Beklemek.. Evet. Bekliyordu. Kim kendini sonuçsuz bir beklemeye mahkum edebilir ömür boyu?
Beklemek tüm anlamın kendisiydi, bekler ve düşünürdü, boşuna olamazdı, hiçbir şey boşuna olamazdı, boşuna değildi, sebepsiz, yersiz değildi, bekliyordu ve beklediği gelecekti.
Bir kimse zalim bir padişaha adildir dese kâfir olur demişler. Ve susuyordu adil dememek için zalime.
Ağlamak... Yalnız gözyaşı dokebilen insan anlayabilir bazı şeylerin hikmetini.
Biz, hüzün peygamberinin ümmetiyiz, diyor dede, ağlayabilenler ağlar ağlayamayanlar ağlar gibi yapar.
Biliyor musun? Korkaklık da bulaşıcıdır, yiğitlik de.
Artık ruhumuz her şeye hazırdır. Sebepsiz bir hüzne de, yersiz bir sevince de.
















