cherry valley forever
🪼
No title available

#extradirty
Game of Thrones Daily

Love Begins

@theartofmadeline

gracie abrams
YOU ARE THE REASON
No title available

izzy's playlists!

Discoholic 🪩
sheepfilms

shark vs the universe
No title available

No title available
Show & Tell
NASA
Misplaced Lens Cap
he wasn't even looking at me and he found me

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Spain
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Algeria
seen from Brazil

seen from Canada

seen from Bangladesh
seen from United States
seen from Japan

seen from United States

seen from Singapore

seen from United States

seen from United States
seen from Ireland
@lunascorpio
Social media has made us so eager to “show and tell” but there is beauty in privacy. Everything isn’t meant to be on display. It’s perfectly fine to keep some things for you.
some of the best or most important moments of my life have never been posted anywhere and never will be
Herman Hesse, from his novel titled "Steppenwolf," originally published in 1927
Friedrich Nietzsche, from Selected Letters of Friedrich Nietzsche
Hermann Hesse, Siddhartha (1922)
Detective (1985), dir. Jean-Luc Godard
the intimacy in "i felt you even before you touched me."
İnsanın yaşamla olan kavgasıyla barışması, barışması gerektiği perspektifini tekamül anlamında edinmesi ne zor şey. Sıkıntıların, dertlerin, sevdiğin şeyler, şikayet ettiğin şeyler bilumum tüm değdiklerin ve değmediklerin yine aynı ama bunlarlasın ve bunlarla olmaya devam edeceksin. Bir kavga ile değil, razı geliş ile. Sonra seviyorsun bu hayatın kavgasını. Öyle toksik bir ilişki gibi de değil. Seçeneksizlik deryasında bir seçeneğin olmadığı için acı ve çaresiz bir kabulleniş hiç değil. Razı olmak. Vasata razı olmakla. Vasat kelimesinin ihtiva ettiği anlamı umursamadan. O anlamla ilgisi olmadığını bilerek. O ilgiyi umursamayarak hatta. Sevdiğim bir yazarın söyleşisinde okumuştum da anlamamışım o zamanlar. Bunun ihtiva ettiği anlamı uzun uzadıya anlatıyordu. Şimdi anlıyorum ancak.
Tabii, Şule Gürbüz o. Hepsini buraya yığmayacağım ama en azından neticeye vardıran bir kısım bu.
“Sonra üzerime bir tat geldi. Halimi kabul geldi. Yani hafriyatla fazla ilgilenmez oldum. Çok da umursamaz oldum. Bu hayatı beğenir oldum. Bu hayatın bizzat kendisi bana olabilecek hayatların en manalısı geldi. Ve aslında kendim dururken önümden bütün bu zamanların, vapurların, trenlerin, otomobillerin, acele edenlerin, koşanların, geçenlerin, gidenlerin geçtiğini görmek aslında durmakla pek çok şeyin seyrine varılabileceğini hem kendi seyrimde hem kainatın seyrinde hissettirdi ve bu hissi beğendim.”
Jeanette Winterson, from Lighthousekeeping
find myself listening to music i loved years ago and i realize i still am her
or i am not her, will never be
I had a choice: I could either let the darkness of the world swallow me, or I could do what I could to help make the world a little bit brighter.
—Haruki Murakami, Kafka on the Shore