Bu günkü dersimiz ABDEST nasıl alınır ?
Lint Roller? I Barely Know Her

oozey mess
Xuebing Du
Sweet Seals For You, Always

⁂

#extradirty
Mike Driver
One Nice Bug Per Day
DEAR READER
Claire Keane
RMH
will byers stan first human second
occasionally subtle
hello vonnie
todays bird

ellievsbear

izzy's playlists!
taylor price
Game of Thrones Daily
KIROKAZE

seen from United States
seen from T1
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Brazil

seen from Türkiye
seen from Poland

seen from Singapore
seen from Hong Kong SAR China

seen from United States

seen from United States
seen from Colombia
seen from United States

seen from United States
seen from Spain

seen from Malaysia
seen from Chile
seen from Türkiye
@kurankursuegitim
Bu günkü dersimiz ABDEST nasıl alınır ?
Tuvalet Adâbı
Sual: Tuvalet adabı nelerdir? CEVAP 1- Tuvalete girerken Euzü Besmele çekilip, (Allahümme innî eûzü bike minel hubsi vel habais) duası okunur. 2- Tuvalete girerken elinde, Allahü teâlânın ismi ve Kur’an-ı kerim yazılı bir şey bulunmamalı. Cepte veya kapalı olursa mahzuru olmaz. Boynunda Allah yazılı kolye bulunmamalı. Varsa bluz içine koymalı. 3- Tuvalete uygun şekilde kaplanmış muskayla girmek caizdir. 4- Tuvalete sol ayakla girip, sağ ayakla çıkmalı. 5- Tuvaletten çıkınca, (Elhamdülillâhillezî ezhebe anil eza ve âfâni) duası okunmalı. 6- Tuvalette konuşmamalı, çok oturmamalı, gazete falan okumamalı, şarkı söylememeli, sigara içmemeli, sakız çiğnememelidir. 7- Tuvalette zikredilmez, selam verenin selamı alınmaz. Aksıran ise, kalbinden Elhamdülillah der. 8- Tuvalette abdest bozarken, önü ve arkayı kıbleye getirmemeli. Sola doğru meyletmeli. 9- İstincadan, yani taharetlendikten sonra hemen örtünmeli. 10- Sol el ile taharetlenmeli. Sol elinde, istincaya mâni bir özür varsa, sağ elle istinca yapmasında kerahat yoktur. 11- Pisliği parmakla alıp eli yıkamalı. En sonunda kalan pislik varsa onu da su ile yıkamalı. 12- Erkekler, istinca yaparken, arkadan öne doğru, kadınlar ise önden arkaya doğru yıkamalı. Böylece ön avret yerine pislik bulaştırılmadığı gibi, tahrik edilerek şehvete de sebep olunmaz. 13- Taharetlendikten sonra, bezle kurulanmalı. Bez yoksa tuvalet kâğıdıyla da kurulanmak caiz olur. Bu kâğıtlar o maksatla imal edilmiştir. Başka kâğıtları kullanmak mekruh olur. 14- İstincadan, yani temizlendikten sonra iç çamaşırına bir miktar su serpmeli. Böylece, çamaşırında yaşlık görünce idrar sanmamalı, bu benim döktüğüm su diyerek vesveseye kapılmamalı. 15- Temizlendikten sonra, erkekler istibra yapmalı. Kadınlar istibra yapmaz. İstibra idrar kanalında idrar bırakmamaktır. İstibra, yürüyerek, öksürerek veya sol tarafa yatarak yapılır. 16- İstibra yapılmadan tuvaletten çıkılırsa, idrarın çıkma ve çamaşıra bulaşma ihtimali olacağından, tuvaletten çıkmadan önce idrar deliğine, arpa büyüklüğünde bir pamuk konularak idrarın dışarı çıkması önlenmeli. 17- İstibra yapılarak idrar kalmadığının anlaşılmasına, kalbin mutmain olmasına istinka denir. İstinkadan sonra, artık abdest alınabilir. 18- Avret yerine ve necasete bakmamalı, tuvalete sümkürmemeli, tükürmemeli. 19- Zaruretsiz ayakta idrar yapmamalı. Tuvalette elbiseye idrar sıçratmamalı. Bunun için mümkünse, ayrı bir pijama, eşofman kullanılmalıdır. Tuvalete özel pijama ile ve başı örtülü olarak girmek müstehabdır. 20- Tuvaletten çıkınca elleri yıkamalı. 21- Hiçbir suya, cami duvarına, mezarlığa ve yola abdest bozmamalıdır. 22- Su bulunmazsa, taş ve benzerleriyle taharetlenmek, de su yerine geçer. Sual: Tuvalet için ayrı bir kıyafet kullanmak iyi olur mu? CEVAP Evet, iyi olur. Helâ için ayrı bir kıyafet giyinmek ve başı örtülü olmak müstehabdır. (S. Ebediyye) Sual: Klozeti kullanmam daha rahat oluyor. Normal tuvalet yerine klozeti kullanmak uygun mudur? CEVAP Rahat taharet alınabiliyorsa, üstümüze necaset sıçratılmıyorsa mahzuru olmaz. Ancak, alaturka denilen normal tuvaleti kullanmak, tıbbi yönden de çok faydalıdır. Necaset kolay temizlenir, üste pislik sıçrama durumu daha azdır. Necaset tam boşaldığı için, idrar kesesi ve bağırsaklar rahat eder, necaset geçtiği yollarda kalmaz, dışarı çıkar. İdrar yolları, kalın bağırsak gibi organlardaki hastalıkların Müslümanlarda neden çok az olduğunu araştıran yabancı tıp adamları, sebebinin klozet kullanmadıklarından dolayı olduğunu tespit etmişlerdir. Özellikle prostat, idrar yolları hastalıkları, erkekler için çok sıkıntı verici, aile saadetini etkileyen hastalıklardır. Ayakta da idrar yapmamalı ve sağlığa en uygun olan yolu seçmeli. Sual: Hiçbir suya abdest bozmamalı deniyor, klozet içindeki sular da, buna dahil midir? CEVAP Hayır, klozetteki su, buna dahil değildir. Orası zaten abdest bozma yeridir. Abdest bozulması uygun olmayan sular; insan veya hayvanların içtiği, yahut insanların kullandığı sulardır. Bunlar da, ırmak, çay, göl, gölet, havuz ve su birikintileridir. Sual: Tuvalete erkeklerin de kadınların da başı kapalı girmeleri müstehab mıdır? Kadınlar, eşarp yerine bone ile girse, uygun mudur? CEVAP Evet, tuvalete başı kapalı girmek müstehabdır. Kadınlar bone ile girse yeterli olur. Tuvalette otururken Sual: Tuvalette sünnete uygun oturmak için, iki eli mi, yoksa tek elimi yanağa koymak gerekiyor? CEVAP Normal durumlarda, sağ el sağ yanağa, sol el sol yanağa konur. İhtiyaç olunca elin biri veya ikisi indirilip kullanılabilir. Tuvalete girerken Sual: Tuvalete girerken, Euzü Besmele çekmeyi unutan kimse, içeri girince çekebilir mi? CEVAP Evet, avret yerini açmadan önce çekebilir, çünkü genelde bugünkü tuvaletlerde açıkta pislik olmuyor. Başka kılınacak yer bulunamazsa, zaruret halinde, tuvalette namaz bile kılınır. Tuvalete girerken Sual: Kitaplarda, (Necaset bulunan yere girerken besmele çekmek mekruhtur, fakat tuvalete girerken besmele çekmelidir) deniyor. Tuvalette açıkta necaset yoksa, besmele çekmek mekruh olur mu? CEVAP Hayır, mekruh olmaz. Banyoya girerken Sual: Klozeti olan banyoya abdest için girerken sağ ayakla, abdest bozmak için girersek sol ayakla girmek gerekiyor. Peki, önce abdest bozup sonra abdest alacaksak, yani her ikisini de yapacaksak hangi ayakla girmek gerekir? CEVAP Önce abdest bozacaksak sol ayakla gireriz. Önce abdest alıp sonra abdest bozmak için girilmez. Ya sırf abdest bozmak için girilir veya abdest bozup sonra, abdest almak için girilir. Ayakta bevletmek Sual: Bir hadis-i şerifte, Peygamber efendimizin bir kere ayakta bevlettiği bildiriliyor. Âişe validemiz ise, (Resulullah'ın ayakta bevlettiğini hiç görmedim, ayakta bevlettiğini söyleyene inanmayın!) buyuruyor. Bu bir çelişkidir diyerek, bazı zındıklar hadis-i şeriflere saldırıyorlar. Bunun açıklaması nasıldır? CEVAP Burada bir tenakuz [çelişki] yoktur. Resulullah efendimizin bir defa ihtiyaçtan dolayı ayakta bevletmesi [idrar yapması] Âişe validemizin sözüne aykırı değildir. Zaten hadis-i şerifte evde değil, bir çöplükte ayakta bevlettiği bildiriliyor. Âişe validemizin bundan haberi olmaması normaldir. Belki de o zaman daha evlenmemişlerdi. (Ben ömrümde Resulullah'ın ayakta bevlettiğini duymadım, görmedim) demesinde bir yanlışlık yoktur. Biz hadis-i şeriflere göre amel edemeyiz. Mezhebimiz, o hadis-i şeriflerden nasıl hüküm çıkarmışsa öyle hareket ederiz. Âlimlerimizin bazıları, (Ayakta bevletmeyin!) hadis-i şerifine uygun olarak ayakta bevletmeye mekruh demişler, bazıları da, ayakta bevletmeye ruhsat vermişlerdir. Eğer bir özür varsa, ayakta bevletmenin mekruh olmadığını bildirmişlerdir. (Hindiyye, İslam Ahlakı) Oturup bevletme imkânı yoksa yahut idrar sıçratma tehlikesi varsa ayakta bevletmek mekruh olmaz. Bazı yerlerde alaturka tuvalet bulunmuyor, hepsi alafrangadır. Pissoir [Pisuar] denilen idrar yapma yerlerinden başka yerler yok. İhtiyaç hâlinde, sıçratmamaya dikkat ederek, böyle yerlerde ayakta bevletmek mekruh olmaz.
KONUŞMA ÂDABI
Adab önemli. Eskiler adab-ı muaşeret derlermiş. Bugün görgü kuralları diyorlar. Otuz - kırk yıl öncesine kadar edep ve terbiye anlayışı insanla öyle bütünleşmiş ve insanın tüm davranışlarına öylesine sinmişti ki yanlış yapanlar ve adabı çiğneyenler hemen göze çarpardı.
Şehir köy fark etmezdi. Mahallenin veya köyün ileri gelenleri ve yaşlıları gençleri uyarırlardı. Büyüklerden önce konuşulmaz, olur olmaz lafa karışılmaz, bir fikir beyan edileceği zaman da izin alınırdı. Konuşurken dikkatli konuşulur, kaba saba konuşulmaz, argo kelime kullanılmaz, başkasının aleyhinde laflar edilmez, hele küfür sözler asla telaffuz edilmezdi.
Büyüğünden küçüğüne, erkeğinden hanımefendisine kadar herkesin ağzında "illa edep, illa edep" sözcükleri düşmezdi.
Edep bir taç imiş, Nur-u Hüdadan,
Giy ol tacı emin ol her beladan.
İlim meclisinde aradım kıldım talep,
İlim en geridedir, illa edep, illa edep.
İlim talep et ve edep sahibi ol..
Cehalet terk et ve ecdadına hayr ül-halef ol.
Bir kimse mal ve nesebi ile öğünürse,
Biz, ancak ilim ve edebimizle iftihar ederiz.
İnsanın şerefi ilim ve edep ileridir.
İzzet,mal ve nesepte değildir.
İnsanın rahatı az konuşmaktadır. Bedenin rahatı ise az taam ileridir.
Ruhun rahatı, nimetin az olmasındadır. Kalbin rahatı da az lokma yemek ileridir.
Annesi ve babası ölmüş olan kimse yetim değildir.
Bilakis yetim, ilim ve edepten mahrum olandır.
Şairin dediği gibi edep güzel ahlaktır. İnsanlar arasında ilişkiyi sıcak tutan mükemmel bir iksirdir. Öğrencilere edebi vermekle sorumlu biz eğitimciler, öğretmenler, okul yöneticileri, devamlı iletişim içerisinde olduğumuz veliler ve çevremizdeki diğer insanlara kendimizi ifade etme konusunda kullandığımız dil ve üsluba son derece dikkat etmeliyiz.
Güzel konuşma örnekleri yaşanan aile ortamlarında öğrenilecek konuşma incelikleri, terbiyeli insan olmanın bir takım şartlarını sağlayacaktır. Konuşma inceliklerine dikkat eden, önem veren ailelerin çocukları ne kadar düzgün ve güzel konuşurlar hiç dikkat ettiniz mi? Bu çocukların biz eğitimcilerin işini çok kolaylaştırırlar
Eğitim ve öğretim metotlarında kendisini örnek aldığımız sevgili Peygamberimizin "Ya hayır söyle ya da sus" prensibine uygun olarak yapılacak her konuşma, adaba uygun addedilecektir. Toplum içinde, okul, sınıf v.b yerlerde konuşmanın inceliklerini çeşitli başlıklar halinde görmeye çalışalım.
Muhatabın İyi Tanınması
Konuşmanın hedefine ulaşması için, öncelikle muhatabımızın yani karşımızdaki kişi veya kişilerin yaşı, bilgisi, görgüsü, cinsiyeti, sosyal mevkii dikkate alınmalı, seviyelerine uygun konuşulmalıdır.
Edebe Aykırı Olmaması
Konuşmada aranan ilk ölçüt, içeriğinin ahlaki olmasıdır. Sözlerin güzelliği ancak bu kritere uymakla mümkündür. Bu nedenle argo, müstehcen konuşmalardan şiddetle kaçınmalıdır. Orta öğretim çağındaki gençlerin sokaklardaki konuşmalarına kulak verenler, durumun ne kadar vahim hale geldiğini fark edeceklerdir. Eğitimsizliğin ilk göstergesi argo, müstehcen ve küfürlü konuşmalardır.
Sohbet esnasında müstehcen fıkra ve hikâyelerden şiddetle kaçınmalı; bunlardan hoşlanmadığımızı onlara hissettirmeliyiz. Gerekirse ortamı terk ederek tepki gösterilmelidir.
Özellikle eğitimciler, çocukların ve gençlerin bulunduğu topluluklarda konuşmalardaki edep sınırına çok dikkat etmelidir. Eğer eğitim için illa da bahsedilmesi gerekiyorsa, kinayeli bir dil tercih edilmelidir.
Besmele, Hamdele, Salvele İle Başlanması
"Bismillahirrahmanirrahim", "Elhamdüllillahi rabbil alemin vessalatü vesselamü´ala Resulina Muhammedin ve ala ali Muhammed" diyerek başlanmalıdır. Bunları mutlaka açıktan söylemek şart değildir.
"Ben" Sözcüğüne Dikkat Edilmesi Eskiden, büyüklerimizin ağzından "ben" sözcüğünü hiç duymazdık. Cümleler "ben" diye başlatılmazdı. Hele "ben var ya, ben", "ben neymişim be" diyen kimseler hiç yoktu toplumda. İlla kendisinden bahsetmesi gerekiyorsa, kendisinden ´fakir, acizane, bendeniz.." gibi tevazu kelimeleri kullanılırdı. Öğretimde sözden çok davranış yolu öne çıkardı. Öğrenci, öğretmenini; küçükler büyüklerini kendilerine örnek alırlardı.
Yüksek Sesle Konuşulmaması
Eskiden gelinler edep gereği kayınvalideleriyle fısıltı halinde konuşur; öğrenciler öğretmenleriyle konuşurken mahcup bir tavır takınırlar, seslerini yükseltmemeye özen gösterirlerdi. Çocuklar dede ve ninelerinin yanında saygıyla oturur ve sorulmadan konuşmazlardı.
Mahremiyete Dikkat Edilmesi
Kişi, kendine ve başkalarının şahsiyetine saygı ifadesi olarak mahremiyet (gizlilik) sınırlarına dikkat ederek konuşması gerekir. Sırlarınızı başkalarına söyleyerek onları yük altında bırakmayınız. Size emanet edilen sırları da koruyunuz.
İyi Güzel Doğru Konuşmak
İlke olarak herkes hakkında iyi düşünülüp iyi konuşulmalıdır. Kişilerin methedilecek iyi yönlerini bulmalı ve o kimseleri güzel bir şekilde anmalıdır. Her ne sebeple olursa olsun kişileri yüzüne karşı övmekten sakınmalıdır. Ne kadar aleyhimizde olursa olsun doğruyu söylemeye devam edilmelidir.
Muhatabı Dinlerken Yüzüne Bakmak
İnsanlar birey olarak öne çıkmak, fark edilmek isterler. Bu duyguyu insanlara hissettirmenin yolu onları iyi dinlemektir. Söylediklerinizin tesirli olmasını istiyorsanız, konuşma anında yüzünüz karşıdaki kişilere dönük olmalıdır. Bakışlarınızı onlardan kaçırmanız adaba uymaz. Bunun yanında bakışlar rahatsız edici olmamalıdır. Aşırılıktan da kaçınmak gerekir.
Samimi Olmak
Konuşmalarımız yapmacıktan uzak, içten olmalı. Abartmadan konuşmak, muhatabı daha çok etkileyecektir. Yersiz gülüşler, timsah gözyaşları samimiyetten uzak konuşmayı olumsuz etkiler. Sözlerimize olan güven kaybolur.
Konuya Hâkim Olmak
İyi bildiğiniz konularda nerde olursa olsun yapacağınız konuşmalar, dikkatleri sizin üzerinize toplayacaktır. Dinleyicilerden gelebilecek her türlü sorulara cevap verebilirsiniz. Konularınıza hâkim olmak size konuşurken büyük rahatlık sağlayacaktır. İyi bilmediğiniz konularda konuşma yapmayınız.
Muhatabın Testten Geçirilmemesi
Konular tarafınızdan sunulurken ikide bir "anladınız mı? Anlaşılıyor mu?" gibi sorularla karşımızdakiler^ testten geçirilmemelidir. Hiç kimse bu sorulara muhatap olmak istemez. Kendilerinin algılama noksanlığı ile itham edilmek şeklinde anlaşılacağı için bunu yerine "Söylediklerimi herhalde gereği gibi açıklayamadım." demek daha doğru olacaktır.
Şaka ve Esprilerde Ölçülü Olmak
Yerinde ve zamanında yapılmayan şaka ve espriler, dinleyenleri güldüreyim derken konuşmacıyı komik duruma düşürebilir. Toplum önünde yapılan şaka ve espriler, taklitten ve yapmacıktan uzak olmalı, dozu iyi ayarlanmalıdır.
Jest ve Mimikler
Konuşma esnasındaki el kol hareketleri ve yüz şekilleri, monotonluğu ortadankaldıracağı için çok yararlı olacaktır. Bu konuda da abartıya kaçılması kişiyi komik durumlara düşürebilir. Sözün etkisini artırmak için zamansız, yersiz ve ayarsız olarak masaya vurulacak bir yumruk konuşmanın tesirini ortadan kaldıracaktır.
Görüşlere Saygılı Olmak
Sizi dinleyenler, görüşlerinizi paylaşmayabilirler. Bunu ifade ettiklerinde sinirlenmemen, nazik davranılmalıdır. Konuşmanızı protesto edenler de olabilir. Böyle durumlarda da gayet sabırlı ve soğukkanlı olunmalıdır. "Beyefendiyi duyamadık izin verelim görüşlerini ifade etsin.´" demeniz sizi daha etkin kılacaktır.
Konuşmayı Toparlayıp Teşekkürle Kapatmak
Konuşmanın sonunda konuyu çok kısa olarak toparlayıp teşekkür etmek nazik bir davranıştır. "Ümit ederim vaktinizi almadım. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. Benim için çok faydalı oldu, umarım sizler için de faydalı olmuştur." gibi sözlerle konuşmayı tamamlamak insanların hoşuna gidecektir.
Sözün Güzelleri
-Akıllı kimseye muhalefet en büyük hatadır.
-Ahmak kişiye cevap vermemek en güzel karşılıktır.
-Dil, insanın ölçüsüdür, terazisidir. İyi ve kötü fark edilir.
-Kendine uygun gördüğün sözü, başkasına söyleyesin.
-Özür dileyenin özrünü kabul edesin. Sana eziyet edeni affedip yumuşak söyleyesin.
-Alay ve boş sözler afatı çeker, kıymetli ömrün değerli zamanlarını yok eder.
-Söylersen doğru söyle, söz verirsen ifa eyle, iyilik edersen hıfzeyle.
-Hüsn-ü muaşeretle sohbet daim olur, zor şeyler kolay olur.
-Güzel sohbet sevgiyi artırır, güzel ahlak ise her faziletin aslıdır.
-Dili tatlı olanın dostu çok olur.
-Nasihat kabul eden, utanılacak hallerden emin olur.
-Kim ki, halkın sırlarını ifşa edip söyler, Hak Teala da onun gizli işlerini açığa çıkarır.
-İnsana teşekkür etmeyen HakTeâlâ´ya teşekkür etmemiş olur.
-Sana haber getiren, senden de başkasına haber götürür.
İlmihal kitaplarında gusül abdesti bölümlerini açtığınızda genellikle abdestin farzları,sünnetleri,mekruhları gibi bilgilerle karşılaşıyorsunuz.Gusül abdestini hiç bilmeyen ve bu kitaplara bakarak öğrenip tatbik etmek isteyenler için bu bilgilerin sıralanışı açıklayıcı ve pratik olmuyor.Bu kardeşlerimiz önce sünnetini mi yapacaklar,farzını mı yapacaklar,sıralaması nasıl olacak haklı olarak anlayamıyorlar ve zorlanıyorlar.Bunları düşünerek bugün gusul abdestinin alınış şeklini pratik olarak yazacağız,diğer bilgilere de inşallah daha sonra yer vereceğiz..
Gusul Abdestinin Alınışı:
***Öncelikle vücutta yıkanması gereken yer varsa yıkanır.(Kastedilen edep yeridir)
***Eûzü Besmele çekilir ve gusül abdestine niyet edilir.
***Gusül abdestine niyet ettikten sonra normal bir namaz abdesti alınır.(Gusül abdestine namaz abdestiyle başlamak sünnettir)
***Namaz abdesti tamamlanınca 3 kere ağız çalkalanır,3 kere buruna su verilir.(Namaz abdestine göre daha mübalağa edilerek yapılır)
***Üç kere başa,üç kere sağ omuza,üç kere sol omuza su dökülür.
***Bütün vücut kuru yer kalmayacak şekilde yıkanır.
Gusül abdesti bu kadardır.Ancak aşağıdaki yazılanları unutmayınız..
Dikkat edilmesi gereken hususlar:
***Sağ elin işaret parmağıyla göbek deliği ıslatılır.
***Kulak kıvrımlarının ıslanmasına dikkat edilir.
***Küpe deliklerinin içinin ıslanması gerekmektedir.Küpe takmayanlar eski bir küpeyi ıslatıp,takıp çıkararak bu işi halledebilirler.
***Hem namaz abdestinde hem de gusül abdestinde fazla dikkat edilmeyen önemli bir nokta var:Yüz yıkanırken serçe parmaklarıyla göz pınarları yoklanır,vaciptir.
***Elin uzandığı yere kadar suyu vücuda ovuşturmak sünnettir.
***Yıkanılan yerde su birikiyorsa çıkarken ayaklar yıkanır.Çıkarken ayakların soğuk suyla yıkanması sünnettir.
***Namaz abdestinin aksine,gusülde kıbleye dönülmez.
***Gusül abdestiyle her türlü ibadet yapılır,tekrar namaz abdesti almaya gerek yoktur.
***Haftada bir gün yıkanmak Allah’ın kulları üzerinde hakkıdır,Cuma günü yıkanıp gusül almak,camiye tertemiz gitmek çok sevaplıdır.
Allah’a emanet olunuz..