Bana dert olup da dermanı başkasında buldun ya; sana da yazıklar olsun.
(via beklentileruzer)
No title available

Product Placement
$LAYYYTER

oozey mess
noise dept.
RMH

pixel skylines
Monterey Bay Aquarium
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

PR's Tumblrdome

★

JVL

Discoholic 🪩
Claire Keane

@theartofmadeline
No title available

if i look back, i am lost
Alisa U Zemlji Chuda

tannertan36

izzy's playlists!

seen from Finland
seen from France

seen from Netherlands
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United Kingdom

seen from Canada
seen from Bangladesh
seen from China

seen from United States
seen from United States
seen from Italy
seen from United States

seen from India
seen from United States

seen from United States

seen from Canada
seen from Germany

seen from Türkiye
seen from United States
@morlusalkimli
Bana dert olup da dermanı başkasında buldun ya; sana da yazıklar olsun.
(via beklentileruzer)
Kaybettiğim şey benim için o kadar büyüktü ki ilk önceleri bunu bir türlü anlayamadım. Ne de hayatımdaki neticesini ölçebildim. Sade içimde simsiyah çok ağır bir şeyle dolaştım durdum. Sonra bu haraplığa daha başka bir duygu, bir çeşit kurtuluş duygusu karıştı. Bir baskıdan kurtulmuştum. Emine bir daha ölemezdi. Hatta hastalanamazdı da. Orada zihnimin bir köşesinde olduğu gibi kalacaktı. Hayatımda birçok şeyler daha beni korkutabilir, başıma türlü felaket gelebilirdi. Fakat en müthişi, onu kaybetmek ihtimali ve bunun korkusu artık yoktu. Her an onun hastalığının arasından etrafa bakmayacak, o azapla yaşamayacaktım.“ ‘Olabilecek şeylerin en kötüsü olmuştu. artık hürdüm.’
Ahmet Hamdi Tanpınar (via sokaktakiyazar)
Sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın; tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın?
Mevlana (via sokaktakiyazar)
15 Temmuz 2016
Babaannemlerdeydik. Dedem dondurma ısmarlamıştı o akşam bize. Hep beraber oturmuş muhabbet eşliğinde dondurmalarımızı yerken açık olan televizyon ekranında kırmızı şerit üzerine beyaz harfler ile ‘SON DAKİKA’ başlığı altında ‘TSK YÖNETİME EL KOYDU’ yazısı göründü. Kendi evimizde olsaydık, evimizde televizyon olmadığından bu haberi ne zaman duyardık bilmiyorum. İlk anda pek bir şey anlayamadık. Yavaş yavaş haber etkisini gösterdi ve beynim yangın yerine döndü. O sıralar İlçe Belediyemizde zorunlu yaz stajımı yapmaktaydım. Tesettürlü olarak belediyeye girebiliyor, herhangi bir zorluk ile karşılamıyordum. İlk düşüncem eğitim hayatımın bitmiş olacağıydı. İnternet üzerinden ve kitaplardan okuduklarımdan bildiğim kadarıyla geçmiş dönemlerde uygulanan darbe ve getirilerinin tekrar gündeme geleceği korkusu sarmıştı beni. Merakla kanallar arasında geçiş yapıyor, daha fazla şey öğrenmeye çalışıyorduk. Diğer yandan elime telefonumu aldım ve sosyal medya üzerinden birkaç haber ajansını ve kamu kurumlarını takip ederek güncel haber peşine düştüm.
Televizyon ekranında İstanbul Boğazı ve Atatürk Havaalanı önünde bulununan tank ve asker görüntüleri vardı. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve İstanbul Boğaz köprüsü trafiğe kapatıldı. F16’lar güzel ülkemin semalarında dolaşıyordu. Daha sonra Genel Kurmay Başkanı’nın esir alındığı haberi geldi. Darbe teşebbüsünde bulunan TSK içerisinde bir azınlıktı. Sonra TRT ele geçirildi ve mavi ceketli sunucu bayana Darbe Bildirisi zorla okutturuldu. Sunucu bildiriyi okurken korku gözlerinden okunuyordu, sesi çatallaşmıştı. Bir kaç kere bildirgeyi tekrar tekrar okudu ve televizyon ekranı karardı. TRT ele geçirilmişti. TBMM’ye bomba atıldı. Tüm bunlar olurken herkes merak ve korku içerinde en çokta korku içerisinde sonucu bekliyordu. Derken emir geldi ve millet sokağa döküldü. Erkek kardeşimde koşarak kent meydanına çıktı. Babam biraz tereddütlüydü ama çok geçmeden o da çıktı. Sosyal medya ve televizyon üzerinden gelişmeleri takip eden bizler tankların önünde direnen insanların fotoğraflarını, videolarını görünce sevinç ve endişe arasında kaldık.
Zaman resmen yavaşladı. Yetkililerin yaptığı açıklamalar, asker görüntüleri, polis ve özel harekatın görüntüleri, cenk duygusu ile meydanları dolduran Türk miletinin görüntüsü. Çok geçmeden camiden ezan, sela, tekbir ve salavat sesleri yükseldi. Nasıl bir ferahlık sardı bizi anlatamam. Sanki her şey yoluna girecek diye sırtımızı okşuyordu bir el. Yurdun dört bir yanında bayraklar ve tekbirler dalgalandı. Sabaha kadar kirpik kirpike vurmadı. Millet nöbetteydi. Bu sırada gözaltına alınmalar başlamıştı.
Sabah saatlerinde bu gaddarca girişimin bilançosu ortaya çıktı. Şehitler. Aynı bayrak ve marş altında, aynı toprak üstünde yaşayan, aynı değerlere sahip asker ve polis, asker ve vatandaş; karşı karşıya. 16 Temmuz günü de meydanlar doluydu. Olası darbe girişimi tekrarlanabilir diye yine nöbet tutuldu. Kadınlar evlerinde seccade başında dua ile meşgulken yiğit erkekler meydanları hınca hınç doldurdu.
Çok korktuğumu ve endişelendiğimi hala hatırlıyorum. Yaşam şartlarımız,özgürlüğümüz, tesettürümüz elimizden alınacak diye çok korktum. Ezanımız susturulacak, kitaplarımız yakılacak diye çok korktum. Dedem sakalını kesmesi ve takkesini çıkarması için zorlanacak belki de idam edilecek diye korktum. Bana, bize bu korkuyu yaşatanlar bunda payı olanlar ve buna zemin hazırlayanlar! ‘’ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللّهُ وَاللّهُ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ ‘’ ‘’ Sana tuzak kuruyorlardı, onlar tuzak kurarlarken Allah da karşılığını kuruyordu, öyle ya Allah tuzakların hayırlısını kurar.’’ Bu ayet ile intikam duygumu yeniyor, bu ayet ile ferahlıyordum.
Sosyal medyada darbe yanlısı bir çok kişinin gönderileri, tanklar karşısında cesurca duran insanlarla dalga geçer nitelikte. Şunu hatırlatmak isterim ki, Çanakkale Zaferimizi zafer olarak tarihe geçiren Seyit Onbaşı, insan üstü bir güç ile ton ağırlığındaki topu kaldırmış ve yerine yerleştirerek düşmanı hezimete uğratmıştır. Yine Bedr Muharebesinde, düşman saflarının kalabalık olmasına karşın İslamiyet sancağı altındaki azınlık müslümanlar, Allah’ın izni le galip gelmişlerdir. Demem o ki, maddi boyutlar değil, manevi boyutlar önemlidir.
Biz Türkler, tarihte hiç bir zaman kölelik altına girmeyip hep özgür yaşayan, mert, cesur millet! Biz Türkler, göğsü iman ile dolu, Allah yolunda canını ortaya koyan, vatan sevgisi ile tutuşan yiğit millet! Biz Türkler, Peygamber övgüsüne mazhar, soylu millet! Tek yürek, tek bilek olarak darbe karşısında durduk.
(Bir otuz yıl sonra, bugünler hakkında anlatacaklarım.)
köpek gezdirelim mi sldkfnvgöçsd
Diiakskjskshzjajxjxjj