
Product Placement
ojovivo
official daine visual archive
todays bird
Keni

tannertan36
EXPECTATIONS
hello vonnie

roma★
Xuebing Du

Kiana Khansmith
cherry valley forever

Love Begins
d e v o n

No title available
Jules of Nature
tumblr dot com
No title available
sheepfilms
YOU ARE THE REASON
seen from Belarus
seen from Türkiye

seen from Türkiye

seen from Italy
seen from South Africa

seen from Indonesia

seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from Iraq

seen from T1
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Congo - Brazzaville
seen from Austria
seen from Algeria

seen from T1

seen from United States
@plazapacozu
Dolmabahçe Palace.
En sevdiğim çiçek 🌺
Mallorca
“Sürekli güçlü görünmek…” Birçoğumuzun üzerine yapışmış bir rol aslında.
Hayatını kendi emeğiyle kurmuş insanlar olarak, çevremiz bizi hep güçlü, enerjik, pozitif, sosyal görmeye alıştı. Belki biz de kendimizi hep öyle görmeye alıştık.
Ama güçlü olmak… hiç yorulmamak demek değil.
Hayat bazen kolay bir yerden geçirmiyor insanı. Ve bazen sadece güçlü görünmek de yetmiyor. Bazen gerçekten yoruluyoruz. Bazen dağılıyoruz. Bazen susuyoruz. Çünkü hiçbirimiz bir enerji kaynağı değiliz. Hepimiz insanız.
“Hadi toparlan.” “Kendine gel.” “Seni böyle görmeye alışık değiliz.” Ya da, “Sen güçlüsün, atlatırsın.” Bu cümleleri söylemek kolay.
Ama insan en çok şunu hatırlıyor: Bu zor günlerde… kim gerçekten omzuma dokundu? Kim gerçekten “Ben buradayım” dedi?
Uzaktan verilen kalıp cümleler destek olmuyor. İnsanın bazen nasihate değil, gerçekten yanında duran birine ihtiyacı oluyor.
Bu yüzden birine “toparlan” demeden önce, kendimize şunu sormalıyız bence: Bu insanın yüküne gerçekten bir gram dokunabildim mi?
Çünkü çoğu zaman ihtiyaç duyulan şey öğüt değil, Sahici bir destektir. Bilin istedim.
Tüm akşam olabildiğince yayılıp şeklini bozduğum köşe koltuğun kırlentlerini düzeltmeden, tv battaniyesini katlayıp sehpa altındaki bölmesine simetrik bir şekilde koymadan uyumak anneme göre çok kusurlu davranışlar listesinde ilk 3’te yer alır. İzleme olayını abartıp tv karşısında sızmışken ve tek derdin kendini yarı açık gözlerle uykun dağılmadan yatağına atmakken, yarın duyacağın laflar film şeridi gibi gözünün önünden geçer ve o iç huzursuzluğu seni uyutmaz. Kalkar 16 adımda salona gider, yastıkları düzeltir, annenin uygun gördüğü şekilde dizer, battaniyeti de boyuna önce ortadan ikiye sonra dörde, enine de dıştan içe doğru ortada birleştirerek katlar, yerine koyar yatarsın. Kaçan uykunu getirebilmek için Spotify’dan derin uyku müzikleri dinlersin ama işe yaramaz. Annenin çocukken bilinçaltına yerleştirdiği o kalıplar senle beraber büyür, asla yakanı bırakmaz. Lanet gibidir, rüyana bile girer. Kırlent önemli arkadaşlar.