boşum boşsun boş
Bir zirve merakı, utangaçlık göz kırpışı, bilinmezlik şarkısı. Sıkılmış limon gibiyim, inanma. Öyle vıcık vıcık, içi dışına çıkmış, öyle halden geçmiş. Hani tuvalette ıkına ıkına fıskıye hortumu gibi forçlatmışsın, tam işin bitmiş kalkacan, sular kesik ve tuvalet kağıdının haşırt diye son yaprağını rulo kartondan yırtarsın yaa. Hani pis kalmamak adına o kütür kütür kartonu kullanırsın yaa. İşte öyle umutsuz. Hani sen bakkala gittiğinde kargo gelmiştir, kapında notu bulursun. Ararsın, "gel ulan evdeyim, Allah belan vermiş" dersin. "Yan apartmandayım abla, yarım saate geliyorum" der. Tam o sırada telefon çalar ve günlerdir beklediğin davet, gözü çıksın, aşağıdadır bekler. İşte böyle çaresiz. Hani dolanır dolanır o maymun ayaklarına ayakkabuğu bulamazsın, kıytı köşe bir mekanda tam istediğin gibi, tam ayacığına uygununu bulursun ama teki yoktur yaa, öyle kursağımda bir mutluluk var. Böyle bir boşum ben, bu şekil bir boş sunar bana hayat ve bize bakanların akılları boş ve akıllarına gelen tek sözcük "boş"










