<3
"
Don’t get around cause I’m working on your grave to be, So far from the sea, so close to the hell.
It makes sense to me, It makes sense to her, She is in a coffin, on the river Sailing to the sea…
"

Discoholic 🪩

No title available
trying on a metaphor

oozey mess

#extradirty
Claire Keane

@theartofmadeline
Peter Solarz
DEAR READER

Product Placement
Jules of Nature
No title available

Love Begins

roma★
No title available
Game of Thrones Daily
Monterey Bay Aquarium

izzy's playlists!
TVSTRANGERTHINGS
i don't do bad sauce passes

seen from France
seen from Canada

seen from Germany

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Sweden

seen from Türkiye
seen from Malaysia

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Sweden

seen from United Kingdom

seen from Russia
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Sweden
seen from United States
seen from United States
@latesko
<3
"
Don’t get around cause I’m working on your grave to be, So far from the sea, so close to the hell.
It makes sense to me, It makes sense to her, She is in a coffin, on the river Sailing to the sea…
"
Sonra da “Smoke”
I turned around, my life was changing
What did I learn, it's not that easy
When you get burned and go on burning light
“Dostlukmus sevginin sarabi” cumlesindeki butun kelimeler cok guzel degil mi ?
And the echo of my mother's words
"Baby don't you play with fire"
“Eski” çok güzeldi; sonra her şey koptu.
Bunun içinde masumiyet de var yalanın her katmanı da.
Beni Taksim’de bir yere götürmüştün. Silme simsiyah, silme insan eli değmemiş.
Tekrar götür desem orası kesin artık yok.
Orası artık var olsa sen yoksun.
Ne güzelmiş değerini bilmediğimiz her şey.
keşke;
keşke
bu kadar.
Oyle demeyin iste demeyin
Bu sefer de yalancı ben olurum
Acı ne zaman gelir sorusuna acı nasıl gelir cevabı vereceğim şimdi size.
Çünkü ben hiçbir soruya doğru cevaplar üret(e)medim.
İyi de ettim.
Canın acıyor, canım acıyor. Yıpranıyoruz, kaşınıyoruz, daha cok yıpranıyoruz sonra.
Çavdar Tarlası geliyor aklıma, Zoey geliyor. Seymour geliyor. Insanın aklına Seymour geldiğinde bir hafta rapor verilmeli.
3 sigaram var pakette, biri su an gitti gidiyor.
Hadi; hayatta güzel şeyler de oluyor zımbırtısı gelsin. Tüm varlığımızı sözde Greenpeace’e** bağışlayalım da yolda bi siktir olup gitsinler yakamızdan.
Böyle iyilik olmaz olsun.
Ben artık yazmayayım.
Beni; tüm dünya olarak bi salsanız mı*?
Greenpeace hariç değil.
*Küfürler için her zaman özür.
**Greenpeace bir sülüktür.
Gün Sonu Raporu
Günün sonunda herkes aynı aslında.
Kimi daha çok kazanıyor, kimi daha çok yaşlanıyor; ağlıyor, gülüyor, öğreniyor ya da kaybediyor.
Ama günün sonu gelince herkes eşitleniyor. Sadece çarpanların degeri farklı. Ya da yaşananların ağırlıgı. Ama hissi her bünyede benzer tepkimelere yol açıyor.
Yani kırılma noktası.
Yani demem o ki günün sonunda herkes biraz kaybediyor, biraz yaşadığından; hatta yaşadıgını sandıgından. Bu da zaten en büyük insanlık suclarından sayılıyor.
Çünkü yargılamak, her yerde en üst mak’am sayılıyor.
Bazen konusmak suc oluyor, bazen gülüşmek. Bazense sarılıp öpüşmek. En cok da düşünmek. Çünkü onların beyni buna hiç yer vermiyor.
Bunu fark edince de insan hırcınlaşıyor, çirkinleşiyor, deliriyor.
Insanın sevmeyi unuttuğu/pas geçtiği yerlerde de güzel eylemler hep sorun addediliyor.
Günün sonunda elde sıfır kalıyor.
Konu kapıdaki tik tak
İki taşın birbirine çarpma sesi çok güzeldir. Taş sayısı artarsa ses daha da güzelleşebilir.
Ama;
Evde tek başınayken sigara dumanı eve yayılmasın diye kapalı tutulan oda kapısına “tık” sesi geliyorsa güzel değildir. Hele ki “tık tık” hiç değil.
TV standart bir sesteyken, durduk yere yükselirse o da güzel değildir mesela.
Bir sonraki adımı görmemek dileğiyle.
Size Mart’i ozetleyeyim; elde var sıfır
Not falan
“But you who philosophize disgrace and criticize all fears
Take the rag away from your face
Now ain't the time for your tears.”
At sev (fikir tabi ki calinti)
Bülent Ortaçgil Erkan Oğur Selim Atakan Stefan Mandlburger Fridolin Lürzel Ralf Mantel Lars Michael Peter Scholten Lieschen Kallenbach Kamal Mazlumi SÖZLER; ...
En sevdigim şarkıyı unutmusum. 4 yıl.
Ay ve Çekirdek
Çekirdek güzel bir olgudur; çünkü her şeye uyumludur.
Kendimi bildim bileli beni “yol tutardı”. Hiçbir zaman bindiğim bir araçtan varış noktasında inemedim ve hep midem ağzımda gezdim.
Rekorum 10 küsür saatlik otobüs yolculuğunda 13 kusmaktır. Yine olsa muhtemelen yine kusarım.
Ama çekirdek her zaman güzel bir olgudur; çünkü her şeye uyumludur.
Bir gün annem ve babamla uzun bir yoldaydık. Annem çok güzeldi, ben 5 yaşında filandım ve her taraf ay çiçeği tarlasıydı.
En sevdiğim rengin griden sonra hardal olduğunu bilenler var mı ?
O ay çiçeği tarlasına o kadar çok girmek istemiştim ve babam o kadar asla durmamıştı ki. Insanoglu 5 yaşında kendi boğazına parmak atabiliyormuş.
Kustum ve durduk.
Dünyanın en yoksul evi vardı orda ve annem benim kusmalarım için onlardan poşet istemek zorundaydı. Bu zaten benim mini çakal planımdı.
Annem o süslü ve topuklu ayakkabılarıyla o eve girmeye oyle utanmıştı ki, evin çocukları bizim arabaya (öyle lüks filan değil) öyle bakmıştı ki, ben öyle koşmuştum ki tarlaya.
Öyle koşmuştum.
Babam olduğu yerde duruyordu.
HEP.
Ihanet
Bordeaux kalmamıs Chianti.
işaret ve orta parmakla sigarayı tutmak suretiyle geride kalan dandik parmaklarla bir kupa (çünkü şarap aslında kupadan içilmeli) tutunca, o ele kramp giriyor.
Confirmed.