TVSTRANGERTHINGS
trying on a metaphor

blake kathryn
EXPECTATIONS
cherry valley forever
noise dept.
No title available

Andulka

gracie abrams
Claire Keane
untitled
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

★
Show & Tell
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

pixel skylines
No title available
official daine visual archive
Mike Driver
Misplaced Lens Cap
seen from Italy

seen from Latvia
seen from Canada
seen from Israel

seen from Bangladesh
seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from India

seen from United States
seen from Germany

seen from United Kingdom

seen from Estonia
seen from China

seen from United States
seen from Morocco

seen from Switzerland

seen from Ukraine
seen from Indonesia
@melodimelankoli
-Sonra ne oldu abi?
+İşte durduk durduk. Sigara içtik, birkaç şişeyi kafamıza diktik. Bizi sokakta görenler korktu halimizden, evlerine kaçtı çocuklar. Şikayet edildik birkaç kere, uyuşturucu satmakla suçlandık. Birkaç gün tutuklu kaldık, orda sabahladık. Biraz hastahane bahçelerinde uyuduk, sonra tedavi görmemiz için edilen ısrarlara göğüs gerdik. Zaman geçti hastahane koridorlarında sinir krizi geçirdik. Sakinleştirici yedik. Bayıldık kaldık mezar köşelerinde. Çok kazdık fakat hissetmedik bir nefes. Birkaç gün sonra bir kedi aldık, o da akciğer kanserinden öldü. Öyle işte. Ha böyle anlattım diye kısa zannetme hiçbirini. Hepsi içimde bir yerlerde devrim oluşturdu. Kaç kere öldüm de gülündü.
sniff yourself girl
sevilmek, leyla'sına mektubu ulaşsın diye yirmi beş kuruşluk posta pulu almak için hamallık yapan ahmed arif'in hakkıydı.
şimdi ben neyi, nasıl halledeceğimi bilmiyorum. bu boşluğu nasıl, kiminle, hangi güçle ve yetkiyle. söyle bana. bir şeyler yapacak gücüm varken ve hâlâ aynaya bakabiliyorken konuş benimle. düştüğün çukur, çukur değil uçurum de. inanayım. geçer, de. yalan olduğunu bile bile kanayım sana. sen sadece bir şeyler söyle. ben bir çözüm yolu arayışındayken kendimi kaybetmek istemiyorum daha fazla. hastahane koridorlarında ne olacağı bilinmeyen ve sonu gelmeyen düşüncelerimin denizinde boğulmak istemiyorum. ben biraz olsun nefes almak ve aldığım nefesin ciğerlerime batmamasını istiyorum. tanrıya her gece yalvarıp sabahında tanrının olmadığına inanıyorum. duyulmaz mı hiç benim sesim, duyulmuyor. sağım solum da hiç belli olmuyor. öfkeyle parlayıp sevgiyle kuşatıyorum kendimi. ama bir şeyler geçmiyor. ve hiçbir şey yolunda değil. şimdi ben neyi, nasıl, hangi güçle ve yetkiyle. söyle.
Yürümeye ikna edip yol ortasında bıraktığınız herkesin gölgesi başka yollarda önünüze düşecek. Dünya biraz da bu yüzden yuvarlak.
Güvenmek sevmekten daha değerli zamanla anlarsın dedi
inandığım her insan için seneler borçlandım kendime.
Bir cenazede bir kişi ölmez.
Sana ev diye bakmak yıkık bi harabeyi onarmak kadar tuhaftı
İçimdeki hissi de kafamdaki sesi de sikeyim
hayat devam ediyor ama kaldığı yerden değil.
06/02/23
ruhsal bu yorgunluklar. ruhsal bu sancılar. ruhsal bu kanamalar. ruhsal bu kalp kırıklıkları. bak nasıl da ayaktayım fiziken, dimdik. karşında ve gözlerinin en içine bakıyorum, o kadar dik duruyorum ki şaşırıyorsun, omurgam belime batıyor ama gülümseyip omuzlarımı daha da geriye alıyorum. bak, nasıl da ayaktayım. nasıl da öldüremedin. bak. başını eğdiğin yerden kaldır ve bak. mahvolmuş birini mi görüyorsun karşında? hayır, ama sen biraz mahvolmuş gibi bakıyorsun bana. oysa o silahı önüme bırakırken ne kadar da emindin kendinden. tetiğe basacaksın ve bitecek demiştin. bastım tetiğe. ama senin istediğin gibi kafama değil. duvardaki gölgeye. gölgeme. o gün yaşadığın şoku hatırlıyorsun değil mi, ben hatırlıyorum. bitti. o gün bir şeyler öldü, birileri öldü, içimde. ama ben ölmedim. bak. bak bana. kaldır dedim başını yerden. senin o çeneni yere dikmeye bile hakkın yok. bir hayat boyu yük olacak o kamburun sana. geçeceğim her seferinde karşına, ve yaşa diyeceğim, kaldır başını ve bak gözlerime. bana öl demeni, sana yaşa diyerek aklayacağım içimde. senin kadar kötü olmadığımı düşünme sakın. asıl kötülüğü sana benim yaptığımın ikimizde farkındayız. yaşamanı dilemek, bu dünyadaki en büyük kötülük sana, çok da büyük hak ayrıca. kaldır başını, yaşayacaksın sen. bak. gözlerime, bak.
tırnakların değil. ojelerin hiç değil. kime dokunacağını bilen ellerinden. kimi kaldıracağını kime tutunacağını bilen ellerin. kimin yardımına koşacağını bilen ayakların. neyin acı verdiğini bilen kalbin. dudaklarının kıvrımı. güzel mi değil mi gülüşün. bunlar değil. kimle ne konuşacağını bilen ağzın. dilin. nereye bakacağını bilen gözlerin. sana karışmak. seni kendi vicdanıma hapsetmek. bunlar değil. güzel dokunuşlar açtığın için hayata. en sevdiğin çiçekler değil. bunlar değil. bir çiçek gibi kalmışlığın için çamurda. kavga gürültü. bunlar da değil. sevdiğim kalbin saygı duyduğum fikirler ve hayran olduğum aklınla. ezilenin yanında duran vicdanın. haksızlığa kızan adaletin. seni bunlarla. seni hep bunlarla. onları hep onlarla.
her kargaşayı içinde yaşa, her kırılmayı. amına koyim böyle karakterin