
PR's Tumblrdome
No title available

ellievsbear
Cosimo Galluzzi
Sade Olutola
sheepfilms

bliss lane
Lint Roller? I Barely Know Her
RMH
art blog(derogatory)
Cosmic Funnies
The Bowery Presents
Doug Jones
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Phantogram Three

@theartofmadeline
Noah Kahan

❣ Chile in a Photography ❣
Color Me Curious

Discoholic 🪩
seen from Germany

seen from Germany

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Malaysia
seen from Germany
seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Poland

seen from United Kingdom
seen from Chile

seen from Australia

seen from Malaysia

seen from Germany
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Egypt

seen from United States

seen from Singapore
seen from India
@mumkansiziseven
Öğle zamanlar oluyor ki, insanlarla ilişki kurmaya uygun olmadığıma ikna oluyorum.
Franz KAFKA - Günceler
“Psikologlar buna ‘hedonik adaptasyon’ diyor. Aslında ‘hedonik çark’ diyenler de var. Çarkta dönen hamster gibi arıyoruz mutluluğu. Müthiş çaba harcıyoruz, mutluluk getireceğini sandığımız şeyler için ama hep aynı yerdeyiz. Hiçbir yere varmıyoruz.
İki psikoloji uzmanı Philip Brickman ve Donald Campbell, insanın yanlış yollardaki bu nafile mutluluk arayışını şu şekilde özetliyor: Dış dünyada mutluluk ve haz arayışına çıktığımız her zaman aslında hamster çarkına girmiş oluyoruz. Sahip olduğumuz birşeyin, örneğin para ya da makam, daha fazlasını elde ettiğimiz zaman, önce kendimizi mutlu hissediyoruz. Ancak çok kısa süre sonra, elde ettiğimize alışmaya başlıyoruz.
Önceden ‘talih’ olarak gördüğümüz şimdiki seviyemiz yeniden ‘yetersiz’ gelmeye başlıyor. Ve, tattığımız mutluluk hissini sürdürebilmek veya yeniden kazanabilmek için yeniden bu kez daha fazlasının peşine düşüyoruz. Alıştığımız için, artık mutluluk için çok daha fazla şeye ihtiyaç duyar hale geliyoruz.”
Cemal Tunçdemir - ‘’ Piyangonun gerçek talihlisi kim? ‘’
Seni kendime karşı biraz daha alakalı görmek herhalde hoşuma gidecekti. Ama ne yapalım, hisler zorlanmaya gelmez.
Orhan Veli Kanık - ‘’ Yalnız Seni Arıyorum - Nahit Hanım'a Mektuplar ‘’
Bazen insan, her şeyin sonuna geldiğinde, başından beri öyle olacağını bildiğini anlar.
Günhan Kuşkanat - ‘’ Hiçkimse'nin Anısı ‘’
Beklemek, bir şeyin yoluna ve haline girmesini beklemek, beklerken olacak olanın olması için gereken her türlü başka hale geçişlere, kalışlara tahammül etmek ne zor şeydi. Başı da, ortayı da, sonu da bilip beklemek ne tahammülü güç şeydi.
Şule Gürbüz - ‘’ Zamanın Farkında ‘’
Şurada bir sandalyenin üzerinde, gırtlağıma kadar kendi yaşamıma gömülmüş oturuyor ve hiçbir şeye inanmıyorum.
Sartre
facebook.com/Aforizmalar
Bir kabusta yaşıyorum, diye geçirdi içinden, arada bir uykumda ayılabildiğim bir kabusta.
Ursula K. Le Guin - ‘’ The Dispossessed, The Wind’s Twelve Quarters ‘’
Sevgi bazen yanında acıyı da getirir ama şu an hissettiğin acının beraberinde sevgiyi de getirip getiremeyeceğini bilmenin hiçbir yolu yoktur.
Mercedes Ritchie Lackey - ‘’ Winds of Fate ‘’
Gitsek kırarız korkusu, kalsak rahat değiliz..
Şükrü Erbaş (via sokaktakiyazar)
Sessizlik içinde yaşamak değil, sessizlik içinde mahvolup gitmek istediğimden insanlardan kaçıp köşe bucak saklanıyorum.
Franz KAFKA - Milena'ya Mektuplar
Gitmek duygusu benliği sarmışsa, düşünceyi tarumar etmişse, hisleri alınganlaştırıyorsa kalmak bir uçurumun kenarında olmakla eşdeğerdir. Çıldırmak üzeresindir, hatta çıldırmanın eşiğinde gelip gidiyorsundur biriken dünlerin gelinen yarınlarında.
Ömer Çoban - ‘’ Aşk Yalnızlık mıdır? ‘’
İçimden şehirler geçiyor, sen her durakta duruyor, inmiyorsun…
Oğuz Atay (via fanidunya)
Küllenip biteyim diye, sevdirdin kendini biliyorum.
Kaderi ancak dua değiştirir. Eğer; o duayı etmek nasibiniz de var ise…
(via fanidunya)
Ona aşıktı ve bu aşk canını acıtıyordu. Aşkı çok fazla düşünmek zorunda kalmamıştı. Yine de eğer sorsalardı renkli bir şey olduğunu söylerdi. Mutlu bir şey… Bahar gibi, çikolata gibi bir şey oması gerektiğini söylerdi. Çok yanılmış olurdu. Aşk gölün dibindeki balçıktı. Güneş ışınları göle çarpıyor, üzerini parıltılarla dolduruyordu. Nilüferler daha canlı, su daha berrak görünerek seni içine çekiyordu. Suya bir adım atıp, banyo suyu gibi bir ılıklıkla karşılaştığında derinlere gitmek için hiç düşünmüyordun. Cazibesi gözünü körleştiriyordu. Sonra da balçığa saplanıyordun. Bir şekilde yukarı çıksan da kalbini o balçığın içine saplanmış halde bırakıyordun. Aşk balçıktı. Kalbini istiyordu.
Selvi Atıcı - ‘’ Pinokyo'nun Rüyası ‘’
Seni tanıdığı günden beri, menzilini gözlerinden çevirmeyen bir adamdan nasıl çaldın kendini?
Alican Sofu - ‘’ F Tipi Aşk ‘’