Kitabımdaki en güzel satırsın, dönüp dolaşıp baştan okuyorum.

blake kathryn
No title available

oozey mess

Game Changer & Make Some Noise
I'd rather be in outer space 🛸
hello vonnie
todays bird
noise dept.
Today's Document
Xuebing Du
𓃗
Sade Olutola
occasionally subtle

PR's Tumblrdome

roma★
YOU ARE THE REASON
Game of Thrones Daily

shark vs the universe
NASA
Keni
seen from United Kingdom
seen from India
seen from Australia
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Brazil

seen from Malaysia

seen from Ukraine

seen from Egypt
seen from Chile
seen from Ecuador
seen from United States
seen from United States

seen from France
seen from Japan

seen from United Kingdom
seen from Philippines

seen from Türkiye

seen from Indonesia
seen from Syria
@pizofrenia
Kitabımdaki en güzel satırsın, dönüp dolaşıp baştan okuyorum.
kimin hayatını yaşarsan yaşa, kendi mezarına girersin.
yaşayamadığın çocukluğun takıldı boğazına, nefes alamadın. yutkunsan belki geçerdi ama, yutkunamadın. belli etmek yerine tebessüm etmeye çalıştın hep. çünkü gülersen yenilmez olurum sanıyordun. haksızmışsın. ağlaman da gerekiyormuş. evet belki tutunduğun dal kırıldı ama, ayağa kalktın. eskisinden daha iyi, daha güçlüsün. ya da, güçlüy-müş gibi davranıyorsun. konuşmadığın günlerde, kelimeler katran katran aktı içine. nefesin kesildi. balkona çıktın. belki geçer diye. geçmedi. bazen, bir süre geçmemesi gerekiyormuş aslında. daha iyi bir şekilde var olmak için, bir süre kötü olmak gerekiyormuş. çok isterdin bunu duyarak öğrenmeyi. ama, hayat işte. yaşayarak öğretti sana.
büyük bir boşluktayım. ne düşüyorum, ne kalıyorum. sonu hiç gelmeyecek gibi hissediyorum.
Sen uzun bir yolun yanlış sapılan o karanlık sokağısın. Senin sokağının ışıkları yok ve benim aydınlık sokaklara ihtiyacım var.
Küsmüyorsun, terk etmiyorsun, kötü mukabelede bulunmuyorsun ama hiçbir şey de eskisi gibi olmuyor.
Bu dünyaya ait olmayan bir pasif direniş; Gönül kırgınlığı.
Ne denmeli bilemiyorum ama hiç daha önceden bu kadar uzun süre sessiz kaldığımı ve sustuğumu hatırlamıyorum. Halimi açıklayabileceğim tek bir kelime bile yok. Birazcık olsun anlaşılmak için bunca üzüntüye, yıpranmaya, hırpalanmaya gerek var mıydı sahiden?
nefretim kadar gücüm olsaydı, dünyayı yörüngesinden çıkartabilirdim.
sabahın 5'inde pencerede içtiğim sigara dumanı yüzüme çarpıyor. korkuyorum, sokakta üşüyen bir kedi ve ben koskoca şehirde böyle yalnız kalacak kadar ne yaptık?
Ne zaman yere uzanıp gökyüzünü izlesen, bedenin tebeşirle gravür çizimi alınmak isteniyordu. Ve otopsi raporu için ölmen gerekmiyordu. Ölü bir ruhla yaşıyordun..
atlayacağım uçurumun yolunu siz gösterdiniz. sonrasında gözyaşı dökmeniz boş ve manasız, perde kapanıyor, sessizce kalkabilirsiniz.