Olabilecek hayatlarımızın en manalısı…
Kadın salonda koltuğun köşesinde, adamsa sınırı aştığını fark ederek mutfakta tezgaha yaslanmış bir şekilde duruyordu.
Üstelik bu sefer tam da yapmaması gereken bir anda eski benliğine döndü adam. Kaçırdığı tek şey artık karşısındaki kişi bildiği, sevdiği, öfkelendiği, arzuladığı, nefret ettiği, aşık olduğu o kadın değildi.
Kadın gülümseyerek yerinden kalktı, masadan tütününü aldı, çakmak aradı; çantasına yöneldi, içini boşalttı ve bir çakmak buldu. Masanın üstündeki çöpleri yerde atıl duran poşete koydu ve kapıyı açıp yere koydu.
“Fazlalıklar…” dedi. Sigarasını içmek üzere koltuğu geçti.
O sırada hızla mutfaktan çıktı adam.
“Gittin zannetim”
Kadın gülümsedi:
“Ben çoktan gittim zaten.” Dedi.
2 nefes daha alarak sigarasını söndürdü ve adama doğru yöneldi. Kapının önündeki masanın yanında buluştular. Kadın elini adamın sakallarında gezdirdi.
“Bedenimin seninle burada olması hayatında var olduğum, hayatımda vat olduğun anlamına gelmiyor”
Kadın adamı öptü; masadan çantasını, yerden ayakkabılarını eline aldı ve evden çıktı.
Adam sadece arkasından bakabildi.









