Ehline denk gelmeyince nasıl da ziyan oluyor kalp...
h

JBB: An Artblog!
cherry valley forever

blake kathryn
Not today Justin
trying on a metaphor
TVSTRANGERTHINGS
taylor price
wallacepolsom

ellievsbear
styofa doing anything
todays bird
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Stranger Things
No title available
Game of Thrones Daily

Janaina Medeiros

JVL

oozey mess

shark vs the universe

seen from France

seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States
seen from United States

seen from Italy
seen from Bangladesh
seen from Bangladesh
seen from Philippines

seen from United States
seen from United States
seen from Morocco
seen from United States
seen from Netherlands
seen from United States

seen from United States
seen from France
seen from Brazil

seen from United States
seen from Brazil
@perils-blog
Ehline denk gelmeyince nasıl da ziyan oluyor kalp...
Heveslerim kursakta kalmalarıyla meşhurdur
Göyküzünden inci tozları mı dökülüyordu? Yoksa onlar peş peşe kayıp yeryüzüne düşen meteor yağmurları mıydı?
Fatma Turgut ablaa,
Levla vazgeçmiş, Arya da vazgeçti.
Araya zaman da girse mesafe de girse elimi kalbime her götürdüğümde ordasın
Biraz kilo almış.
Saçlarını sıfıra vurmuş.
Sakalları da epey uzamış.
Ama gözleri ve gülüşü aynı...
Saçlarımı kestim bugün. Biraz fazla kesmişim omuzlarımın üzerine geliyorlar artık. Ve biraz da özensiz. Odam dağınık, ruhum dağınık ve ben biraz dağıldım..
" O yangını ben başlatmadım. O ev zaten kibrit çöpleriyle inşa edilmiş bir evdi. "
" İçimdeki iyi olan herşeyi benden çalıp bir canavara dönüştürdüler "
" Bir paradoksun içine lanetlendim. "
Yalnızım şu sıralar, avare bir kemancı gibi çalıyorum notaları. İnsanlar geçiyor sokağımdan, sen yoksun...
Nasıl bir adamı sevdin diyecekler.
" Kitap gibi bir adam sevdim. Okudukça derinleşti, okudukça kapıldım gittim " diyeceğim.
" Senden gidemeyişlerim, sana gelemeyişlerim "
Ruhunu kıymışlar. Ruhunun kıymıkları kalbine batmış.
- Çok sigara içmiyor musun?
" Az bile içiyorum. "
Kadın adamı uzaktan izlemeye alışalı tam 7 yıl geçmişti. Elinde kahvesi ve kitabıyla balkonda duran adamı, karşı kaldırımda cılız bir şekilde ışığı hâla yanıp sönen sokak lambasının dibinden izliyordu. Kadın siyah deri paltosunun cebinden minik bir kek ve bir tane mum çıkardı. Elindeki deri eldivenleri çıkarmadan keki açıp, mumu yaktı. Adama baktı, hâla balkonda kitabını okuyordu. Kadının orada olduğunu bildiği halde bir kere bile kafasını kitabından kaldırmamıştı. Kadın dolu gözleriyle adamın yerine bir dilek diledi. Gözlerini kapatıp muma üfledi. Mumun ışığı, kadının gözyaşlarıyla birlikte karanlığa karışıp yok oldu. Kadın eğilip sokak lambasının dibine keki koydu. Dudaklarına aylardır ilk kez gerçek bir tebessüm yayıldı daha sonra. Tüm acısına rağmen tebessümü genişledi adama bakarken. Daralan ruhu huzur buldu genç adamın yüzünü izlerken. Bugün orada gözleri dolu kitap okuyan adamın doğum günüydü. Bugün kadının Dünyasına Güneş'in doğduğu ilk gündü. Bugün Dünya'nın Güneşsiz kalalı tam 7 yıl dolmuştu.
Birleşince kısa devre yapan parmak uçlarımız öldü önce. Sonra yeşil öldü benim için, sonra kahverengi. Sonra ilk öpüştüğümüz yeri bıçakladıklar. On iki yıl geçti, susmak ne kısaymış. Sen " böyle ne güzel, sonsuza kadar susalım " diyorsun. Sonsuzluk bir gün herkesle konuşur sevgilim. Biliyorsun.
Sen gittin ve herkes ölmeye başladı.