İhtiyaç anında camı kırınız
RMH

Product Placement
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Mike Driver
styofa doing anything
art blog(derogatory)
I'd rather be in outer space 🛸
trying on a metaphor
Lint Roller? I Barely Know Her
cherry valley forever

ellievsbear
No title available
Game of Thrones Daily
AnasAbdin
h
No title available
sheepfilms

JBB: An Artblog!
TVSTRANGERTHINGS
Misplaced Lens Cap
seen from United Kingdom

seen from United Kingdom
seen from Türkiye
seen from Singapore
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Germany
seen from Sri Lanka

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Algeria

seen from Ukraine

seen from United Kingdom
seen from Ukraine
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Japan

seen from United Kingdom
@ruhunkulleri
İhtiyaç anında camı kırınız
Uzun bir süre aileden uzakta yaşayıp birkaç saat de olsa aynı ortamda bulununca kendimde sevmediğim, değiştirmeye çalıştığım ne kadar özellik varsa hepsini onlardan aldığımı fark ettim.
Bu yüzden kendi evime her seferinde daha yorgun ama daha güçlü dönüyorum.
Üniversite sınavına hazırlanırken çok istediğim halde empoze edilen korkular nedeniyle farklı bir şehirde okumaktan kaçtığımı fark eden ve kaçmayıp savaşmam gerektiğini söyleyen, o zamanlar hiç öyle bir izlenim vermesem de yapabileceğime benden önce inanan öğretmenim sayesinde devam edebilecek gücü aramıyorken bile hala bulabiliyorum kendimde.
Hiçbir insanın hayatımıza girişi nedensiz değilmiş, bazılarımız da iyi ki varmış.
Oy kullandığım ilk seçim Muharrem İnce'nin Cumhurbaşkanı adayı olduğu seçimdi.
Assalar da kesseler de RTE'yi dilinden düşürmeyen, onlardan olmayan, sofrada otururken farklı görüşte olduğunu seçimden hemen sonra o gün öğrendiği evladının elinden ekmeğini alıp evden kovan bir babanın kızıyım ben.
O günden sonra farklı bir şehirde okuma kararı alarak daha çok çalışmış, geleceğime benden başkası karar veremesin, yönüm de, yolum da hep Mustafa Kemal Atatürk'ün çizgisinde olsun diye Ankara'dan İzmir'e kaçarak gelmiştim. Önce özgürlüğüm, sonra da eğitimim için.
Onların beni değiştirmesi beklenirken, yaşadığım zorluklarla, tek başıma öğrendiklerimle, konu ne olursa olsun hak, hukuk ve adalet arayışından hiç vazgeçmeyeşimle umudumu yitirmek üzere olduğum noktada, yıllar sonra, değişmez denilen ailemi değiştirmeyi başarabildim.
O yüzden "bir kişiyim, ne yapabilirim, benimle mi değişecek" diye düşünmeyin. Ben de sadece biriyim ama her gece başını yastığa vicdanı rahat bir şekilde koyan biriyim.
Her ne şekilde olursa olsun direnin. Kimisi inancına göre bir duayla yapar bunu, kimisi o günkü ekmeğini çıkarmak için alın teriyle çalışarak, kimisi de sokağa çıkarak. Çünkü; kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.
Uzunca bir zamandır kendimle barışamıyorum
Toplumda bir şeyi yermeden bir diğerini övememe gibi ciddi boyutlara ulaşmış bir sorun olduğu için herhangi bir şeye odaklanamıyor ve tahammül edemiyorum artık
Bazı "bir şekilde bu aşkı içimde halledemiyorum" diyerek yükseldiğim anlar
"Evimdir" diye geldim ama ev yokmuş.
İşsiz kalışımın yedinci gününde helva yapıp tüm siteye dağıttım. Herhangi bir canlıyla minimum seviyede iletişim kurma kabiliyetimi de kaybetmeden başvurduğum yerlerden birinde işe gireyim, n'olur
Bu yıl benim için "denedin ama olmadı" yılıydı. Denediğim için teşekkürü, olduramadığım içinse özrü en çok da kendime borçluyum.
Olup bitene küfür etmeden veya bağırıp çağırmadan tepki veremeyecek kadar her şey çığırından çıktığından beri ya susarak ya da uyuyarak iyileşmeye çalışıyorum sadece
Yaklaşık on yıllık süreçte kafayı tamamen sıyırışım ameliyatımdan sonraki döneme denk geldiği için bozulan psikolojimi canım anam google kullanma yeteneğiyle "narkoz insan psikolojisini etkileyebiliyormuş, hatta aylarca sürebiliyormuş" diyerek, babam ise git-gel 800 km olan yolu sadece mangal için kat etmemi isteyerek ayakta tutmaya çalışıyor
"Aradan çıksın" diye yaptığım veya yaşadığım hiçbir şeyin boşluğuna sığamayışım.
Çok yakın bir arkadaşım deprem nedeniyle her şeyini kaybetti, kedisi de o depremde kaybolmuştu. Tutunabileceği tek dalı o olduğu için depremin olduğu günden beri her yerde, arayabileceğimiz her şekilde aradık ve "tükendik, nasıl devam edeceğiz" dediğimiz noktada bugün Kimyon'u sapasağlam bir şekilde bulduk 🍀
Haftanın istisnasız her günü dokuz saatin ardından laboratuvardan çıkarken büründüğüm kişiliğimin bir fotoğrafı olsaydı, kesinlikle bu ikisi arasında bir şey olurdu
Hayatlarımızın burada anlattıklarımızdan/gösterdiklerimizden ibaret olmadığı gibi, sebebi olmadığımız ama yaşadığımız üzüntünün de, çektiğimiz acının da boyutunu sorgulamak kimsenin haddine değil arkadaşlar. Herkes bir şekilde elini taşın altına koyuyordur, koymuyorsa da hesabı kendi vicdanınadır diye düşünüp o eli o taşın altından çekmemek de kişinin kendi sorumluluğudur. Asıl düşünmemiz, çabalamamız gereken şeyleri bir kenara bırakıp şu anda "tuzumuz kuruyken" ve yarın bir gün o durumda bizler de olabilecekken bir de birbirimizle uğraşmayalım.
Biraz saygı ya, lütfen.
Bugün otomatik olduğunu zannederek bir kapının önünde yaklaşık beş dakika boyunca bekledim ve biri içeriden gelip açana kadar aksini düşünemedim. Oturacağım masayı uzaktan birkaç kere gösterdikleri halde oturana kadar eşlik de ettiler. Birini mi bekliyorsunuz sorusuna da "hayır' diye cevap verip aslında kendisi için geldiğim ve bir arka masamda oturan arkadaşımı da fark etmedim, geldiğimi haber de vermedim. Mental sağlığımı bundan daha iyi özetleyen bir gün yaşayamazdım herhalde
Görüntülü arayarak kedilerimle her gün iletişim kurmaya çalışmam aşırı normalmiş gibi her bir arkadaşımın çolugumu çocuğumu soruyormuşçasına "kedilerin nasıl, ne yapıyorlar" demesinde bir sakınca görmüyorum