benim biricik oğlum. inan sabaha kadar seni düşünmekten uyuyamadım. dün bu saatlerde her şeyden habersiz birlikte yemek yiyorduk. bir saat sonra kalbimin paramparça olacağından habersiz bir şekilde, seninle son kez yemek yiyorduk. mama kabın hâlâ aynı köşede. suyuna dokunmadım. nefes alamıyorum inan ki. düşünebildiğim tek şey sensin. ilk kucağıma seni verdiklerinde sana çok iyi bakmak için kendime söz vermiştim. fare gibi miniciktin. tuvaletini yapmayı bilmiyordun. daha tam yürüyemiyordun bile. minicik patinin altı yumuşacıktı. öpmeye doyamazdım. ilk geceler asla uyutmazdın. keşke şimdi de uyutmasan. seninle uyumak, oyun oynamak o kadar farklı şeylermiş ki anneciğim. uyuyamıyorum. en son dağıttığın her şey ortada. her an çıkıp gelip tekrar dağıtacakmışsın gibi hissediyorum. söz veriyorum bu sefer hiç kızmayacağım. lütfen beni affet. hiçbir şey yiyemiyorum. düşündüğüm tek şey sensin. bana bu dünyada farklı dünyalara da gidebileceğini öğrettiğin için teşekkür ederim. karanlıktan çok korkardın. umarım şimdi korkmuyorsundur. evde şımararak yattığın gibi orada da yatıyorsundur minik oğlum. kalbimde doldurulamayacak bir boşluk bıraktın. orası hep senin dünyalar güzeli oğlum

















