MINAREYE KILIF : Ustteki "SUBMIT" dugmesinden akliniza gelen minareye kilif orneklerini paylasin... Herkesi caldigi, caldirdigi veya uzaktan calindigina sahit oldugu minare kiliflarinin hikayesini paylasmaya davet ediyoruz. Bakalim bilip bilmedigimiz ne minareler, ne kiliflarla ortulup gitmis? Hikayeler isimsiz olarak hem bu sayfasilacak hem de sonrasinda butun bunlari kumaslara basip, herbiri baska bir hikaye anlatan parcalari bir araya getirerek 10 metrelik filan bir minaret kilifi insa etme planimiz var. Ne kadar cok hikaye toplarsa kilifi da ona gore buyuk olacaktir. Gelin bu minarenin kilifini hep beraber hazirlayalim. Sizden ricamiz ustteki “SUBMIT” / "GONDER" dugmesine basarak bizimle basinizdan gecen veya tanik oldugunuz minareye kilif uydurma hikayesini kisaca paylasmaniz. Katiliminiz icin simdiden tesekkurler!
Az önce gördüğüm bir başlıktı ” Twitter yasağı kalktı!” aklıma nedense TIB ve AKPli kurmayların yaptığı açıklama geldi. ” Twitter, Mahkeme kararlarını uygulamazsa yasağı kaldırmayacağız.”. Peki ne değişmişti? Twitter hala mahkeme kararlarını uygulamıyordu. Hemen bildiğim bir kaç bilgisayar...
Enerji Bakanı Taner Yıldız, yerel seçimlerin yapıldığı 30 Mart’ta yaşanan elektrik kesintileriyle ilgili açıklama yaptı. Bakan Yıldız ‘Espri yapmıyorum trafoya kedi girdi. Bu ilk kez yaşanmadı. Bunu seçime bağlamak yanlış’ dedi. … http://www.youtube.com/watch?v=W0att4Xvk-I&feature=youtu.be
Katolik Kilisesi Ingiliz Krali VIII. Henry’nin boşanmasına izin vermeyince Henry de Anglikan Kilisesini kurup, kendisini kilisenin başı ilan etti. Daha sonra altı kez evlenen Henry’nin hayati bastan sona enteresandir. 1502 yılında ağabeyi veliaht Arthur ani bir şekilde bilinmeyen bir sebepten öldü. 1509’da babasinin vefati uzerine Henry tahta gecti ve ölen ağabeyinin karısı ve İspanya İmparatoru’nun II. Ferdinand’in kizi Aragonlu Catherine ile evlendi. Catherine’den bosanmak icin Anglikan Klisesini kurdu ve 1533 yilinda metreslerinden biri olan Anne Boleyn ile evlendi. Anne ile evliyken Jane Seymour'a aşık olunca Anne Boleyn'i, aralarinda kardeşi George Boleyn'in de bulunduğu altı kişiyle ensest, zina ve vatan hainliginden suclayip Londra Kulesi'nde kafasını kestirerek idam ettirdi. Henry 1540 yılında Anne Boleyn'in kuzeni Catherine Howard ile 5. evliligini yapti ama onu da zina sucuyla itham edip yargılamadan idam etti. Catherine ile idam edilenler arasında Henry’yi haksiz yere kocasini asmakla suclayan George Boleyn'in karısı Jane Boleyn de vardı. Kliseyi dinlememek icin kendi dinini kuran Ingiliz Krali böylece kafasina göre istedigini yapti ve kimse de onu yargilayamadi.
Şanliurfa Osmanlı Mahallesi’nde 2006’da vatandaşların inşa ettiği Abdülkadir Geylani Camisi’nde yaklaşık 5 yıldir fahri imam olarak görev yapan İbrahim Tekiner caminin üst katında bulunan Eyyüp Nebi Eğitim Kültür Yardımlaşma Dayanışma ve Yaşatma Derneğine ait lojman binası ve taziye evinin klimalarını, elektrik malzemelerini ve demirden yapılmış birkaç metrelik minareyi bir araca yükledikten sonra mahalleden ayrıldı. Mahalleli, durumu muhtara ve müftülüğüne bildirdi. İl Müftülüğü yetkilileri caminin müftülükte kaydının bulunmadığını, çalındığı öne sürülen malzemelerin de derneğe ait olduğunu öğrendiklerini belirtti. Imam İbrahim Tekiner “Yaklaşık 3 yıl önce 4 bidon üst üste birbirine kaynak edilerek birkac metrelik minare yapılmıştı. Minare, üstte geçen yüksek gelirim hattı için tehlike arz etmeye başladı. Biz de bidon minareyi hurdacıya 80 liraya sattık. Bu parayı da o sırada cami üstünde yapılan fayans işinde çalışan işçilerin yevmiyeleri için verdik. İşte benim minare çalmam bu şekilde.” diye durumu açıkladi.
Ömer Lekesiz kültür, sanat ve edebiyat ortamındaki yanlışlıkları, olguların ve yaşanan olayların iç yüzlerini, tanınması gereken yazarları, kitapları, kültür adamlarını Yeni Şafak’ta yayınlanan yazılarından derledi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, doğalgaza 1 Nisan 2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yapılan % 19 zamla ilgili olarak, ”Bizim dışımızda Kuzey Afrika’da, Suriye’de, yine İsrail-İran gerginliğinin oluşturduğu siyasi istikrarsızlığın bedelini enerji sektörü olarak ödüyoruz” dedi...
6 - 7 Eylül 1955'te Selanik'te Atatürk'ün doğduğu evin bombalandığı yolunda cikan yaniltici haberle Istanbul ve Izmir’de Rumlar başta olmak üzere azınlıklara yönelik tahrip ve yağma hareketi. Menderes hükümetinin baştaki liberal politikası, gittikçe zorlaşan ekonomik koşullarla değişir ve ortam gerginleşir. Dışişleri yetkilileri Londra'da Kıbrıs temaslarına devam ederken, Atatürk'ün Selanik'teki evinde bir bomba patlaması haberi uzerine Kıbrıs Türktür Cemiyeti'ni liderliginde şehre dışarıdan getirilmiş olan kitlelerce azinliklara karsi bir ayaklanma cikar.
6 Eylül akşamı başlayan ve yaklaşık 9 saat süren olaylar boyunca ve sonrasında 11 Rum ve en az bir Ermeni vatandaşı hayatını kaybetmiş 32 Rum da ağır yaralanmıştır. Fiziksel zarar 4.348 azinliklara ait işyeri 110 otel 27 eczane 23 okul 21 fabrika ve 73 kilise ve mezarlıklar ile 1000’in üzerinde Rumlara ait evin tahrip edilmesi ya da yakılması şeklinde ortaya çıkmıştır.
Ekonomik zarar Türk Hükümeti’ne göre 695 milyon Türk Lirası İngiliz diplomatik kaynaklarına göre 100 milyon İngiliz Sterlini Dünya Kiliseler Birliği’ne göre 150 milyon Amerikan Doları Yunan Hükümeti’ne göre ise 500 milyon Amerikan Doları olarak hesaplanmıştır. Demokrat Parti (DP) hükümeti zarara uğrayıp tescil ettirenlere toplam 60 milyon Türk Lirası cıvarında tazminat ödemiştir. Saldırıların ardından Türkiye Cumhuriyeti’ndeki Rumların ekonomideki etkisi zayıflamaya başlamış ve Türklerin sermayeye hakim olması hızlanmıştır.
Yunan devleti Ataturk’un evinin bahcesine patlatici madde atmaktan sorumlu olarak Batı Trakya Türklerinden Oktay Engin ve Konsolosluk görevlisi Hasan Uçar’i tutuklar. Turkiye’ye kacan Engin burda Hukuk Fakultesini bitirip Çankaya kaymakamlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Siyasi İşler Müdürlüğü, Nevşehir Valiliği yapmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki görevine Hayrettin Nakipoğlu tarafından Emniyet’te çalışmak üzere davet edildikten sonra atanmıştır. Nakipoğlu bu dönemde 6-7 Eylül olayları'nın en yoğun olarak yaşandığı bölge olan Beyoğlu'nun kaymakamıydı.
6-7 Eylul olaylarina goz yummak daha sonra Basbakan Menderes, Dışişleri Bakanı Zorlu, Devlet ve Ekonomi Bakani Polatlan’i idama mahkum eden suclar arasinda yer alir.
1960 askeri darbesinden hemen sonra zamanin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Köprülü, 6-7 Eylul olaylari Dışişleri Bakanı Zorlu’nun yonlendirmesi ile Başbakan Menderes ve İçişleri Bakanı Gedik tarafından organize edildi dedi. Bu sözler uzerine Yunan hükümeti Türkiye’ye nota verip tazminat, Bayar ve Menderes’in yargılanmak üzere Yunanistan’a teslimini ve Türkiye’nin resmen özür dilemesini istedi. Cunta liderlerinden Türkeş ülkeyi dışarıya “jurnallememek” adina konunun fazla ‘kurcalanmaması icin Köprülü’yü uyardi. Köprülü daha sonra Yassıada duruşmasında “Ben bomba işinin hükümet tarafından yapıldığını söylemedim. Fakat 6-7 Eylül olaylarının tertip olduğu neticesine vardım” diyerek konuyu kapatmaya uğraştı. Mahkeme Başkanı’nın “tertipçi”nin kim olduğu sorusuna “Tabiatıyla hükümet, başta Menderes” diye cevap vermesi uzerine Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 1- 6-7 eylül olayları’na önceden haberi olduğu halde olarak müdahale etmemeye ilaveten örtülü ödenek paralarını zimmetine geçirmek; yargı bağımsızlığının ihlali; tahkikat komisyonu’nun kurulup olağanüstü yetkilerle donatılması; devlet radyosunu siyasi çıkarları için kullanmak; bazı muhalefet milletvekillerinin ve muhalefet liderinin seyahat özgürlüğünü kısıtlamak; kanuna aykırı olarak üniversite basmak ve halka ateş açtırtmak; halkı demokrat Izmir gazetesinin matbaasını tahrip etmeye teşvik etmek; Kırşehir’in haksız olarak ilçe yapılması; CHP’nin mallarına “haksız” yere el koymaktan suclu bulunarak 17 Eylül 1961'’de İmralı Adasında idam edildi.
27 Mayis darbesini takiben
Menderes’in Yassıada’daki mahkemesinde konusulmayan ama esas ters olan vukuatlari arasinda darbe yapacak gerekçesiyle daha 6 Haziran 1950’de Genelkurmay Başkanı ve bütün üst komuta kademesi dahil olmak üzere 15 general ve 150 albayı emekliye sevk etmesi, 1952’de NATO’nun isteği üzerine kontrgerillayi kapsayan Özel Harp Dairesi kurmasi; 1954 yılında yabancılara petrol arama ve çıkarma izni vermesi; uçak ve uçak motoru fabrikaları, Eskişehir tank fabrikası ve Kırıkkale silah fabrikası NATO standartlarına uymadıkları gerekçisiyle kapatmasi; Cezayir kurtuluş savaşı sırasında Fransa’yı desteklemesi; 1954-1958 yılları arasında 238 gazeteci iktidara karşı yazılar yazmak suçundan mahkûm ettirmesi; hem suçlama hem de yargılama hakkına sahip Tahkikat Komisyonu”nu kurmasi, bu komisyonyonun 5 kişiden fazla yan yana yürümeyi bile yasaklamasi; olan biteni elestiren ve hukukun üstünlüğünü savunan Yargıtay Başkanı Yargıtay Başsavcısı Yargıtay 2. Başkanları, Yargıtay Üyeleri emekliye sevketmesi gibi baska etkenler de vardir ki cunta mahkemesinde gundeme gelmemistir.
Prenses Diana ve Dodi El Fayed 1997’de Paris’te trafik kazasında öldü. Ölüm sebebi resmi kayıtlara şoförün “dikkatsizlik ve ihmâli” olarak geçti ancak Dodi el Fayed’in babası çiftin cinayete kurban gittiğini idda etti. İngiltere Metropolitan Polisi, ortaya çıkan yeni bulguları araştırdığını söyledi ama bir sonuca varılamadı.
2010 Haydarpaşa yangını ile gündeme gelen rant senaryosu gerçek oluyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, 2012'de Haydarpaşa Port kentsel dönüşüm projesini onayladı. Projeye göre Haydarpaşa garı yenilenerek otel ve alışveriş merkezi, arkasındaki tren yolu rezidans, Harem otogarı ise yeşil alan olacak, bölgeye gökdelen dikilmesine de izin verilecek. Haydarpaşa garindan son tren 18 Haziran 2013'te kalkti ve tarihi gar trafiğe kapandi.
1 Mayis 1977.34 kisinin öldügü 1 Mayis 1977 Taksim olaylari kamuoyuna sol içi, Maocu ve Moskovacı komünist gruplar arasinda çatışma olarak aciklandi ve kapandi. Ancak olayda kontgerilla’dan suphelendigini zamanin cumhurbaskani Fahri Korutürk’e de belirten ana muhalefet lideri Bülent Ecevit'in kendisi de 29 Mayis 1977’de suikast girisimi atlatti. Olaydan sonra artan gerilimle iyicene körüklenip büyüyen Sağ-Sol çatışması 1980’deki askeri darbeye kadar katlanarak devam etti.
1. Dunya Savasi'nda Ingiliz donanmasindan kacan savas gemilere Osmanlinin sahip cikmasi
Goeben ve Breslau diye iki savas gemisi mi dediniz? Yok burda oyle birsey. Ha su ilerdeki Bogaz’a demir atmis gemilere mi benzettiniz? Yok onlarin adi Yavuz ve Midilli, Osmanlı Donanması'na ait. Sarisin mavi gozlu personel de Osmanli tayfasi, bakin kafalarindaki feslerine…