Diyeceklerim vardı, demek istediğim çok şey vardı ama izin vermedin. Durup dinlemek izin vermek değil, sevgime fırsat vermedin. Hislerime olanak tanımadın, geçerli sebeplerin var ya da yok. Açıkcası bu kimsenin sikinde de değil. Özellikle de benim.
Kimseyi seni sevdiğim gibi sevmeyeceğimi biliyorum ve biliyor musun? Bu öyle bir sevgi ki, en saf halini sende bıraktığım için çok mutlu hissediyorum. Yekta birini böylesine sevecekse seni sevsindi zaten. Ama kalbimde artık kimseye yer olduğunu sanmıyorum. Çünkü çocuk yanım da, lanetimden sıyırdığım sevgim de şimdi tek birisine emanet. Ondan başkasına da yer yok artık. Sen o sikik kalpten gitmek istedin, ve gittin. Şimdi bu kirli kalpte olabilecek en temiz haliyle sevgimi ona ayırdım. Kastettiğim de romantik bir olay değil zaten, orayı kapatalı çok oldu. Ki öyle bile olsa bu aramızda geçen gibi olmazdı. Çok daha gerçek olurdu bir kere, seninki gerçek değildi. Bilirsin, ben oldum olası çocuk gibiydim bu konularda. Aşk mı? Ben sana hala aşığım. Bunun öyle kolay geçip gidebilecek bir şey olmadığını da bilecek kadar hislerimin farkındayım. Sana hala aşık kalacak kadar gurursuz, ama gözümü kimseye değdirerek kirletmek istemeyecek kadar da bu hisse sadığım. Sahip çıkmasını biliyorum ben. Sense... Her neyse ne önemi var sen aşkı siktir et bence üzerine bile düşünme. Sana bir mektubum vardı. Sözümü tutacaktım aslında, o gün gelip emaneti de bırakacaktım. İmkanım da vardı bu arada. Cesaretim bile vardı. Sonra ne yaptığını öğrendim. Ne mektubunu verecek olmama değdi, ne de emanetini. Her şeyin bittiği o gece bile ağlamamıştım, sonrasında da öyle. Üzerinden bir ay geçmişti neredeyse o gecenin ben bir ay boyunca en ufak bir şeye bile göz doldurmamıştım. Ama onu görüp, sonra da yaptığın şeyi öğrenince... Yine ve yine çocuk gibiydim biliyor musun? Ben kendime sarılıp çocuk gibi ağladım o gün. Arada nefes alamadım, saçlarımı yoldum belki de biraz kendime zarar verdim ama sanki elimden oyuncağım alınmış gibiydi. İhanet miydi hissettiğim, yoksa gururuma mı dokundu bilmiyorum. Sadece kaybettiğim aşkıma falan değil, hissettirdiklerine ağladım. Bu olmamalıydı çünkü, ben bunları hissetmemeliydim. Keşke yazdıklarıma değecek bir son olsaydı. Sanırım onu okumanı çok isterdim, ama sen böyle nefret ederken benden çok doğru olmazdı. Kendime olmayan saygımı korumaya çalışıyorum da...
Mutlu ol, istediğin olmadı mı işte? Sev mesela, artık yüreğine yük olacak kimse yok. Üşüme bir de... Çok soğuk değil mi? Soğuk olduğunu söylemiştim. Sen de beni böyle üşüttün işte, soğuğa aşık beni. Seversin gerçi sen bu şehri, ama üşütüyor seni. Bu benzetme sana birini anımsattı mı? Evet. Bende seni çok seviyorum ama beni üşütüyorsun. Uyuşuyorsun değil mi? Bir yerden sonra hissetmiyorsun. Tuhaf bir havası var, en az insanı kadar. Git oraya vedalaş bence, kaçma gerçekliğinden bunu sen istedin. Daha da acıtmaz sonra canını, nasılsa çok da anısı yok senin için. Sahte bir sevgiye sahiptin. Keşke en azından benim sahte olduğum kadar gerçek olsaydın. Hani ben gerçek değilim ya... Doğru, hatırladım. Sizin gibiler hayaletlerin gerçek olmadığını düşünür. Ama ben inanırım bilirsin.
Hayaletler gerçektir, siz inanmasanız bile.










