
@theartofmadeline
No title available
Today's Document
I'd rather be in outer space 🛸
we're not kids anymore.
hello vonnie
Three Goblin Art

Origami Around
Sweet Seals For You, Always
One Nice Bug Per Day
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

祝日 / Permanent Vacation
taylor price
noise dept.

★

blake kathryn
🪼
No title available

Kiana Khansmith
Jules of Nature

seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from Netherlands

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Switzerland

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Germany

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Singapore

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from Kazakhstan

seen from Kazakhstan
@noircad
Gece; gökyüzünü ölümüne aydınlatan aydı, karanlık; içimizde beslediğimiz duygulardı. Ve ben sadece enkazdım. Duyguların enkazı.
Acıyı artık tanıyordum. Bu yarayı soymak ya da elini kesmeye benzemezdi. Acı, bir insanı yok ederdi. Ama hemen yok etmezdi, yalvarmanı beklerdi, ölmek için.
Önüne uzanan karanlık bu sefer sessiz değildi. Nefret doluydu. Haykırışlarla ve çığlıklarla doluydu ama kesinlikle sessiz değildi.
Zamanın ilerleyişi bana bir hayatın tükenişini anımsatıyordu. Şu anda zaman ne kadar ilerlerse ilerlesin; bu mahmur hayatım tükenmişti ve ben geri dönüşü olmayan bu yolculukta kendi limanıma ulaşmaya çalışıyordum. Fakat teknem delik deşikti. Ne kadar çırpınsam da batacaktım işte, deniz beni götürecekti. Sadece beni götüreceğini sanacaktı. Ama benimle birlikte ölümümü de getirecekti.
Sessizliğin huzuru getirdiği düşüncelerine kapılmak anlamsızdı. Çünkü yalnız insanlar için sessizlik, kopan bir çığlıktan daha kötüydü. Bunu yalnızca yalnız olan insanlar anlardı. Gerçekten yalnızlığın bu raddesine gelmiş insanlar anlardı. Nefes boruna diken sokmuşlar gibi olurdu ve sadece gözünü o soğuk, sana bakan duvara dikiyor olurdun. Ama aslında o soğuk, içini karartan duvarların yerine bir çift göz, evet, seni ısıtacak bir çift göz olmasını yeğlerdin.
Geçmişi mahvolan bir çocuğun bedeni, enkazdan farksızdır. Bu yüzden çocukluğumuzda kaybettiğimiz her bir parçamız, geleceğimize bıçak gibi saplanır.
Artık ne yapacağımı bilmiyordum, düşüncelerim bir kenara çekilmişti. Zihnimin içinde alışılmadık bir sessizlik vardı. Bu aslında beni rahatlatıyordu. Boş bir tarlanın ortasında, birikmiş otların arasında sessizliğe uzanır gibiydim. Rüzgârın ağıtlarını dinliyordum, öfkesini tenimde hissediyordum. Ardından karanlık bir odaya çekiliyordum ve tüm seslerin yansıdığı bu odada sadece duvara bakıyor ve zihnimin bu seslerden ibaret olduğunu anlıyordum. Bu sesler zehir zemberek düşüncelerden ve boşluktan faydalanıp araya sokuşan çığlıklardan başka bir şey değildi.
Her güzel şeyin bir kusuru vardı. Tıpkı benim kitabımda olduğu gibi, cümleler güzel yaşamı vaat ederken, kitabın sonundaki bir kelime ruh yangınına neden oluyordu.