Aynı bayrağın altında buluşacakları gün yaklaşıyor. O günü görüyoruz. O gün ne kutlu gündür!
I'd rather be in outer space 🛸
$LAYYYTER

★

tannertan36

祝日 / Permanent Vacation
art blog(derogatory)
almost home
No title available
will byers stan first human second

Andulka

Discoholic 🪩
noise dept.
Alisa U Zemlji Chuda

Origami Around

Product Placement
hello vonnie

pixel skylines

Kaledo Art
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Claire Keane

seen from United States
seen from Türkiye

seen from Finland
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Türkiye
seen from Spain
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Germany
seen from Argentina

seen from Türkiye
seen from Mexico
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
Aynı bayrağın altında buluşacakları gün yaklaşıyor. O günü görüyoruz. O gün ne kutlu gündür!
At least 31 people have been killed and 147 others injured due to following explosions at Istanbul’s main airport. There has been no immediate claim of responsibility but ISIS and PKK (Kurdistan Workers Party) are considered as probable suspects of the suicidal explosions in Turkey.
Turan Ülküsüne Kızılelmaya gönül vermiş insanlar Türkçü Ülkücü Alperen diye ayrışması ne kadar doğru? Ben ülkücü değilim Türkçüyüm amma velakin Türkçüler arasında Tengri inancı hakim ve bu durumdan ötürü kendi içlerinde de ayrışmaktalar.
İzninizle bu soruyu özelden genele yönelerek yanıtlayalım.
İnançlar hususunda ayrışmak -hatta çatışmak- yalnızca Türkçülere has bir durum değil. Sözünü ettiğimiz vaziyet bütün Türk ulusunda, ilaveten hemen her dünya milletinde, az ya da çok, görülen bir durumdur. Bu nedenle, bunu bir “insanlık sorunu” olarak ele almak zorundayız ve hiç şüphesiz bu soruna bir çözüm bulmakla yükümlüyüz.
Milli Eşitlik Hareketi, inanç konusunda bir seçim yapmadığını daha önce deklare etmişti. Mensupları her ne kadar farklı dinlere inanıyor olsalar da hareketin bir bütün olarak öne sürdüğü bir dini yoktur. Bunu başarmak zor değildir ve başarmamızda bize yardımcı olan tekniğimiz aslında her gün, olur olmadık her anda sığındığımız ve toplumumuza kimi zaman yarar, kimi zaman da zarar veren “umursamama” eylemidir. Kısaca ele almak gerekirse: Kimin neye inandığı umurumuzda değil. Zira bu bizim meselemiz de değil. Sizleri temin ederiz ki Kızılelma için çalışan tüm Türklerin de bu hususu umursamaması, ulusal birliğimiz için çok hayırlı olacaktır. Çünkü artık ayrışmaya değil, birleşmeye ihtiyacımız var.
Türk ulusçularının kendi aralarında politik olarak ayrılmasına gelince, takdir edersiniz ki bir millet için onun milliyetçilerinin dahi birleşemiyor oluşu önüne geçilmesi gereken büyük bir faciadır. Bu yönden söz konusu milliyetçi toplulukların ortak bir farkındalıkta buluşmaları gerekir ve bu farkındalık hiç şüphesiz “Türk ulusunun yararı” olmak zorundadır. Zira milliyetçileri milliyetçi yapan şey -bunu bilseler de bilmeseler de- gözettikleri bu ulusal yarar kaygısıdır. Öyleyse bütün bu ideolojik kurumlar tek bir Türk pragması faydasında buluşmalıdır ki bu buluşma onları Turan’a taşıyacaktır.
Ben, ideolojisini çizmeye çalışan bir Türk genciyim. Ben milliyetçi ve ülkücüyüm fakat Türkçülük ideolojisine de merakım büyük. Rica ediyorum bana şartlarını,özelliklerini anlatabilir ve beni aydınlatabilir misiniz?
Tek cümleyle özetleyecek olursak Türkçülük, Türk milliyetçiliği düşüncesinin pozitif koludur. Esasında romantik değil, olağanüstü realist ve akılcı bir yaklaşımdır. Bu yönüyle Ülkücülükten, radikal ırkçılıktan ve sentezcilikten farklıdır.Tüm bu ideolojik temellendirmelere rağmen, Türkçülüğün asıl direği hiç şüphesiz bilimdir. Zira fark etmek zorundayız ki, bilimle uğraşmayan ve bilime güvenmeyen Türkçüler hiçbir hususta başarılı olamayacağı gibi siyaset sahasında da ezilmeye ve hatta Türk ulusuna zarar vermeye mahkumdurlar.Ayrıca değinmek gerekir ki, "Türkçülüğün" dini ve dogması olmaz, olmamalıdır. Fakat Türkçüler, bireyler bazında diledikleri dine inanmakta özgürdür ve halihazırda inanmaktadırlar.Türkçülük temelinde üstünlük ırkçılığına değil, düşünce soyculuğuna dayanır. Bu cihette, bizler de Milli Eşitlik Hareketi adı altında üstün bir Türk soyu iddia etmiyor, fakat Türk soyunu üstünleştirmeyi Kızılelma kabul ediyoruz.Son olarak, Türkçülüğün iktisadi bir kısıtı yoktur. Sultan Galiyev gibi Sosyalist Türkçüler olduğu gibi; Nazarbayev gibi liberalist, Enver Paşa gibi emperyalist ve Atatürk gibi temelinde pragmatist Türkçüler de vardır. Bu hususta Türkçüler, Türk ve Türkçü olduklarını unutmadan diledikleri ekonomik felsefe akımını destekleyebilirler.
Başka bloglar ile birleşmeyi düşünür müsünüz?
Topyekun bir birleşmeyi değil fakat ortak bir blog altında birlikte çalışmayı düşünebilir, bundan zevk duyarız.
Türk ellerinde ozanlığı bitirme ulu Tanrı!
Ozan çalar kopuzu, teller koparcasına;
Bir bozkurt yeter, itin onlarcasına.
#freedomforturkmenmountain #türkmendağınaözgürlük
Sabahattin Ali hakkında ne düşünüyorsunuz
Sabahattin Bey, sözcükleri iyi kullanan kuvvetli bir yazardı. Fakat Türkçülüğe karşı olan tutumu ve ilkesiz pragmatizmi sebebiyle hakkında pek de iyi şeyler söyleyebileceğimizi sanmıyoruz. Sabahattin Ali ve onun Türkçülük düşmanlığı hakkında, rahmetli Atsız Bey’in kaleme aldığı 19 Temmuz 1940 tarihli “İçimizdeki Şeytanlar” makalesini buradan okuyabilirsiniz.
Öyle hakiki ve eşsiz bir hareket ki bu gayr-i ihtiyari dahi bu hareketin karşısında durulmaz, Allah sizden razı olsun çok güzel insanlarsınız yakın zamandaki üniversiteye geçişimde mutlaka saflarınızda yer almak isterim sağolun varolun.
Var olun, Tanrı’mız Allah sizden de razı olsun ve ulusumuza üst düzey yarar sağlamanızda size yardımcı olsun. Esenlikler dileriz.
Türklüğümüzün İslamiyetten önce gelmeye başlaması ve fethettiğimiz topraklar altındaki ırkları ve etnik grupları ikinci sınıf vatandaş görenlerimiz hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Bireyler değil belki; ama toplumlar, bildiğiniz üzere ideolojilerini ihtiyaçlarına göre belirlerler. Türkçülük fikrinin Türk yurdunda hakim oluşunu tarihsel olarak bu olguya bağlayabiliriz. Sözlerinizi bu yönden ele aldığımızda Türklüğümüzün İslamiyetten önce geldiğini değil fakat Türkçülüğümüzün İslamcılığımızdan önce geldiğimizi söylemek mümkün olabilir.
Buna karşın Türklük ve İslam, birbiriyle kıyaslanamayacak ve kıyaslandığı takdirde ağır sosyolojik hasarlara neden olabilecek iki olgunun kollarıdır: Ulus ve inanç. Zira fark etmek gerekir ki “Daha çok Müslüman (?) olan bir birey daha az Türk, daha çok Türk (?) olan bir birey daha az Müslüman olur” gibi bir kaide yoktur. Bu bağlamda, söz konusu olguların tamamen ayrık olduğunu söyleyebiliriz.
İkinci kısma gelince, Türkler gibi fatih uluslar -ki bu uluslara Ruslar da çağdaş bir örnek olarak verilebilmektedir- hiç şüphesiz azınlıklarla muhatap olmak zorundalar. Bahsettiğimiz fetihler sonucunda fatih devlete tâbî olan-olmak zorunda kalan azınlıkların, devletin asıl hak sahipleriyle kat’i suretle karışması pek de gerçekçi değildir. Buna güzel bir örnek olarak bizatihi sizin kullandığınız “fethettiğimiz topraklar altındaki ırklar ve etnik gruplar” tabiri verilebilir ve bu tamamen sosyo-psikolojik bir durumdur. Gördüğünüz üzere bu kavimler, devlet üzerinde muktedir ve/veya hak sahibi olarak görülmemektedir; hem de bizzat sizin, soruyu soran ve Türk devletinin aslî unsuruna dahil olduğunu tahmin ettiğimiz sizin tarafınızdan.
Bir sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki, azınlıklar Türkiye gibi ülkelerde ikinci sınıfta bulunmaz ve liberal her ülkede azınlıkların sahip olduğu haklara resmen sahiptirler (ayrıca bu hakları devlet güvencesi altındadır). Fakat yine aynı azınlıklar, çoğunluk tarafından “azınlık” ya da “fethettiğimiz topraklarda yaşayan etnik gruplar” olarak görülmeye devam edecektir. Bunu yıkmak için ancak ve ancak söz konusu azınlığı “eritmek” ya da unsurları bir üst kimlik altında buluşturmak gerekir ki bizler, Türkçüler, böylesi bir üst kimliğin altında ezilip “Türk” adımızı kaybetmeyi çok büyük bir hakaret ve acziyet sayarız.
Yaklaşacak düşmana mezar olur bu yerler,
Tarihlere sorun ki, bize “Ölmez Türk” derler!
Merhabalar ben 19 yaşındayım. Ve hala kendime ideoloji belirleyemedim. değiştiriyorum. Biliyorum Türkçüyüm o yönüm daha ağır basıyor. Savunduğum bir parti yok ama ideolojime yakın olana daha pozitif bakıyorum. Ama oda bir ilerleme olmayınca boşa olduğunu düşünüyorum.
Doğruyu söylemek gerekirse, partizanı olacağınız bir parti bulamamanız isabet olmuş. Zira Türk ulusunun daha fazla parti taraftarına ihtiyacı yok. Eğer 19 yaşında iseniz, kendi doğrularınızın büyük kısmı oluşmuş demektir. Bu noktada size önerimiz, sizinle tamamen aynı ya da farklı düşünmesini gözetmeksizin Türkçülerle fikir alış-verişinde bulunmanız, felsefe ile ilgilenmeniz ve Türk ulusuna kendi alanınız ya da mesleğiniz üzerinden yarar sağlamanızdır. Doğrularınızın ve ideolojinizin tamamen olgunlaştığını düşündüğünüzde ise; eğer fikirleriniz uyuşuyorsa bir partiye adapte olabilir ya da kendi düşüncelerinizin bağımsız bir temsilcisi olabilirsiniz. Son olarak, bu süre zarfında deneyimleyeceğiniz seçim dönemlerinde, yakın hissettiğiniz partiye oy vermeniz iyi olacaktır.
En doğal hakkımızı, güven içinde yaşama hakkımızı istiyoruz. “Terör” denilen bela, ulusumuz tarafından bir zamanların Türk payitahtının göbeğine girebilecek kadar kanıksanmışsa büyük bir sorunumuz var demektir. Bağırın, garipseyin, “neler oluyor?” deyin; fakat alışmayın. Devletin ve vatanın bütünlüğünü tehlikeye atabilecek her unsura (ister IŞİD’in Arapları, ister PKK’nın Kürtleri olsun) uzaylı gözüyle bakın. Unutmayın ve fark edin, bu bela normalleştikçe acı eşiğimiz yükseliyor.
Haykır Türk ulusu! Parası neyse verelim, mermisi neyse atalım, tankı neyse yürütelim, uçağı neyse kaldıralım ve bitirelim bu terörü. PKK imiş, IŞİD imiş, ıvırmış zıvırmış ayırmadan temizleyelim.
Hep “bıçak kemiğe dayandı” derlerdi de alay ederdik. Bu defa bıçak kemiği kesti geçti. 500 yıllık Türk başkentinin, Türkiye’nin en iyi korunan ve en kalabalık şehrinin ortasında bomba patlayabiliyorsa gerçekten de terör illetinden kurtulmamız gerekiyor demektir.
Bir yılda 3000 takipçi.
Teşekkürler Tumblr!