klozet kapağının üstünde kafanı ağlayarak dizlerine gömüp sarılabileceğin tek şeyin diz kapakların olduğunu fark ettiğinde anlıyorsun ne kadar yalnız olduğunu.

No title available

★
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
TVSTRANGERTHINGS

Love Begins
One Nice Bug Per Day

No title available
AnasAbdin

shark vs the universe

Product Placement
Monterey Bay Aquarium
taylor price
Claire Keane
Peter Solarz

Origami Around
Cosmic Funnies
$LAYYYTER

❣ Chile in a Photography ❣
Game of Thrones Daily
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
seen from United States
seen from Australia
seen from Germany

seen from Germany

seen from United States

seen from United States

seen from New Zealand

seen from Australia

seen from Malaysia

seen from Germany
seen from United States

seen from South Africa

seen from Singapore

seen from Türkiye

seen from Australia
seen from United Kingdom

seen from United Kingdom

seen from Türkiye
seen from Australia

seen from Türkiye
@lilithexy
klozet kapağının üstünde kafanı ağlayarak dizlerine gömüp sarılabileceğin tek şeyin diz kapakların olduğunu fark ettiğinde anlıyorsun ne kadar yalnız olduğunu.
Kutu kutu antidepresanlar bitirirken tek istediğim şey yanımda olmandı
dağınık saçlarımda, eskimiş yüzümde, kirletilmiş kalbimde aramazsın ki sevgiyi.
sen yüzeysel sevgilerin adamısın
Öfke dinermiş, nefretse inanın hiç bitmezmiş.
çünkü sen ansızın uyandığın gecelerde boğazındaki yangınla kısık sesle adımı asla tekrarlamayacaksın. kalkıp içtiğin suyla, söndürmeyeceksin o yangını. yatağına tekrar yattığında yüzüm tavandan urgan indirmeyecek. sen benim yüzümden asla bir tahta sandalyeyi devirip bedenini sallandırmayacaksın. çünkü sen ansızın gecenin bir yarısı uyanmıyorsun. boğazında hiç yangın çıkmadı. bir bardak su senin kurtulmanı sağlayacak kadar önemli değil. tavanın göğe bakıyor. urgan nedir bilmiyorsun. bedenin bir salıncakta sallanıyor. çünkü sen, ansızın adımı gündüz bile söyleyemezsin. sen benim adımı hiç dudaklarından dökmedin ki, toplayasın.
ne zaman yalnız kaldığını hissetsen arkanı döndüğünde sana gülümseyecek biri olsun diye kendimi paralardım, şimdi yalnızlıktan öleceğini bilsem yine adım atmam sana.
ne zaman kimsesiz hissetsen kollarının arasında evini bulacağın kadından enkaz yarattın. şimdi ölsen eşitleniriz.
kafamı katiyen toparlayamıyorum. elimi attığım her şeyi yarım bırakıyorum. başarısızlığa düşüyorum, boşlukta savruluyorum. tüm bunlara rağmen günde mutlaka beş kez seni düşünmeyi ihtimal etmiyorum.
hiç aşık değilim sana. yürüyoruz. içiyoruz da. uyuyoruz. bazen sevişiyoruz neden bilmem. birbirimizi arıyoruz. kavga etmişliğimiz yok. denedim, inan sana kızmayı beceremedim. yetişkinlik? anlayış? empati? saygı? kişiliğime övgüler yağdırdın. değil. aşık değilim sadece. iyi, kötü ne yapsan beklerim derim. insansın, yaparsın. sana güvenmeye ihtiyacım yok. kırabileceğin bir hayalim bile yok. kafamın içinde seninle yarından bir sonraki güne dair herhangi bir plan yok. bazen özlüyorum. arkadaşız da. insanlığına değer veriyorum. sana hiç yalan söylemedim. dertleştik. sarhoştum ağladım da. gülüştük. boy verdik. mesai saatleri içerisinde el ele tutuşmak yasak. altı gün on iki saat. kaç saat yan yanaysak o kadar, hepsi o kadar. yedi gün yirmi dört saate tamamlayamadın. anladın. yanımdasın tamam, allah da güzel yaratmış seni hakikat bu. ama aklımda yoksun. kocaman bir boşluk ellerin. özür dilerim.
lütfen artık, sırf kendi menfaatleriniz için insanların elinde kalan son duygularını sömürmeyin.
sen benim o büyük savaşlardan kendi yaralarımı sarıp da çıktığım günlerimi hatırla, ben senin başka kollara sığındığın geceleri hatırlayacağım. ne olur benim son ana kadar senin için savaştığımı unutma. seni ne denli sevdiğimi en iyi sen biliyorsun. bir daha seni böyle sevemem. sen beni hatalarından ders almış, güçlü bir kadın olarak hatırla.
bana artık elinizi uzatmayın. çünkü ben kolunuzu kopardığımda karşımda çocuk gibi ağlamanızdan çok sıkıldım.
Acı çekmiyorum, biri için ağlamıyorum, birilerinin ismini sürekli unutuyorum, kimseye eskisi kadar değer veremiyorum. Olabildiğim en yabani kadın haline geldim.
seni sevmekten ve her hatanda yaptıysa bir bildiği vardır demekten, işlediğin her günahın arkasıdan aslında çocuk gibi bir kalbin olduğunu kendime telkin etmekten vazgeçtim. geçmiş olsun.
benim kaburgalarım yamuktur. benim saçlarım, tırnaklarım yamuktur. ellerim titrer, sigara bile yakamam. bilmiyorum bunlar olmasa ne kadar ben olurdum. belki bunlar olmasa yanımda sen olurdun.
bak artık kabullendim yolun yolum değil