıyordum. Çünkü Hakan ile Onur karımı çok feci sikmişlerdi yani. Böyle sikişler sadece porno filmlerde oluyor zannediyordum.
Bunları düşündükce karımın aldığı zevk gözlerimin önüne geldi. Kendi kendime, karım Hakan'ın kucağında ne güzel zıplıyordu öyle dedim. Karım Hakan'ın dudaklarını emdi ya, beni böyle öpmüyordu, gerçi Hakan da bağırta bağırta sikiyordu karımı. Hele karım götünü ona verince çok mutlu oldu dedim. Onur da çok iyiydi, karımın amına akıttı, dölledi karımı dedim. Acaba şimdi tekrar sikiyorlar mıdır karımı? Yok ya, karım perişan olmuştu, belki sadece öpüşüp yiyişiyorlardır dedim. Karımı çok seviyordum, ama karımın bu kadar zevk alması, mutluluktan çoşması...
Kendi kendime tüm bunları dedikçe içimdeki gavatlık ateşi tekrar alevlendi. Keşke yaşanmasaydı dediğim bu gece iyiki de yaşanmış diye düşünmeye başladım. Psikolojim git gel yapıyordu. Ama o evden çıkıp yaptığım yürüyüşte kendi kendime söylediklerim ve karımın zevk çığlıklarını hatırlamak bir şeyleri netleştirdi: Artık Cuckold bir erkektim. Gavat bir erkektim. Boynuzlu bir pezevenktim ve karımı para için siktirmiştim.
(Ahmet)
Tokatın lüks bir semtinde yaşıyorum. 30 yaşında evli biriyim. Eşim Zeynep 26 yaşında 178 boyunda türbanlı çok fazla güzel olmayan ama çok sexi bir kadındır. İnternetten tanışarak evlendik. İlk başta ailelerimiz karşı çıktı ama ikimizin de dindar olan ailesi benim dürüst dindar ve hoşgörülü yaklaşımım işimin ve gelirimin çok iyi olması Zeynep’in de başörtülü ve dindar olması sebebiyle fazla üstelemediler ve evlenmemize izin verdiler.
Ortağım Mehmet’le beraber bir şirketi yönetiyoruz ve idare ofisimiz fabrikanın dışında 3 odalı bir bürodur. Bu arada ortağım da evli ve 29 yaşında uzun boylu yakışıklı bir tiptir.
Eşimle evlendiğimiz sıralarda cinsellik konularını hiç açmaz ikimiz de utanırdık. Evlenene kadar eli elime bile değmedi. Gerdek gecemizde benim acemiliğim yüzünden çok zevkli bir sex yapmadık.
Benim aletim 14 cm. civarında fazla büyük olmadığı için eşimle ilişkimizde onun tam olarak tatmin olmadığını hissediyordum. Fakat aile terbiyesinden dolayı bişey demiyordu bu duruma. Evde bilgisayar ve internet olduğu için eşim evde sıkılmazdı. Evliliğimizin 2. yılından sonra eşimde değişimler başladı. Yani sessiz sakin bir yaşantısı olan eşim cıvıllaşmaya sürekli internetten edindiği yeni yeni şeylerden bahsetmeye başladı.
Hatta dışarıyı pek sevmeyen eşim sürekli dışarılara çıkmaya güzel ve davet kar elbiseler giymeye başladı. Bir gece sevişirken benim aletin büyüklüğü-orta düzeyliği söz konusu olduğunda ben ona ‘’erkeklerin aleti ayaklarının büyüklüğü ile doğru orantılıdır’’ dedim. Benim ayaklarıma baktı ve ‘’hımmm doğru galiba senin ayaklarının büyüklüğü ortalamanın biraz altında kalıyor Ortağının ne kadar büyük ayağı ver’’ deyip gülmeye başladı.
Onun sözü benim beynimde şimşekler çaktırdı. Neyse bir gün dışarıda ki işlerimi halledeceğim sırada eşim aradı ve ofise geldiğini söyledi ve ben de ofise gittim. Büroda sekreter yemek almak için dışarıya gitmiş Zeynep ve Mehmet oturmuş sohbet ediyorlar. Aklıma Zeynepin o günkü söylediği sözlerden sonra bu durum beni bayağı tedirgin etti. Türlü türlü şeyler düşündüm. Daha sonra ki günlerde bir akşam Zeynep yarın büronuza geleceğim dedi. Ben de şüphelerden arınmak için bir müddet sonra bir arkadaşıma beni arattırıp
Zeynep’e acil büroya gitmem gerektiğini bi evrak vermem gerektiğini söyleyip evden çıktım ve elektronikçi bir arkadaşıma rica edip ortağımın ve benim odama görünmez bir yerine gizli bir kamera koydurdum. Ertesi gün Zeynep ofise geldiğinde oturmuş muhabbet ederken daha önceden ayarladığım üzere şirket sahibi bir arkadaşım büroya geldi ve ben onla ilgilenmem gerektiğini söyleyip Zeynep’i ortağımın odasına gönderdim. Ve kamerayı açtım.
Önceleri çok suspus oturan Zeynep ortağımın karşısında gerçekten çok rahat davranıyordu ve hiç ummadığım bir şekilde ortağıma ‘’senin ayakların ne kadar büyük yaa’’ dedi. Mehmet bu söze anlam veremediği için ne demek istediğini sordu. Zeynep’te gülerek kusura bakma geçen Kahraman ‘’erkeklerin ayakları cinsel organları ile doğru orantılıdır dedi de onun için senin ayaklarını incelemiştim’’ dedi.
Bu söz Mehmet’i ve beni çok şaşırttı. Ama Mehmet de boş değil heralde ki ‘’doğrudur eşim hep şikayetçi zaten çok acı verdiğini söylüyor’’ dedi. Ben bu konuşmaları duyduğumda çıldıracak gibiydim. O sıra Zeynep ‘’Ya Buse de zevkten anlamıyor heralde bizim Kahraman böyle olacak ki her gece onunla uçarız gerçekten yanlış anlama çok merak ediyorum onu (aletini)’’dedi. Mehmet’’ Valla benim için sorun değil yenge ben gösteririm ama şu anda biri girebilir içeri’’ dedi. Zeynep te ‘’amaaan içeride Kahraman şimdi çok meşguldür hem sadece bakacağım’’ dedi.
Bunun üzerine Mehmet oturduğu yerden kalkıp Zeynep’in başucuna geldi ve sadece fermuarını açıp sikini dışarı çıkardı. Hayretler içerisindeydim. Konuşmalardan dolayı sertleşmiş siki en az 22 cm vardı. Zeynep sahte utangaçlıklar içerisinde yavaş yavaş elini koca yarağa götürdü ve ‘’gerçekten mükemmelmiş kocamın siki de böyle olsaydı benim amcığım daha bakire gibi dapdaracık olmazdı’’ dedi. Bu konuşmalar beni iyice deliye çevirdi. İçeride benim türbanlı abdest ve namazında dindar karım başka bir erkekle açık saçık konuşuyor ve onun yarağını eline almış inceliyordu.
Ben de müdahale etmiyordum. Daha sonra bu karımın açık konuşmalarını davet anlayan Mehmet ‘’elinle daha fazla tutarsan dayanamayacağım’’ dedi. azgınlığı had safhaya ulaşmış karım da ‘’Kocamın kini hiç ağzıma almadım ama internette karılar ağzına yarak alıyorlar ben de merak ediyorum. Merakımı giderebilir miyim’’ diyen Zeynep Mehmetin de zevkten gözleri dönmüş bir halde kafa sallamasıyla o koca yarağı yavaş yavaş ağzına almaya başladı.
Ben bütün olanlara inanamıyordum. Ama müdahale etmek de istemiyordum çünkü hem o anda sikim şimdiye kadar olmadığı şekilde büyümüşi hem de kıskançlıkla beraber zevk dalgalarına kapılmıştım. Zeynep Mehmet’in yarağını ağzına alıp bir iki git gel yaptıktan sonra Mehmet dayanamamış olacak ki ağzından yarağı hemen çıkardı ve masanın üzerine fışkırmaya başladı. İkisinin de gözlerinden zevk dalgası yayılıyordu. Ben de senin amcığı çok merak ediyorum dedi
Mehmet Zeynep’e. Zeynep’te ‘’şimdi olmaz artık daha fazla riske atmayalım kendimizi yarın saat 10 da kocam toplantıya gidecek sen o zaman bize gel orda tüm meraklarımız gideririz’’ dedi. Ben artık tamamen zıvanadan çıkmıştım ve bu konuşmaları dinlerken elim gayri ihtiyarı pantolonumun içinde ki sikime gitmiş ve boşalmıştım. O sırada unuttuğum şirket sahibi diğer arkadaşıma baktım ki o da benim arkamda bütün olanları izlemiş ve bana garip garip bakıyordu. Ben de olanları kimseye anlatmamasını rica ettim.
Kameradan toparlandıklarını görünce arkadaşımı gönderdim ve yanlarına gittim. Hiç bişey yokmuş gibi davranıyorlardı. O sırada eşim annesine gideceğini akşam orda oturacağımızı söyleyince onu kaynanamgile götürdüm ve çok merak ettiğim yarın ki fasıl için kamera sistemini evin her tarafına kurdurdum. Ertesi gün ortağımı şüphelendirmemek için saat 09:45 gibi bürodan çıktım ve toplantıya hasta olduğumu bahane edip toplantıda kilere gelemeyeceğimi söyledim. Büronun yakınlarında bekledim.
Ortağımın çıkıp arabaya binip gittiğini gördüm. Ben de biraz sonra eve gittim. Kapıdan sesleri dinledim ve uzaktan (yatak odasından) sesleri geliyor olacak ki sesler çok az geliyordu. Yavaşça kapıyı açıp içeri girdim ve daha önce hazırladığım plan doğrultusunda dış kapının yanında ki odaya girdim. Yine kapıyı yavaşça kapatıp televizyonu duyamayacakları kadar düşük seste açtım. Mehmetle Zeynep gülüşüyorlardı ve Zeynep ‘’Bak daracık amcığımı merak ediyordun sen kendin soyarak bak’’ dedi.
Mehmet’te Zeynep’in eteğini çıkardı ve külotunu da okşayarak çıkarıp amcığına dokundu ‘’OHHHH Nefis amcığın var Zeynep bunu yalamak istiyorum ‘’ dedi. Zeynep’te ortağımı yatağımıza yatırıp kendi de (internetten görmüş olacak ki) 69 pozisyonda ortağımın üzerine çıktı ve amcığını Mehmetin dudaklarına teslim edip kendi de kocaman sertleşmiş ortağımın yarağını kırk yıllık hasretmiş gibi emmeye somurmaya başladı. Zevkten ‘’ohhhh ne güzel yarağın var Mehmet bunu her zaman yalamak istiyorum erkeğimm’’ dedi.
Bu sözler mehmeti çileden çıkarttı heralde ki boşalıyorum diye bağırmasına karım aldırış etmedi ve tüm döllerini yalayıp yuttu benim namus timsali türbanlı karım. ‘’Amcığının yalanmasıyla iyice zevke gelen eşim inmemiş olan yarağı tekrar yalamaya başladı ve mehmetin üzerinden inip ‘’Hadi erkeğim busenin alamadığı siki sok amcığıma delirt beni sik erkeğim’’ diye zevk içinde inlemeye başladı. Mehmet te ‘’Buse ancak Kahramanın sikinden zevk alır galiba ben sana sokuyum gel orospum’’ dedi.
Zeynep ‘’ohhh ben senin orospunum hadi kullan beni kocama boynuz taktır canım kocacım benim’’derken Mehmetin sokmaya başlamasıyla birlikte bağırmaya başladı. Ben de daha fazla dayanamadım ve kıskançlığın verdiği zevkle boşalmaya başladım.
Hasan bey merhaba. Bizlerde sizin blogunuzda yayınlanmasını çok istiyoruz inşallah yayınlarsınız. Merhaba arkadaşlar biz Emrullah ve Serpil aynı mahallede büyümüş aynı okullarda okumuş 2 arkadaşız. Emrullah sigorta aracılık şirketi sahibi ben oto kiralama ve oto satışı yapan kişileriz . Şuan 30 yaşımdayım dedim ya Aynı yaşlardayız.
Emrullah askerden sonra evlenmiş boşanmış ben hiç evlenmedim . Emrullah boşanana kadar başkalarının yanında çalışmış boşandıktan sonra kendi şirketini kurmuş, bu tip işlerde her zaman tanıdık olması önemlidir. Babamdan benim oto kiralama işi yaptığımı duymuş adresi almış bir cumartesi günü çıktı geldi kimleri görüyorum burası senin mi diyerek yanına geldi hoş sohbet ettik akşamına Beyoğlu na gittik orada içki içtik dertleştik Emrullah 9 ay önce boşandım keşke seninle daha önce karsılaşsaydım o uyuz sünepe kendini beğenmiş karıyla bostan yere 4 senemi heba etmezdim dedi gülüştük. O gece sabaha kadar gezdik dolaştık eğlendik. Ertesi gün Ankara ya gidecektim bende geleceğim diye mesaj attı o zaman arabayla gidelim dedim kabul etti. Adresine gidip aldım arabayı Emrullah a verdim yolda giderken Emrullah ın sikinin kalkık olduğunu fark ettim daha önce çok erkekle birlikte oldum bekaretime zarar vermeden ama . Şakayla karışık ne o emo banamı kaldırdın o sikini dedim güldü belki inanmazsın ama bugün tam 9 ay 10 gün oldu bir kadın ile birlikte olmayalı dedi ne lan pezevenk mahkumlar gibi gün mü saydın dedim . Birden elini bacağıma koydu okşadı sen çok güzel bir kadınsın sen çoğu kadını cebinden çıkarırsın dedi eliyle okşadı bacaklarımı elinin üzerine elimi koydum akşam otelde yer ayarlayalım dedim ama bak ben bakireyim dokunmayacaksın hee türlü seksi yaparız dedim.
Otele gitmeye gerek yok benim arkadaşım var evi bana bırakır dedi o zaman ara arkadaşını ayarla dedi dediğimi yaptı aradı arkadaşı gel ne demek dedi Mamak taymış ev . Akşam üzeri eve gittik anahtarı aldı eve girdik . Kapıyı kapattı hemen sarıldık öpüşmeye başladık o beni bende onu tek tek elbiselerimizi çıkardık 2 dakika da bir kızlığımı sakın bozma diyordum . Yatak odasını arayıp bulduk beni yatağa sırt üstü yatırdı bacaklarımı ikiye ayırıp başını soktu dilini ilk olarak göt deliğime sürdü ilk defa bir erkeğin göt deliğimi emdiğini görüyordum uzunca bir süre amımı ve göt deliğimi emdi . Tam boşalıyordum ki durdu kapı mı açıldı dedi, yok dedim devam etmeye başladık ben sikini ağzıma aldım 69 pozisyonuna geçtik o sırada yatak odasının kapısı açıldı gelenler vardı hemen toparlandık , gelenlerde bizim gibi sevgili bir çiftti. Tanıştık Yasemin ve Kartal dı . Yasemin havaalanında çalışıyormuş Kartal da ticari taksi şoförüymüş uzun süredir birlikte takılıyorlarmış ilk defa ilişkiye gireceklermişti biraz hoş beşten sonra Kartal birşey söylemek istiyorum kabul ederseniz sizinle birlikte grup yapmak istiyoruz ne dersiniz dedi Yasemin ilk olarak ne diye sordu ne var herkes yapıyor bizden ne fazlaları var biz neden yapamayalım dedi.
Ben aslında grup seks olayını hep yaşamak istiyordum ama bakire olduğumu bilen Emrullah dan başka bilen yoktu Emrullah a işaret ettim Emrullah aramızda konuşalım kararımızı sana bildiririz dedik kalkıp mutfağa gittik , ilk ben söze girdim aslında grup seksi çok seviyorum ama bakireyim nasıl olur bilemedim dedim çıplak sayılırdık Emrullah beni kucağına aldı masaya oturttu sikini amıma dayadı birden yüklendi hepsini soktu sanki biri beni parça parça etmişti . Masadan kalkacak halim yoktu beni kucağına alıp salona götürdü elinin biri beni tutuyor diğer eli bacaklarımın arasından akan kanları ve zevk sularımı silmeye çalışıyordu salondakiler bizi o halde görünce hemen soyundular hep birlikte yatak odasına gittik Yasemin ve ben birlikte yatağa uzandık birbirimizi okşuyor arada bir öpüşüyorduk o sırada fark etmedim içime giren Kartal mış Emrullah da Yasemin in amına sokuyordu .
Ben ilk siki yedikten sonra 2 erkeğim olan Kartal ın sikinden pek birşey anlamadım Emrullah beni sikerken Yasemin in ellerini tutuyor elini okşuyordu birden hızlanmaya başladı. Kalp atar gibi bir şeyler oluyordu meğerse boşalıyormuş içinden çıktı bamya gibi kalmıştı Emrullah Yasemin i evire çevire sikiyordu bu arada ben de cep telefonumdan porno açtım grup seks pornoları açtım videodakiler sevişirken kadınlar birbirlerini okşuyorlardı öpüşüyorlardı bende tekrar Yasemin ile öpüşmeye ellerimle memelerini okşuyordum , arada bir meme uçlarını sıkıyordum Yasemin boşalmaya başladı tir tir titriyordu , ben Emrullah ı yanıma çektim öpüşmeye başladık birden sikini amıma soktu hızlı hızlı girip çıkıyordu dayanamadım bende Emrullah da aynı anda boşalmaya başladık. O gece Emrullah ve Kartal bizi 2 kez daha sikti Emrullah hem Yasemin in götünü hem benim götümü sikti. Ertesi gün işlerimizi yapıp memleketimize döndük. Şimdi çok güzel bir birlikteliğimiz var Emrullah benim için ben Emrullah için yaratılmışım . Şimdi yeni insanlarla tanışmak ve birlikte olmak istiyoruz.
Merhabalar arkadaşlar ben Ülkü 53 yaşında emekli öğretmenim hiç evlilik yapmadım babam 2001 yılında vefat etti anneme bakmam lazımdı çok isteyenim vardı ama annem yüzünden evlenmedim . Annem çok huysuz bir kadındı. Ne kaynanam olacak insana ne damadı olacak adama gün yüzü göstermezdi bu yüzden annem vefat edene kadar evlenmedim. Şuan 169 boyunda 68 kg ağırlığında saçları ağarmış yüzünde kırışıklıkları giderek çoğalmış biriyim.
Annem 2023 ten 24 e geçeceğimiz gün yani 31 Aralık günü vefat etti. Annenin babanın ölümüne sevinmez insan ama ben annemin ölümüne çok sevindim.
04 03.2024 günü başına gelenleri anlatmak istiyorum.
Sabah 9 gibi kapım çaldı gittiğimde yan komşunun 3 yaşındaki kızı Hülya kapıma gelmiş biraz onunla kapıda oynadım içeri girmedi bir türlü kapı eşiğinde oynadık o sırada benim karşı dairemdeki Serap hanım ve ev ahalisi ellerinde kutularla gidiyordu arkalarından seslendim ev sahibi kira yüzünden savcılıktan tahliye kararı almış polislerde evi bosalttırmak için gelmiş annelerinin yanına gittim hemen ne yapabilirsin ne yapmalıyım bilemedim 3 çocukları var en büyük lise 2 sınıfa gidiyor diğerleri 5 ve 2 yaşlarında . Bebekler yani sonuçta 5 ve 2 yaşlarındaki çocukları kapımı çalan Gönül hanımın evine bıraktık liseye giden Hurşit i eski öğretmen olduğum için ben alacaktım .
Okul dağılmış Hurşit gelmişti aç olduğunu biliyordum hemen bir tost yapıp meyve suyu ile birlikte verdim masada yemeğini yerken dikkatini çekti siki kalkmıştı belliydi. Acaba bir tarafım mı açık diyerek kontrol ettim açıkta hiçbir şey yoktu yemeği bitmiş tabağı masadan alırken tekrar baktım baya baya kalkmış mutfakta çok düşündüm hem genç hem yakışıklı uzun boylu gençken hayalini kurduğum bir erkek tipiydi aklım karıştı düşünemiyordum belki yarın saat mutfakta hayal kurarak kendimle oynadım medeni cesaretimi toplayıp yanına gittim ders kitaplarını çıkarmış ders çalışıyordu üzerimde pantolon vardı aklıma etek giyip frikik vermek azdırmak geldi gidip emekli olmadan önce okulda giyindiğim midi eteği giydim tam karşısında oturdum içimde iç çamaşırı yoktu mahsustan bacaklarımı aralayıp arasını görmesi için fırsat veriyordum Hurşit terledi belli ki benim hareketlerim azdırmıştı Hurşit i
Yerimden kalkıp bir bardak süt doldurup yanına gittim mahsustan sanki halıya takılmış gibi sütü üzerine söktüm hemen banyoya git geliyorum dedim gittiğimde soyunmuş sikini elinin altında saklıyordu güldüm duşu açtım altına soktum bende ıslanmış gibi yaptım elbiselerimle duşun altına girdim Hurşit in sırtını ovuyormuş gibi yapıyorum fakat okşuyordum. Hurşit ellerini yana bırakmış siki taş gibi olmuştu eğildim sikini ağzıma aldım emmeye başladım Hurşit tuhaf sesler çıkararak 2 dakika bile olmadan ağzıma boşaldı bütün döllerini tükürdüm tekrar ağzıma aldım sakso çekiyordum bir taraftan da üzerindeki elbiseleri tek tek çıkarıyordum ben de artık çıplaktım elinden tutup yatak odama götürdüm. Öpüşmeye başladık ikimizde acemi bir şekilde öpüşmeye devam ettik birden aklıma TV den porno video yayınlayan kanallardan birini açmak geldi aklıma ama hepsi kapalıydı bende aylardır elimi sürmediğim tableti alıp Yandex ten porno video açtım tam istediğim gibi bir videoyu açtım Hurşit bunlar ne yaparsa sende onu yap dedim videodaki erkek kadını yere yatırdı amını emmeye başladı Hurşit te benim amımı yalamaya başladı sonra erkek kadına sikini verdi ağzına aldı bende yaptım onlar 69 pozisyonuna geçti bizde geçtik artık sikiş başlamalıydı adam yerde kadın üst tarafta kadın erkeğin sikini tuttu bende aynı şekilde yaptım Sikini amıma sürterek kendi ellerimle sokmasına yardım ettim artık bakire değildim zevkten ne yaptığımı bilmiyordum videodakiler göt sikmeye başladı Hurşide söylediğim gibi onlar ne yaparsa sende yap demiştim sikini amımdan çıkartıp göt deliğime sokmaya başladı canım acıdı ama ayrı bir zevk alıyordum hayatımda hiç tatmadığım zevki küçük Hurşit bana yapıyordu ben titrerken Hurşit içime boşalmaya başladı. Artık Hurşit benim sikicim olmuştu ailesi ev bulana kadar Hurşit bende kaldı Hurşit her gün geliyor sikişiyoruz banyo yapıp annesinin yanına gidiyor.
Yeni Kocam Kaynım Hakan...
Selam ben Selda. Almanya'da Bremen'de yaşıyorum. Evleneli 14 sene oldu. Kocam 42 yaşında. Kocamla sex yaşantımız başlarda fena değildi, yani kocam hastalanıncaya kadar. Şeker hastası olan kocamın artık siki kalkmıyor ve erkeklik görevini yerine getiremiyordu.
Durum böyle olunca da kocam amımı yalayarak ve parmaklarıyla benim orgazm olmamı sağlıyordu. Kocam üzülmesin diye ona hiçbir şey belli etmiyordum, ama canım hep yarak istiyordu, hiçbir şey bana yarağın verdiği hazzı vermiyordu.
Bir gece yatakta kocam yine amımı parmaklarken, sanki derdimi anlamış gibi bana, "Aşkım canın hiç mi yarak istemiyor? Birini bulalım sana, seni adam gibi siksin, tatmin etsin!" dedi.
Kocamın bu lafına şaşırmıştım, ilkin ne diyeceğimi bilemedim, sonra beni deniyor diye düşündüm ve "Sen manyak mısın? Ne dediğini kulağın duyuyor mu? Kimseyi istemiyorum, ben senle mutluyum!" dedim ve konuyu kapattım. Fakat kocam bunu devamlı dile getiriyordu artık, "Karıcığım gençsin, güzelsin, benim yüzümden yarağa doyamadın, istersen beni boşa ve siki kalkan genç biriyle evlen!" falan diyordu.
Ben de onu çok sevdiğimi, herşeyin sex olmadığını falan söylüyordum. Ama kocam ısrarla, "Sana birini bulalım!" diye devam ediyordu. Ben de her seferinde, "Saçmalama, olmaz öyle şey!" deyip kapatıyordum konuyu...
Amıma yarak girmeyeli aylar olmuştu. Kocam yine bir gece amımı yalarken inanın çok azmıştım. Yatağın başucunda duran Deodoranta uzandım aldım ve kocama verdim, "Al bunu sok amıma!" dedim. Kocam amıma Deodorantı sokup çıkarırken ben de gözlerimi kapatıp, amıma gerçek yarak giriyormuş gibi hayal kuruyordum.
Kocam, "Bu güzel am daha fazla yaraksız duramaz aşkım, bu ama gerçek yarak lazım, canlı canlı, diri diri bir yarak lazım ve bunu ben istiyorum, ben senin adam gibi sikişmeni istiyorum, senin yarakla tatmin olmanı, orgazm olmanı istiyorum. Eğer bu isteğimi yapmazsan senden ben boşanacağım!" deyince beynimden vurulmuşa dönmüştüm.
Kocama şaşkın şaşkın bakarak, "Sen iyisin değl mi? Ne yapmak istiyorsun? Ben böyle de mutluyum!" dedim. Kocam da, "Canım karıcığım, seni çok seviyorum ve senin mutlu olmanı istiyorum, sen sadece sex için, cinsel doyum için bir başkası ile sikişeceksin, sen yine benim karımsın, sen yine benim başımın tacısın!" diyerek beni öpüyordu.
Baktım kocam beni bir başkasına siktirme konusunda çok ciddi, "Nasıl olacak peki?" dedim. Kocam da, "Her şeyi düşündüm ben, Hakan'la sikişeceksin!" deyince, "Neeeeee?" diye gözlerim açılmıştı. Hakan kocamın kardeşi, yani kaynım. 22 yaşında, yakışıklı ve bana yenge diyen biri.
Duyduğuma iyice emin olmak için, "Bizim Hakan'la mı yani?" dedim. "Evet, kardeşimle sikişeceksin! Kardeşim dururken seni neden bir başkası siksin ki?" dediğinde donup kalmıştım. Bu arada kocam yine amımı yalamaya başlamıştı. Hem yalıyor, hem de konuşuyordu, "Hakan sikecek seni, kardeşimin koynunda tatmin olacaksın..." diye. O anda hiç birşey düşünmüyordum, şaşkındım sadece. Kocam, "Seni kardeşime siktireceğim!" diye diye yarım saate yakın yaladı amımı. Ben de kaynımın yarağını hayal ederek orgazm oldum...
Kocamla kaynım beraber çalışıyorlar, kendi işleri. Ertesi sabah kahvaltıdan sonra kocam işe gidince ben kafamdan bir türlü kaynımı atamıyordum. Kaynım oldukça yakışıklı biri, ama o güne kadar onunla böyle bir şeyi hiç düşünmemiştim, kardeşim gibi gördüm hep.
Keyif çayımla birlikte sigara içmek için pencereyi açtığımda, kocamın benim arabamı götürdüğünü farkettim. Kocama telefon açtım ve neden benim arabamla gittiğini sordum. Kendi arabası çalışmamış, ondan benimkiyle gitmiş. "Sana araba mı lazımdı?" diye sordu. "Evet, günüm var öğleden sonra, oraya gideceğim." dedim. Kocam da, "Tamam ben Hakan'ı yollarım, o götürür seni!
Akşam konuştuklarımızı da unutma aşkım, çocuğa yakınlık göster, ufaktan ufaktan baştan çıkarmaya başla!" dedi. Telefonu kapatınca, kendi kendime, neden yapmayayım ki, madem kocam da istiyor, hem aslan gibi delikanlı diye düşündüm ve içimde yeniden alevlenen sex isteği ile hazırlanmaya başladım...
Aynaya daha mutlu bakıyordum. Banyoya girdim ve her yerimi traşladım, özellikle amımı kaymak gibi yaptım. Kaynımı düşünerek amımı okşayıp orgazm olduktan sonra duşumu aldım ve çıktım banyodan. Saçlarımı yaptım, kısa dar eteğimi giydim, en güzel parfümümden bolca sıktım üstüme ve kaynımı beklemeye başladım.
Derken aşağıdan zili çaldı, "Yenge benim, hadi in, arabada bekliyorum." dedi. Ben de, "Yukarı gel, daha erken, birer kahve içelim de öyle çıkarız!" dedim. Arabayı park edip yukarı çıktı. Kapıyı açtığımda, "Oooo yenge, bu ne hal, çok sexy görünüyorsun, düğüne gidiyorsun desem öğlen vakti düğün mü olur?" diye keyifle içeri girdi.
Kahvesini verdim, karşılıklı içerken iş yerinde işler nasıl gidiyor falan konuşurken, kaynımın gözleri sürekli bacaklarıma takılıyordu. Bu güne kadar hiç dikkat etmemiştim, ama pantolonun önü de bir hayli şişkin duruyordu. Ben de yavaş yavaş bacaklarımı açıyor, gülücükler atıyordum...
Kahvelerimiz bittikten sonra kaynım, "Yenge çıkalım da seni gideceğin yere götüreyim, geç kalırsam abim bana kızar." dedi. Evden çıktık, yola koyulduk. Arabada parfümümün kokusu her yeri sarmıştı. Çaktırmadan bakıyordum ve kaynımın önünün gittikçe kabardığını hissedebiliyordum. Kaynıma, "Annen merak ediyor, ne yaptın, düzgün bir kız arkadaşı buldun mu kendine?" diye sorduğumda, "Aman yengeee, sen de başlama annem gibi, ben daha evlenmek istemiyorum!" dedi.
Ben de, "Sadece kız arkadaşın var mı diye sordum, evlen mi dedim sana?" diyerek güldüm. Kaynım da gülerek, "Yenge kaç tane istiyorsun? Biliyorsun burası Almanya, pabuç değiştirir gibi sevgili değiştiriyorum!" dedi. Ben de şakasına, "Bana baak, sakın gavur kızlarından çocuk mocuk yapayım deme haa!" dedim. Kaynım, "Merak etmeyin yav, Alman kızlarıyla sadece eğleniyorum, iyi bir Türk kızı buluncaya kadar evlemem!" dedi. "Peki, nasıl birisini istiyorsun?" diye sordum. O da, "Senin gibi sexy olsun yenge!" dedi. "Canım benim!" deyip kaynımın yanağının dudağına yakın yerine bir öpücük kondurdum.
Bu arada günün yapılacağı evin önüne gelmiştik. Kaynıma, "Çok kalmayacağım zaten, ben seni ararım, gelir beni alırsın!" dedim ve arabadan indim. Ben apartmana girene kadar kaynım gitmedi, kesin arkamdan götümü seyretmek için durdu. Kaynımı etkilemiştim :)) Yukarı çıktım, günün yapıldığı eve girdim. Sohbet mohbet, çaydı pastaydı derken, bir süre sonra kocam aradı beni, "Nasılsın canım, iyi misin?" diye soruyordu. Ben de, "Evet iyiyim, gündeyim, birazdan Hakan gelip alacak beni." dedim. Kocam, "İyi iyi aşkım, dediklerimi unutma sakın!" diyerek telefonu kapadı. Gün daha devam ederken ben izin istedim. Arkadaşlar, "Ne o ya, daha erken!" falan dedilerse de, ben kaynımı aradım gelsin diye. Aklım kaynımın yarağındaydı, onu içime alacaktım, düşündükçe amım ıslanıyordu, aylardır yanan amım sanki iflas etmişti ve sikilmek istiyordu...
Kaynım gelip telefonumu çaldırdı. Hemen indim aşağı. "Yenge çok kalmadın?" dedi. Ben de, "Amaan, uyuz karılar, hep aynı şeyler, sıkıldım! Ama belki sen beni güzel bir yere, birşeyler içmeye götürüsün?" dedim. "Tamam yenge, iyi bir yer biliyorum, gidelim, ama fazla durmayalım yoksa abim kızar bana." dedi. "Ne kızacak? Benlesin! Ben birazdan abini arar söylerim, yoksa beni atlatmak için mi öyle diyorsun?" dedim. "Yok be yenge, seninle saatlerce kalabilirim, ama abimi biliyorsun!" diye güldü. Güzel bir Cafeye götürmüştü beni. Birer duble Wiski ısmarladık, içeceklerimiz geldi. İçerken ben özellikle dirseklerimi masaya koyup öne doğru eğiliyordum. Göğüs dekoltem de açıktı zaten, kaynımın gözü memelerime takılıyordu sürekli. İkinci dubleleri içerken ben lafı kocamın şeker hastalığına getirmiştim. Kaynım da, "Evet yenge, abim çok sinirli oldu bu aralar." dedi. Ben de, "Biliyor musun asıl sinirli olma sebebini?" dedim. Kaynım da, "Nedir yenge?" dedi. "Çünkü abinin artık şeyi..." dedim ve sustum.
Kaynım, "Anlıyorum yenge, doktor abime demişti zaten, zamanla erkekliğini yitirebilirsin diye." deyince, gözlerim gözlerine takılmıştı. Bir iki dakika susukun bir şekilde birbirimizin gözlerine dalıp gittikten sonra kaynım, "Sana da üzülüyorum yenge, bu genç yaşında..." dedi. Ben de, "Olsun, ben abini seviyorum, ne olursa olsun o benim kocam. Ama madem laf açıldı, konuşuyoruz, bazı şeyler daha anlatacağım, ama bak aramızda kalacak kesinlikle, söz mü?" dedim. "Evet yenge, söz!" dedi. "Abin benim bir başkası ile yatmama bile razı!" dedim. Kaynım, "Neee!!!" diye afalladı. "Valla razı, hatta çok istiyor, ama ben istemiyorum, çünkü abini seviyorum!" dedim. Kaynım, "Yenge abim de seni düşündüğü için istiyor bunu bence!" dedi. "Evet beni düşündüğü için tabii, ama ben bir başkası ile yapamam ki..." falan dedim. Tam o sırada kocam aradı, ben de kocama, "Hakan'a el koydum bu gün, çocuğa kızma!" dedim. Kocam da, "Hadi seni göreyim, bu işi yap bu gün!" dedi ve kaynımı istedi telefona. Kaynıma, "Fazla iş yok şu anda, gelmene gerek yok, yengeni gezdir, eğlendir, yengenin gönlünü yap!" dedi...
Birer duble daha içip çıktık Cafeden. Evin önüne geldiğimizde kaynım, "Yenge görüşürüz!" dedi. Ben de, "Yukarı gelsene canım, konuşalım biraz daha!" dedim. "Tamam yenge!" deyip arabayı parketti ve yukarı çıktık. Merdivenlerden çıkarken yine götümü seyredeceğini bildiğim için yavaş yavaş ve götümü kıvıra kıvıra çıktım. Eve girince kocamın Wiskilerinden birini açıp birer duble doldurdum. Benim gözüm onun kabarık yarağındaydı, onun gözleri de göğüslerimle bacaklarımın arasında geziniyordu. Biliyordum, kaynım da o anda benle sikişmek istiyordu, ama nasıl başlayacaktım, onu bilmiyordum. "Hakan..." dedim. "Evet yenge?" dedi. "Ben..." dedim. "Evet yenge?" dedi, ağzımdan çıkacak kelimeleri heyecanla bekliyordu. "Biliyor musun..." dedim, ama takılıp kalmıştım, bir türlü nasıl söyleceğimi bilemiyordum, numaradan ağlamaya başladım...
Kaynım hemen yanıma geldi oturdu, "Yenge ne oldu, neden ağlıyorsun?" diye beni teselli etmek için. Ben cevap vermeden başımı omzuna koydum. Mis gibi kokusu vardı. Birden başımı kaldırdım, "Hakan beni öp!" dedim ve dudaklarına yapıştım. Kaynım şaşırmıştı ama yine de öpüyordu beni. Beş dakika kadar ateşli bir şekilde öpüştükten sonra, "Hakan, yengeni bir başka erkeğin sikmesini ister misin?" diye sordum. "Hayır! Asla!" dedi. "O zaman sen sik beni, beni sen tatmin et, beni başka erkeklerin kollarına itme!" dedim. Kaynım salmıştı kendini, "Yengem benimmm! Ben varken sana erkek sinek bile kondurmam!" diyerek boynumu boğazımı öpüyor, yalıyordu artık. Yavaşça elini memelerime attığında benim de kalbim küt küt atıyordu. Memelerimin ucu dipdiri, taş gibi olmuştu. İkimiz de çok heyacanlı ve bir o kadar da ürkektik. Bir süre bu şekilde seviştikten sonra birden kaynımın kucağına çıktım oturdum ve bluzümü soyunup sütyenimi çıkarıp attım, memelerimi kaynımın ağzına verdim. Kaynım memelerimi öpüp yalayıp emerken ben de saçlarını okşuyordum. Eteğim sıyrılmış, bacaklarım onun belindeydi...
Sonra birden beni kucakladı ve yatak odasına götürdü, yavaşça yatağa bıraktı. Artık konuşmuyor, sadece sevişiyorduk. Elleri memelerimi yoğururken, dudakları dudağımda, dili ağzımın içinde öpüşüyorduk. Yavaşça elini ıslak ve ateş gibi yanan amıma götürdü. Amımın suları tanga külodumu bile ıslatmıştı. Önce eteğimi çekip çıkardıktan sonra tangamı çekti çıkardı bacaklarımdan. Külodumu yüzüne götürüp kokusunu içine çekti, "Ohhhh mis gibi kokuyor!" deyip kenara bıraktıktan sonra amıma eğildi. Dilini amıma değdirdiği an heyecandan ölecek gibi oldum. Kaynım ustaca yalıyordu amımı. Amımın dudaklarını vantuz gibi ağzına çekiyor, dilini amımın deliğinden içeri itiyordu. Amımı yalarken durmadan, "Offff yengem, yerim ben senin amını!" diye mırıldanıyordu. Kaynım beni ağzıyla orgazm ettikten ve amımın sularını yalayıp yuttuktan sonra, marifetli ağzını biraz daha aşağılara kaydırıp, "Süpersin yengemmm, mis gibi kadınsın!" diyerek göt deliğimi öpüyor, dilini büzüğüme sokuyordu. Kocam da iyi am yalardı, fakat daha hiç götümü yalamamıştı.
Artık dayanamıyordum, birden doğruldum ve kaynımın elbiselerini parçalarcasına çıkardım. Boxerini de çıkardığımda damarlı ve oldukça iri siki taş gibiydi. Eee, 22 yaşında, sağlıklı genç siki tabii, öyle de olması gerekiyordu! Hemen sikine yumuldum ve dakikalarca yaladım emdim sikini. Bir an önce bu muhteşem yarağı içimde istiyordum. "Koçum hadi artık beni sikmeni istiyorum, ne olur sik beni artık!" dedim. Kaynım beni sırt üstü uzatıp üzerime yanaştı. Dudaklarımı öperken alttan da yarağının mantar gibi başı yavaşça içime girmişti. Uzun zaman olmuştu amıma yarak girmeyeli, zevkten deli gibiydim, sanki ilk defa sikiliyor gibi heyecanlıydım. Kaynımın o kalın damarlı kütük gibi yarağı amımı yararak ilerlerken ben de zevkten inliyordum. Hepsini sokup ta taşakları amımın dudaklarına değdiğinde, yarağının başı da mideme baskı yapıyordu...
Birkaç saniye sonra kaynım ağır ağır sokup çıkarmaya başlamış, sonradan da hızlanmıştı. İki dakika geçmeden ben tekrar orgazm oldum. Kaynım ise pompalamaya devam ediyor, ben çıldırıyordum, "Sik erkeğim, canımm benimm, ohhhhhh bee, ne kadar güzel birşey buuu! Sikicim, erkeğim, sik yengeni, bir başkasına siktirme bu amı, ben sizin amınızım, koçummm benimmm, ohhhhh!" diye inliyordum. On dakika daha amımı pompaladıktan sonra kaynım birden kasıldı ve öylece durdu. Kesik kesik fışkırıyordu dölleri içime. Son damlasına kadar boşalarak üzerimden inip yanıma uzandı...
Biraz dinlendikten sonra, "Yenge, bu yaptığımız doğru muydu?" diye tereddütünü dile getirdi. Ben de dudaklarına yapıştım ve "Aşkım sen yapmasan başkası sikecekti, ben bu evin amıyım, sizin amınızım, tabii ki sen sikeceksin!" diyerek öpüyordum. Biraz öpüştükten sonra elimi yarı canlı sikine attım ve okşamaya başladım. Sonra da eğilip ağzıma aldım.
Emerken siki ağzımda büyümeye başlamıştı. Kaynım, "Yengemm benimmm, harikasın sennn..." diye mırıldanıyordu. Kaynımın siki yine kıvama gelmişti. Domaldım bu sefer, istiyordum ki o koca sik amıma arkadan girsin. Kaynım da çekingenliğini atmış, artık ustaca sikiyordu amımı, ben de sikişin tadını sınırsızca alıyordum. Aylardır sikilmeyen amım, kaynımın, genç sikicimin yarağı ile coşmuştu, "Hakanımm, sik beni koçummm, doyur yengeni!" diye kaynımın altında zevkten kıvranıyordum...
Aylardır yaraksız kaldıktan sonra, sikişin ve yarağın tadını kaynımla yeniden almıştım. Artık nerdeyse her gün kaynımla sikişiyorum. Bunu bana yaşatan anlayışlı kocama teşekkürler ediyorum :)
Telefonun Şarjı Uymasada Kendi Uydu Bana
Selam herkese, ben İzmirden Aylin. Yandaki boş daireye bekar bir erkek taşındığında, ilk önce öğrenci sanmıştık. Sonra komşulardan öğrendiğimize göre meğersem işadamıymış, İzmire de iş için gelmiş ve buraya yerleşmiş. Komşumuz genç ve yakışıklı birisiydi. Aramızda ufaktan ufaktan selamlaşmalar falan derken, gittikçe merak etmeye başladım. Biz kadınlar meraklıyızdır, adam yakından neye benziyor, evinin içi nasıl döşenmiş falan diye merak ederiz. Birgün Cep telefonumun şarj aletini bulamadım ve kocam da işe gitmişti. Komşumun şarj aletini ödünç istemek için kapısını çaldım. Beni içeri davet edip, “Bende bu var.” diyerek kendi telefonunun şarj aletini getirdi. Fakat markaları farklıymış, benimkine uymadı. Teşekkür edip, etrafa bir göz atıp çıktım. Böylece merakımı da biraz da olsa gidermiştim.
Bir keresinde gece vakti, seslerden anlaşıldığı üzere yan daireye misafir gelmişti. Gelen misafirin sesinden bir bayan oldğunu anlayınca, kocam da merak etti ve suların akıp akmadığını sorma bahanesiyle komşunun kapısını çaldı. Kocam geri geldiğinde anlattı, komşumuz kocamı gayet hoş karşılamış, “Çok efendi birisi!” dedi. Herneyse, yatma vakti gelince biz yatakodamıza geçtik. Kocamla iyi bir sex hayatımız var (en azından ben öyle sanıyordum!), hemen hemen her gece sikişiriz, güle eğlene boşalırız. O gece yine kocamla çılgınca seviştik ve sikiştik, kocam her deliğimi doldurdu. Gecenin ilerleyen saatlerinde yan daireden deli gibi inleme sesleri geliyordu. Yatak odalarımız bitişikti ve Müteahit malzemeden kıstığı için ara duvarlar inceydi. Kocam acayip kıskanç birisi olduğu halde, “Helal olsun bizim komşuya, adamda nebiçim bir yarak varsa, iyi vuruyor, dağıttı kadını resmen!” dedi. İçim bir acayip oldu, amım ıslanmıştı resmen. Kocamın kucağına çıktım, komşumu hayal ederek birkez daha amıma vurdurdum.
Komşumuz kirli sakallı, kara kaşlı, kara gözlü tatlı bir çocuktu, beni her gördüğünde selam verir, boynunu aşağı eğerdi, çok efendiydi, ama sürekli evine farklı bayanlar gelirdi. Gelen bayanların kaliteli olduğu belliydi, sıradan kadınlar ve Orospu değillerdi. Her misafiri geldiğinde yatakodasına geçer dinlerdim, duvara kulağımı yapıştırmaya gerek kalmazdı, gelen kadınlar öküz gibi böğürür, “Çok kalın, yavaş gir!” deyip, sonra, “Canım yanıyor ama, sik, çıkarma içimden!” diye bağırırdı. En çok hoşuma giden ise, dışarıdan çok efendi gözüküp, yatakta da tam biz azgın olması ve gelen kadınları sikerken küfürleşmeleriydi. Artık gelen kadınları kıskanmaya ve ilk defa kocamdan başkasını arzulamaya başlamıştım. Kararımı vermiştim, ne yapıp edip ben de kendimi komşuma siktirecektim...
Komşum Pazartesi günleri sabahtan işe gitmiyordu. Kocam kahvaltısını yapıp işe gider gitmez, komşumun kapısını çaldım. Selamlaştıktan sonra, “Bizim uydunun çanağı dönmüş galiba, görüntü yok, müsaitseniz sabah proğramını sizde izleyebilirmiyim?” dedim. “Tabi, buyrun!” deyip içeri davet etti. Sıradan giyinmiştim, ama vücudumun hatları belli oluyordu, altımda pembe renkli dar eşofman, içime beyaz tanga külot giymiştim, göğüslerime dantelli bir sütyen takmıştım, üstümde de askılı bir tişört vardı (90'lık göğüslerim dimdiktirler, kalçam biraz dışardadır ve amım da etlidir). Neyse içeri girdik, onda da lacivert bir eşofman ve beyaz bir tişört vardı. Eşofmanından sikinin iriliği belli oluyordu, inik siki eşşek siki gibi sarkmıştı. Benim istediğim kanalı açıp, iki dakika izin istedi, odaya geçip altına Kot pantolon giyindi geldi. İçimden keşke Kotu giyinmeseydi diye geçirmiştim, amım şimdiden sulanmıştı.
Komşum çay yaptı getirdi, birlikte oturduk TV izlerken, aynı zamanda da sohbet etmeye başladık. Sıcakkanlıydı. Sohbet bayağı ilerleyince, “Çok çalışıyorsunuz...” dedim. “Nereden biliyorsunuz?” deyince, “Sürekli işe gidiyorsunuz, bazen eve geç geliyorsunuz, evde olduğunuz zamanlar da eve iş getiriyorsunuz galiba?” dedim. “Yok yanılıyorsunuz, hayatta eve iş getirmem!” dedi. “Öteki işlerden bahsediyorum! Bazı geceler sabaha kadar yatakodanızdan sesler duyuluyor!” dedim. “Haaa!” dedikten sonra başını öne eğdi ve “Rahatsızlık verdim sanırım, özür dilerim!” dedi. “Hayır, özür dilemenize gerek yok, aksine hoşuma gidiyor!” dedim. “Pardon anlayamadım?” dedi. Bacaklarımı araladım ve Kotunun üzerinden belli olan kabarık sikine işaret ederek, “Çok mu büyük?” diye sordum. Niyetimi anlamıştı, “Buna kendin karar ver!” diyerek kalktı yanıma oturdu. Elimi sikine attım ve “Kot pantolondan tam hissedilmiyor!” dedim...
“Dur ozaman eşofmanı giyeyim tekrar!” dedi. “Onu da giyinmeseniz?” dediğimde, “Yok, yiyişmeden öyle hemen vermem eline!” dedi, gitti eşofmanını giyindi geldi, tekrar yanıma oturdu. Elimi attığımda zaten iri olan siki daha da büyümeye başladı. Böyle birşey olamazdı, siki okadar kalındı ki, elimle kavrayamıyordum sikini. Kucağına çıkmak istedim, “Hayır, daha değil!” dedi ve saçlarımdan tutup çekti. Sonra dudaklarıma yumuldu. Resmen dudaklarımı ısırıyor, dilimi emiyor ve arada bir de ağzımın içine tükürüyordu. Tişörtümü çıkardı, boynumu emiyordu, “Morartma lütfen!” diyebildim sadece. Sütyenimle ise hiç uğraşmadı, Caart! diye yırttı. “Ben de sert seviyorum, ama kocam yapamıyor!” dedim. “Sert sevdiğini biliyorum, bazı geceler sizin de sesiniz bana geliyor ve daha sert sik dediğini duyuyorum!” dedi. “Peki sen beni daha sert sikebilirmisin?” dediğimde, “Birazdan görürsün!” dedi...
Göğüslerimle uzunca ilgilenip, yalayıp emdikten sonra alt taraflara indi. Eşofmanımın üstünden amcığımı ağzına alıyor, ısırırıyordu. Amımdan akan sularla pembe eşofmanımın önü resmen sırılsıklam oldu. Eşofmanımı çıkarıp tanga külotumu gördüğünde, “Evet, işte bu!” dedi. “Ne oldu?” dedim. “Tanga hastasıyım, beni acayip tahrik ediyor, çıkarmadan sikebilirim!” dedi. “Beni de senin siktiğin kadınları inletmen tahrik ediyor!” dedim. “Merak etme seni de inletecem!” diyerek tangamı kenara çekti ve amcığımın kenarlarını bayağı bir yaladı, öptü. Tadını çıkarıyordu. Ben kocamın amımı böyle yaladığını görmemiştim, kocam iki diller, direk sikerdi. Fakat komşum hiç bıkmadan ve ara vermeden yarım saat falan yalamış ve ben bu arada defalarca boşalmıştım. Sıra amımın dudaklarına geldi, amımın dudaklarını emiyor, dişleriyle kıstırıp çekiyor, sündürüyordu. “Dilini amıma sok!” dediğimde, “Hayır, oraya yarrağım girecek!” dedi ve en zevk aldığım yeri, yani Klitorisimi emmeye başladı. Klitorisime hafiften dişlerini batırdığında resmen götüm koltuktan ayrıldı, havalardaydım. Okadar iyi yapıyordu ki, dişlerinin değmesine rağmen acıtmıyordu (kocamın diliyle acıttığını bilirim).
Okadar zevk alıyordum ki, biran önce sikilmek istiyordum, “Hadi sik artık!” dedim. “Dur daha var!” dedi ve kalçalarımı havaya kaldırdı, dilini götümün deliğine dayadı. Yok böyle bir zevk yaa, kaç yıllık evliyim ve o kocam olacak Orospu çocuğu bunu hiç yapmadı, götümü yalamadan, parmaklamadan direk sikini götüme sokup, götüm dar olduğu için de fazla dayanamaz, hemen boşalırdı. Yani götümün sikildiğinden birşey anlamazdım. Fakat komşum kocam gibi değildi, götümü parmaklıyor, büzüğümü emiyor, vantuz gibi içine çekiyor, götümün deliğine tükürüyor, tekrar yalayıp emiyordu...
Götümü yalamayı bırakıp soyundu ve baş ucuma geldi, sikini ağzıma dudaklarıma uzattı. Siki etliydi, kafası mantar kafası gibi kocaman, gövdesi damarlıydı. Çok uzun değildi, ama fazlasıyla kalındı. Saçlarımdan tuttu, “Aç ağzını Orospu!” diyerek gırtlağıma kadar soktu ve ağzımı sikmeye başladı. “İyi aç ağzını amcık ağızlı karı!” dedikçe ben daha bir iştahla alıyordum ağzıma. Sonra bacaklarımı omuzuna aldı, sikinin kafasını amımın deliğine dayadı fakat sokmadı, göğüslerimi yalıyordu. “Soooook!” diye yalvarıyordum, resmen yarrak hastası etmişti beni. Sinirimden bir tokat attım ve “Sok artık! Sen başka karıları sikerken, sikini amımda hayal edip amımı parmaklamaktan bıktım!” dedim. “Yarrak mı istiyorsun Orospu? Al sana yarrak!” deyip öyle bir dayadı ki, ben amımın her gece kocamla sikiştiğim için geniş olduğunu ve kocamın oyüzden dar olan götümden zevk aldığını düşünürdüm, meğersem amım geniş değil kocamınkı ufakmış.
Komşum amıma kalın yarağını köklediğinde nefesim kesildi ve yutkunamadım. Böyle enteresan birşey olamazdı yaa, kalın yarağı amımı tamamıyla doldurmuş, amımın hava alacak yeri kalmamıştı. Bu yetmiyormuş gibi, bir de taşaklarını da sokmak istercesine kanırtınca, amım resmen yırtılıyor sandım. Acı ve zevki aynı anda hissediyordum. Parmaklarımı ağzına almış, parmaklarımı emerek alttan da amcığımı hızlı hızlı pompalayarak sikiyor, bazen de iyice hayanlaşıyor, göğüslerimi koparacakmış gibi sıkıyordu. Sonra beni yan çevirdi ve sikmeye devam etti. Amcığım sikilmekten Hamburger gibi olmuştu. Okadar tatlı sikiyordu ve ritimleri harikaydı. Ben bir yandan ardı ardına orgazm oluyordum, biryandan da, “Vur aşkım! Vur erkeğim! Vur kocacığım!” diye inliyordum...
20 dakika sonra sikilmekten artık amım uyuşmuş, halim kalmamış, “Yeter aşkım, pilim bitti! Sen de boşal!” diye yalvarmaya başladım. Komşum da, “Senin pilini öyle bir şarj edecem ki, en az bir hafta gidecek!” diyerek birden yarağını amımdan çıkarıp beni ters çevirip domaltması bir oldu. Sonra götümün deliğine tükürüp yarağının başını dayadı ve kanırta kanırta yüklenerek, hepsini sokana kadar abandı. Ben tabii, o siktiği kadınlar gibi, öküz gibi böğürüyordum ve “Çok kalın, yavaş, dur biraz, yırttın götümü!” diye yalvarıyordum. Komşumsa, “Sus amına koduğumun Orospusu, sert sikilmek istiyordun, al sana sert!” diyerek, beni osurta osurta götümü sikmeye devam etti. 15 dakika bu şekilde götümü siktikten sonra götüme boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında, götümün deliği öyle bir genişlemiş ve açılmıştı ki, abartısız Rakı bardağı rahat girerdi!
Öğleye doğru komşum işe giderken, ben de perişan birşekilde evime gittim. Amım götüm sızlıyordu resmen. Akşam kocam da doğal olarak (her geceki gibi) sikişmek isteyince, çok hastayım mazaretiyle, kocamı ağzımla boşalttım. Komşumun şarjı gerçekten bir hafta gitti, yani kocamı bir hafta boyunca her gece ağzımla boşalttım. Amımın ve götümün sızısı bir hafta sürdü!
Sexy video
Solo anal shows🔥👈
💋👅🍑
Beautiful
Hit her right in that black-eyed Sally.
Like An Ocean Wave That'S Bumped On The Shore
i need a gf i think :(
Almanya'da Raydan Çıktım! (4)
Kocam Almanya'ya gelince önce fabrikaya yakın bir yerde apart daire tuttuk. Bir de kocama bilerek aynı bölümde iş bulmamıştık, fabrikanın diğer ucunda çalışıyordu, yani gün içerisinde birbimizi pek görmüyorduk. Ahmet ile ise her gün beraberdik zaten. Ahmet ile kocam arkadaş oldu. Ahmet kocamın yüzüne, "Kanka!" diyor, ama kocamdan habersiz beni sikerken kocamı aşağılıyor, "Amına koduğumun boynuzlusu!" diyordu :) Kocam ile de sikişlerim devam ediyordu tabii, ama kocama karşı artık hiç sevgi duymuyordum. Sanki kocam Ahmet idi ve ben onu Murat'la aldatıyor gibi hissediyordum...
Bir ay sonra Ahmet ne yaptı etti sağ tarafında bulunan evi de bize ayarladı. Ben ilk başlarda karşıydım buna, sonuçta aylardır köyün orospusu gibiydim, ama Ahmet'in ikna kabiliyeti çok yüksekti. Ahmet, "Kira zamanı geldi!" deyip beni gün içinde fırsat bulup Felix'e gönderiyor, siktiriyordu. Zaten köy 10 dakikalık mesafedeydi, koşa koşa gidip Felix'in altına yatıyordum. Benim sayemde Ahmet hiç kira ödemiyordu :)
Sonradan kocam da Felix'le tanışıp arkadaş oldu. Hatta Felix hafta sonları kocamı balığa götürüyor, Ahmet te beni bu sayede rahatça sikebiliyordu. Bazen de kocama ek mesai verdirtip, beni kirasını sikişerek ödediğim evine atıp sikiyordu. Kocam ise hiçbir şey farketmiyordu. Ahmet birkaç kez de kez kocamla alkol alırken kocamın içkisine ilaç atıp uyutup beni kocamın yanı başında sikmişti. Çok riskli bir durum olduğundan çok korkuyordum, ama Ahmet sikini bana soktuktan sonra büyüleniyordum, kocam uyansa ve bizi görse umursamaz hale geliyordum. Bazen de fırsat bulamıyorduk ve çok azgın olduğum dönemler kocam uyurken bile balkondan atlayıp Felix'in evine geçiyor ve Ahmet'le orada sikişiyordum. Hele ki hafta sonuna denk geldiysek Felix'e kıyak yapıyor, iki erkeğimin arasında tost oluyordum :)
Neredeyse bir yıldır bu şekilde devam ediyorduk. Kocamın boynuzu arşa yükselmişti, ama bundan hiç haberi yoktu. Ama o sene haziran ayında adet günüm geçmişti, korkmaya başladım. Her ne kadar korunuyor da olsak, bazen azgınlıktan falan kaçamaklar oluyordu. Hemen test yaptım ve hamile olduğumu öğrendim. Büyük ihtimalle de bebek Felix'tendi. Çünkü Ahmet o dönem çok sık Almanya içi görüşmelere gitmişti ve ben de Felix'le sikişmiştim...
Hamile olduğumu Ahmet'e söylediğimde hiç panik yapmadı. Bense aşırı panikteydim, çünkü kocam içime boşalmazdı, çocuk hiç istemiyordu, hep garantiye alırdı. Ahmet, "Ben çözeceğim, merak etme. Önce bir doktora gidip kaç haftalık olduğunu öğrenelim!" dedi. Böylece 6 haftalık hamile olduğumu öğrendik. Ben de şüphede kalmıştım, bebek Ahmet'in de olabilirdi. Doktordan çıkışta benim telaşımı gören Ahmet, "Sakin ol, daha süremiz var, benim Türkiye'de doktor bir arkadaşım var, Selim, kürtajla alır bebeği, 5 dakikalık iş!" dedi. Ben de, "Türkiye'ye mi gideceğiz? Hastanede sorun çıkmaz mı, evliyim, kocamdan onay imza falan istemezler mi? Hem pahalı mıdır işlem?" dedim. (Çok bilgim yoktu bu konularda).
Ahmet hınzırca gülerek, "Pahalı olsa bile çözümü basit, Selim'e de bir kıyak yaparsın!" dedi. "Yuh artık Ahmet!" dedim. Ahmet'le arabadaydık bunları konuşurken, hemen bahsettiği doktor arkadaşı Selim'i aradı. Kısa bir hoşbeşten sonra, "Sana yine işim düştü kardeşim, benim orospu hamile kalmış, onu çözmemiz lazım!" dedi. Selim, "Çözeriz, çözeriz!" dedi. (Araba içinde konuştuğundan tüm sohbeti ben de dinliyordum). Selim, "Sen bana orospunu gönder bakayım, nasıl hamile kalmış önce bana göstersin!" dedi gülerek. Ahmet, "Göndereceğim merak etme, ama 6 haftalık hamile, hemen çözmen lazım!" dedi. Selim, "Sıkıntı yok, yarın benim Sancaktepe'deki eve gönder, kalsın bir hafta bende, daha süremiz var 10 haftaya kadar, hatta sonrasını bile çözeriz, merak etme bu süre zarfında iyi bakarım ona!" dedi.
Ben (Olmaz, olmaz!) diye el hareketi yapıyordum arabada. Ahmet ise, "Bu öyle bildiğin orospulardan değil lan, kocası öyle salmaz bunu!" dedi. Selim, "Neee, bir de evli mi, orospuya bak sennnn! O zaman kesin göndereceksin bana!" dedi. Ahmet, "Çok kalamaz orada kanka, yanımda çalışıyor Almanya'da, kocası da burada!" dedi. Selim, "O zaman yarın gönder bana. Hafta sonu geliyor, ben de buradaki işleri ayarlarım, önümüzdeki pazartesi benim hastanede alırız bebeği!" dedi. Ahmet, "Tamam kanka, yarın göndereceğim sana, bak bu orospu benim için önemli, ona iyi davran!" dedi. Selim de, "Merak etme kanka!" dedi ve kapattı telefonu.
Ben dinlediklerim karşısında şok içerisindeydim. Tam bir orospu gibi hissediyordum kendimi. Ahmet, "Bakma bana öyle, başka çaremiz yok. Hem iki gün tatil yaparsın. Selim iyi biridir, ama çok fetişi vardır, ne isterse yap yoksa kürtaj sıkıntıya girer. Merak etme seversin sen de, keyfini çıkar bir de!" dedi. Korkudan ve endişeden titremeye başlamıştım. Ahmet bana sürekli, "Sakin ol ya!" diyordu. Ben de, "O zaman sen de gel madem hafta sonu, beni yalnız bırakma!" dedim. Ahmet, "Yarın olmaz, işler var, ama cumartesi veya pazar gelirim belki!" dedi. Ben off çekiyordum sürekli. "Ee, kocama ne diyeceğiz?" dedim. Ahmet, "Ben seminer falan birşey uydururum, merak etme!" dedi...
Bir sonraki güne bana uçak bileti ayarladı. Hiç birşeyden habersiz kocam seminere gidiyormuşum gibi beni akşam havalimanına bıraktı. Ahmet bana Selim'in telefon numarasını vermişti, inince Selim'i aradım. Beni havalimanına lüks arabasıyla karşılamaya geldi. Adam aşırı esmer tenliydi, boyu Ahmet kadar uzundu ve aynı yaşlardaydı, ama benim tipim hiç değildi. Beni görünce, "Fotoğraflarından daha güzelsin!" dedi.
(Ahmet birçok kez benim fotolarımı hatta kısa kısa videolarımı çekmişti. Aslı hep çektirmiş, Felix'de bile vardı Aslı'nın fotoları ve videoları, beni de bir şekilde ikna etmişlerdi, ben de yüzüm gözükmediği sürece izin vermiştim. Fotolarda beni sikerken sadece amım götüm gözükürdü, yani kocamdan, Ahmet'ten ve Felix' başkası kim olduğumu anlamazdı. Aslı kadar cesur değildim ve buna sadece üçümüzün arasında saklı kalması şartıyla izin vermiştim).
Epey utanmıştım Selim'in de fotolarımı görmesinden. Selim yol boyu Ahmet'le arkadaşlığı hakkında konuşuyordu. Bana Ahmet'le ne zaman tanıştığımızı falan sordu. Sonra kocamdan bahsetmeye başladı, Ahmet'ten duymuş birşeyler. Selim'in sorduklarını cevaplıyordum, ama utançtan ve tedirginlikten dolayı yüzüne bakamıyordum. Kısa bir elbise giymiştim, bacaklarım ortadaydı, Selim elini bacaklarıma atıp okşamaya başladı. Ben tepkisiz haldeydim. Bakacaklarımı okşarken de, "Ahmet bana ne kadar cilveli olduğundan bahsetti, ama sanırım sadece ona cilve yapıyorsun?" dedi. Selim'e bakıp gülümsedim. Selim de, "Ha şöyle gül ya, ben somurtan orospudan hiç hoşlanmam. Gerçekten çok güzelmişsin, aç bakalım iyice bacaklarını!" diyerek elini amcığıma götürdü ve okşamaya başladı. "Elbiseni yukarı çek!" dedi ve dediğini yaptım...
Artık amcığım sulanmıştı, gözlerim kapalı hafif hafif inliyordum, yavaştan kıvama gelmiştim. Külodumun kenarını çekerek, "Çıkar şunu!" dedi. Hemen külodumu ayak ucuma indirip çıkardım. "Koltuğunu da iyice geri al, ayakabılarını da çıkar!" dedi. Dediklerini yapıp koltuğa iyice yaslandım. Bacaklarımı iyice kendime çektim. Daha tanışalı yarım saat olmamıştı Selim'le, ama eli daha şimdiden amcığımda geziyordu. "Hemen ıslandın orospu, koltuğu ıslatacaksın!" deyip elini amcığımdan çekti. Sonra çoraplarımı da çıkarttırdı. Ayaklarımı kendine doğru çekip öpmeye, ayak parmaklarımı yalamaya başladı...
O sırada kocam arıyordu, ona indiğimi söylemeyi unutmuştum. Aramasına cevap vermeyip mesaj yazdım, "Uçak daha yeni indi, halen uçaktayım, otele geçince ararım!" dedim. Selim hemen, "Kimdi o, kocan mıydı?" dedi, "Evet!" dedim. Selim, "Bak şu işe arkadaş! Hem evlisin, hem de karnında başkasının çocuğunu taşıyorsun, şimdi de bana orospuluk yapıyorsun. Ben sizin gibi orospular yüzünden evlenmiyorum. Hadi eve varana kadar biraz masaj yap!" diyerek ayaklarımı kotunun yani sikinin üstüne koydu. Ayağımla kotun üstünden okşarken onun da kalın bir siki olduğunu hissettim, çok sertti, demir gibiydi. Bunu yapmak benim de çok hoşuma gitmişti. Baya gevşemiş ve azmıştım. Azdığım zamanlar kendimi fena kaybediyordum, herşey yapabilir duruma geliyordum.
Selim'e de ısınmaya başlamıştım, "Çıkartmamı mi ister misin?" dedim. "Neyi, sikimi mi?" dedi. Ben de, "Evet!" diyerek hemen kemerine yöneldim. O an yüz yüze geldik. Çenemden tutup dudaklarıma bir öpücük kondurdu ve "Ha şöyle, bana bütün hünerlerini göster!" dedi. Kotundan sikini çıkartıp yerime geçtim ve ayaklarımı sikine sürtmeye başladım. Selim, "Vay orospu vay!" deyip telefonuyla Ahmet'i görüntülü aradı. Ahmet hemen sordu, "Aldın mu orospumu?" diye. Selim de, "Bak orospun bana ne yapıyor!" diyerek arabanın iç ışığını yakıp sikine sürdüğüm ayaklarımı gösterdi. Sonra da beni gösterdi, ama benim gözlerim o kahverengi mor karışımı sikindeydi.
Selim, Ahmet'e, "Dediğin kadar varmış kanka, kaç haftadır işten dolayı sikişmedim, bunun acısını orospundan çıkartacağım!" dedi. Ahmet, "Şimdi orospum sana güzel de bir sakso çeker, kocası çektirmiyormuş, ben öğrettim!" dedi. Bunu duyar duymaz Ahmet'i ikiletmeden hemen saksoya başladım. Selim, Ahmet'e, "Off çok iyi eğitmişsin orospunu, lafını ikiletmiyor. Bundan sonra birşey istersem seni ararım!" dedi. Ahmet de, "Ben tembih ettim ona merak etme. Eti de butu da senin!" dedi ve kapattı. Selim eliyle başımı tutup beni yönlendirirken, "Duydun değil mi Ahmet'i, ne istersem yapacaksın!" dedi. Ben de, "Hıhı!" diyerek saksoma devam ettim.
Çok kalın olması beni kudurtmuştu. Ben ağzıma almaktansa yalayıp öpmeyi daha çok seviyordum. Kalın olunca da gövdesini başını aynı dondurma gibi yalar emerdim. Aynısını yapıyordum şimdi de. Selim'e, "Kaç dakika yolumuz var?" diye sordum. "Çok kalmadı, birazdan varırız!" dedi. Ben de, "Boşalır mısın devam edeyim mi, yoksa eve mi kalsın?" dedim. "Boşalırım ama hepsini yut, tamam mı!" dedi. Eve varmaya yakın boşaldı ve hepsini yuttum.
Kafamı kaldırığım sırada içerisinde villa evler olan lüks bir siteye girdik. Bana torpidodan çıkardığı peceteyi uzattı. Ağzımın kenarını sildim güzelce. Kendi evinin önünde durunca elbisemi düzeltip ayakabılarımı giydim. Selim, "Sormadım sana, aç mısın?" dedi. Akşam uçağı ile gelmiştim, eve vardığımızda saat gece 12'yi geçiyordu. "Yok değilim, ama çok susadım!" dedim. (Zaten heyecandan ve stresten açlık falan hissetmiyordum. Daha yeni tanıdığım bir adamın villasına gelmiştim ve iki gün boyunca karnımdaki çocuğu alsın diye ona kendimi siktirecektim).
Evin içerisine geçtik. Bana buzdolabından su alıp verdi. Birkaç tane pet şişede su daha alıp, "Bunlar da yanımızda bulunsun!" dedi. Evin içi harikaydı, çok zengin olduğu belliydi. Kendimi aynı escort gibi hissettim. "Hadi gel!" dedi ve birlikte yukarı kata çıktık. Kocaman geniş bir yatak odası vardı. Hemen soyunmaya başladı. Adam aşırı kıllı biriydi. Esmer tenine rağmen siyah kalın kılları bütün vücudunda belli oluyordu. Ben ayakta durmuş izliyordum ki, "Hadi sen de soyunsana!" dedi. Güldüm ve soyunmaya başladım. Ayakkabılarmı da çıkartıp çırılçıplak kaldım.
"Gel bakayım şöyle!" diyerek memelerimi ve götümü okşadı. "Çok dirisin, memelerin dimdik, çok iyi!" deyip ayakta okşuyordu beni. Odanın ışığını kısarak loş bir ortam yaptı. Dudaklarıma birkaç öpücük kondurup sonra beni kuçakladı, birlikte yatağa atladık. Yatakta sarmaş dolaş gülüşerek oynaşıyorduk. Elimden geldiğince cilve yapıyordum ona. Sonuçta buraya beni sikmesi için kendi ayağımla taa Almanya'dan gelmiştim. Tipsiz bir herif olsa da, çok zengindi. Odadan baktığımda evin bahçesinde havuzu falan vardı. Ahmet'in dediği gibi keyfini çıkartabilirdim.
"Masaj yapmasını biliyor musun?" dedi. "Çok anlamam ama istersen yaparım!" dedim. Yatağa oturup beni arkasında aldı, "Omuzlarıma masaj yap, bakalım yapabiliyor musun!" dedi. Ben de başladım masaj yapmaya. Sırt bölgesi bile kıllıydı adamın. Baya keyiflenmişti yağtığım masaja. Omuzlarına öpücükler kondurup, "Nasıl, iyi mi?" dediğimde, "Çok iyi yapıyorsun, devam et!" dedi. Ben masaj yaparken kaç yıldır evli olduğumu, kocam hakkında sorular sordu, hepsini cevapladım...
Ellerim yorulunca, "Masaj yapma sırası sende!" dedim ye yatağa yüz üstü uzandım. Götüme sert bir tokat attı. Sonra üstüme çıkıp omuzlarıma ve boynuma öpücükler kondurmaya başladı. Beklediğimden çok daha romantik bir başlangıç olmuştu. Siki göt yanaklarıma değiyordu. Omuzlarımı, belimi okşayarak öperken (kendince masaj yapıyordu) ben de elimi arkaya atıp götüme değen sikini okşamaya başladım. Birkaç dakika boyunca böyle okşadı beni. Sonra beni çevirip bu sefer dudaklarımı, boynumu, memelerimi okşayıp öpmeye başladı. Ben de elimi onun başına koymuş vücudumun her yerine götürüyordum öpsün, emsin diye. Sıra bacaklarıma oradan da ayaklarıma gelince iki ayağımı yanyana tutup yalamaya başladı. Ayak parmaklarımı emiyordu resmen, "Son zamanlarda gördüğüm en iyi ayaklar!" dedi.
Sonra ayaklarımı sikine götürüp sürtünmeye başladı. Sikinden akan zevk sularından ve yalayıp emdiği için ayaklarım sırılsıklam olmuştu. Ben de bir yandan klitorisimle oynuyordum. Ayaklarımla işi bitince amcığıma dil atmaya ve parmaklamaya başladı. Çok iyi değildi bu konuda. Sürekli canımı acıtıyordu. Bana, "Hadi, sıra sende!" diyerek sırt üstü yatağa uzandı. Bu sefer ben üst tarafaydım ve sikini ağzıma aldım. Sikinin sadede baş kısmını alabildiğimden genellikle emiyor, yalıyordum. Taşakları kıllı olduğundan oraya yönelmek istemedim ilk başlarda, ama, "Aşağıya in!" diyerek başımdan tutup beni taşaklarını da emmemi istedi. Azgınlığım üzerimdeydi zaten, yumuldum oraya da.
Taşaklarını emerken birden belini yukarı çekip, "Daha aşağıya!" dedi. Göt deliğini yalamamı istiyordu. Kıllı göt deliğini yalamak istemedim ve "Hiç yalamadım orayı daha önce!" dedim. "Herşeyin biir ilki vardır güzelim. Sana yalayacaksın diyorsam yalayacaksın!" dedi. İstemeye istemeye yaladım, zorluk çıkartmak istemedim. İşin sonunda karnımdaki bebek vardı. İğrendiğimi fark eden Selim çok yalatmadı, "Tamam yeter, hadi domal, hızlıca bir sikeyim seni, sabah erken kalkacağım, operasyonlarım var, yarın devam ederiz!" dedi.
Hemen domaldım. Kalın sikini amcığımın dudaklarına yapıştırdı. Zar zor aldım içime. Sonra beni inlete inlete orgazm olana kadar sikip içime boşaldı. Boxerini giyip, "Yoruldum, yatacağım ben!" dedi. Ben de amımdan akan dölleri temizlemek için banyoya girdim. Boynumdan aşağı duş aldım. Duvarda asılı bornozu da giyip odaya girdiğimde horlayarak uyuyordu. Benim valiz falan hep arabadaydı, külodum bile arabada kalmıştı, o yüzden öyle bornoz ile yatağa onun yanına uzandıp uyudum...
Sabahın köründe beni dürterek uyandırdı. Duştan yeni çıkmış, üstünü giyiniyordu. "Valizini arabadan getirdim, ben çıkıyorum, dolap dolu acıkırsan kendine hazırlarsın birşey, rstorandan birşeyler istersen de beni ara, eve göndertirim!" dedi. Yanaklarımdan makas alıp çıktı.
Ben biraz daha uyuyup kocamın aramasına uyandım. Tabii ya, dün onu aramayı unutmuştum. Telefonu açıp kocamla konuştum, "Yorgundum uyudum, otele geç vardım, zaten yeni uyandım..." dedim. Kocam, "Seminer yok muydu?" diye sorunca, "Var var tabii, ama öğleden sonra, şimdi hazırlanıp oraya gideceğim!" diyerek yalan söyledim. "Tamam bir tanem!" dedi ve kapattı telefonu.
Üstümü giyip evi güzelce gezdim. Saunası bile vardı evin. Sonra inip kendime havuz başında güzel bir kahvaltı hazırladım. Kahvaltı yaparken Selim arayıp ne yaptığımı sordu. Havuz başında olduğumu öğrenince havuza girmemi söyledi. "Bikinim olsa girer yüzerdim!" dedim (Tabii böyle havuzlu eve geleceğimi bilmiyordum, yoksa bikini alırdım yanıma). "Çıplak yüz!" dedi gülerek. Sonra evde kız kardeşinin mayosu olduğunu söyledi, "Bedenleriniz yakın, uyar sana!" dedi. Hemen dediği yere bakıp buldum, biraz bol oldu ama idare ederdi.
Kendime meyve kokteyli hazırlayıp havuzun keyfini çıkardım. Bana bu imkanları sunan Selim'i akşam ödüllendirmem lazımdı. Hazırlığımı yaptım, ona güzel bir yemek hazırladım, hem de bakımımı yapıp yanımda getirdiğim siyah jartiyer takımımı üzerine de incecik olan siyah elbisemi giydim. Hazırlıklı gelmiştim bu sefer :)
Akşam Selim gelince ona sunduğum manzaraya ve ortama hayran olmuştu. Güzelce yemek yedik, dolaptan güzel eski bir kırmızı şarap açtı. Benim alkolle aram iyi değil, ama onunla birlikte içmeye başladım. Bir şişe şarabı birlikte bitirdiğimiz yetmezmiş gibi üstüne başka alkoller de alınca benim kafa 1 milyon oldu...
Sabah büyük baş ağrısı ile uyandım. Selim yanı başımda çıplak şekilde uyuyordu. Benim üzerimde de dün giydiğim jartiyerden kalan parçalar vardı. Her yeri yırtılmış, parçalanmıştı. Bir bileğimde de peluş kaplı kelepçe vardı. Boğazım, bademciklerim, amım, götüm, her yerim ağrıyordu. Dün gece sikişmemiz baya sert geçmişti anlaşılan. Ağzımdan salya akıyor, yüzümde, saçımda kurumuş döller vardı. En son hatırladığım, salonda Selim'in kucağında sevişiyordum. Sonrası karışık, parça parça hatırlıyordum. Yatak odasına ne zaman ve nasıl gittiğimizi hatırlamıyorum, ama beni kelepçeleyip domaltıp götten sikerken ise çok acı çektiğimi hatırlıyordum. Banyoda sikiştiğimizi de hatırlıyorum. Bir de ara sıra telefonunun flashının açık olduğunu ve beni çekerken biriyle konuştuğunu duyuyordum. Ona, "Çekme lüften!" diye seslendiğimi de hatırlıyordum...
Kafam çatlayacaktı resmen. Büzüğüm ise resmen sızlıyordu. Kendi kendime ben o siki nasıl götüme aldım diyordum. Ahmetin de kalın bir siki vardı, ama Selim'inki daha kalındı ve sanırım götten sikmeyi Ahmet kadar iyi bilmiyordu.
Kendimi banyoya soğuk suyun altına attım. Güzelce yıkanıp iyice temizlendim. Temiz kıyafetler giyip aşağı indim ve kendime kahve hazırladım. O sırada telefonuma baktım, dün gece o kafayla kocamla telefonda yazışmışız. Kocam, "Nasıldı günün?" diye yazmış, ben de ona, "Çok eğleniyorum aşkım, iyi ki gelmişim, Selim'in sana selamı var!" demişim. (Bunları mesela hiç hatırlamıyorum). Kocam da, "Selim'i tanımıyorum ama sen de ona selam söyle!" diye yazmış. Sonra da, "Uyudun mu?" diye yazmış ben cevap vermemişim.
Ne mazeret uyduracağımı düşünüp kocamı aradım. Bbiraz konuştuktan sonra kocam, "Selim kim?" diye sorunca, "Selim değil ya, Selin, yanlış yazmışım. Yok mu ya Ar-Ge'ci Selin? Dün biraz kız kıza takıldık, biraz alkol aldık!" dedim toparladım durumu. Kocamdan sonra da Ahmet'i aradım, çünkü Selim'in benim videomu çektiğinden şüpheleniyordum. Ahmet telefonu açar açmaz, "Vay orospu, dün ne yaşattın bize!" dedi. Ben de, "Ben hiçbir şey hatırlamıyorum ya!" dedim. "Hatırlamazsın tabii, ruh gibiydin orospu, o kadar içilir mi?" dedi. "Sen nereden biliyorsun?" dedim. "Selim bütün gece görüntülü aradı beni, bütün şovunu izletti!" dedi. "Hatırlamıyorum ki. Ben videoumu çekiyor diye düşünüyordum, demek ki seninle görüşüyordu, ben o yüzden aradım seni!" dedim.
Ahmet, "Selim cesaret etmez ona. Ama beni aradığında ben ekran görüntüsünü kaydettim, akşamdan beri izleyip izleyip kuduruyorum. Az önce bir kısmını Felix'e gösterdim, gözlerine inanamadı. Gelince izleteteceğim sana, aynısını bize de yapacaksın!" dedi. Gülerek, "Tamam!" dedim ve kapadım telefonu. Rahatlamıştım, yabancı kişiyle bir videom yoktu. Ahmet ekran görüntüsünü kaydetmişti, ama bu kaydı da bir şekilde sildirirdim...
Selim öğlene doğru uyandı. Onun da haşatı çıkmıştı, "Sikim taşağım ağrıyor amına koyayım, kuruttun herhalde!" dedi gülerek. (Sonradan öğrendim ki, beni o gece beş posta sikmiş). Tüm gün dinlenip uzandım, her yerim ağrıyordu. Aynı şekilde Selim'in de bana dokunacak hali yoktu. Öğleden sonra beni alıp hastaneye götürdü, ultrason falan çekti kürtaj öncesi kontrol amaçlı. Zaten vakum kürtaj diye bir operasyon yapacaklarmış, "10 dakikalık iş!" dedi.
Ertesi sabah erken saatte tekrar hastaneye götürüp gizlice yaptı kürtajı. Bana, bir hafta kadar ufak kanamalar olacağını, o sırada hiçbir şekilde cinsel ilişkiye girmememi, kanamalar bitince mümkünse tekrar ultrason filmi çektirip ona atmamı söyledi. Ayrıca, İstanbul'a bir daha geldiğimde tekrar görüşmek istediğini söyledi. Ben de, "Tamam!" deyip o gün öğleden sonra ilk uçakla Almanya'ya geri döndüm...
Dediği gibi hafif kanamalarım oluyordu. Kocama da migrenim olduğunu söylediğimden bana yanaşmıyordu. Tabii Ahmet de çıldırmış kudurmuş gibiydi ve o da bana dokunamıyordu. Ne kadar istesem de o ekran görüntülerini henüz izletmemişti...
Kanamalarım tamamen bitince, kocama, "Midem ağrıyor!" diyerek hastaneye gittim. Ultrason film çektirdim, Ahmet'le birlikte Selim'e gönderdik. Selim inceleyip, "Her şeyi normal, sıkıntı yok, birkaç güne cinsel ilişkiye girmeye başlayabilirsin!" dedi. Bunu duyan Ahmet havalara uçtu tabii. Bir hafta daha bekledik, sonra akşam bize geldi, kocamla içmeye başladılar. Yine kocamın içkisine uyku hapı attık. Ahmet gittikten sonra, kocam, "Bu içki bana yaramıyor, uykumu getiriyor!" diyerek yatağa geçip uyumaya başladı. İyice daldığından emin olduktan sonra koşa koşa balkonlardan Felix'in evine geçtim. Ahmet'le Felix beni orada bekliyordu. Beni beklerken de TV'de o geceki kayıtları izliyorlardı.
Önce biraz izledik ki, ben şoklardayım. Selim'le banyoda da sikiştiğimi hayal meyal hatırlıyordum. Ama sikiş sonrası Selim beni banyoda küvetin içine çömeltmiş, ağzıma, yüzüme, memelerime, tüm vücuduma işiyordu. Gerçekten kendimi izlemekten utanmıştım. O gece Selim'e cenneti yaşatmışım ve adamın bütün fantazilerini gerçekleştirmişim. Tabii izlediklerimizin aynısını Felix ve Ahmet'e de yaşatmak zorunda kaldım...
Ertesi hafta yine kocamı hapla uyutup bir şişe tekilayı devirdik. Sonrası çok fenaydı. Ahmet neler yaptırdı bana neler. Kocam yatak odasında uyurken kendi evimin balkonumda sikti. Yetmedi bir de yatak odamıza götürüp kocaman yanına domaltıp beni sikmeye devam etti. Bir yandan da telefonla video çekip, uyuyan kocama, "Senin karını sikiyorum, sen uyuyorsun, amına koduğumun boynuzlusu!" gibi laflar diyordu...
Bir süre kayıtları sildirmek için çok uğraştım, ama Ahmet silmedi. Bir gün o kayıtların başıma bela açacağını da biliyordum. Yine de Ahmet artık benim için kocamdan öteydi. Ben onun seks kölesi, uslu, tatlı, orospu Esra'sıydım, ne derse onu yapıyordum. Bu böyle iki sene devam etti...
Hiç unutamıyorum, kasım ayında kocam nasıl olmuşsa Ahmet'in evinde televizyonda benim videolarımın bazılarını görüp izlemiş ve intihar edecek duruma gelmiş. Neyse ki Selim'le o geceki videoları falan görmemişti, gerçekten intihar edebilirdi. Sadece Ahmet'le sikişmelerimizin olduğu kısa videoları izlemiş. Büyük bir kavga, kaos ortamı çıktı ve tabii ki de boşandık hemen. Kocam Türkiye'ye döndü. Ben Ahmet'e kalmıştım. Felix'le de görüşmüyorduk artık, başka bir eve taşınmıştık. Aynı evde Karı-koca gibi yaşıyorduk artık.
Ahmet'le bu Karı-koca gibi ilişkimiz 7 ay kadar devam etti. Ama artık beni çok boşluyor, bana eski ilgiyi göstermiyordu. Dışarıda başka kadınlarla görüştüğünden de emindim. Zaten benimle evlenecek hali de yoktu. Aslı'ya olan durum bana da olmuştu. Ama yine de başından beri dört yıla yakın çok güzel bir ilişkimiz olmuştu. Hayatımın en güzel yıllarıydı, aksiyonu bol, sikişi bol, seksle dolu dolu geçen dönemlerdi. Aynı Aslı gibi ben de bıraktım Ahmet'i. Daha doğrusu karşılıklı bıraktık birbirimizi. O dönemlere ait hiçbir fotoğraf, video kalmadı, Ahmet sildi hepsini...
Sonra şu anki kocam Albert ile tanıştım. Albert'in otomotiv yedek parça üretimi yapan orta büyüklükteki işletmesi var, onunla birlikte çalışıyoruz. Bir önceki firmama malzeme tedariğini Albert yapıyordu, öyle tanışmıştık. Ellerinizden öper iki yaşında bir oğlumuz var. Ama Ahmet'le o dönem yaşadıklarımdan hiç pişman değilim, hayata bir kere geliyoruz. Tabii Albert bu yaşadıklarımın hiçbirini bilmiyor. Albert'i seviyor muyum, bilmiyorum ama mutluyum :)
(Esra)
Almanya'da Raydan Çıktım! (3)
Gündüz uçusu olduğundan Ahmet beni karşılamaya gelmeyecekti, onun yerine özel araç ayarlamıştı eve kadar. Ama uçuş rötar yaptı, akşama indim Almanya'ya. Eve varmam geceyi bulacaktı. Bahsettiği şöför yine beni karşılamıştı. Yolda aklıma Ahmet'in fantazileri geldikçe çıldırıyordum, özellikle kocamı tekrar aldatacak olmam beni azdırıyordu. Bu hareketlerimden dolayı beni kesen şöförü de fark edip ona frikikler vererek onu da kendimi de azdırıyordum, resmen orospular gibiydim. Zaten etek giymiştim, yol boyu kendimi zor tuttum...
Eve yaklaşınca Ahmet'e mesajla haber verdim. Kapıda karşıladı beni. Direkt dudaklarına yumuldum, sanki uzun süredir görmediğim kocamı öper gibiydim. Üç büyük valizle gelmiştim, şöför onları kapıdan içeriye alırken ben halen Ahmet'imle öpüşüyordum. Ahmet, "Dur kız orospu, az dayan!" diyordu. Şöförü gönderdikten sonra kapıyı kapatıp beni kucağına aldı. Ben de bacaklarımı beline dolayıp, "Hadi odamıza gidelim, sik beni, yanıyorum!" dedim. Merdivenlerden o şekilde çıkarken, Ahmet, "Beni de iyice kudurttun kız! Yemek yiyelim mi önce?" dedi. "Ben tokum, uçakta yedim. Senin yemeğin de benim, beni ye işte!" dedim. Gerçekten adamın seks kölesi olmuştum, o kadar çok arzuluyordum ki onu, Aslı bu adamı nasıl bırakabilmişti anlamadım. Gerçi iyiki de bırakmıştı :)
Ahmet'i, "Gel buraya!" diyerek yatağa çektim. Birbirimizi hızlıca soyduk. Elimi o özlemini duyduğum sikine attım. Ahmet'in dudaklarından zar zor kurutulup sikine yöneldim. Büyük bir iştahla ağzıma alırken, beni kucağına aldı ve 69 pozisyonuna geçtik. İlk kez 69 pozisyonu yapıyordum. Resmen Ahmet'in yüzüne oturmuş gibiydim. Zevkten, mutluluktan kuduruyordum. Uzun süre kalkmak istemedim, ama Ahmet de kudurmuştu, bir an önce sikmek istiyordu beni. Bu sefer hazırlıklıydı, dolaptan aldığı kondomu takmak istedi. Ama ben, "Artık korunuyorum, içime boşalabilirsin, dölleyebilirsin beni, kondoma gerek yok!" dedim. Beni altına aldığı gibi amıma pompalamaya başladı. Ben de hemen orgazm oldum, bu anı çok beklemiştim çünkü...
Bana, "Orospum, Esra'm!" diyordu, ben de, "Sik orospunu!" demeye başladım. Bana, "Kocanı arayıp senin ne kadar büyük bir orospu olduğunu söyleyim mi?" dedi. Ben de, "Söyle!" dedim. "Yani bilsin mi karısının orospu olduğunu?" dedi. "Bilsin. Hatta ara şimdi, beni sikerken söyle, şu an orospu karını sikiyorum, altımda inliyor de!" dedim. (Bunları onu azdırmak için söylüyordum, çok fena azıyordu). Ahmet ise, "Off, elbet o gün gelecek orospu!" diyerek bacaklarım omzunda sikiyordu beni...
Pozisyon değiştirip bu sefer ben üste çıktım. Ata biner gibi Ahmet'in üstüne bindim ve zıplamaya başladım. Balkonun kapısı açıktı ve inleme seslerim dışarıya çıkıyordu. Kafamı balkona doğru çevirip baktım. Benim balkona baktığımı gören Ahmet, "Balkona çıkalım mı?" dedi. Ben de evet der gibi kafamı salladım. Ahmet, "Ha şöyle, azgın orospum benim!" diyerek kucakladı ve balkona çıktık. İlk işim Felix'in evine bakmak oldu, ışıkları yanmıyordu. Bunu fark eden Ahmet, "Felix evde değil!" dedi. İçten içte (Keşke evde olsaydı!) dedim, tabii bunu belli etmedim Ahmet'e ve "Ohhh, süper o zaman, rahat oluruz!" dedim. Beni kucağında hoplata hoplata sikerken gönlümce inliyordum...
Sonra beni yine balkon demirlerine dayayıp sikmeye devam etti. En sonunda da balkon masasına yatırıp bacaklarımı omzuna alarak sikmeye başladı. Sürekli parmak emdiriyor, boyunumu sıkarak beni daha da azdırıyordu. Yine yarım saati geçmiştik, ben iki kez orgazm olmuştum. Boşalacağı zaman, "Ağzına akıtacağım, döllerimin hepsini yut, tamam mı?" dedi. "Tamam!" dedim. "Gel bakayım o zaman!" diyerek yere çömeltip sikini ağzıma verdi, birkaç saniye sonra da boşalmaya başladı. Dediği gibi bütün döllerini yuttum ve sikini yalayıp tertemiz yaptım. Geç vakitte geldiğimizden, "Sabah erken işe gideceğim, bu gece sana tek posta yeter, yarın cuma, hafta sonu geliyor, sabahlara kadar sikişiriz, tamam mı güzelim?" dedi. Ben de yorgundum ve iki kez orgazm olmuştum zaten, yeterliydi benim için. Birlikte duş aldık, öpüşüp yiyiştik, sonra da yatakta sarılarak uyuduk...
Sabah erkenden Ahmet işe gitti. Ben de tüm gün evde dinlendim. Akşam için yemek yaptım. Öğleden sonra balkonda kahve içerken Felix'in eve geldiğini gördüm. Odanın perdesini açmıştı. Beni görür görmez el sallayıp selam verdi. Ben de kafamı sallarak selam verip hemen içeri kaçtım. Şimdi çıkar balkona benimle sohbet etmeye kalkar diye.
Akşam üzeri Ahmet elinde poşetlerle geldi. Alkol ve atıştırmalık birşeyler almıştı. Benim evde yemek yaptığımı da görünce, "Ooo, orospum sikicisine yemek te yaparmış!" dedi. Aldığı alkol ve çerezleri görünce, "Bu kadar şeye ne gerek vardı?" dedim. "Birazdan Felix gelecek, oturup içeriz birlikte, hem kaynaşmış olursun ev sahibimizle, hem bak ne güzel yemek te yapmışsın!" dedi. "Felix'i niye çağırıyorsun ki?" dedim. "Kızım dur sinirlenme hemen!" dedi. Balkona çıkıp Felix'i çağırdı. Felix tek adımla bizim balkona geçmişti.
Felix beni görünce yine selam verdi, ellerimi tutup öptü. Sofrayı hazırlamıştım zaten, Ahmet aldığı alkolü ve çerezleri de getirdi ve sofraya oturduk. Benim çat pat almancam vardı, Felix'in de çat pat ingilizcesi. Yemekteyken çok konuşmadık, ama yemek sonrası alkol almaya başladıklarında Ahmet ile konuştuklarında neler konuşuyor tam anlamıyordum. İlk başta alkol almak istemedim, çünkü hiç aram yoktur, çok cabuk sarhoş olurdum. Ama ısrarlarından sonra ben de içmeye başladım. Felix benimle konuşurken sürekli, "Çok güzelsin, çok tatlısın!" diyordu.
Bir ara Aslı'nın konusu geçti sohbetlerinde. Sonra Felix bana dönüp Aslı'yı tanıyıp tanımadığımı sordu. Ben de, "Evet, iş arkadaşımdı!" dedim. Felix sonra Ahmet'e bir şey sordu. Ahmet de, "Şimdi değil, ben haber ederim!" dedi. Bunun almancasını biliyordum, iş yerinde çok kullanılan kelimelerdi. Ben de Ahmet'e (Hadi gönder şunu da kendi işimize bakalım!) bakışları atıyordum. Neyse ki Felix çok durmadı ve gitti. Dış kapıdan çıkar çıkmaz Ahmet'e, "Felix Aslı'yı iyi tanıyor galiba?" dedim. "Tabii tanır, Aslı'yı birlikte az sikmedik!" dedi. Ben, "Şakanın sırası değil!" dedim. "Yoo, ciddiyim. Demiştim ya sana zaten!" dedi ve dudaklarıma yapıştı birden.
Öpüşerek odaya girdik. Hemen soyunduk. Alkol de içmişim zaten, kuduruk bir orospuya da dönmüşüm, kafam baya iyi olmuştu. Hemen sikini ağzıma alıp emmeye başladım. Sonra beni domaltıp sikmeye başladı. Amımdan akan suları kullanarak göt deliğime de parmak atıyordu. Tabii bu sesleri duyan Felix te hemen balkona çıkmıştı. Felix, "Ahmet?" diye seslenince ben yine utanmaya başlamıştım. Ahmet kulağıma, "Bak kim sesleniyor!" dedi ve beni kucakladı. "Sakın Ahmet!" dedim ve indim kucağından. Ahmet siki kalkık halde balkona çıktı. Bana el işareti yapıp, "Gel, gel!" diyordu. Ben de kafamı sallayıp, "Hayır!" diyordum.
Ahmet geri içeri girip, "Anlaşmamızı unuttun galiba?" dedi. Ben de, "Tamam haklısın, kölenim, ne diyorsan o, ama beni ona siktirmeyeceksin, değil mi?" dedim. "Ona sen karar vereceksin!" dedi. Ben, "Nasıl yani?" deyince, "Kabuklu yarak yemek istemez misin?" dedi. Ben şaşkın şaşkın, "Sen ciddi misin, beni harbi harbi ona siktirecek misin?" dedim. Ahmet direkt, "Evet, hatta seni birlikte sikeriz!" dedi duygusuzca. Ben de, "Kocam gibi boynuzlu mu olacaksın yani?" dedim. Ahmet sırıtarak, "Sen benim karım değilsin ki, orospumsun, kölemsin!" dedi.
Türkiye'ye döndüğümden beri o balkonda sikilmenin hayalini kuruyordum, yalan değil, ama Felix oradaydı ve utanıyordum. Ahmet, "Geliyor musun, gelmiyor musun?" dedi. Ben de kafamı sallayarak, "Geliyorum!" dedim, çırılçıplak şekilde balkona çıktım. Felix te sadece altında slip donuyla duruyordu. Utancımdan elimle memelerimi kapatmıştım, ama Ahmet kolumdan çekerek, "Utanma kız, adam bunları görmek için zaten burada!" dedi. Felix gözleriyle vücudumu süzüyor, emindim ki kafasında da beni sikiyordu.
Ahmet bana sarılıp ayakta öpmeye başladı. Sırtımı Felix'e doğru dönmüşken götümü avuçluyor, yoğuruyor, götüme tokat atıyordu. Ben de bağıra bağıra inliyorum tabii. Ahmet beni masaya domaltıp, götümü Felix'e gösteriyor ve almanca birşeyler söylüyordu. Ben gidişatın ne olacağını anlamıştım zaten. Sonra beni yüzüm Felix'e bakacak şekilde balkonun yan demirlerine karşı beni domalttı. Felix karşımda çırılçıplaktı ve sikiyle oynuyordu. O kabuklu siki dimdik olmuş, aynı normal sik gibi duruyordu. Ahmet'in siki ile alakası yoktu, normal ortalama bir sikti.
Felix yanaşıp aşağıya sarkan memelerimi okşamaya başladı. Değişik bir duyguydu. Sonra saçlarımı okşayıp, benim ne kadar güzel olduğumu söylüyordu. Ahmet beni arkadan pompalayarak yine feci şekilde sikiyordu. Götüme tokat ata ata amımı sikiyordu. Sonra Ahmet kollarımdan tutup başımı yukarı kaldırdı ve Felix'e, "Öp orospuyu!" dedi. Felix yan balkondan dudaklarıma yapıştı. Dudaklarımı emerek öpüyordu. Onun öpücüklerine karşılık vermeye başladım. Ahmet iyice yavaşlayıp ağır hareketlerle git gel yapıp kollarımı bırakınca Felix kollarımı tutup kendi boynuna koydu. Felix'in boynuna sardım kollarımı ve öpüşmeye başladım. Aramızda sadece balkon demirleri vardı. Ahmet te, "Biricik orospum, biliyordum ya!" diyordu.
Çok değişik bir duyguydu, kendimi gerçek bir orospu gibi hissetmiştim. Felix memelerimi avuçlayıp boynumu emmeye başlayınca zevkten inlemelerim başladı yine. Felix belimden tutup kaldırıp beni kendi balkonuna aldı, oradan da yatak odasına soktu beni, zaten tek adımlık mesafeydi. Daha ikinci kez gördüğüm bir adamın yatak odasında koynundaydım ve sevişiyordum. Ahmet beni büyük bir orospu yapmıştı.
Felix elimi o kabuklu sikine götürüp okşattı. Sonra yere çömeltip ağzıma verdi. Kabuklu sikin tadının farklı olduğunu ilk kez o zaman anladım. Kudurmuş orospular gibi Felix'e bir güzel sakso çekiyordum. Beni kaldırıp öperek yatağa koydu. Bütün vücudumu öpüp yaladı. Sonra da bir güzel domalttı. Ben sikecek beni diye beklerken, göt yanaklarımı ayırıp göt deliğimi yalamaya başladı. Göt deliğim yalanırken zevkten çıldırıyordum. Bir yandan da amcığımla oynuyor, parmaklıyordu. Hemen orgazm oldum. Amımdan akan suları parmağıyla göt deliğime götürüp parmağını sokmaya başladı. Götümü sikecekti belli. Göbeğimi iyice yatağa yapıştırıp götümü ona sundum. Arada tükürüp göt deliğimi ıslatıp sikini sokmaya çalşıyordu. Ben, "Ja Felix, ja!" diyordum.
Baktı öyle olmayacak, çekmeceden kayganlaştırıcı jel alıp sikine ve göt deliğime bolca döküp sikinin başını götüme soktu. Sonra yavaş yavaş götüme girmeye başladı. O sırada Ahmet balkondan atlayıp yanımıza geldi. Ben adamın önüne domalmış halde, hem acıdan hem de zevkten inleyerek sikinin tamamının götüme girmesini bekliyordum. Ahmet gördüğü manzara karşısında, "Muratcığım, orospu karını alman herife siktiriyorum, nasıl da domalmış götünü siktiriyor. Karını kölem yaptım, artık tek sözümle göt veriyor, artık kaldığım evin kirasını sikişerek ödeyecek, orospum benim, bir tanem benim, değil mi?" diyerek yüzümü okşuyordu. Ben de inleyerek, "Evet!" dedim. "Duymadım orospum, bağır!" dedi. "Evet!" diye bağırdım. Yüzümü okşayarak, "Felix ne yapıyor sana?" dedi. "Götümü sikiyor!" diye inledim. Felix te hızlanınca ben artık bağıra bağıra inliyordum...
Felix 15-20 dakika kadar siktikten sonra götümün içine akıttı döllerini. Götümün içi alev alev yanıyordu, yatağa uzanıp kaldım. Ama Ahmet sikine kondom takıp beni kaşık pozisyonuna alıp götüme girdi. Felix'in sikinden sonra Ahmet'in siki götüme girince baygınlık geçirecektim. "Çıkar şunu!" desem de çıkartmadan hoyratça götümü sikmeye devam etti. Felix Ahmet'ten beni sikmek için tekrar izin isteyince, Ahmet beni direkt adamın kucağına attı. Felix amıma girip sikmeye başlayınca Ahmet tekrar götüme girdi ve beni aralarında tost yapıp sikmeye başladılar. Orgazm üzerine ograzm oluyordum...
Ertesi sabah bu iki erkeğin ortasında sarmaş dolaş uyandım. Bütün gece am göt bırakmadılar, perişan ettiler beni. Aynı parasını verdikleri orospu gibi kullanıp, her yerimi döllediler, amımı, götümü, ağzımı, yüzümü, saçlarımı. Vücudumun birçok yerinde öpülmekten emilmekten kan oturmuştu. Ahmet bana hayatımın en büyük seksini yaşatmıştı. Onun orospusu, kölesi olmaktan çok memnundum...
Kocamın Almanyada'ki fabrika işinin ayarlanması, vize işlemleri falan derken 3 ay geçmişti. Bu 3 aylık sürede Ahmet'in seks kölesi olmuştum, ne derse yapıyordum. Beni sürekli Felix'e de siktirip kira ücretini öyle ödüyordu. Ben de halimden çok memnundum, hayatımın sekse en doyumlu günlerini yaşıyordum. Felix'e de çok alışmıştım, zaten o sadece hafta sonları gelip gidiyordu, asıl evi merkezdeymiş. Gerçekten de kira ücretini alacakmış gibi bazen hafta sonları gelip beni sikiyordu, ama her zaman tek posta sikerdi. Ahmet ile anlaşmaları böyleydi.
Aslı'yla da birçok kez sikişmişler zaten. Ayda birkaç kez gelip giderdik, bunlar sürekli ortadan kaybolurdu, meğer buraya sikişmeye geliyorlarmış. Felix bana Aslı'dan çok daha güzel olduğumu ve ona iyi muamale çektiğimden bahsetti. Aslı zoraki yapıyormuş, ama ben istekliymişim, öyle dedi. Aslı ile Ahmet'in neden ayrıldığını da Felix'ten öğrenmiştim. Aslı Ahmet ile evlenmek istemiş. Ahmet ise ona da bana yaptığı gibi orospu köle muamelesi çekmek istemiş, ama Aslı kabul etmeyip ayrılmış. Tüm bunlar kendimi daha da orospu hissetmeme neden oluyordu. Felix'le sikişirken aynı kocamdaki gibi bazen orgazm oluyor bazen olmuyordum, ama Ahmet var ya, beni uçuruyordu. Seksin kitabı yazılsa Ahmet yazarlarından olabilirdi :)
(Esra)