Reşat Nuri Güntekin'in deyimiyle:
“Biz, hayır demeyi, işim var demeyi, olmaz demeyi beceremeyen insanlarız…
Yorgunluğumuz bitmez bizim…”
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Doug Jones
Claire Keane

tannertan36
No title available
Cosmic Funnies

oozey mess
Xuebing Du
Fai_Ryy
Cosimo Galluzzi
No title available
Monterey Bay Aquarium

Andulka
🩵 avery cochrane 🩵

roma★
No title available
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Origami Around

Jar Jar Binks Fan Club
The Bowery Presents

seen from United States
seen from Greece
seen from Azerbaijan

seen from Russia

seen from United States

seen from Germany
seen from United States

seen from Ireland

seen from Malaysia

seen from France
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Croatia
seen from Brazil

seen from Germany
seen from United States

seen from France

seen from United Kingdom
@muratemrekoc
Reşat Nuri Güntekin'in deyimiyle:
“Biz, hayır demeyi, işim var demeyi, olmaz demeyi beceremeyen insanlarız…
Yorgunluğumuz bitmez bizim…”
insanlardan kaç güzel kızım, onlar sandığından da bencil.
tanrının deneme tahtasıyım.
bu zihnim harap, sigaram var bir de şarap
Utanıyorum şehidim; utanıyorum, yemekten, içmekten, senin annen ağlarken, gülmekten utanıyorum! Sanma ki; unutuyor, unutturuyoruz. Unutanları barındırmaktan utanıyorum. Sen; vatan için bizim için şehit olurken, seni görmezden gelenlerden utanıyorum.
Cüzdanıma para koymak yerine sevgi koysan baba?
djshdjdbskckxjdkckjxhsjakahahahsjsjwkdfkdkdkfkfkfmdm çok güzel değil mi lan sjdnsjfkgmglgkfkgkfkflfksjd
"Sevdiğimiz insanlar elimizi tuttuğunda iyileşiriz biz. İlaç merhametten sonra gelir."
Ed van Elsken, Paris, 1956
Daha küçük yaşlarda başladım ben herşeyi içime atmaya.
Biz aynı kitabın iki farklı satırlarıyız. Aramızda her zaman bir bağ olacak, ben onu hep seveceğim ama kavuşmamız imkansız.*
anne dedim; neden bir parçanı işleyemiyorum tenime?
Kopalım ulan inceldiğimiz yerden.
Black and white beautiful eiffel..🖤
Bu şehr-i Sitanbul ki bi misl ü behâdır Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır Bir gevher-i yekpare iki bahr arasında Hurşîd-i cihan-tâb ile tartılsa sezâdır
(Günümüz Türkçesiyle)
Bu İstanbul şehri ki, paha biçilmez ona Tüm İran mülkü feda olsun tek bir taşına Öyle tek bir incidir iki deniz arasında Yeridir dünyanın güneşi ile tartılsa
Nedim (18. yüzyıl)*
Belki de yer yüzünde üzerine en fazla edebi eser, bu şehr-i İstanbul için yazılmıştır. Yukarıda da 18. yy’de divan şairi Nedim’in gözünden İstanbul’u görüyoruz…. Ama tabii İstanbul’un güzelliklerinden sadece şairler etkilenir ve eserlerine yansıtır diyemeyiz. Bir insanın etkilendiği bir olayın, etkileyici bir yer ve mekanda gerçekleşmesi o anı unutulmaz kılar. Ve o anı ölümsüzleştirmek için bir nesne üzerine anlamlar yüklemeye çalışır. Tıpkı Nedim’in şiirinde olduğu gibi…
Kısa bir intihar notu; "gözleri.."