Belki uzun olacak bilmiyorum ama ben duygularımı yazarak ifade etmeyi seviyorum sanırım. Çocukluktan kalma alışkanlık bu, günlük tutardım ben, her günümü kısaca özetler sonra da müziğimi açar uyurdum. Hatta babam öldüğü günün gecesinde bir başıma kalmak isteyipte babamın öldüğünden bahsetmiştim. Bazen uyumazdım bu arada radyodan arkadaşlarımızla birbirimize veya o dönemdeki flörtlerimize şarkılar gönderir, sabah okulda bunun muhabbetini yapardık.
Çevremdeki çoğu insanın beni hiçbir zaman tanıyamadığına şahit oldum mesela. Bir tek onları suçlamıyorum tabi mutlaka benim de hatalarım olmuştur bilemem. Küçüktüm, hala kendimce küçüğüm, hatta daha çok küçüğüm.
Eksiğim mesela, bir hayalim yok neyse uzun cümleler kuracağım zamanlar olacak elbet, hatta o kadar yalnız kalacağım ki çokça kuracağım muhtemelen.
Bazı akışkanlıklardan vazgeçemiyor insan tabi. Bu alışkanlıklardan biri yazma isteği.
Uzun uzadıya cümleler kurmayalı da uzun zaman oldu, her cümlede tıkandığımı, kurduğum cümlenin anlaşılamadığını veya belki de anlaşılmaya fırsat verememişimdir bilmiyorum ve ben yine kendimi suçluyorum.
Sana çok kez şans verdim, sen de verdin bu arada. Kendince ödünler verdin, bir şeyler yaptın bilmiyorum. Her ne yaptıysan da senin geleceğe yatırımın oldu, her zaman da saygı duydum. Binlerce hakaret, binlerce beddua hatta çoğu zaman tehdit ettin. Senin veya sizin gibi olmamak için kendi içimde verdiğim savaşları hiçbir zaman bilmediniz mesela. Size göre dünyanın umrunda olmadığı tek insan bendim. Her olumsuzlukta suçlanan, yaşadıklarınızdan dolayı yargılanan. Ben bu aşamaya gelebilmek için birilerine sığınmak yerine çokça kitap okumayı seçtim. Bir farkım olmalıydı bilmiyorum. Hepimiz farklı şeylere tutunduk belki de bilmiyorum. Bildiğim tek şey nefes alamadığım şu an, yok olmak istediğim. Sandığınız kadar güçlü değilim veya bilmediğiniz çok yanım var. Bu baya veda mektubu gibi oldu, bilmiyorum. Sandığınız veya düşündüğünüz gibi iğrenç bir insan değilim ben.
Nasıl bir hayat seçiyorum ondan da kısaca bahsedeyim; yalnız ölmekten çok korkuyorum ama yalnız öleceğim. Lise yıllarında kurduğum hayali, 20’li yaşların ortasında gerçekleştireceğimi düşünmüştüm olmadı. İyi ki de olmadı. Hepinizin hayatından gitmeye çok hazırım. Annemin cenazesine gelemeyeceğim mesela, uzaktan izlerim sorun değil. O çok kıskandığım ama en çok güvendiğim, çocukluğumun beraber geçtiği, benden daha olgun hatta çoğumuzdan daha olgun olan o çocuğun yanında olamayacağım. Bunu da göze aldım.
Kimseye herhangi bir yük veya herhangi bir hesaplaşma bırakma değil niyetim. Çoğunuza göre hata ama bana göre değil, kendim için bir şey yapacağım. Saygı duyarsınız veya duymazsınız bilmiyorum. Kimseyi de suçlamıyorum. Söyleyeceklerim bu kadar.















