inancını yitirme, sen çok güzelsin
İnancını yitir, kimse senin farkında değil.
Herşeyi yitir, sen hiçbir şeysin.
Deselerde inanma

Product Placement
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
official daine visual archive
YOU ARE THE REASON

Jar Jar Binks Fan Club
d e v o n
occasionally subtle
Sade Olutola

pixel skylines
🩵 avery cochrane 🩵

❣ Chile in a Photography ❣
almost home
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
tumblr dot com
hello vonnie

No title available

blake kathryn

Game Changer & Make Some Noise

ellievsbear
The Stonewall Inn
seen from Malaysia
seen from Pakistan
seen from Germany

seen from Philippines

seen from Indonesia
seen from Argentina
seen from Argentina

seen from United States
seen from Japan
seen from Finland
seen from Italy
seen from United States
seen from United States
seen from Singapore
seen from United Kingdom

seen from South Africa
seen from Colombia
seen from Ukraine
seen from Philippines
seen from Brazil
@lapetitflamme-blog
inancını yitirme, sen çok güzelsin
İnancını yitir, kimse senin farkında değil.
Herşeyi yitir, sen hiçbir şeysin.
Deselerde inanma
Keyfim yok, bence olmaması da gerek zaten. Düşünüyorum ki eğer Keyfim hep kaçık olur, ve aklımı sürekli bu konuyla meşgul edersem ve de hiç unutmazsam-bir an bile olsa- daha çok dua edebilirim. Sürekli aklımda sürekli duamda. Hem böylece ne kadar da çok istediğimi Rabbim e tam anlamıyla anlatabilmis olurum gibi hissediyorum. Yoksa hiç bi şey olmuyormuş gibi yaşamak benim işim. Kimse anlamaz zaten öyle ortalıkta aglayanlardan değilim . Ama öyle olunca da kimse neyin var demiyor bi derdin var gel konuşalım en azından iyi hissedersin demiyor. Kalbimde kocaman bir çukur bu hep içine, içime ağlıyorum içindeki kanatları kırık kuşumu muhafaza etmeye çalışıyorum. Dua etmekten başka hiçbirseyim yok elimde.
İçinde bulunduğumuz durumları tanımlamazsak üzerimizde daha az etkisi olduğunu farkettim.
Kararlar almaktan o kadar sıkıldım ve yoruldum ki. Almam gereken kararlar da sadece benimle alakalı değil bir sürü kişiyi etkileyecek şekilde. Çıkar yol bulamamaktan da sıkıldım. Gerçekten gitmek istiyorum nereye olduğu umurumda değil sadece gitmek.
herkes bir şeyler anlatıyor ya herkes. herkes deli gibi okumalar yapıyor ya herkes. herkes bir şeyler yazıyor ya herkes. herkes su içiyor ya herkes. önümde kocaman damacana akademik ağızlarca emildi. inanılmaz bir su içiş yoğunluğu var. hanımefendinin biri gelip dev şişesini doldurup gitti. vücutlarındaki bütün suyu beyinleri emikliyor. benim canım beynimin suya ihtiyacı yok, az kullanıyorum sanırım. düşünemem yalnızca kalp. veyahut beynim yok yerinde küçük bir saksıda tepesinde küçük bir turuncu çiçeği olan küçük bir kaktüs var. zıpladıkça batıyor bazen. konuya dönecek olursak 10 gündür su içmiyorum. konuşamam yalnızca açık çay. ne diyordum. herkes su içiyor herkes. herkes ya herkes.
*her fırsatta değişik değişik kahve içenlere ballandıra ballandıra anlatanlara acayip kıl olmaya başladım. bana bi zararları yok. kendilerine var mı bilmiyorum. ama kıl oluyorum. kendime de kıl oluyorum. yav yeter yeter damacananın formu değişti reyis. içme artık şu suyu. alanınız neydi? doktora mı yl mi? gömleğiniz çok hoş. fakat gelgelelim ki gömlekle de saadet olmaz. hayırlı günler.
*saçlarıma kumlar doldu, kumlar doldu, tarak getir literatürü sen tara.
yüzüme gözüme desenli karo yaptıracağım mecbur. yapacak bir şey yok maalesef.
kendi aranızda denize bakmayın. denize bakılacak bi durum varsa anlatın hep beraber denize bakalım.
İçinde bulunduğumuz durumları tanımlamazsak üzerimizde daha az etkisi olduğunu farkettim.
Uslu bi cocuk olup uyumaya çalışıyorum uzun zamandır konuşamadığım liseden arkadaşım saat 1 de mesaj atıyor napiyim
bugünkü çekimimizi toros hanımla gerçekleştirdik. mekan olarak yaylayı tercih ettik. çekimlerimizde kullandığımız sileceklerdeki harika ota yayla halkı “it otu” diyormuş. gülüyoruz. ahhaha ha niye ki ya diyoruz. “öyle diyler adına” cevabını alıyoruz. çekimler biterken toros hanım bizlere teşekkür ediyor. sezon bitmeden siz de rezervasyonunuzu yaptırın. fiyat ve bilgi için mesaj atın ben size dönmeyeceğim. unutmayın gerçek bir fotogırafır asla dönmez.
Bi'şey sorcam. Beni neden kırdılar?
ben kağıt param bozulunca çok sevinirdim güççüğüken. daha fazla para gibi gelirdi. seni kıran da seni çok sevmiş ve senden daha fazla parça görmek istemiş olabilir. kırıkların her yere yayılsın da her yeri kapla istemiş olabilir.
Le Zubial - fredtougas
havalanan perde değil ruhum. ne güzel fotoğraf fred kardeş. istanbul'a gelip bizim perdelerle oynaşıyorsunuz. biz de geliriz sizin oralara elbet. rüzgarınızla sarmaş dolaş oluruz elbet.
yarın kuzenimde toplanacağız. dünyanın en gereksiz hanımefendisi olarak kuzenimin davetine bir kutu süt ile gideceğim masaya geçince sütü masaya koyacağım. üstüne “kuş sütü” yazmış olduğum kutuyu işaret edip “bi bu eksikti” deyip onu mutlu edeceğim. küçük planların insanıyım.
“her şeyim tam. bi eksiğim yok. niye üzgünüm ben” diyen bir avuç toprakla gözlerini ovsun. karnı yemek gözü toprak doyurur.
kuşları muşları, kuşları tutan incecik narin dallar gibi ellerini, küt saçlarını, tatlı kahküllerini, bal suratını, fındık burnunu, şeker ağzını, dağlar çatlatan taşları yuvarlayan, 8 babayı, 15 anneyi ağlatan, yağmurlar yağdıran, insanları camlara koşuşturan gezegende olağanüstü hal ilan ettiren hüznünü boşver. gömleğin çok güzel bitanem.
“Hareket etmezsen acı üzerinde birikir.”
Duyduğum en mantıklı cümlelerden.
Ne anlatmak istersen
Kuzey yarım kürede vidalar sola doğru gevşiyor ama müzik sistemlerinde kullanılan vidalar sola doğru sıkışıyor. Sebebi ise böyle ince ayar gereken işlerde dünyanın dönüşünden kaynaklı kuvvetle vidaların gevşememesi.