RMH
🪼

izzy's playlists!
Stranger Things

#extradirty
Game of Thrones Daily

★
h
official daine visual archive
Mike Driver

JVL
The Stonewall Inn

Product Placement
$LAYYYTER
EXPECTATIONS

ellievsbear
TVSTRANGERTHINGS
Keni
Not today Justin
taylor price

seen from United States
seen from Bangladesh
seen from United States

seen from Netherlands
seen from Australia

seen from United States

seen from Hong Kong SAR China

seen from France

seen from United States
seen from Peru
seen from Germany
seen from Türkiye
seen from T1

seen from Canada

seen from Saudi Arabia
seen from Saudi Arabia

seen from Germany

seen from Saudi Arabia
seen from United States
seen from Poland
@nelloscuritta
Hallederim ya (şüpheli)
beni kaybetmeyi göze almis biri icin fazla üzüldüm
@ophrenias eski hesabın mı?
Evet
Yolumu kaybettim güzelim, sen olmayınca.
Biz birbirimizin hayatına giremeyen, çıkmayı da beceremeyen iki kişiyiz sadece.
Sanırım bu mağlubiyet, benim en güzel zaferim.
Bir ipin gerilip gerilip en ince yerinden kopuvermesi gibi sessiz, ama içimde yankısı çığlık çığlığa bir kopuş bu.
Şimdi burnuma taze deniz kokusu geliyor; hırçın dalgaların kayalara çarpıp bıraktığı o tuzlu, serin esinti. O akşamüstü serinliği var, hafifçe ürpertiyor beni. Ama içimdeki o sızı, dışarıdaki soğuktan çok daha derin. Gözlerimi kapatıyorum; kulağımda uğuldayan rüzgarın sesi, gitgide uzaklaşan bir geminin uğultusuna karışıyor. Sanki benden giden ne varsa, o geminin güvertesinde bir gölge gibi kayboluyor.
Avuçlarımı sıkıyorum. Parmaklarımın ucunda sadece boşluğun o hissiz, soğuk dokunuşu kalmış. Bir zamanlar sıcacık olan ne varsa, şimdi rüzgarın savurduğu bir avuç kum gibi dağılıp gidiyor parmaklarımın arasından.
Gözlerimi açtığımda karşımdaki o uçsuz bucaksız mavilik bile dar geliyor ruhuma. Her şey yerli yerinde duruyor; deniz, dalgalar, kıyıdaki banklar... Ama içimdeki o bağ bir kez koptu ya; şimdi nereye baksam yarım, nereye dokunsam eksik hissettiriyor. Canımdan bir can gitmiş gibi, derin bir sessizlikle bekliyorum kıyıda.
En güvendiğim limanın halatları birer birer sıyrıldı elimden. Şimdi sadece serin bir alacakaranlık kaldı geriye.
Hava gitgide kararıyor, gökyüzünün o derin laciverti denizin siyahıyla birleşiyor. Gözlerimi kapattığımda burnuma vuran o keskin, yosunlu deniz kokusu şimdi daha da ağır, daha da gerçek. Rüzgar, saçlarımın arasından süzülüp ensemden aşağı sızarken tenimde buz gibi bir iz bırakıyor. Bu serinlik canımı acıtmıyor, aksine içimdeki o sıcak sızıyı uyuşturuyor, sakinleştiriyor.
Kulağımda sadece dalgaların o ritmik, amansız çarpışmaları var. Sanki deniz de benimle birlikte aynı hüzünlü şarkıyı mırıldanıyor, "geçti" diyor, "koptu ve bitti." Parmaklarımın ucunda, o ıslak bankın ahşap dokusu var; soğuk, pürüzsüz ve kimsesiz. Tıpkı şu an benim hissettiğim gibi.
Bu mavi sessizlikte, gidenin arkasından dökülmeyen gözyaşlarımın rüzgarla kuruyup gittiğini hissediyorum. Eksiliyorum evet, ama bu serinlikte her şey o kadar sade, o kadar maskesiz ki... Bu hüzünlü serinliğe sığınıyorum; çünkü biliyorum ki bazen insan, ancak kendi ayazında tamamen çıplak kaldığında kendini yeniden bulabilir.
ikimiz de susuyorduk, gizli bir anlaşma vardı sanki aramızda. oysa sen tek bir harf fısıldasan ben çığlık çığlığa ağlayacaktım.
"Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar, hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar."
Belki bir daha telefon da birbirimize mesaj bile atmayacağız ama bazı şarkılar hep senin için çalacak.
Bazı insanlar, misafirdir.
Eğer pişman olsaydın, seni affetmeyi çok isterdim.