“gazel, birbirinin gözüne bakmak; kaside, birbirinin boynunu seyretmek; şarkı, birbirinin dudağını açmak; musiki, birbirinin can verici, okşayıcı ve sıcak sesi.”
🪼
Show & Tell
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
cherry valley forever
almost home
Cosimo Galluzzi
trying on a metaphor
No title available
todays bird

★
Today's Document

bliss lane
Misplaced Lens Cap
The Stonewall Inn
Lint Roller? I Barely Know Her
Monterey Bay Aquarium
d e v o n
Cosmic Funnies

Andulka
Claire Keane
seen from Malaysia

seen from Singapore
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from France
seen from Pakistan

seen from Türkiye
seen from T1
@payende
“gazel, birbirinin gözüne bakmak; kaside, birbirinin boynunu seyretmek; şarkı, birbirinin dudağını açmak; musiki, birbirinin can verici, okşayıcı ve sıcak sesi.”
agâh'ın güncel sözlüğü:
oppabaa (hoppala), anne, baba, dede, ananne, babanne, amca, ala (hala), abla, abii, deeze, beebe (merve), kaabuk (karpuz), kabun (kavun), baak (park), mama, meme, biyee (şule), galk (oturan herkese karşı), adii (hadi), alo, bıcı bıcı, pipat (kitap), babuk (tavuk), babık (balık), ceybet (zeynep), cıp cıp (deniz), huv huv, miyaa, aptadot (ahtapot), at, akgaga (akbaba), bil (fil), abuş (havuç), baabezel (bezelye), emla (elma), ambut (armut), gabak (kabak ya da tabak), çu (su), gabı (kapı), buz (muz), zizaz (kiraz), ananat (ananas), aağı ızzzz ızz (arı), gappa (şapka), dabah (sabah), yabaç yabaç (yavaş yavaş), allah allah, aman aman, diggatet (dikkat et) ve tabii ki biloo (pilav favorisi),
Küçükken halamdan dinlediğim masallar vardı. Hepsi şöyle başlardı. “Az gittim, uz gittim. Dere tepe düz gittim. Bir de baktım, bir arpa boyu yol almamışım.”
Şimdi bunca gitmiş ve aslında başladığım yere gelmişken, koşmanın ve durmanın nihayetinde farksız olduğunu hissediyorum. İşte bu yalnızca, gözünü ufka dikip masal biriktirmektir. Bir arpa boyu yol, çokça masal demektir.
haziran
şimdi toplanmak zamanı. zamanı geriye saracak olursak bayramın ikinci günü, yani mayıs sonunda benim ikinci memlekete geldik :) kayınvalidemler buradaki evlerini yeniden yaptırdılar ama daha birçok eksik var. öyle de olsa bir haftadır bir düzen kurduk kendimize. bu tatil beklediğimden de güzel geçti. özellikle yukarıdaki köy... ne diyebilirim ki... tüm hayatımda gördüğüm en köye benzer köy buydu ve etkilendim. karadeniz zaten içimi açıyor her zaman. oğlumun burada da vakit geçirecek olması beni mutlu ediyor. gerçekten sevdim. daha sık geliriz inşallah. öte yandan sevmediğim şeyler de oldu. birincisi çok fazla ama çook fazla akraba var ve bir saniye ailece vakit geçiremiyoruz. ya biri bir yere çağırıyor ya çatkapı gelen oluyor. yani zaten agâh'tan pek fırsatım kalmaz da şöyle bir poşet toplanmış eriği, kuş sesleri ve sevdiğim bir müzik eşliğinde balkonda güneşlenirken yiyemedim ya o çok içimde kaldı. köy evinde muuhteşem bir manzara vardı ama durup izlemek için vakit çok azdı. neyse... bundan sonraki gelişlerimizde daha iyi planlama yapacağız demek ki. hoşlanmadığım şeylerden bir diğeri: mahallede dolaşırken kocama sarıldım ve beni usulca itti kdjfjddjd burası köy yeri dedi resmen şaka gibi. mahalle baskısı bu mu hocam? ay yazacak çok şey var ama sabah erkenden yola çıkıp horma kanyonu'na gideceğiz. uyusam iyi olacak. buraya çok fotoğraf gelecek.
mayıs
mayıs'ın 9'u oldu henüz ilk kez yazıyorum. ayın ilk haftası bergama'dan kardeşim geldi. hemen her gün onunla vakit geçirdik. bayağı iyi geldi bana. araba artık çoğunlukla bende kalıyor ve havaların da ısınmasıyla evde sıkışıp kalma hissim kayboldu çok şükür. bir şeylerin güzel gittiğini günlerin hızla geçişinden seziyorum. güzel ve dolu dolu. bir ihtimal z. ile haftada bir yüzmeye gideceğim ama henüz kesinleşmedi. eminim bu da çok iyi gelir. bu aralar sürekli bir değişiklik görmek istiyorum. her şey saçımla başladı galiba. kısacık kestirdim. sonra salonu değiştirdik. eşyaların yeri değişince bambaşka bir oda gibi oldu, mutluyum. sonracığıma, evlenirken en dandiğinden olsun, sonra içimize sinen bir şey buluruz diye aldığımız zigon sehpayı üç yılda işte ancak bu hafta değiştirdik :') anneler günü vesilesiyle kgşgşf. yeni sehpaları gerçekten çok beğendim. inşallah memnun kalırız. ufak tefek çiçekler, dekoratif şeyler alıyorum. evin havası değiştikçe ben de yenilenmiş, ferahlamış hissediyorum kendimi. en önemlisi de yaklaşık altı aydır ilk kez camları sildim. kışın temiz camların pek anlamı yok, sürekli yağmur çamur oluyor. tülleri yıkadık, astık. inanılmaz hafifledim hahashd. yeniden kelimelik oynuyorum. örgü örüyorum. hedefim örgüden para kazanmak ama mümkün mü? bakalım. önümüzdeki günlerde göreceğiz.
***
kayınvalidemin kankileriyle takılıyorum jdjjdjd aman allahım nasıl muhabbetler bunlar ya. acilen yaşıtım insanlar bulmam lazım. bazılarını seviyorum ama bazılarına hatır için katlanıyorum desem yalan olmaz. neyse yine de bu aralar daha iyi bir gelin gibi hissediyorum. güzel. oğluşum da kendine kankiler ediniyor.
senin şapkanı yerim ya muşmula 😍
***
sevdiklerinizle beraber musmutlu bayramlarrr ve daha niceleri 💓
diyelim ki masanın üzerinde iki temiz bardak var ve ikisi de suyla dolu. kimse içmemiş. bu iki suyu ayrı ayrı içebilirim ama bunları başka bir bardağa aktarıp karıştırırsanız içemiyorum (kirlenmiş gibi geliyor). ben mi tuhafım yoksa olur mu böyle şeyler?
sen tuhafsın
olur böyle şeyler
bana hak verebilecek bu kadar kişi olduğunu bilmek sevindirdi 🥹 kfjfjj
mon tapis volant, il va m'emmener où?
nisan
her ay için toplu bir post atayım dedim. şimdilik böyle dedim, bakalım nasıl olur. bugün biraz şoförlük yaptım, güzeldi. yüksek lisans affı haberi gördüm. m. geri dönmem konusunda ısrarcı. bende hiç istek kalmamış. hem hocaya gitmeye de yüzüm yok. bilmem ne yaparım. ben ne yapacağım ya? buraya epey yazdım ama başka bir gün okuduğumda sildim gerisini...
***
bir şarkı...
***
eski, kırık dökük şeylerden hoşlanmıyorum. eski olması önemli değil aslında ama kötü görünüyorsa bir saniye bile tutmak istemiyorum. özellikle de kullandığım aletler. bu müsriflik sayılır mı diye düşünüyorum bir yandan da. çünkü aslında iş görüyor ama beni rahatsız ediyor. tencere tava mesela. karardıysa, soyulduysa, bir yeri kırıldıysa kaldırıp atasım geliyor. kıyafetlerde de çıkmayan bir leke olursa çıkarana kadar kendimi paralıyorum çünkü çıkmazsa çöpe atacağım. ama dediğim gibi sürekli israf olup olmadığına dair vicdan muhasebesine giriyorum.
***
mart gündemim ve bir şeyler...
chatgpt'yi sildik, claude yükledik. anthropic geri adım attı. şimdi muhtemelen claude'u da sileceğim ama gemini neden temizmiş gibi gösteriliyor onu anlamıyorum. bir sürü anlaşmaları var benzer şekilde. zaten google'ın kendi çalışanları bile isyan etti. her yerde chatgpt'yi silin ama şunu şunu yükleyebilirsiniz diyorlar, halbuki hepsi aynı şeyin laciverti. microsoft vs. hepsi verileri paylaşıyor ama parayı kazanan değişiyor. yapay zekanın geçmişi bende bir sene bile değil ama verdiği konfora alışmışım hemen. claude'u da paslanan fransızcamı geri getirmek için kullanıyordum. hiç silesim gelmese de böyle bir şeyde desteğim olsun istemiyorum. bakalım.
***
For Mom, nature, cooking, and her love for me have been her little forest. I should find my own little forest. Little Forest (2018)
"annem için doğa, yemek pişirmek ve bana olan sevgisi onun küçük ormanıydı. ben de kendi küçük ormanımı bulmalıyım."
boynunda gizlenen bisküvi kokusu. pamuk elleri. kesmeye kıyamadığım saçları ☀️