akıllara zararsın
One Nice Bug Per Day
Claire Keane
macklin celebrini has autism
Monterey Bay Aquarium

gracie abrams

No title available

ellievsbear
official daine visual archive
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
occasionally subtle

No title available
Misplaced Lens Cap
sheepfilms

Origami Around
Sweet Seals For You, Always
Today's Document
noise dept.
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
h

Game Changer & Make Some Noise

seen from Austria
seen from United States
seen from Canada
seen from Germany

seen from Singapore

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Germany

seen from United States

seen from Luxembourg
seen from Italy

seen from Germany
seen from Germany

seen from United States
seen from Brazil
seen from Ireland

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Japan
@sekiizkursun
akıllara zararsın
ben sırtım yere gelmedi, sana geldi. keşke yere gelseydi.
ben seni seviyorum ve sanırım toplum buna hazır. umurumda bile olmaz nükleer denemeler. bıraktım nietzsche’yi, kant’ı. kafam hiç karışık değil. ruhum en güzel yaşında ve sen yeterince büyüksün. kitaplarda tanıdığım tüm kadınlardan güzelsin. ben seni severim ve ikimiz de bundan yararlanırız. şiirler demlerim sana, otlar yetiştiririm. beşiktaş’ın maçı olur mesela. diğer kanalda da senin sevdiğin dizi. maç için öbür odaya geçmem. seninle dizi izlerim. ben seni severim ve rabbim buna razı olur. diyalektik dediğin zaten kanıtlanmamış bir varsayım. kanıtlansa da fark etmez şu dakikadan sonra. olsa olsa aşkımıza teorik gerekçe olur. ben seni severim gülüm, hadi bana iş çıkar. işim gücüm sen ol, benim ben seninle çok güzelim.
omzumda evsizlik yükü, kanaya kanaya elim göğsümde yürüyorum. her evde ışık açık ama lambalar bir bana patlak.
asuman, o evin önünden tam on beş kere geçmiş bir gecede. sevdiği adamın onu pencere kenarında bekleyeceğine inandırmış kendini. olmamış abi, ne ali o pencere kenarında beklemiş ne de asuman o sokaktan geçmiş bir daha. ger ümit tükenir, er ya da geç.
insan bazen ne bu deveyi güdebilir ne de bu diyardan gidebilir. bazen sadece koca bir hevessizliğin ortasında bağdaş kurup oturabilir.
seni böyle seversem asarlar beni. bir deniz fenerinin söndüğünü görürsün, evlerine kapanır gemiler, sis basar bütün limanları. seni böyle sevdiğimi bilseler asarlar beni. yokluğunu anlatırlar önce bir güzel, dudaklarım çatlayınca susuzluğuna, sabah beş buçukta ipe çekerler. seni böyle sevdiğimi bilemezler. bilseler de bilemezler. ay batar, gün doğar, yer oynar yerinden, duyamazlar.
çok yorgunum, beni bekleme kaptan. seyir defterini başkası yazsın. çınarlı, kubbeli, mavi bir liman. beni o limana çıkaramazsın.
piraye; balık koskoca okyanusun derinliklerini avucunun içi gibi bilse de, bir lokma uğruna, atılan oltaya can feda. bırak benim de avucumun içi gibi bildiğim o koca kalbinde bir hata yapma hakkım olsun. şimdi sen yoksun ağlıyoruz arkadaşlarımla, ağlıyoruz arkadaşlarım bulutlarla. yağmur yağıyor mu oraya bilemeyiz ama biz ağlıyoruz piraye. bu balık nefes alıp verdiği suyun altında boğuluyor, bu kelebek ölümü dört gözle bekliyor. o balık nerede boğuluyor biliyor musun? önümdeki beyaz sayfalara haykıramayıp yutkunduğum, içime ağlayıp, içimde biriktirdiğim denizin içinde boğuluyor. bu kelebek intihara kalkışıyor. bırak bir hata yapma hakkım olsun. yaşadığım denizde can veriyorum. kalemim kan kaybediyor, kalemim ağlıyor piraye.
bir burukluk var. hep vardı. öyle alengirli sözlerle falan anlatmak istemiyorum. bir burukluk var. hep vardı.
babamın öldüğü gün birine aşık olmuştum. bazen öyle olur, her şey üst üste gelir. polis olmasaydım katil olurdum çünkü sahici bir sarstıntı sahte bir dengeden iyidir. binlerce ceset, binlerce katil ve bir evlilik gördüm. seni, intihar ettiğin gün tanıdım kızım. seninle o gün barıştım. şimdi sadece geceleri yapayalnız ve yalınayak anlayabildiğim şeyler var. şimdi benim de yalanlara inanmaya ihtiyacım var. bütün çaresiz insanlar gibi, dağılan bir okul gibi. acılarımız da birbirine benziyor artık kızım. birbirine benzeyen parmaklar gibi ama her birinin eşsiz bir izi var. bazen gözlerim dalıyor karanlıkta ama fısır fısır konuşmaya başlıyorsun yine kulağımın dibinde. hiç susmuyorsun, ağlamama asla müsade etmiyorsun. her şey affedildi babacım diyorsun hiç ayrılmayacağız diyorsun. keşke hep yanımda olsaydın diyorum öyle konuştuğunu duyunca. bu kış çok kar yağar belki beraber kayboluruz diyorsun sen bana ama kar taneleri birbirine benzemez ki kızım. cesetler de benzemez. ama bir cinayet başka bir cinayeti hatırlatır her zaman. koşan atlar düşen atları hatırlatır. yağmur yağar.. durur.. tekrar başlar. yanlış yolda yürümek doğru yolda beklemekten iyidir. beşikten mezara kadar. karanlıkta herkesle çarpışabilir insan. yalan mı söylüyorum sana? affet beni kızım, affet. bir sürü doğru söyledik ama hiç burnumuz kısalmadı ki kızım.
ağlamam turgut, ağlamıyorum alnım kırışır alnım neyse de gönlüm buruşur.
başımı tutup artık geçsin diyordum artık geçsin bu benim seninle gidip diğeriyle döndüğüm çağ bu benim sana durup kendimle yürüdüğüm yeryüzü bu benim seninle uyuyup başkasıyla uyandığım dünya artık geçsin.
kanım feda olsun canım vatana.
çok karanlık bir cümlede durmuş gibiyiz.