i don't do bad sauce passes

Love Begins
Monterey Bay Aquarium
One Nice Bug Per Day
KIROKAZE

blake kathryn

#extradirty

No title available

roma★
sheepfilms
d e v o n

No title available
Keni

Kiana Khansmith

oozey mess
occasionally subtle

tannertan36
No title available

No title available
Xuebing Du
seen from United States

seen from Japan

seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Finland
seen from Australia

seen from Malaysia

seen from Germany
seen from Japan
seen from Germany

seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from United States
@periwinkland
Ben hep kafası gürültülü biriydim, onunla da seslerin beni yiyip bitirdiği sıcak ve nemli bir akşamda tanışmıştım. Aslında kalemi de elime öyle bi sabahta aynı nedenden almıştım. O gürültülerin büyüdükçe bana daha çılgın bir kalabalık getireceğini bilmiyordum. Yemin ederim yazarlık dünyanın en yalnızlık dolu hali. Kafanın içi gürültülü, etrafın kalabalık ama hep tek başınasın. Bana inanın bu insanı delirtmeye yeter. Seni çok seven binlerce insan var etrafında, yalan değil ama sevilmenin nasıl hissettirdiğini yine de bilemiyorsun. Doğuştan dramatiğim ve bazen ben de bununla alay ediyorum. İşin aslı şu ki yaklaşık bir aydır tek başıma yaşıyorum, kimseyle konuşmak istemiyorum, mutsuzluktan değil ihtiyaçtan. Herkese verecek cevabım var ama sorun herkese cevap veriyor olmak bazen. Şimdi müzik dinliyorum, dışarıya sadece sigaram biterse çıkıyorum bazen akşam daha uzaktaki tekele gidiyorum sadece. Yalnızlığın bu halini daha çok seviyorum çünkü olduğu gibi, kandırmıyor beni, bu kadar kalabalıksak neden öyle hissetmiyorum diye sorgulamıyorum ki bazı sorgulamalar da insanı delirtir ve hiçbir şey bilmemek bu yüzden mutluluktur. Hayatımda bir kere psikoloğa gitmiştim, çalıştığım iş yerindeki patronum ısrar etmişti. Psikoloğu hiç sevmemiştim, hayat kalitemi artırmakla ilgili şeyler söylemişti muhtemelen haklıydı tavsiyelerinde ama ben bir şeylerin yanlış olduğunu duymaya hazır değildim. Beynim her zaman çok hızlı çalışıyordu, ona ayak uydurmaya çalışmanın beni tükettiğini profesyonel birinden duyunca kabul etmemiştim. Şimdi biliyorum durmaya ne kadar ihtiyacım olduğunu. Anlatılacak çok hikaye olduğuna ne şüphe ama dünya hiçbir yere gitmiyor ve ne kadar istesem de ben de öyle. Aslında sadece iyiyim demek istemiştim, depresyonda değilim ya da arkadaşlarımla küsmedim veya işlerimde bir sorun yok. Sadece sürekli frenleri tutmayan bir arabanın içinde yaşamama gerek olmadığını anladım. Hızlı arabalarda yanından geçtiğiniz her şeyi görmek için saniyeleriniz vardır sadece, ben arabayı durdurmak istedim, biraz izlemek ve işte bilirsiniz belki rüzgarı hissetmek.
İçimde inanılmaz derecede beni rahatsız eden çıkışını bulamadığım pişmanlıkların geçmişin yükünün getirdiği geçmediği, derin bir yangın var. Hatası bana ait ve sadece benim yükümlü olduğum bir mecburiyet, pişmanlık ve yükümlülük var. Sevdiğim bir şeyin kırılması dökülmesi etrafı ıslatması ve kendimi ateşe vermem, trajik bir tiyatro sahnesinden çıkma bir pişmanlık üzüntü ve ironi. Mutluluğun mideye uyguladığı ne var tam emin değilim ama mutsuzluğun mideme uyguladığı baskı ağırlık ve boşalma isteği; ruhumu boşaltmak isteyecek kadar üzgünüm fakat sevdiğim her şey için mücadele etmek isteyecek kadar da inançlı. Sorumluluğunu alıyorum dünyadaki mutsuzluğun temel taşını ben oluşturdum ve dünyanı buna sürekledim üzgünüm dünyam sadece tekrardan barışacağımıza inanarak çabalayacağım mavilerimiz, kızıl ormanlarımız ve renkli ellerimiz tekrardan kavuşacak. Seni seviyorum.