|👑💫🌹
art blog(derogatory)
noise dept.
The Stonewall Inn
I'd rather be in outer space 🛸
Lint Roller? I Barely Know Her
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

ellievsbear
No title available
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Today's Document
Fai_Ryy
🩵 avery cochrane 🩵
The Bright Sessions

tannertan36
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Color Me Curious
Cosmic Funnies

bliss lane

Discoholic 🪩

Jimmy Eat World

seen from France
seen from Albania
seen from Germany
seen from United States
seen from Jordan
seen from Australia
seen from Dominican Republic

seen from United States

seen from Germany

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Brazil

seen from United Kingdom
seen from Canada

seen from Singapore
seen from Italy
seen from Austria
seen from United Kingdom

seen from United States
@kucukprenstekitilki
|👑💫🌹
Bütün yetişkinler bir zamanlar çocuktu. Ama sadece çok azı bunu hatırlar..
(...)
“Ve seni çok seviyorum” diye devam etti çiçek.
“Bunu şu âna kadar söylememem hataydı. Sonuçta bu da önemsiz. Fakat sen... Sen de benim kadar ahmaktın. Mutlu ol... Fanusa da lüzum yok.”
(...)
| Küçük Prens💫
(...)
“Haydi, acele et. Gitmeye karar vermiştin. Git artık!” dedi.
Çiçek çok gururluydu. Küçük prensin, ağladığını görmesini istemiyordu.
| Küçük Prens💫
(...)
"Güzel kokusu beni öyle hayran bırakmıştı ki... Ondan soğumamalıydım. Onun bana karşı söylediği sözlerin ardındaki sevgiyi fark etmeliydim. Çiçekler çok dengesizler. Ama ben onu ne şekilde sevmem gerektiğini fark edemeyecek kadar ufaktım."
(...)
Daha sonra şunu ekledi; "Çok üzgün olduğunda seviyor insan günbatımını."
"Sahiden çok mu üzgündün o kırk dört kez günbatımını izlediğinde?" diye sordum.
Bu sorum karşısında küçük prens sessizce durdu.
“Günaydın,” dedi Küçük Prens’ e.
“Günaydın,” dedi Küçük Prens nazikçe, ama kimseyi görememişti.
“Buradayım,” dedi tilki. “Elma ağacının altında.”
“Kimsiniz,” dedi Küçük Prens. Sonra da, “Çok güzel görünüyorsunuz,” diye ekledi.
“Tilkiyim ben,” dedi tilki.
“Benimle oynar mısın?” dedi Küçük Prens. “Çok mutsuzum.”
“Hayır,” dedi tilki. “Oynayamam; evcil değilim ben.”
“Öyle mi? Bağışla beni,” dedi Küçük Prens. Ama bir süre düşündükten sonra “Evcil ne demek?” diye sordu.
“Sen buralı değilsin,” dedi tilki. “Ne arıyorsun burlarda?”
“İnsanları arıyorum” dedi Küçük Prens. “Evcil ne demek?”
“İnsanları mı arıyorsun? Silahları var ve avlıyorlar. Çok can sıkıcı. Ayrıca tavuk yetiştiriyorlar. Tek konuları bunlar. Tavuk mu arıyorsun?”
“Hayır,” dedi Küçük Prens. “Arkadaş arıyorum. Evcil ne demek?”
“Genellikle ihmal edilen bir iş,” dedi tilki. “Bağlar kurmak anlamına geliyor.”
“Bağlar kurmak mı?”
Tilki “Yani,” dedi, “örneğin sen benim için hâlâ yüz bin öteki çocuk gibi herhangi bir çocuksun. Benim için gerekli de değilsin. Senin için de aynı şey. Ben de senin için yüz bin öteki tilkiden hiç farkı olmayan herhangi bir tilkiyim. Ama beni evcilleştirirsen, birbirimiz için gerekli oluruz o zaman. Benim için sen dünyadaki herkesten farklı birisi olursun. Ben de senin için eşsiz benzersiz olurum….”
Küçük Prens / The Little Prince
(...)“Fakat dürüst olmak gerekirse ben de kutunun içindeki koyunu göremedim. Bu yönden büyüklere benziyor olabilirim. Tabii bu benzerlik büyümek zorunda kaldığımdan.”
-Küçük Prens
‘Ölene kadar sorumlusun gönül bağı kurduğun her şeyden’, dedi tilki.
Küçük Prens
“Bir kişinin dostunu unutması acı verici bir şey. Herkesin dostu olmaz. Eğer ben dostumu unutursam, hayatta sayılar dışında bir şeyi önemsemeyen büyükler gibi hissederim.”
-Küçük Prens
“Bu büyüklere her zaman bir şeyi fazlasıyla açıklamak gerekiyor”
-Küçük Prens
“Ama ben, onu nasıl seveceğimi bilemeyecek kadar gençtim...”
-Küçük Prens
"Sana bir sır vereyim. En iyi yüreğiyle görebilir insan. Gözler asıl görülmesi gerekeni göremez."