Claire Keane
h
ojovivo

oozey mess
No title available

PR's Tumblrdome
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
official daine visual archive

❣ Chile in a Photography ❣
YOU ARE THE REASON
No title available
Show & Tell
Xuebing Du
occasionally subtle
Fai_Ryy

Product Placement
Misplaced Lens Cap
Cosmic Funnies
untitled

Andulka

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Russia

seen from Luxembourg
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia

seen from Canada

seen from United States

seen from United States
seen from Spain
@livosmortisss
öyle yalnız kalırsın ki tanrı bile kaybolur
geceleri hayata katlanmak daha zor
günlerim berbat geçiyor. bugün,yarın, diğer gün yapacak hiçbir şeyim yok. bir şeyleri kaçırıyorum, hayatın ritmini tutamıyorum. geceleri koyunları sayıyorum, deliriyorum. delirdikçe bunalıyorum. her an durduk yere kusuyorum. işsizlikten takıntılar edindim. yürürken adımlarımı ve ağızdan çıkan kelimeleri saymaya başladım. artık sabahları kalkamıyorum, kalktığımda bile perdeler hep kapalı. güneşi uzun zamandır görmedim. konuşacak kimsem kalmadı. müzik zevkimi değiştirdim belki işe yarar diye, olmadı kafamı değiştirdim. içtiğim ilaçlar hiçbir işe yaramadı. çenem kasılıyor, olur olmadık yerlerde uyuyorum, yemek yemeyi unutuyorum. duygularımı kontrol edemiyorum, takıntılarım yüzünden yaşama alanım daraldı. sanırım ölüyorum.
Bir süredir her şeyin daha iyi olacağıyla ilgili kendimi kandırıyorum. Bu yalan sadece sağlığımı mahvetmeye yaradı. Tam da aşıyordum, diye üzülüyorum. Yalan. Hiçbir şeyi aştığım yoktu. Her şeyi görmezden gele gele, önümü göremediğim, görmek istemediğim, devam edemediğim bir noktaya geldim. Hâlâ görmezden gelmeye öyle meyilliyim ki. Başkalarının yanına gelir gelmez kahkahalar saçıyorum. Uzaktan gören beni harikayım sanıyor. Bir saniyelik sessizlikte duvara bakmaya başlıyorum. Hiç kimsenin görmediği saatler, günler boyunca. Her mesaja gülerek cevap veriyorum, her telefonu yapay bir keyifle açıyorum. Aklımı ya da kişiliğimi kaybettim, mutsuz olduğumu söylemeye çok utanıyorum. İnsanlara kendimle ilgili hiçbir şeyi yük etmemek istiyorum. Köşe bucak kaçmak istiyorum. Ama yaşamın beni getirdiği son nokta bu oldu. Daha önce hiç böyle mutsuz hissetmemiştim. Katran okyanusunda dibe çöküyor gibiyim. Anlamı yitirdim, daha önce neyi nasıl yaptığımla ilgili bir fikrim yok. Hepsini tek başıma yaptım çünkü. Yalnız yapabileceğim bir şeyi asla başkasından talep etmedim. Şimdiyse kendimi kaybettim. Yeni yıldan tek beklentimi hatırlıyorum. Bulanık. Çok ağır bir şekilde batıyorum. Ufak bir mola verip ay başı heyecanlarına yenisini ekleyip, yapay bir hevesle en baştan başlıyormuş gibi yapacağım. Nereye dokunsam yapışıyor parmak uçlarımdaki katran, saçlarımdan, paçalarımdan. Devam etmeye çalıştıkça daha çok batıyorum. Boğuluyorum. Kimse bilmiyor. Hayatım harika, tek bir şeyi bile değiştirmezdim. Ama anlatamayacağım bir kısımda film yandı. Toparlamaya çalışırken her şeyi elime yüzüme bulaştırdım. Devam edemiyorum sadece. Batıyorum. Kendim için yapacağım hiçbir şeye hevesim kalmadı artık.
gerçekten birinin beni kendimden koruyabileceğini düşünmem büyük bir komediymiş. beni kendimden korumak için gelen herkes günün sonunda kendini korumak için siktirip gidiyor. bu yardım çığlığı hep bana’ymış.beni kurtaracak tek kişi yine benmişim. ve bu söz olduğu gibi anlamını yitiriyor artık.
gerçekten uyusam geçer mi bu can yakan atmosfer ?
geçmiyor
gerçekten uyusam geçer mi bu can yakan atmosfer ?
Soyut yada somut hiçbir gerçeklik umrumda değil , sendelemek hatta olduğum yerden yere çakılmak umrumda değil , gerçeklikten kopuk yaşamaktan hoşlanmaya başladım