noise dept.
Fieri Frames
h
Not today Justin
Claire Keane
Doug Jones
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
occasionally subtle
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr
untitled

Product Placement
Fai_Ryy
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Lint Roller? I Barely Know Her

No title available
The Bright Sessions
The Bowery Presents
Game of Thrones Daily
taylor price

ellievsbear
seen from Saudi Arabia

seen from Israel
seen from United States
seen from Brazil

seen from United Kingdom

seen from Türkiye
seen from Venezuela

seen from Latvia

seen from Portugal

seen from Ecuador

seen from United States

seen from United States
seen from Iraq
seen from United States
seen from Colombia
seen from Bangladesh

seen from Türkiye
seen from Netherlands

seen from Russia

seen from Brunei
@kotumserbiriyi
bana baktığında, ondan bana bir şeyler geçerdi. ama öyle sanıyordum ki bunlar bitmişti artık: şimdi bana bakacak olsaydı, bakışı gözlerinde kalacaktı, bana kadar ulaşamayacaktı. yalnızdım.
“hüzünlü bir şiir gibiydi her şey. artık yavaş yavaş anımsıyordum. günler geçiyordu. bildiğim tek gerçek buydu. şairin dediği gibi, kendimi ağır ve müşfik akan bir suyun koynuna bırakmış gidiyordum.”
acedia: kafa karışıklığından gelen ve bunalıma neden olan üzüntü, enerji düşüklüğü, içsel bıkkınlık, ilgisizlik.
yalnızlık, etrafında fiziksel olarak birilerinin bulunma durumu değildir. esasen yalnızlık, etrafında fiziksel olarak birileri bulunmasına rağmen derdini, tasanı kimseye anlatamamaktır. üzüntünü paylaşacak kimsenin olmamasıdır. anlatsan da bir şeylerin değişmeyeceğini bilmektir. anlatsan da anlamayacaklarını, anlayamayacaklarını, bilmektir. -en azından dümdüz öylece, çatalsız, çetrefilsiz; senin anlattığın, düşündüğün ve hissettiğin biçimde.-
yalnız bunu bil elbette benden başka birine aşık olabilirsin zaten beni sayma aşkların arasında bir balkon köşesine sığındığımı bilme mesela kimse konuşmuyorsa ortamda, yalnızsın yalnız bunu bil o atıfları kime bulundun bilmiyorum kime itham ettin açıkçası merak ediyorum okudukça çay soğuyor kenarda çünkü kendimi unutuyorum seni okudukça yalnız bunu bil bir lidere aşık olan ecnebi gibi şimdi niçin yazıyorsun memleketlimi? çay kaşıkları sıcakken tene değmeli ve en yaşlı enişte kaşığı fırlatır bardaktan yalnız bunu bil gözlük, sen ve yokum ben çay var, planlarım var, yurt karışık bohemli dostlar sağolsun, Allah büyük be mürşidim belki düzeliriz komple yok olarak sen yalnız bunu bil! unutmak için çok konuşmak gerek farklı kişilerle sonra istemeden unutulur sen de unutulursun merak etme kimler unutulmadı ki eski sevgililer dahil yalnız bunu bil ayların 14. Günleri korku olmazsa geçer güzel felaket olmasın da dimitrina planlar işlesin muntazaman sen boşver beni yalnız bunu bil bayrak asılı balkonlarda şimdi en ücra bilmem kaç metre kare alanda sana yazılmak isteyen bir şiir var dimitrina müellifi saçma biri boşver şiir gıybettir, günaha girmeden de yazılabilir sen beni boşver, seni sevdiğimi yalnız bunu bil! izlemek en güzel sanattır izlemek suretini senden habersiz izlemek sessiz bir devrim izlemek özlemektir yalnız bunu bil! vedalarda en sona en sevilen bırakılır dimitrina bunu bilmen hiçbir şeyi değiştirmez!
ben de seni seviyorum ama işte bunun pek de bir önemi yok.
bir yerden sonra -o yer neresi bilmiyorum- her şeyi boş vermek kaplıyor insanın içini. bıraksan kendini boşluğa, o boyutta salınacakmışsın gibi hissediyorsun. bıraktım kendimi boşluğa ve o boyutta salınıyorum.
ben yapmaktan zevk alacağın bir hatayım.
o kadar çok acı çekiyordum ki deliremedim.
'sevdiğin yüzünden deli oldun.' dediler. 'yaşamın tadını yalnız deliler bilir.' dedim.
görünüşteki birkaç küçük başarıya karşılık kendime yönelik uçsuz bucaksız kuruntu ve kuşkular içindeyim.
aslında hikaye şöyle: herkes sevdiğinin kahramanı olmak ister. her şey sevgiyle ilgili. insan sevdiğini arar her zaman; yollarda, sokaklarda, evlerde, her yerde…
“Canımı acıttığını hatırlıyorum. Ona bakmak canımı acıtıyor.”
gözünün içine kaybetme korkusuyla baktığınız bir insanı kaybetmek kaçınılmaz bir sondur.
onu her affedişimde sırtıma bir bıçak darbesi indirmişim. şimdiyse yığıldığım yerden kalkamıyorum.