Böyle de sevinirdik ya.
Sade Olutola
d e v o n
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
dirt enthusiast
Cosmic Funnies
cherry valley forever

★

No title available

blake kathryn

No title available
Peter Solarz
he wasn't even looking at me and he found me
🪼

PR's Tumblrdome
DEAR READER
No title available

pixel skylines
taylor price

oozey mess
Jules of Nature

seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Germany
seen from France
seen from Brazil

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Lithuania
@psykhee
Böyle de sevinirdik ya.
ya.
çok sevimli.
biri bana bundan hediye edebilir mi ?
Sıkıl sakta mı yaşasak sıkılma sakta mı yaşasak.
Sahi yaşasak mı ?
İşte ölüm şu derin taçlı şiirdir bak Duman adamları maskeli katanalarıyla geçiyor Çalan bir bandonun eşliğinde Şimdiye dek ölünmeyen kentimizin üzerinden Hiç değilse sokaklarında - Sayın padişahım muhbir Denizin altındaki bandolar da çalıyor muydu? Parmak çocuk sorusu karşılığını da içinde taşır - Ama şurasını unutuyorsun hep Boğuldukları zamanki yaşlarıyladır çalgıcılar Herhalde böyle bir şiire başlayan onu bütünler.
Istanbul’s amazing book benches
Benches placed in puclic places such as parks and bus tops all over the city. The project covers the works of 18 classic Turkish authors and each bench is opened in the most memorable page of the book.
Şimdi helal olsun denir buna.
Millet kahvesini yapmış gelin gidiyor.
Ben ? Kesin evde kaldım.
Bitti.
Özle artık !
Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam, Uykudan uyandırsam seni: Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten. Vapur düdükleri ötmededir. Etraf alacakaranlık, Köprü açıktır henüz. Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam... Yolculuğum uzun sürmüş oldukça Gece demir köprülerden geçmiştir tren. Dağ başında beş on haneli köyler, Telgraf direkleri yollar boyunca Koşuşup durmuş bizle beraber. Şarkılar söylemişim pencereden, Uyanıp uyanıp yine dalmışım.
Biletim üçüncü mevki, Fakirlik hali. Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş, Sana Sapanca'dan bir sepet elma almışım.. Ver elini Haydarpaşa demişiz, Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl, Hava hafiften soğuk, Deniz katran ve balık kokulu Köprüden kayıkla geçmişim karşıya, Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu... Bir gün sabah sabah kapıyı vursam, -Kim o ? dersin uykulu sesinle içerden. Saçların dağınıktır, mahmursundur. Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim, Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam, Uykudan uyandırsam seni, Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten. Fabrika düdükleri ötmededir.
ya.
şapşal.
Eğik Bükük Şeyler
Terry Border
"Dönelim kendimize ve aldığımız yaralara bakalım…" A. Câhid Zarifoğlu
Bir tavşanın maceraları.
Biraz müzik.