''yüzümle yüzleşmeyi hiç düşünmedim: çünkü aynada insanın kendini görebileceğine inanmıyorum. biz aynada insanların bizi nasıl gördüğünü görüyoruz.'' - ismet özel
Game of Thrones Daily

if i look back, i am lost
Lint Roller? I Barely Know Her
official daine visual archive
he wasn't even looking at me and he found me
Show & Tell

shark vs the universe
NASA

ellievsbear
hello vonnie
Mike Driver
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

JVL
Misplaced Lens Cap

pixel skylines
TVSTRANGERTHINGS

#extradirty
d e v o n

Origami Around

No title available

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from T1
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Netherlands

seen from Malaysia
seen from Malaysia

seen from Netherlands
seen from Spain
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States

seen from Austria
@omurmuhasebesi
''yüzümle yüzleşmeyi hiç düşünmedim: çünkü aynada insanın kendini görebileceğine inanmıyorum. biz aynada insanların bizi nasıl gördüğünü görüyoruz.'' - ismet özel
1 Kasım 2024 - 1 Rebiulahir 1446
yeni hayatımın ilk günü.. ne kadar ömrüm kaldı bilmiyorum ama kalanını Allah'ın razı olacağı şekilde geçirmek istiyorum.
nefis terbiyesine niyet beraberinde sayısız yokuşu da getiriyor. bunun idrakinde olmak benim için biraz zor oldu. ilk aydınlanmalar birkaç yıllık ajanda kullan(a)mama serüvenimle oldu. devamlı planlar yaptığım ve maalesef bu planlar istediğim mükemmellikte olmadığı için kırılan her zincirin bana yorgunluk olarak geri döndüğü o serüven.. o kadar çok ajandayı, defteri yarım bıraktım ki başarısızlık hissi beni çepeçevre sarmaya başladı. nasıl olurdu da 1 ocakta her şey büyülü bir el ile yerine oturmazdı, nasıl olurdu da ben bir alışkanlık zincirini kırardım.. mükemmeliyetçi benliğimizi besleyen bu popüler kültür akımı bizi hayatın genel akışından alıp yolu daima aynı verimle yürüme kandırmacasına doğru çekiyordu. en azından benim için böyle oldu. ve ben de sandım ki attığım her adım mükemmel ve yüzde yüz verimli değilse hedefime ulaşamayacağım. bunun peşi sıra getirdiği vesvese ve takıntılardan bahsetmiyorum bile.
yazının başında bahsettiğim o yokuşları asla kabul edemiyordum. düzeltmeye niyetlendiğim her şey o ilk an düzelmeli mükemmel olmalıydı, eğer olmuyorsa düzeltmekten dahi vazgeçiyordum bu niyeti hiç almamış gibi davranıyordum. gerek ibadette ilimde, gerek derste, gerekse sporda diyette bu böyleydi. zorluk yaşamamalıydım, hedefime hemen ulaşmalıydım. çaba sarf etmek lügatımdan silinmeye başlamıştı. ama biliyorum ki bu benim fıtratıma ters yani ben böyle yaratılmadım, yaptığım hiçbir iş mükemmel olamaz çünkü ben mükemmel değilim. yaradılışta tevbe neden var, düşmek neden ve düşünce yeniden kalkmak neden var? bunu hazmetmek benden hem zaman hem birikim hem duygu olarak çok şey götürdü.
kendimi tüketmeye başladığımı fark etmem o kadar uzun zaman aldı ki pişmanlıklar bir yana, şu an bile bu yeni hayata adım atarken yararlı olabileceğini bildiğim halde ajanda kullanmak plan yapmak fikri ruhumu daraltıyor. yazdığım her şeyi yük olarak görüyorum, nasıl olsa yapamam hissine kapılıyorum. ne yapmamı söyleyen bir kağıda bakarak yaşamak istemiyorum bu hayatı.
velhasılkelam ajanda kullanmamaya karar verdim. okuyacağım kitapları sadece canım istediği için okumak, ibadetlerimi olağandışı şeylermiş gibi değil nefes almak gibi günlük hayatıma sirayet ettirerek yapmak istiyorum. hayatın farkında olmak istiyorum. an gelir zorlanırım, nefsimle mücadele ederim. hayatımdaki hiçbir şey mükemmel olmak zorunda değil, ben mükemmel olmak zorunda değilim. talip olduğum yolu yokuşuyla kabul ediyorum, hayat da tam olarak bu değil mi? çabalamak..
sen ey benim olan meşakkat
başlangıçlar arasında başlangıçlar büyütmek*
Rahmân ve Rahîm olan Allâh'ın adıyla
ne zaman biteceğini bilmediğim bir hayat sürmeme rağmen, kendimi bir gün ansızın düşlerimi yaşarken bulacağıma inandım hep. halbuki her zaman bir başlangıç ve son vardır, hayat bir rüya değil ki kendini mutluluğun orta yerinde buluveresin. bir şeyler için geç kaldığım vesvesesi yakama yapışmışken bir an durup kabul etmek üzerine düşündüm. evet belki geç kaldım, geri dönüp baktığımda boşlukta sallanan adımlarım ve zayi olmuş başlangıçlarım var. ama hala hayattayım, nihai sona varmadım. ömrün doğumdan ölüme kadar değil, her gün doğumundan her gün batımına kadar yaşadığımız anlar olduğuna inanarak başlangıçlar arasında başlangıçlar büyütmeye karar verdim.
başlangıçlarımdan biri ömür muhasebemi elle tutulur gözle görülür bir şekle büründürmek amacıyla burada yazmak, paylaşmak..
selametle