kendini kaybediyor ve kendini buluyorsun defalarca. hayat bir tam tur dönüyor. 10 yılı aşkın zaman geçiyor gizli blogunu açmanın üzerinden. tüm o hüzünler, neşeler, aşklar ve acılar geçiyor. hepsine yıllar sonra yeniden bakınca sadece gülmek geliyor içinden. hayattı ve geçti. "your future self is watching you through memories" alıntısı geçiyor aklından ve bu alıntıyı ilk gördüğün anda, 12. sınıfın bir boş dersinde kapı tarafından soldan ikinci sütunun üçüncü sırasında otururken aniden kafanı kaldırıp bakıyorsun tavana. o an biliyorsun ki seni izleyeceğim yıllar boyunca. şu an olduğu gibi. sana seslenmek istiyorum yıllar sonrasından. evet büyük aşkını yaşayacaksın sen de, evet büyük kalp kırıklığını da yaşayacaksın ve öncekilere benzemeyecek. evet değişeceksin ve gelişeceksin. ilerliyorum sanarken aynı çemberin içinde döneceksin. mesela üniversitenin ilk yılı o karlı günde o dönemki sevgilinin yaptığı bir şeye kalbin kırılmışken, hemen yan taraftaki yurtta gelecekteki eşin yurt odasında uzanıyor olacak. ikiniz de ders çalışarak sabahlayacaksınız belki bir 20 metrelik mesafede. sonra, onun kapüşonunun içine sakladığı yavru köpek var ya bir kış gecesi kamelyanın altında üşümesin diye kucağınıza aldığınız, işte o köpeği gelecekteki eşin beslemiş olacak. birbirinizi bir 10 yıl bekleteceksiniz. defalarca kez değişerek ve başka insanlara dönüşerek. seni nasıl hissettirir bilmiyorum ama sana spoiler vermek istiyorum. ikimiz de hala inanmıyoruz zamanın düz bir çizgi üzerinde aktığına. bu yüzden hala orada olman, var olmuş olman beni güvende hissettiriyor. sen olmasan kim olduğumu bilemezdim.







