soluk keser, geçmemişi anımsatır, su serper, alev alır, aval durur, durdurur, açar yarayı, sızar biraz.. sonra kapatır.. sandırır.
@tasikardi güzel bir müzik, güzel bir bloğa atfedilmeli.

tannertan36
No title available
Cosmic Funnies

❣ Chile in a Photography ❣

oozey mess
Show & Tell
No title available
Jules of Nature
tumblr dot com

No title available
TVSTRANGERTHINGS
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
ojovivo
No title available

No title available
macklin celebrini has autism

No title available
occasionally subtle

if i look back, i am lost
Keni
seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from Colombia
seen from Finland
seen from United States
seen from Maldives
seen from United States

seen from Australia

seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Spain

seen from T1

seen from Malaysia
@kirmizikarlar
soluk keser, geçmemişi anımsatır, su serper, alev alır, aval durur, durdurur, açar yarayı, sızar biraz.. sonra kapatır.. sandırır.
@tasikardi güzel bir müzik, güzel bir bloğa atfedilmeli.
onca zaman kalbinde taşırken hiç ağır gelmiyor sırtına geçince kambur oluyor. bak işte bunu hiçbir gerçekle açıklayamıyorsun.
her yerden karşına o çıksın istiyorsun. ama çıkmıyor ya sen de şöyle yapıyorsun, aa bu fotoğraf buradaymış. o fotoğrafı oraya sen koydun ve bunu aslında milyon kez hatırlıyorsun.
-hava alırsa daha mı çabuk iyileşir? o zaman sıkı sıkıya kapatayım.-
çünkü orada olmasını çok seviyorsun. çünkü orada durmasını çok seviyorsun. çünkü seninle birlikte yürüyürüp seninle birlikte uyandığını ve bunu hiç bilmeden yaptığını bir gün ona anlatmak istiyorsun.
ama onu soranlara öldü herhalde diyorsun. dişlerin kamaşmıyor mu çok ekşi bir şey yemiş gibi.
annesi canının yanacağını öğrensin diye o çocuğun elini çay bardağına uzatmasına bir kerelik izin veriyor. sen onun fotoğraftaki yüzüne elini her uzattığında neden bunu hatırlıyorsun. sen de bir kez öyle öğrenmişsin çünkü senin de bir kez öyle ellerin parmakların kolların, kalbine kadar bir kez öyle yanmış.
-artık dokunmak yok.-
e sen şimdi de gözlerinle seviyorsun. çünkü orada su var. çünkü ateş oraya giremez.
orayı kurutamayız sevgili büyük balık. hala burada yaşıyorsun.
geldim. sevdadan söz edeceğim demiştim. insanın ayaklarına suda yürüme ve yerden yükselme kudreti bahşeden, gözlerinin rengini değiştiren, ellerine çiçek ismi verdiren sevdadan. göğsünüzde uyuyan bir kuşun sıcak tüyleri arasından yayılan mest edici kokusundan daha çok huzur veren sevdadan. kalbi büyüten, olgunlaştıran, tatlandıran sevdadan. sevda deyince; kulağa hiç acısı olmaz, hep şarkısı olur gibi gelenden. sevdanın dansı olur, uykusu olur, vuslatı olur, hasreti bile güzel olur gibi gelenden. sevdanın kulaktaki tınısı, kalpteki yankısı hep hoş kokularla değer sanki burnuna insanın. aslında bu iksirin altında, zehri bal eyleyen bir tesir yatıyor kanımca. süründüren acısını, başkasıyla tadacağın baş döndürücü mutluluklara yeğlediğin, ağrısına sızısına sadık olduğun, yokluğundan gocunmadığındır sevda bana kalırsa. hülasa hasretinin komando çakısı gibi dikiş tutmaz yaralar açtığı, vuslatına muhtaç olunmayandır. kimi zaman unutulan fakat ne vakit hatıra düşse insanı zamandan ve mekandan, akıldan ve mantıktan, sabırdan ve dik durmaktan alıkoyandır. sevdanın seneleri vardır. eskidir. eskir. eskitir. sevdanın senelere, çok gecelere, çok gündüzlere ihtiyacı vardır.
hayret etmekten yorulduğum, tükendiğim kalb-i asalak'lar sevdanın idrakinde sonsuz güçlük çekeceklerdir. ben de onları anlamakta aynı sorunu yaşıyorum. yalnız kalamayan güruhtan söz ediyorum, evet. şu hep yanında birine ihtiyaç duyanlardan. hep sevilmek isteyenlerden. hep öpmek. hep sarılmak. hep el ele tutuşup dünyaya kafa tutmak. yemekler yemek restoranlarda. saatlerce konuşmak. telefonlarda. mesajlar. sonsuz. mesajlar. ardı arkası gelmeyen. mesajlar. bitmeyen tükenmeyen. mesajlar. kalpler. sevgi sözcükleri. herkese sarfedilmekten bitap düşmüş hitaplar. yıpranmış ağızlarda çiğnene çiğnene çürümüş sakıza benzeyen. seviyorumlar. söylemek isteyenler işte. asalak kalpli insanlar. kan üretmek ve pompalamak ve sahibine can vermek ve onu hayatta tutmak şöyle dursun bir başka bedene yapışıp kanını emmeden hayatını sürdüremeyen kalpler. hakiki bir sahibi olmayan. ait olduğu beden dışında her bedene ait olmak için çıldıran. çıldıran. muhtaç. yoksul. yoksun. kalpler. fotoğrafı çekilsin diye birleşen eller. instagram. instagram. snapchat. filtreler. beğeniler. daha çok. daha çok. hep daha çok isteyen, iştahı kabarık, doyumsuz, ağzı salyalı kalpler. her hayali iki kişilik olan. birey olamayan. tek olamayan. sevdayı hiç duymamış. duymayacak. sağır. sığır. kalpler. doldurulmuş kaşlar, şişirilmiş kaslar, kısık bakışlar, bakışmalar, sahne tamam. kimyası değiştirilmiş gülüşler, flört, daha çok, flört, flört, şuh kahkahalar, istenen numaralar, verilen numaralar, yapılan numaralar, mesajlar. göndermeler. imalar. blöfler. flörtler. hep daha fazlası. daha. daha. başkası. yenisi. bu bitti. yenisi. şimdiki gitsin, yenisi gelsin. isteyen. kalpler. ya da şimdiki dursun, yenisi de olsun. isteyen. foseptik çukurunu aratmayan. kalpler. yenisi gidince ne yapacağını şaşıran, yalnızlıktan deli korkan, korkudan eskisine bir küçük nasılsın yollayan, bir ufak merhaba, bir miktar özledimlerle yola çıkan, korkak, aşağılık kalpler. boşta kalamayan. boş kalamayan. kalabalık. genişledikçe genişleyen. yırtılan. yırtılan. delinen. yamalarla yine de ayakta duran. direnen. korkunç, korkak, kalpler. sürekli yeni isimlere iyelik ekleri. iyelik. iyelik. kıskançlık. gülüşmeler. yenisi. yeni tarihler. doğum günleri. yıl dönümleri. yeni mekanlar. yeni şarkılar. farklı sahiller. farklı kitaplar. farklı yemekler. bazen aynı. aynı sokaklar. aynı kitaplar. aynı şiirler. kahrolasıca. şiirler. şiirleri yiyen yamyam kalpler. şiirleri ısıra ısıra. kanata kanata. böcek gibi. tükürüklerinin asitlerinde hızla öğüten. tüküren. kusan. kusan. mide bulandıran. kalpler. arabalar, mağazalar, hediyeler, yaş günleri, mumlar, dilekler. farklı insanlar. aynı hayaller. düşler. rüyalar. alkoller. alkoller. kokan ağızlar. alkoller. bol renkli, çok ışıklı, gürültülü geceler. dualar belki. farklı isimler için. aynı. dualar. aminler. biraz bekleyişler. isyanlar. biraz daha bekleyişler. sonra yenisi. bazen hiç beklemeyișler. pislikler. bu yazının başında “beni anlatıyor” diyen fakat asıl yazının sonunda aynayla yüz yüze gelenler. aynaya bakacak yüzü olmayanlar. asalaklar. asalaklara aşık olanlar. yüzü asılanlar. kaos. kaos. yazarken yutkuna yutkuna yazdığım, okurken yutkuna yutkuna, soluklanarak okuyun diye noktalarla, virgülerle böldüğüm, kaos.
sıfır hayal kırıklığı. ne bilsin yakın çağın insanı. sevdayı.
insan dokuz otuzsekizde seni sevmenin ağrısıyla uyanıyor. şu günaydının güzelliğine bakar mısın.
tanrı sana kocaman bir çiçek bahçesi veriyor. ama öyle güzeller ki zehirli olabilecekleri aklına gelmiyor. dokunursan ellerin kızarır bak uzaktan sev diyor. ellerim senin olsun bir kere sarılayım mı diyorsun. bak bir kere.
ama hayır. tanrıyla böyle anlaşılmıyor.
“biz buna psikolojide bir insanı canlı canlı yeme isteği diyoruz”
bak o günler geçti.
o günler geçiyor. dişlerin dökülmüyor çok tuhaf. bitti benim artık omurgam yok diyorsun. bütün kaburgaların kırık, bütün parmakların kopmuş sanıyorsun hepsi öylece duruyor. hepsi öylece yerli yerinde.
ama insan sana bakınca ben buradan sağ çıktım demek aklına gelmiyor.
orası keşkeler cenneti.
üstünü ört. yastığına sarıl. yarın hava seni üşütmeyecek. o güzel mavi gömleğini giy yine. içindeki kötülüğe yama olacak kalbin. kalbin bir yerde büyüyor. birinde.
insan bu beni acıtmaz ki diyor. şu yalana güler misin.
çok özledim bir kez yine öyle güler misin.
iyi geceler diyor. varlığına, yokluğuna. boşluğuna.
iyi geceler.
-öptüm sayıyor. yanağını uzatmış. öptün sanıyor.-
amin.
kadıköy sokakları ve müslüm baba🌹 en güzeller..
Tanrım merhaba Cehennemi dökmeye ne gerek vardı dünyaya”
— Batuhan Dedde (via kirmizikarlar)
“Piraye çok sevdi. Nazım her kadına şiir yazdı.”
Sen benim sevgilimsin, sevsen de sevmesen de.. Aradığım yerlere benzeyiş buldum sende!
Sabahattin Ali
Kaç zamandan beri saate bakıp bakıp saçlarını tarıyorsun.. Hep bi mucizenin alt katında yaşıyorsun.
Uğruna annemin karnını dövdüğüm hayat bu muydu?
Gölgemi gördüm de yerde Seni hatırladım..
Sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur.
demiş Turgut Uyar..
Ve ben de ekliyorum; Bu ellerimi nereye koysam yakışmıyor,
dedim ki en çok yüzünde güzel ellerim,
sakallarının arasında,
gözlerinin kenarındaki minik çizgilerin üzerinde..
Bunca sevginin bir anda anıya dönüşmesi zoruma gidiyor!” Diyecektim. Diyemedim.
“Ben doğru dürüst konuşamadığım, konuşmaktan tat almadığım birine âşık olamam. Konuşmak için de ortak bir dil, ortak bir duyarlılık gerekir değil mi? Ortak dili bulmanın zorluğundan söz ediyorum. Kibir değil bu!”
Sen gidersen.. sana benzeyenler var.