A very unusual genetic color variation in white-tailed deer — rarer even than albinism — produces all-black offspring in that species which are known as “melanistic” or “melanic” deer.

JBB: An Artblog!
tumblr dot com
occasionally subtle
YOU ARE THE REASON
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
almost home

祝日 / Permanent Vacation

No title available
cherry valley forever
styofa doing anything
h

Kiana Khansmith
art blog(derogatory)
taylor price

⁂
Keni

Andulka
Monterey Bay Aquarium
Misplaced Lens Cap

seen from United States

seen from United States

seen from China
seen from Indonesia

seen from Albania
seen from Australia

seen from United States

seen from Lithuania
seen from Spain

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from France

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Iraq
@marcovaldoca
A very unusual genetic color variation in white-tailed deer — rarer even than albinism — produces all-black offspring in that species which are known as “melanistic” or “melanic” deer.
Nereye devrildik?
I can only imagine what a truly magnificent melanistic buck would look like!
(via Black Deer)
Sessizlik..
SÜRGÜNÜN ADI: KYTHERA'YA YOLCULUK
Yunan Mitolojisini filmlerinde sıklıkla işleyen Angelopoulos'un unutulmaz filmlerinden. Heraklit “Varoluş yerinde saymaz” diyordu. Film, 32 yıl sonra ülkesine dönen partizan bir babanın ‘arayış’ ,‘varoluş’ ve 'kayboluş’ hikayesi..
Baba, mitolojinin en eski sürgün taşıtlarından olan gemiden indiğinde, “benim” anlamında Yunanca “egoime!” diyor ya, Heraklit ekliyor: “buradalar, ama yoklar!’' Kythera, mitolojide ’'ütopya” olarak geçer. Aklıma ilk gelen, yuvasını arayan sürgün karakter: Odysseus. Bizler de Kythera'sını arayan Odysseus'lar; Sisyphos'un sırtında kayasıyla yol aldığı tepede yolculuğu bitecek olan.
Şair diyor ya: ‘’sürgün hızı yüreğime tak eder!’’ Kalbimin sürekli uzaklara ait olmasının acısı işte şuramda.
Kendimi basit kelimelerle anlatmadım, anlatmayacağım da! Sigaramı kibritle yakacağım, ceketimin cebine sığabilecek bir deftere not ettiğimi fark edeceksin aklımdakileri. Gözlerimi her kıstığımda dahiyane bir şekilde tarttığımı bileceksin kelimeleri.. Şarabın güzelliğini sonsuzluk ile mübalağa edeceğim, en anlamlı manzaranın en anlamlı şiirini mırıldanacağım sen ‘’ne sayıklıyorsun?’’ derken. Attığım her adımda geçmiş bir hikayeyi rivayet edeceğim sen şaşkınlıkla dinlerken. Kaybolmuş kent diyorlar ya, işte o kenti ben tanıyorum diye bağıracağım sana ama sesim sana yetişmeyecek. Ne ‘’gel!’’ diyeceğim ne de ‘’gitme!’’ ve sen de ne ‘’gel!’’ diyeceksin ne de ‘’gitme!’’.. adım gibi eminim. Uzağın ve yakının, X ve Y’nin belgisizliğinde kaybetmek istemeyeceğiz var olan bin bir çiçekli bahçemizi. Mesele burada diyorsun, değil mi: uzak ve yakın, yakın ve uzak.. Ama eklemeyi ihmal etmeyeceksin: hayat! Senin kelimelerinle sana cevap vereceğimi bileceksin. Gizemli karakterime dokunabildiğin ölçüde ulaşacaksın: o bulut kümesini üflediğin ölçüde: tıpkı yaptığın gibi.
Film, böyle -ne sesli ne de sessiz- bir bilmecenin gösterimi.
Beni bana hatırlatan, işleyen, hüzünlendiren Angelopoulos’a özlemle, saygıyla..
Bu ağıt, 1940 da Yahudi sevgilisi ile birlikte nazi kampına giden bir Yunanlı gence ait. “O” diyor Kambelennis, “öyle güzeldi ki.. beyaz elinin üzerine dövme ile bir numara kazıdılar ve kalbinin üzerine bir sarıyıldız. saçlarında küçük bir tarak vardı kampa girerken..” şair bir daha görmüyor sevgilisini. Aşkı ve ölümü anlatıyor. Şarkının ismi ‘Asma asmaton’ eski Grek dilinde ‘ezgiler ezgisi’ anlamına geliyor, uzun anlamıyla ‘Süleyman’ın ezgiler ezgisi..’ Mikis Theodorakis Mauthausen üçlemesinde, yahudi katliamına, onların kutsal kitabı Tanah’ın son bölümünün isminden, yani “Süleyman’ın ezgileri ezgisi” manasıyla “Asma asmaton” ismini vermiş bu besteye. Ama eğer; bir kutsallık arıyorsak eğer, Maria Farandouri’nin o müthiş kuvvetli sesine kulak verilmeli. En kudretli canlı versiyonunu bırakıyorum buraya. (https://open.spotify.com/track/7AC9u3R7YnfuKnuEPnoSJc?si=al19UAjGRcynhrN2iWwvng gönderdi)
Bir gün nasılsa bütün acılar eskiyecek.
‘…anneme anlatamam size anlatırım
anlatırım kim kargışlar:
akşam firengili bir kadın gibi sokulurken odalara…’’
Arkadaş gideli 48 yıl oldu!
Saygıyla..
Theodoros Angelopoulos - The Suspended Step of the Stork (1991)
Söz istemeyen haller vardır ya , onları nasıl anlatacağız? İçimizi nasıl boşaltacağız ?
Eternity and a Day (1998) - Theodoros Angelopoulos