Allah azze ve celle kendinin de belirttiği gibi Arşın üzerindedir. Arş, yedi gök ve kürsünün üzerinde bulunan yerdir. Allah zatı ile arşta, ilmi ile her yerde hüküm sahibidir.
Allah her yerdedir diyenlerin delil olarak getirdiği: “Allah sizinle beraberdir” ayeti ise biz bir insana destek olmak için onunla beraber olduğumuzu söyleriz ama bazen gerçek anlamda yanında olmayız. Muhammed suresi 35. Ayette “Allah sizinle beraberdir” buyuruluyor fakat bu beraberlik “Kafirlere karşı üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın, Allah sizinle beraberdir” destek anlamındadır, yani kafirlere karşı Allah iman edenlerle birliktedir gerçek anlamda yanlarında sağında solunda değil. Bu İsim ve sıfat tevhididir. Allahın isimleriarasında “alim” var, insanlara da alim deniyor. İnsanların alim oluşu ile Allahın alim oluşu bir mi? Kur’an daAllahınelinden bahsediliyor, Allah bize elinin varlığını bildiriyor ise biz onun nasıllığını soramayız, yalnızca iman etmeliyiz. Allah elim var diyor mu? tamam öyleyse var kabul ettik ve iman ettik, lakin kalkıp da “bu el güç kuvvet anlamındadır, bu el şöyledir, insan eli gibi değil ama büyüktür” gibi yorumlar yapamayız.
Allahın arşta olduğuna delil ayetler:
Allah’ın kullarına yakın olması, kullarıyla beraber olması; O’nun kullarını her an görmesi ve her hallerini bilmesidir.
“ Korkmayın ben sizinle beraberim, işitiyorum ve görüyorum” | Nahl 16/128
Allâh Subhanehu ve Teâlâ nerede olursanız olun sizin yanınızdayım demiyor ki, sizinle beraberim buyuruyor. Yani beraberinde olmakla yanında olmak tabiri farklı manalar ifade eder. Çünkü beraberinde olmak bitişiklik olmaksızın bir beraberliktir. Mesela, “Ay ile beraber gece yürüyüş yaptık” diyen birisi hakikatte ay ile yan yana yürüyebilir mi?
“Biz ona şah damarından yakınız” diye geçen ayette belirtilen yakınlık sağında ve solundaki meleklerin yakınlığıdır. Çünkü ayetin devamında “onun sağında ve solunda oturan iki alıcı melek onun yaptıklarını kaydetmektedir. buyurulmaktadır. | Kaf 50/16
Allah’ın yakınlığı asla zatının yakınlaşması değildir. Ve diğer ayetler..
“Pâk söz ona yükselir, güzel ameli de O yükseltir” |Fatır 35/10
“Emin mi oldunuz o gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir rüzgar göndermesinden?” | Mülk 67/17
Bu ayeti de kendilerince yorumlayıp saf dışı etmeye çalışırlar gökte olanın Allah olduğu çok açıktır.
“Sonra bütün bu işler, sizin hesabınıza göre bin yıl tutan bir günde Ona yükselir.” | Secde 32/5
“Muhakkak ki. Rabbiniz o Allah Teâlâ'dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı. Sonra arş üzerine istiva buyurdu.” | Yunus 10/3 – Araf 7/54 - Rad 13/2
“Ve Firavun dedi ki: Ey Hâman!. Benim için bir yüksek köşk yap, Belki, ben yollara ulaşırım. Göklerin yollarına ererim de Mûsa'nın Allah'ını görürüm ve şüphe yok ki, ben O'nu bir yalancı sanıyorum.” | Mü’min 40/36-37
“Melekler ve Rûh, Onun Arşına; miktarı elli bin sene olan bir günde yükselirler.” |Mearic 70/4
“Rahman arş’a istiva etti” | Taha 20/5
“o (Kur’an) Hakîm ve Hamîd tarafından indirilmiştir.” | Fussilet 41/42
Kuranın Allah tarafından verildiğine kimsenin şüphesi yoktur, peki “indirilen” diye bahsedilen Kuran olduğuna göre indirme işlemi yerden göğe olabilir mi? Kur’anı indirenin Allah olduğuna inanıyorsak “inme” bize delil olacaktır.
“En üstte olan Rabbini adını tesbih et” | A’la 87/1
“Deki: Kur-an’ı Ruhul Kudüs (Cebrail) Rabbinin katında indirmiştir.” | Nahl 16/102
“Üstlerinde olan Rablerinden korkarlar.” | Nahl 16/50
“Ben gökte olanın emini olduğum halde bana güvenmeyecek misiniz? Bana göğün haberleri sabah akşam gelir.” | Buhari: 4351 ; Müslim: 1064
“Ey gökte olan Allah, Ey Rabbim, ismin mukaddestir. Emrin ve işin gökte ve yerdedir.Rahmetin göktedir. Onu yere lütfet, günahlarımızı, hatalarımızı bağışla. Sen iyilerin Rabbi; rahmetinden bir rahmet indir. Bu ağrıya şifalardan bir şifa indir.” | Ebu Davut – tıp , Ahmed 4/21
“Allâh semâda bir işe hükmettiği zaman melekler, pürüzsüz bir kayanın üzerine düşen, zincir sesine benzeyen O’nun emrine olan saygılarından kanatlarını çırparlar.” | Buhari, 4800; Tirmizi, 3223
“Merhametli olanlara, Rahman olan Allah’ta merhamet eder. Dünya ehline merhamet edin ki; semadaki Rahman olan Allah da size merhamet etsin.” | Ebu Davud: 4941 ; Tirmizi: 1924 ; Ahmed: 2/160
Anlaşmayı bozan yahudiler hakkında hüküm veren Muaz için Peygamberaleyhissalatu vesselam
“Ey Muaz, sen onların arasında yedi kat semânın üstünde el-Melik olan Allâh’ın hüküm ile hüküm verdin.” demiştir. | Beyhaki Esma 420, Zehebi el-Uluv 15 Sahih bir sened ile gelmiştir.
“Allah mahlukatı yaratınca Arş’ın üzerinde yanına konulmuş bir kitabarahmetim gazabımı geçti yazmıştır.” | Buhari / Tevhid ,Müslim / Tevbe
“Allah haya sahibidir, yüce ve cömerttir. Kul kendisine el açtığı, ellerini göğe kaldırdığı zaman onun elini boş çevirmekten haya eder.” | Tirmizi / Ebu Davut / Ahmed
Cabir bin Abdillah (r.a)’den gelen rivayetle veda hutbesinde “Tebliğ ettim mi ?” buyuruyor. Sahabe de evet diyorlardı. Bunun üzerine parmağını göğe kaldırıyor, sonra onlara çeviriyor, Allah’ım şahit ol buyuruyor ve defalarca tekrar ediyordu.” | Ebu Davut 2/462
“Allah’ın her gece son üçte biri kaldığında dünya semasına indiği, elini açarak var mı bir isteyen?” buyurması | Buhari Teheccüd (590)
İmam Ebu Hanife Allah ona rahmet etsin şöyle buyurmuştur: “Her kim, Rabbim gökte mi yoksa yerde midir? bilmiyorum’ derse kâfir olur.“ Yine: ‘O, arşının üzerindedir. Fakat arş gökte midir, yerde midir bilmiyorum’ diyen kimse de kâfir olmuştur.” | el-Fıkhu’l-Ebsat
“Allah Teâlâ göktedir, yerde değil.” Kendisine: “O sizinle beraberdir” (Hadid Sûresi: 4) âyetini hatırlatan adama: Bu, senin bir adama mektup yazıp onunla beraber olduğunu söylemen gibidir. Halbuki sen onun yanında değilsin.” dedi. | el-Esma ve’s-Sıfat
İmam Mâlik Allah ona rahmet etsin şöyle buyurmuştur: “Allah semâdadır. İlmi ise her yerde’ derdi.” | Ebu Dâvud, Mesailu’l –İmam Ahmed
İmam Şafii Allah ona rahmet etsin şöyle buyurmuştur: “İmam Mâlik, Süfyan ve onlardan başka Ehli Sünnet önderlerinden gördüğüm ve benim de üzerinde olduğum hak olan söz şudur; Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed sallallahu aleyhi vessellem’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet edip, Allah Teâlâ'nın da semâsında arşının üzerinde olduğunu, istediği gibi kullarına yaklaşıp ve istediği gibi de dünya semâsına indiğini kabul etmektir.” | Zehebî, el-Uluv
İbn Teymiyye Allah ona rahmet etsin söyle buyurdu “Sevri, Malik, ibn uyeyne, Hammad ibn Selame, Hammad ibn Zeyd, İbnü’l Mübarek, Fudayl ibn İyad, Ahmad, İshak, Abdulkadir el cili, Şeyhül İslam el-Ensari Ebu’l Abbas et-Turuki ve sayısını ancak Allah’ın bildiği bir çok İslam alimi ve imamı yüce Allah’ın bizâtihi arş’ı üstünde ve ilminin her yerde olduğunda görüş birliği etmişlerdir.” | İstiva risalesi -191- İbn Teymiyye
İmâm Eş’arî rahîmehullâh, şöyle demiştir: “Ehl-i Sünnet ve Ashâb-ı Hadîs, şöyle dediler: O, cisim değildir, eşyaya benzemez. O, Arşta’dır. Nitekim Allâh’u Teâlâ, “Rahmân Arşa istivâ etti” | Taha: 20/5 buyurmaktadır. Biz de sözdeAllâh’ın önüne geçmeyiz ve O’nun keyfiyetsiz olarak istivâ ettiğini söyleriz. O, ‘nûr’ dur. O, Arşta’dır. Nitekim Allâh’u Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Allâh göklerin ve yerin nûrudur.” | Nûr: 24/35 buyurmaktadır. Ehl-i Sünnet ve Ashâb-ı Hadîs, Kitâb’ta buldukları ve Rasûlullâh aleyhissalatu vesselamdan gelen rivâyetler dışında bir şey söylemediler. (Bid’ât ehli) Mutezile şöyle dedi: ‘Allâh’ın Arşa istivâsı, istilâ anlamındadır’.” | el-Eş’arî, Makalâtu’l-İslâmiyyin: 1/168
İmâm İbn Batta rahîmehullâh, şöyle demiştir: “Ashâb ve tâbîinden olan Müslümanlar, Allâh’ın semâvâtı üzerinde, Arşı üstünde mahlûkatından ayrı olduğu hususunda icmâ etmişlerdir.” | İbn Batta, el-İbânetu’l-Kubrâ: 7/136