Bir öpücüğün anlık değişimleri...
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Sade Olutola

titsay
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
hello vonnie
Show & Tell

JVL

❣ Chile in a Photography ❣
No title available
Cosimo Galluzzi

if i look back, i am lost

★

Love Begins
ojovivo

shark vs the universe

No title available
occasionally subtle
EXPECTATIONS
todays bird

Discoholic 🪩

seen from Türkiye
seen from Venezuela
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye
seen from Colombia
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Trinidad & Tobago
seen from Egypt
seen from Italy
seen from Trinidad & Tobago

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States
seen from United States
@pel1n
Bir öpücüğün anlık değişimleri...
“Neden ‘bla bla bla’ şimdi değil?” Çünkü soruyu sorduğun yerdesin şimdi de değil. Salak saçma kayıplarda artık dolanma. Güç ün varoluşunda saklı vs vs diyebilirdim. Bende azıcık eğlenip boyumu uzatabilirdim 😝 Kısaca “brand new”. Ben den içeri, ben de varolan ve ben den taşanı dışarı katabilme meselesi.
Dağılma, sen bize lazımsın !
"Aşık olacağınız kişiyi bulun, sonra bırakın sizi öldürsün" demiş bir bilge. Anlayana kadarlar can acıtmış, canı acımış haliyle. Bırakın "sizi" öldürsün iyikilerle...
Much loved.
"Bir varmış, bir yokmuş..." Öyle gerçek aslında tüm masallar sen farkında değilsin sadece.
"Bir zihnin ve bir kalbin varsa, yalnızca birini göster yoksa her ikisini de mahküm ederler" Hölderlin e adam haklı dedirtse de bazen eldeki veriler, anlamam işte. Neden ölçülü ve tutan ayarlara takılır istekler içince karışacak işte.
Dedi ki kişi; olanı kişiselleştiren, büyüten, dramatize eden sensin. Egon işte. Kanma. Yanılma. Sevgi yolu bu; akışta daima sakin, berrak, neşe dolu sevgi hali var. Hiç kırabilir mi seni? Hiç kırabilirmisin onu? Ne kadar savunmasızca bırakırsan kendini o kadar ısıtır, aydınlatır ki...
Gündoğumu ile günbatımı arasında iz bıraktığın kadar mısın? Işıldadığın kadar mı? Aslında belki de ikisi de aynı karede yer alabildiği için anlamlı ve öylesine.
Özlediğin sensin. O nu koruyamıyorsan nafile birşeysin.
Marc Jacobs!
Ne kolay iş şu inanmamak! Mantıklı açıklamaların, mantıklı olmanın hiç bir mantığı kalmıyor. İnancımı her sorguladığımda yakınlaşırım inanmaya. Birşeyler olmalı, birşey seçilmeli, sabah güneşi, gün batımın gibi. Varolmalı. Varetmeli. Hissetmeli. Yoksa senin dirininde ölününde hiçbir anlamı kalmazki. Bu bayaa baya sana lezzetsiz gelen bir yemeği yemek gibi :/ Yani yaşamak varken, neden hayatta kalmaya çalışayım ki…
Carolina Herrera ...
Çünkü enerji öyle büyülüydü ki hep dokunmaya ramak kalaları oynadın gibi. Dokunmayı atladın dimi...
Aydınlanmış kişilerin işi, anlamak zorunda olmalarıymış :/ hadi oradan! Zorunda olduğum bir hal öyle gereksiz ki neden anlayayım. Nefes vermeyi bileni, dolayısıyla nefes alabildiğimi burnumun ucu yapar yol a devam ederim…
Hepsini yakalayamazsın ki, hangi an senin?
Nasıl yürürsün Sevginin yollarında Çalıntı ganimeti taşıyarak, cezasını çekmeden? Sevgiyedir ibadet! Aksi halde kaybolursun sandığın hallerde...