Bir yazının güncesi olarak başlandı. Nasıl ne şekilde olur bu bir heves mi yoksa iç çalkantısı mı anlaşılamadı. Varılan yer tükenen zaman neye hizmet etti. Bir yokluk muydu ki? Sen dünü hatırla bugune şükür et …
noise dept.
No title available

★

Kiana Khansmith
Jules of Nature
todays bird
Claire Keane
Misplaced Lens Cap
occasionally subtle
Peter Solarz
TVSTRANGERTHINGS
hello vonnie

⁂
art blog(derogatory)
Alisa U Zemlji Chuda

No title available

祝日 / Permanent Vacation
RMH
wallacepolsom

roma★
seen from United States
seen from Italy

seen from Russia

seen from Australia
seen from Luxembourg
seen from United States
seen from Indonesia
seen from United States

seen from Uruguay
seen from Indonesia

seen from United States

seen from United States

seen from Germany

seen from Malaysia
seen from United Kingdom
seen from Spain
seen from United States
seen from Czechia
seen from Luxembourg
seen from South Korea
@selamett
Bir yazının güncesi olarak başlandı. Nasıl ne şekilde olur bu bir heves mi yoksa iç çalkantısı mı anlaşılamadı. Varılan yer tükenen zaman neye hizmet etti. Bir yokluk muydu ki? Sen dünü hatırla bugune şükür et …
“İyi değilim ama kötüde değilim. Havanın kapalı olupta yağmaması gibi. Sevinemiyorsun da üzülemiyorsun da. Böyle içinde birşey eksik de anlamıyorsun ama biliyosun bunu. Arada kalmışlık, hiçlik, nedensizlik ve nereye gittiğini bilmemezlik. Bir karmaşanın içindeymiş gibi.”
Eskilere baktıkça ne çok anlaşılmak için çırpınmışım ne kadar cok bilinmeye, farkedilmeye ihtiyacım varmış...
Şimdi mi?
... Salla gitsin :))
#21.04.20
Şafak sökene kadar tüm huzurum..
Gece örtüsü hiç kalkmasa keşke..
Ağır gelmeye başladı yüküm daha ne kadar görmezden gelirim bilmiyorum...
Gün batarken bilse alıp götürdüklerini, Geceye gizlediklerini bir bilse karanlığın sildiklerini batar mıydı yinede?
Gün gibi ortada olan gün gibi batıyor derinden...
Uzun zamandır camlı büyük bir kapıdan bakıyorum hayata…
Asırlık çınarlar kim bilir kaç milyon yaprak döktü, kaç kere emekçi amca gelip süpürdü sayamadım…
Gün bitti hafta geçti, aylar sıralandı. Çocuk bağrışmaları, kahkahaları araba kornalarına karıştı ve ben hep aynı noktadaydım…
Doğum kutlamaları, ölüm selalarını anda yaşadım kahkahayı da göz yaşını da aynı yerden seyrettim...
Günlük koşuşturmalar, mecburiyetler ...
İnsanlarin yüzlerindeki telaş, kafalarındaki hesaplar...
Gece, gündüz...
Güneş, yağmur, rüzgar...
Bahar, yaz ve kış ... döngüler sürüp giderken ben hep aynı noktadaydım.
Camın arkasında hayatı seyrediyorum... Ve hiç bitmeyecek gibi....
.
.
.
EVVEL / HAYAT
Eşiğinde duruyoruz hayatın..
Bir adım atsak uzak, beri dursak eksik kalıyoruz...
.
.
Evvel / hayat
Bilal...
Hırçın, mağrur sevgi dolu bir küçük adam..
Önceleri seni yok sayıyor istemiyor net tavırlarıyla kararlı gözüküyor; ama gelin görün ki hepsi yakın olma isteğinden...
Vedalaşma vakti yaklaşınca özgür ruhlu küçük adamın ağzından dökülenler aslında mesafelerin ne kadar önemsiz olduğunu söylesekte öyle olmadığını hatırlatıyor insana;
-- Gitme seni seviyorum. Sen gidersen, seni görmezsem unuturum ki...
Evvel/midyat
En sevdiklerinde umut yanılgısını yaşamak..
Dünya içi dolu koca bir boşluk...
Varlığımız sevilmeye endeksli değil...
19.07.08 / 14:14 evvel /öncesi
Mutlu ölüm olmalı...
Günlerdir aynı saatte kalkıyorum. Aynı yüzlerle aynı yolu yürüyorum.Beyaz demir bir kapıdan içeriye adım atıyor, karşıdaki masaya oturuyorum. Gün boyunca bilgisayar ekranındaki minik kulübeli dağ manzaralı resime dalıp gidiyorum. Arada dolup boşalan misafir koltuğum sürekli konuşan hayatı, inanışları, toplumu sorgulayan sorgulatan düşünenleri ağırlıyor. Sinir bozucu makina seslerini duymuyorum artık. Arkada demlenen taze çaya, buram buram kokan kahveye verdim kendimi…
Yeni başlangıçların en güzel yanı Yalnızların suskun dostu İyiki varsın dost.
Güzellik; Bazen eski bir kapı Paslanmış bir kilit Yürünen yol, mutlu bir kahkaha Tükettik sandığımız zaman Gerçek sanılan yanılgılar; Eski bir resim, bir şiir, yanık bir türkü...
Hayaller 4 katlı; Ve bodrum katındayım.