Elbise bir harika. Bayıldım buna
AnasAbdin
YOU ARE THE REASON

blake kathryn
hello vonnie
Keni

Andulka
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
$LAYYYTER
Today's Document
will byers stan first human second

⁂

No title available
Cosmic Funnies
trying on a metaphor
TVSTRANGERTHINGS
almost home

Kiana Khansmith

❣ Chile in a Photography ❣

Discoholic 🪩
No title available

seen from United States
seen from Germany
seen from United States

seen from Malaysia

seen from France

seen from Belarus

seen from United States
seen from United States

seen from Singapore
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Russia

seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States
seen from Germany

seen from United States
seen from Italy

seen from South Korea
@selencross14
Elbise bir harika. Bayıldım buna
250 posts!
Michelle Alter
BABADAN OGLUNA NASİHAT
Örnek Alma çiçek çiçek dolaşan arıyı Pilin erken biter sikemezsin karıyı Ormana hayat verir diktiğin çamlar Ömrüne ömür katar siktiğin amlar
Kadının elinden düşmez tası tarağı Amının tacı eder iyi sikesen karıyı Pencereni açık koyma merdiven dayarlar Amını sokağa bırakma yakalayıp koyarlar
Arama her amcıkta var mı diye bir pire Sonra talim edersin yıllarca otuzbire Yatağa girmeden önce kadını bi güzel yıka Onu mest etmek istiyorsan 3 deliği de tıka
Bil ki dokuz nefsi vardır yataktaki kancığın Hepsini doyuramazsan gider yataktaki amcığın Önemli olan senin değil kadının istediği andır Dünyadaki en tatlı şey iki bacak arasındaki amdır
Kırışık pantolonu düzeltir ütü Yarağı dimdik eder kadının götü Kadının her yanı misler gibi kokmalı Yarağı götten önce sulanmış ama sokmalı
Mala mülke güvenme ona her avrat gelir Sana ayda yılda, 1dostuna her gün verir Geleceğinle bol keseden harcama belini Sonra kullanmak zorunda kalırsın elini
Bozulsa da arada sırada evinin dirlik düzeni Kadın aldatmaz kendini iyi sikeni Her kuşun önüne atma torbandaki darıyı Sonra başkası siker elindeki karıyı
Kırkından sonra sanma kendini zampara Amcık şöyle dursun bu günlerde göt bile para Kadın yarak yemezse susuz kalır sararır Yoksa acımadan koyarlar o güzelim amına
Şehvetli kadının memesi her zaman diktir Arzusu ve isteği bilki her zaman siktir Sen sen ol her karıyı koynuna alma Amcığı sikmeden götüne yakın olma
Kadını acele etmeden usul usul soymalı Amcığa hemen değil gıdım gıdım koymalı Yırtığı söküğü sağlam iplikle dik Mutlu olmak istiyorsan kadını iyi sik
Tumblr'da 1. yılımı dolduruyorum 🥳
Nasıl Biseks Oldum ( ÇOK UZUN )
kendi içimde gizli gizli yaşadığım, dışa vurmaya, başkalarına anlatmaya korktuğum ve utandığım bir olayı, zamanla eşimin sayesinde normal karşılamaya ve zevkini çıkarmaya başladığım biseks bir erkek olmamın hikayesini, bununla ilgili anılarımı yazmak istedim.
Adım Burak… Küçük yaşımda babamı kaybettikten sonra iki ablam ve annemle ortada kalmıştık. Annem bir iş bulup çalışmaya başladı. Ben 14, ablam Selin 15, diğer ablam Melike 17 yaşındaydı.
Ablamlarla beraber büyüdüm. Melike ablam beni çok severdi, çok ilgilenirdi benimle… Ya da ben öyle düşünüyordum.
Her yalnız kaldığımızda, her fırsatta bana sevgisini gösterirdi. Bana sarılıp öper, oramı buramı mıncıklar, bazen de dudaklarımdan öperdi. İlk zamanlar ben küçük okul bebesiyken pek masumdu bu öpücükler… Yaşım büyüdükçe ve bedenim geliştikçe, zamanla öpücükler daha ileriye gitmeye ve süresi daha uzun olmaya başladı.
Okuldan eve geldiğim zamanlarda Melike ablam okumadığı için genelde evde olurdu. Selin ve annem akşam geç saatlerde gelirdi. Ev halkı gelene kadar Melike ablamla iki üç saat evde yalnız kalırdık.
Bu süre içinde Melike ablam beni odasına alır, soyunup bana masaj yaptırırdı. Omuzlarını belini kalçalarını bacaklarını ovalamamı isterdi. Genelde yüzükoyun yatıp kalçalarında, sırt üstü yatıp karın bölgesinde çok zaman geçirmemi isterdi.
-“Burak, kalçalarım çok ağrıyor canım… Biraz daha sert sık, ohh çok iyi geliyor.” diye inlerdi ben kalçalarını ovarken…
-“Abla bu kadar yapabiliyorum, gücüm bu kadar…”
-“Tamam ablacım sürekli oraya yap… Ohh… Çok iyi… Ellerin harika…”
Bu masajlarımız zamanla daha da ileriye gitmeye başladı. Bir gün okuldan geldiğimde karnımı doyuran ablam hızlıca kolumdan tutup odasına götürdü beni…
-“Burakcım, bugün bana kremle masaj yapacaksın. Ama söz ver bana… Bunu kimseye söylemeyeceksin, tamam mı?”
-“Tamam abla da, niye söyleyeyim ki?”
-“Ben peşin peşin söyleyeyim de… Başka birine söylersen bundan sonra konuşmam seninle… Hadi bakalım, masaja başlayalım.”
Ben olayları anlamaya çalışırken ablam üzerindeki her şeyi bir çırpıda çıkartıp sutyen ve külotla kaldı karşımda... Yatağına yatıp elime kremi tutuşturan ablam yattığı yerde sütyeninden de kurtuldu.
-“Hadi Burak, sür kremi sırtıma vücuduma… Güzel bir masaj yap bakalım. Beğenirsem hep böyle yaptırırım.”
Ben kremi sırtına sürüp masaj yaparken Melike ablamın vücut ısısından ellerim yanıyordu sanki... Masaj ilerleyip kalçalarına indiğimde ablamdan farklı sesler geliyordu. Elimden tutup parmaklarımı külodunun altına kadar sokturuyor, sözde bana masaj yaptırıyordu.
Bir süre sonra da ablam hastaymış gibi, ağrısı sancısı varmış gibi inleme sesleri çıkartıp değişik hareketler yapmaya başlamıştı. Çok korkmuştum o gün... Bütün vücudu kasılıyordu yattığı yerde, cenin gibi kıvrılıp bükülüyor, canı yanıyordu sanki inlemeler eşliğinde…
Bir süre sonra ablam normale dönünce kalktı. Altındaki kalçalarını örtmeyen külodun ağı su gibi ıslanmıştı. Islak külodunu sıyırdı bacaklarından… Hiç bir şey demeden çırılçıplak, sallana sallana gidip banyoya girdi.
Bu masaj olayları bir süre böyle devam etti. Daha sonrasında artık ablamın istemesine gerek kalmadı. Ablam daha söylemeden ben masaj yapmak istiyordum. Okşarcasına yaptığım masajın etkisiyle farklı sesler çıkartıp çığlık atmaları, zevk aldıkça yatakta solucan gibi kıvranma hareketleri artık benim de hoşuma gitmeye başlamıştı.
Her gün daha çok bağırması, daha çok inlemesi için çalışıyor, hareketlerimi geliştiriyordum. Nerelerini okşayınca daha çok inlediğini keşfetmeye çalışıyor, onun daha çok rahatlamasını, mutlu olmasını sağlamak istiyordum.
Bir kızın vücut anatomisini ezberlemiştim iyice… Memeler, meme uçları, iki yarım küre gibi yuvarlak kalçaları, parmağımla okşadıkça açılıp kapanan anüsü… Am dudakları, üstteki dudakların birleştiği yerdeki zevk aldıkça sertleşen klitorisi… Sürekli orasını okşatıyordu bana…
-”Ohhh… Okşa Burak… Orasını okşa canım… Harikaa… Çok güzel…” diyordu isminin klitoris olduğunu öğrendiğim yerini ıslak parmağımla okşarken…
-”Arkamı okşa…” diyordu. “Dikkat et, parmakların öndeki deliğe girmesin. Kızlığımı bozarsın. Arkama sok… Ohhh… Evet… Sokup çıkar parmağını… Ohhh…”
Artık küloda gerek yoktu, aramızda saklı gizli kalmamıştı. Onun yuvarlak hatlı çıplak bedenini görmekten, inlemelerini duymaktan ben de zevk alıyordum. Benim vücudumda da bir şeyler değişiyordu.
Günden güne o inlemeler sırasında benim de pipim sertleşmeye başlamıştı. Ablam yatakta sarsılarak boşalırken ben de elimi küloduma sokup sertleşen pipimi okşuyordum kenarda…
Bir gün yine evde kimse yokken yemeğimi yedim alelacele, ablamla beraber onun odasına geçtik. İkimiz de sabırsızdık. Ablam aceleyle soyundu. Ben masaj yapmak için beklerken bana döndü ve hiç bir şey söylemeden üzerimdekileri çıkartmaya başladı.
-“Abla? Dur, ne yapıyorsun?”
-“Sus canım, seni soyuyorum sadece... Seninle bugün başka türlü masaj yapacağız.”
-“Nasıl masaj abla?”
-“Soru sorma canım. Sana ne söylüyorsam sen onu yap. Ben de sana masaj yapıcam bugün... Bu yüzden senin de soyunman gerekiyor.”
Ben neler olacağını merak eder halde ablamı izlerken, ablam beni soymuştu bile, üzerimde sadece külodumla kaldım.
Beni yatağa sokup yanıma yattı ve üzerimizi örtüp sutyenini çıkarttı. Sonra da benim külodumu sıyırdı aşağıya… Yanıma uzandı. Ablamın göğüslerinin sıcaklığını hissediyordum çıplak tenimde, ne olacağını merak eder halde bekliyordum.
-“Ablacım bugünkü masajı dudaklarınla yapacaksın.”
-“Nasıl olacak abla o ?
-“Vücudumun her yeri ağrıyor Burak… Bütün her yerim, boynum, göğüslerim, kasıklarım, bacaklarım… Sen buraları elinle değil de, öperek masaj yapacaksın. Tamam mı? Ama kimseye söylemek yok bak… İşin bittikten sonra ben de sana yapıcam.”
Ben sadece kafamı sallamamla birlikte ablam dudaklarımı öpmeye başlamıştı bile…
-“Hadi öp ablanın dudaklarını canım… Mmm… Evet böyle… Dilini de ver bana bakiim… Off… Burak… İnan çok ağrıyor her yerim…”
Ablamın dediklerini harfiyen yapmaya başlamıştım. Dudaklarını öptürüyor, boynunu öptürüyor… Dudaklardan memelerine indirdi beni… Sanki şişmişti memeleri, uçları parmak gibi kabarmıştı.
Bana uçlarını emdiriyor öptürüyor… Sürekli elleri saçlarımda… Beni yönlendiriyor neler yapmam gerektiğini söylüyordu bana… O gün her zamankinden daha farklı ve yüksek sesler çıkartıyor, benim başımı daha aşağılara bastırıyordu.
Külodunun üzerinden ön tarafını gösterip,
-“Bak burası çok ağrıyor canım… Burayı çok öp bebeğim… Tamam mı?”
-“Tamam ama… Çiş yapıyorsun, burası pis değil mi abla?”
-“Pis değil bebeğim… Kokla bak, mis gibi kokuyor. Senin için pırıl pırıl temizledim bugün…” diyerek külodunu kenara çekip kaymak gibi bembeyaz amcığını gösterdi bana…
Cildi kaymak gibiydi, içi pespembe, ıslaktı, parlıyordu. İyice bakmama izin verdikten sonra başımı gömdü kasıklarına, iyice bastırıyordu. İnlemeleri arttıkça elinin baskısını o kadar arttırıyordu ki, ağzım burnum amcığına gömülüyor, nefes almakta güçlük çekiyordum.
-“Abla burası çok ıslandı.”
-“Mmmm… Çok güzel masaj yaptığın için ıslanıyor canım… Güzel yapmasan ıslanmaz. Bak nasıl suları akıyor… Hadi devam et sen… Şimdi dilinle de masaj yap, yala hadi…”
-“Abla bunun tadı çok kötü yaa…” Başımı kaldırıp dilimin ucuna gelen sıvıların tadını anlamaya çalışıyordum.
-“Alışırsın merak etme… Alıştıkça tadı sana güzel gelmeye başlar. Gerçek masajcılar bunun tadını çok sever canım, hep bu suyu içmek isterler. Hadi, çok konuşma, yalamaya devam et… Biraz yala, biraz em… Ohhh…”
Ablam konuşmama izin vermiyor, sürekli kafamı bastırıyordu.
Bir süre sonra büyük bir çığlıkla beni daha çok kasıklarına bastıran ablam titremeye başladı. Korkmaya başlamıştım. Gözlerinin bebekleri kaymış, dudaklarını ısırıyor, bütün vücudu kasılıp kasılıp gevşiyordu. Bir süre devam etti bu durumu…
-“Abla… Korkuyorum… İyi misin? Ne oluyor sana böyle?”
Elimi tuttu kasılan eliyle… Nefes nefeseydi. Az önce öpüp dilimle masaj yaptığım memeleri inip kalkıyordu sürekli… İri birer portakal büyüklüğündeki memeleri daha çok şişmişti sanki, uçları parmağımın boğumu kadar olmuş, etrafı kabarık noktalarla çevrilmişti.
Yüzü, boyunları, gerdanı kıpkırmızı olmuş, bacaklarını sımsıkı kapatmıştı. Yattığı yerde kıvranıp duruyor, kapalı bacaklarını arada açıp kapatıyordu. Korkulmayacak gibi değildi halleri doğrusu…
Biraz sonra sakinleşti, nefes alış verişleri düzeldi, kızarıklıklar geçti. Biraz bekledikten sonra beni yukarı çekti ve sırt üstü yatırıp,
-“Aferin sana canım. Ablana çok güzel masaj yaptın. Ee, şimdi ben sana sana masaj yapıcam. Yat ve kıpırdama sakın…”
Ben ablamın ne yapacağını merak eden gözlerle ona bakarken örtünün altına giren ablam pipimi tuttu.
Büyük bir irkilmeyle kendimi çok tuhaf hissettim ilk anda… Pipimi tutan parmakları sıcacıktı, hoş duygular uyandırdı içimde… Biraz sonra pipimin üstünde ıslak ve sıcak bir şeyler hissettim.
Merakla örtüyü kaldırıp baktım. Ablam pipimi ağzına sokmuş, benim onun amcığına dilimle yaptığım gibi o da bana ağzının içinde masaj yapıyor.
-“Abla dur… Sen ne yapıyorsun? Pis orası… Pipimi yıkamadan masaj yapmasaydın bari…”
-“Önemli değil bebeğim… Şimdi ben ağzımla, dilimle temizlerim orayı… Nasıl, güzel mi canım? Masaj senin de hoşuna gidiyor mu?”
-“Bilmem ki abla… Hoşuma gidiyor tabi, ama içim bi tuhaf oluyor.”
Bir süre daha ağzıyla masaj yapan ablam, üzerime çıkıp penisim bacaklarının arasına gelecek şekilde üstüme oturdu. Amının ıslak dudaklarını açtı iki eliyle… Kalçaları aşağı yukarı hareket ediyordu. Uzayan ve irileşen pipimin üzerinde ıslak kukusunun sürtünüp durması… Bu durum benim de, ablamın da çok hoşuna gidiyordu.
Bir süre daha bu harekete devam eden ablamın hareketleri hızlandı. İki elimi tutup beline koydurdu. Onun elleri de göğsümdeydi, benden destek alıyordu. Dudakları aralanmıştı yine, arada pembe dilini çıkarıp kuruyan dudaklarını yalıyor, inci gibi dişleriyle alt dudağını ısırıyordu.
Gözleri kapalıydı, başını arkaya atmış, uzun sarı saçları, portakal gibi göğüsleri sürekli oynuyordu. Düğünlerde erkekleri hayran hayran kendine baktırarak oryantal oynarken yaptığı gibi sürekli hareket halindeydi kalçaları…
Belinde duran ellerimi biraz aşağıya indirmiş, kalçalarını avuçlamıştım. Ellerimin altında sürekli titreşim halindeydi kaba etleri… Resmen titriyordu kalçaları, evet…
Sonunda iyice hızlanan ve adeta kendinden geçen ablam, bir çığlık attı. Göğsüme kapanmış, saçları yayılmıştı, nefes nefese ve ter içindeydi, minik minik titreyip duruyordu. Sonunda sakinleşince üzerimden kalkıp koşar adımlarla banyoya gitti.
Yaşadığım şeyler çok güzeldi adını koyamasam da… Ablamın bana masaj olarak öğrettiği, ona ellerimle yapabildiğim şeyler, ablamın okşamalarımla kendinden geçtiği transa girdiği halleri çok hoşuma gidiyordu. Onu bu hale ben getiriyordum, parmaklarımın becerisiyle ablamı kendinden geçirebiliyordum.
Bir süre ablamla bu masaj oyununu devam ettirdik.
Ara ara evde kimsenin olmadığı zamanlarda ablamın kirli külotlarını alıp burnuma götürür, koklarken yaptığımız masajı hayal ederdim. Bazen de dayanamaz, çırılçıplak soyunur, ablamın külotlarını kıçıma geçirir, aynada kendime bakardım.
Aynadaki henüz gelişmesini tamamlamamış ergen ve seksi lolita kız görüntüsü tahrik ederdi beni… Gözlerim yarı kapalı, aynadaki görüntüme bakarak kendimi okşar, birinin beni okşadığını hayal ederek mastürbasyon yapardım.
İlk ne zaman boşaldığımı hatırlamıyorum. Sikimi okşadıkça akan zevk suyu zamanla koyulaştı, beyazlaştı, daha sarsıcı olmaya başladı.
Her boşalmamda adeta patlama gibi anlar yaşıyordum. Melike ablam gibi sarsılarak boşalıyordum ben de…
Harika bir duyguydu. O patlama anı…
Elimden parmaklarımdan spermlerim akarken duyduğum büyük rahatlama hissi… Doygunluk hali…
Bir süre sonra Melike ablam 18 yaşını doldurduğunda duramadı daha fazla… Azgın orospu, beni yapayalnız bıraktı, şimdiki enişteme kaçtı ve evlendiler.
Ben evde yalnız kaldım. Ablamla oynadığımız masaj oyunları, sevişmelerimiz, benim oral seks ve orgazm arkadaşım yoktu artık… Eski bir hayal, eski anılardan ibaretti.
Çoğu zaman Melike ablamın yaptıkları aklıma gelir, o anları sahne sahne hatırlar, hayal ederdim. Bunu yaparken de genelde evde tek dişi olarak kalan ablam Selin’in külotlarını kullanırdım. Selin’in külotları Melike ablamdan daha farklıydı. Tangalar, tül ve dantel külotlar, gstringler…
Melike ablamın yaptığı masajları, sikimi yalamalarını, bütün bedenimi okşamalarını hayal ederek mastürbasyon yapıyordum. Artık bir şeylerin iyice farkına varmıştım. Ergenliğin hormon değişikliklerini yaşıyordum.
Kurduğum hayalleri gerçeğe daha yakın yaşamak için Selin'in külotlarını sırayla alıp giyiyordum. Aynadan yansıyan tanga külotlu, genç bir kızınkinden farksız, biçimli, pürüzsüz bedenime bakıp Melike ablamı hayal ediyor, onu canlandırmaya çalışıyordum. Ablamla yaşadıklarımız aklıma geldikçe sikim kalkıyor, sertleşiyordum. Hayalimde ablam eskisi gibi orgazm olurken ben de boşalmanın zevkini alıyordum.
Ama doğruya doğru, Selin ablam, Melike ablamdan daha güzel ve daha cüretkar giyinirdi. Gün geçtikçe, zamanla Melike ablamı unuttum. Evin içinde genç, diri, tay gibi Selin ablam vardı, onun seksi iç çamaşırları, mini etekleri… Selin’le ilgili hayaller kurmaya başladım mastürbasyon yaparken…
Bulduğum her fırsatta çırılçıplak soyunur, kendimi okşar, mastürbasyon yapardım. Çoğu zaman Selin'in beni benden alan, kışkırtıcı külotlarını giyerdim. Külotlarıyla kalmadım tabi…
Uzun ve bir kadın gibi biçimli bacaklarımı sarması zevk veren külotlu çorapları da ilgi alanımdaydı. Kırmızı gece lambasının ışığında beni pek de seksi gösteren transparan dantel gecelikleri de… Minik dantel sütyenleri de…
Bir elim tanga külodun içinde, sertleşmiş sikimi sıvazlarken, diğer elim bütün bedenimde, ince çoraplı bacaklarımda, sütyenli göğüslerimde dolaşır, geceliğin üstünden karnımı kasıklarımı okşardım.
Kendi bedenimi tanımaya başladım. Yalnız sikimden değil, arkamdan da zevk alınabileceğini öğretmişti Melike ablam... Parmaklarımı onun gibi kullanmayı, sikimi okşarken arkamı kremleyip deliğime parmaklarımı, penise benzer bir şeyler sokmayı, böylece aldığım zevki arttırmayı denedim, öğrendim.
O dönemde hayatımızda başka biri daha vardı. Salim amca…
Salim amca ev sahibimizdi bizim… Orta yaşlı ama dinç, genç görünen, çocukları olmayan, eşini trafik kazasında kaybetmiş, yapayalnız, kendi halinde bir adamdı.
Mülk zenginiydi, onlarca kiralık dairesi vardı. Çalışmadan kiralarla geçinirdi. Çok iyi biriydi, adeta melek gibi, merhametli bir adamdı. Başımızda babamız olmadığı için Selin’i okutmak istiyordu. Selin’in bütün okul masraflarını karşılıyor, cebine harçlık koyuyor, ona çok iyi davranıyordu.
Selin de yaptığı iyilikler karşısında ev sahibimiz Salim amcayı çok severdi. Okuldan sonra eve gelmez, okul formasını bile çıkarmadan akşam geç saatlere kadar onun evinde kalırdı.
Okul formasını çıkarmadan, beyaz gömlek ve soket çoraplarla, minicik ekose okul eteğiyle evine gelmesini Salim amcanın istediğini çok sonradan öğrendim bu arada… Orta yaş erkeklerinin, körpecik kızları cicili bicili liseli okul kıyafetleriyle görünce pek bir seksi bulduklarını, üzerlerinde afrodizyak etkisi yarattığını, boğa gibi azdıklarını öğrendim.
Neyse, dediğim gibi, Selin adamın ev işlerini yapar, hatta ders çalışırdı Salim amcanın evinde…
Bazen Selin okuldan geldiği zaman üzerini değiştirir, kitaplarını alıp Salim amcaya çıkardı. Gece yarısına yakın saatlerde eve gelir, yatıp uyurdu. Hafta sonları tüm gününü onun evinde geçirir bazen de Salim amcada kalır uyurdu.
Bu durum bana acayip gelse de, annem Selin’in sürekli adamın yanına gitmelerine, hatta gece yatılarına kalmasına pek bir şey söylemezdi. Çünkü adam bazen bizden kira bile almaz, bazen de bizim evin ihtiyaçları için alış veriş yaptığı bile olurdu.
Bu yüzden belki de, annem olan bitene sesini çıkartmazdı hiç… Selin’e nerede kaldın diye tek kelime bile etmez, her şeyi görmezden gelirdi.
“Normal mi bu anne? Ablam gece gündüz adamın evinden çıkmıyor. Gencecik kızın bekar yaşayan adamın evinde ne işi var ki?” diyecek oldum bir gün… Annem lafı ağzıma tıktı,
“Sen karışma oğlum… Benim üç kuruş maaşımla dul başıma sizi nasıl okutuyorum, sizi nasıl doyuruyorum, giydiriyorum sanıyorsun? O hayırsever adam sayesinde yaşıyoruz biz… Sakın… Ne ablana, ne o iyi adama… Bu konuda bir şey söylemeyeceksin, sormayacaksın.”
O günden sonra ben de annem gibi soru sormamayı, her şeyi olduğu gibi kabullenmeyi öğrendim. Bu durum içime hiç sinmese de…
Selin Melike ablam gibi değildi. Gayet lüks yaşayan, her istediğini alan, canının istediği, kendine yakıştırdığı dekolte, mini etekli giysiler giyen, çok rahat davranan bir kızdı.
Bir gün Salim amca beni evine çağırdı. Evde koltukların yerini değiştirmek istediğini, kendisine yardımcı olmamı istedi. Üst kata çıktım ve Salim amcayla koltukların yerlerini değiştirmesine yardım etmeye başladım. Koltukları çekerken iki koltuğun arasında siyah bir şey dikkatimi çekti.
Salim amca çay koymak için mutfağa geçtiğinde koltuğun arasındaki şeyi aldım elime, baktım. Gözlerime inanamadım.
Bu Selin’in siyah, şeffaf tülden yapılmış, ipli tanga küloduydu. Hemen tanımıştım, çünkü bir kaç defa benim de giymişliğim vardı bunu… Siyah külottaki beyaz etiketi görünmesin diye ben kesmiştim hatta… Minik külodun ağındaki ufak delik bile aynıydı.
Bu yüzden hemen tanıdım. Salim amca aniden içeri gelince hemen külodu cebime soktum telaşla ve çaktırmamaya çalıştım. Ama yüzüm de kıpkırmızı olmuştu. Salim amca benim yüzümün kızardığını görünce,
“Ne oldu Burak? Hasta mısın oğlum, kıpkırmızı olmuşsun.” diye sordu.
“Yok Salim amca, yoruldum biraz, ondandır… Hadi ben gideyim artık…”
“Dur yaa, nereye? Daha yeni çay koydum. Beraber içelim öyle gidersin.”
Birlikte mutfağa geçtik yan yana oturduk ve çay içip sohbet etmeye başladık.
“Eee Burak? Hadi anlat bakalım delikanlı, kızlarla aran nasıl?”
“Yok Salim amca, ne kızı?”
“Neden oğlum? Genç delikanlı çocuksun, yakışıklısın, kız gibi parlaksın da… Hiç kız arkadaşın yok mu? Kızlar arkandan koşturuyordur senin…”
Adamın kız gibi parlaksın lafından huylandım biraz ama terslemek de işime gelmedi doğrusu, ya da adama bir kötülük konduramadım.
“Nerde Salim amca yaa… Kızlar masraflı… Bir kafeye bile götürsen bir sürü para… E, o da bende yok. Kızlar genelde parası olan çocuklarla birlikte, onlarla gezip tozuyorlar, arkadaş oluyorlar.”
“Haklısın galiba oğlum… Selin de parayı çok sever. Hep zengin birisiyle evlenmek istediğini söylüyor.”
“Öyledir Salim amca, bildiğimiz Selin işte… Eee Salim amca? Sen hep bekar mı kalıyorsun böyle? Sen de yalnız yaşayıp duruyorsun. Yok mu birisi hayatında?”
“Yok canım, nerde? Bir iki niyetlendim, baktım gözleri benim paramda, sepetledim gittiler. Aslında ben de senden farksızım. Buldum mu affetmem, anında sikerim. Bulamadığım zaman da kendi işimi kendim görüyorum. Elimle sıvaz işte, kendi kendimi tatmin ediyorum senin gibi...”
Biz böyle konuşurken Salim amca bana ufak ufak dokunuyor, elini omzuma atıyor, bacağıma koyuyor, sürekli gözümün içine bakıyordu.
Değişen bakışlarından, sürekli bana dokunmaya çalışan, oramı buramı elleyen ellerinden iyice tedirgin olmaya başladım ilk başta... Normalde siktiri çekip adamı tokatlamam, ya da en azından kalkıp çekip gitmem gerekiyordu ama… Yapamadım bir türlü…
Hatta tam tersi oldu. Sohbetimiz ilerledikçe, adamın dokunmaları, ellerinin teması o kadar itici gelmemeye başladı bir süre sonra… Şefkatle dokunuyordu bana, derdimi, sorunlarımı dikkatle dinliyordu, benimle ilgileniyordu.
Çok babacan bir adamdı Salim amca, çok... Kötü bir şey yoktu ki bunda, iki erkek oturmuş konuşuyorduk. Kötü olan bendim herhalde, içim kötüydü benim… Konuşurken elimi bacağıma koyup orada tutmasıyla içimin bir garip olması… Çıplak kolumda dolaşan sıcak parmaklarının temasıyla tüylerimin ürpermesi… Omuzumu tutup sıkınca ensemden kuyruk sokumuma kadar elektriklenmem…
Uzun bir süre boyunca bu şekilde konuştuk, sohbet ettik. Sohbetin konusu ağırlıklı olarak kızlar, seks, Salim amcanın kadınsız ne kadar zor bir hayat yaşadığı gibi konulardı. Tabi, yaşı büyük ve deneyimli olduğu için daha çok o konuşuyordu. Yaşadıklarını anlatıyor, seks yapma, kadınlarla sevişme konusunda bilgi veriyor, ben de merakla dinliyordum.
“Bak, aklına bir şey gelmesin. Ben açık açık anlatıyorum, sen de dinle, bir şeyler öğren. Erkek adamsın, artık çocuk değilsin. İlerde eline fırsat geçti mi, sen de yapacaksın bunları… Akranlarının yanında olaya fransız kalma, böyle şeyleri bilmen lazım oğlum…” dedi bir ara… Sonra da kadınlarla neler neler yaptığını açık saçık kelimelerle bana anlatmaya başladı.
Şöyle soktum, böyle siktim, amına koydum, kasnakladım, götten sikmeye alıştırdım, yatırdım üç posta attım, domalttım beş posta siktim, zevkten bayılttım, yarrağı ağzına verdim, götüne soktum, bağırta bağırta geçirdim diye en ince ayrıntılarına kadar anlatıyordu.
Salim amca seks filmi tadında, kadınları, hatta bir iki transeksüeli nasıl siktiğini detaylarıyla anlattıkça benim aklıma Melike ablamla yaşadıklarımız geliyordu. Meğer onunla yaşadıklarımız pek gerçek seks değilmiş.
Salim amcanın kadınlara yaptığı gibi, yatağa yatırıp sikmemişim ben ablamı… Domaltıp amına koymamışım. Kasnaklaya kasnaklaya sikmemişim. Meğer daha çok ablam sikmiş beni, kendini benimle tatmin etmiş orospu…
Salim amca anlatıp duruyor, bense anlattıklarından gitgide tahrik oluyordum. Selin'in külodunu nasıl burada bıraktığını anlamaya çalışıyordum bir yandan da… Elimi cebime atmıştım, Selin'in siyah külodu geliyordu elime… Adamın anlattığı şeylerle sertleşen sikimi cebimin içinden bastırmaya çalışıyordum ona çaktırmadan…
Sonunda duramadım daha fazla,
-“Kalkayım artık ben Salim amca… Yapılacak ödevlerim var.” diyerek izin istedim, kalktım.
Salona kadar birlikte geldik. Cebinden bir miktar para çıkartan Salim amca bana uzattı.
-“Yok Salim amca, olmaz öyle şey… Karşılık için yapmadım, sana yardımım dokunsun diye yaptım.”
-“Al oğlum al… Sana lazım olur. Bir şey değil bu, emeğinin karşılığı… Al sen, koy cebine, kızlarla yersin.”
Elimden tuttu ve parayı avucuma sıkıştırıp uzandı, yanağımdan öptü ama, biraz başımı çevirip çekinmesem neredeyse dudağıma gelecekti dudakları… Elimi iki eliyle tutmuştu. Elimi bırakmadan,
-“Burak’cım… Ne zaman paraya ihtiyacın olursa gel bana…” diyordu. “Ben sana seve seve yardımcı olurum. Selin’e olduğum gibi… Sakın çekinme, kimsenin haberi olmaz, aramızda kalır. Merak etme…”
Salim amcanın bir baba gibi yakın ilgisi karşısında duygulandım. Ne bileyim, baba gibi de diyemem aslında... Elimi tutan pençe gibi eli sımsıcaktı. Yanağıma, neredeyse dudaklarıma dokunan sıcak dudaklarının teması da içimi bir garip yapmıştı.
Bir şey diyemedim, yutkundum, sadece başımı salladım minnetle, arkamı dönüp eve indim. Eve indiğimde karışık duygular içindeydim. Hemen kendimi odama attım. Yatağa uzandım ve cebimdeki Selin’in tanga külodunu çıkartıp incelemeye başladım.
Minik külodun minicik ağ kısmı katılaşmış beyazlıkla doluydu. Burnuma götürüp kokladığımda keskin döl kokusu burnuma geldi. Ağzıma alıp emdiğimde döl tadını aldım. Tuhaf bir duygu kapladı içimi…
Selin’in minicik tanga külodu Salim amcanın evinde, iki koltuğun arasında… Külodun ağı spermle kaplanmış. Bu durumda düşünebileceğim tek bir çıkarım vardı. Demek Salim amcayla Selin sevişiyordu. Bana ballandırarak nasıl siktiğini anlattığı isimsiz kadınların, kızların arasında benim ablam da vardı demek ki…
Orta yaşlı çapkın Salim amca ve benim körpecik, lolita ablam Selin birlikte… Ne kadar tahrik edici, ne kadar baştan çıkartıcı bir görüntü… Bunu hayal ederek aceleyle üstümdekileri çıkartıp çırılçıplak soyundum. Sertleşen sikimle oynamaya başladım. Diğer elimle de kalçalarımı okşuyordum.
Nedense, Selin’in Salim amcanın kollarında sevişme sahnelerini hayalimde canlandırırken, kendimi Salim amcanın yerine değil de Selin’in yerine koyduğumu fark ettim. Bilinçli yapmıyordum bunu… Kendiliğinden oluyordu, içimden geliyordu.
Benim seksi, yuvarlacık memeleriyle, taş gibi kalçalarıyla, uzun bacakları, incecik beli, etli dudaklarıyla lolita gibi Selin'im değil de, iri yarı, kıllı döşlü Salim amca geliyordu gözümün önüne… Kızlara yaptığı şeyleri hatırlıyordum, o şeyleri bana da uyguluyordu adam, onunla sevişiyordum hayallerimde…
Beni delici gözlerle süzen bakışları… Konuşurken her yerimde dolaşan gözleri… Elime, koluma, dizlerime, bacaklarıma dokunan elleri… Tenimde gezinen ateş gibi sıcak parmakları… Beni öpmek üzereyken başımı hafif çevirince dudaklarımın kenarından öptüğü anda içimde uyanan kıpırtı…
Evde kimse yoktu her zamanki gibi… Annem işte, Selin okulda…
Üstüme bir şey almadan çırılçıplak Selin’in odasına gidip onun yuvarlak saplı saç fırçasını ve kremini alıp tekrar odama geçtim. Elimdeki kremle Melike ablama yaptığım gibi götümün deliğini, çevresini kremledim. Aynı şekilde saç fırçasının sapını da… İçimde büyük bir heyecanla fırçanın sapını içime sokmaya başladım.
Fırçanın sapı o kadar kalın değildi ama canımı yakmıştı. Biraz daha kremledim, biraz daha uğraş sonunda sapı içime tamamen soktum. Biraz dinlenip deliğimdeki kalınlığı özümsedim. Böyle mi oluyordu? Götünden sikilen kızlar bu kalınlıktan, doygunluk hissinden böylesine zevk mi alıyorlardı acaba?
Biraz kendime gelip fırçanın varlığına, kalınlığına, içimi doldurmasına alışınca, fırçayı diğer tarafından tutup içimde hareket ettirmeye, sokup çıkarmaya başladım. Fırçayla götümün içinde oynarken bir taraftan da Selin’in külodunu koklayarak ağını yalıyordum. Salim amcanın ablamı sikerken akıttığı spermlerini yalıyordum ablamın külodundan…
Çok ama çok zevk alıyordum. Yuvarlacık ve inceli kalınlı biçime sahip kremli kaygan fırça sapı, her hareketimde, her sokup çıkarışımda inanılmaz zevk veriyordu bana… Götümün deliğine, büzüğüme sürtünerek temas eden fırçanın verdiği zevkle pipim sertleşmişti. İçimde bir yerlere masaj yapıyordu kalın fırça ve beni zevkten titrettiriyordu.
Pipimin ucundaki delikten bir iki damla zevk suyu süzüldü. Çok geçmeden, sikime dokunmaya bile gerek kalmadan kasılarak boşaldım. Dokunamadım, çünkü bir elimde Selin’in külodu vardı, kokluyordum, diğer elimle de saç fırçasını arkama sokup çıkarıyordum. Ama öyle bir boşalmayı, öyle bir sarsılmayı daha önce hiç yaşamamıştım.
Artık o günden sonra mastürbasyon yaparken hep bunu yaptım. Bağımlısı oldum diyebilirim. Elime geçirdiğim penise benzer, canımı yakmayacak ne varsa, fırça sapı, salatalık, ne bulduysam onu sokuyordum içime…
Eline kadın kız geçtiği zaman affetmeden siken Salim amcanın beni de siktiğini, sikinin içimde gidip geldiğini hayal ediyordum hep...
Bu dönemde tanıştığım bir kız arkadaşımla ilişkiyi koyulaştırdım. Fakat Salim amcaya dediğim gibi, kız arkadaşımla gezmeler tozmalar, yemeler içmeler derken para yetiştiremez olmuştum.
Kızla öpüşüp koklaşmak için mutlaka çıkmak lazımdı. Ve benim kız kendini siktirmediği halde, birkaç öpüp ellemenin bedeli olarak görüyordu onun için para harcamamı… Her çıktığımızda her şeyi ben ödüyordum. Anamın verdiği üç kuruş harçlıkla kızı gezdirmeye çalışıyordum.
Meteliğe kurşun atmaya başlayınca Salim amcadan destek almam şart olmuştu. Bir gün cesaretimi topladım, gidip kapısını çaldım. Nerdeyse beş dakika bekledim kapının önünde… İçeride olmalıydı, arabası evinin, ayakkabıları kapının önündeydi.
Birkaç dakika bekledikten sonra açılan kapıda Salim amca belirdi. Altındaki baksır külotla yarı çıplak duruyordu. Kıvırcık kıllarla kaplı yayla gibi geniş göğsüne, kaslı kıllı karnına, kapıyı tutan kolunun güçlü pazularına bakıp afalladım bir an… Onu ilk kez böyle yarı çıplak görüyordum. Yutkundum. Kendimi zor topladım,
-“Salim amca kusura bakma. Bir şey görüşecektim de…” Kapıyı yarım aralamış, sanki içeriyi görmemi istemiyor gibi çıplak vücuduyla perdelemişti adam… İçeriye bir bakış attı, sonra bana döndü. Kalın, tok erkek sesiyle,
-“Mesele nedir Burak?” dedi. Hemen içeri almamasına da şaşırmış, biraz da bozulmuştum doğrusu…
-“Kız meselesi Salim amca… Hani demiştin ya… Sıkıntın olursa bana gelebilirsin diye, ondan geldim.”
-“Ooo senin iş uzunmuş Burak… Bak canım, şimdi müsait değilim. Yarım saate kadar işim biter, o zaman görüşelim olur mu?” Elini uzatıp yanağımı okşadı bunu söylerken… Bozulduğumu anlamış mıydı ne…
-“Tamam Salim amca… Ben de yarım saat sonra geleyim öyleyse…”
Eve döndüm, beklemeye başladım. Merak da etmiyor değildim aslında… Salim amca eve kadın atmış belli ama kimdi acaba? Mahalleden biri mi? Dışarıdan escort bulup getirdi, onu mu sikiyor? Merak ediyordum ama gidip bakamıyordum da..
Yarım saat bir zaman geçtikten sonra gitsem mi acaba, işi bitmiş midir diye düşünürken kapı açıldı. Selin'in sesini duydum. Erkenden eve gelmişti. Salonda karşılaştık.
Üzerinde okul üniforması, ekose mini eteği iyice yukarı çekilmiş, süper mini etek olmuş. Beyaz gömleği hafif buruşmuş, üstten iki üç düğme açık, dantel sütyeni ve portakal biçimli memelerinin üst kısmı görünüyor.
Gömleğin eteklerinin yarısı okul eteğinin içinde, yarısı dışında, saç baş dağılmış. Beyaz soket çorabın biri dizinde, biri ayak bileklerine inmiş. Eliyle kapatmaya çalışıyor ama, beyaz tenli boynunda bir takım morluklar…
-“Hayırdır abla? Bu saatte gelmezdin sen eve… Bugün erkencisin. Beden eğitimi vardı galiba, üstün başın dağılmış.”
-“Yok ya… Dersler boştu. Ben de gelip dinlenmek istedim. Duş alıp yatacağım.”
-“Salim amcaya çıkmayacak mısın bugün?”
-“Aman ne çok soru sordun Burak? Biraz dinleneyim uyuyayım, sonra çıkarım” diyen Selin odasına geçti.
Anlaşılmıştı olay… Demek Salim amcanın evindeki kadın yabancı değil, bizim Selin’di. O bana kapıyı açan yarı çıplak kıllı ayı gibi erkek vücudunun altında ablamın minnak, bembeyaz, çırılçıplak bedeninin zevkten kıvrım kıvrım kıvranması geldi bir an gözümün önüne… Off…
Selin duşa girdi. Önce gidip anahtar deliğinden gözetlesem mi diye geçti içimden…Daha önce yapmışlığım vardı bunu çünkü… Duşun altında dönüp duran, köpüklü çırılçıplak bedenini izlerken otuzbir çekmek harika oluyordu.
Ama yapamadım, işim vardı, adam beni bekliyordu. Ben de çaresiz, güzelim duş röntgenini evde bırakıp Salim amcaya çıktım. Kapıyı çaldığımda beni bornozla karşılayan Salim amca içeriye davet etti. O da duşa girmişti anlaşılan… Saçları ıslaktı, geniş göğsünün, kaslı bacaklarının kıllarında su damlaları parlıyordu.
İçeriye girdiğimde salondaki koltuğun örtüsünün dağılmış, yer yer buruşmuş olduğunu gördüm. Oturulmamıştı o koltukta, adeta güreş yapılmıştı. Yerde birkaç peçete ve kullanılmış prezervatif dikkatimi çekti. Adama dönüp koltuğu ve yerdeki malzemeleri göstererek,
-“Kusura bakma Salim amca yaa… Anlaşılan uygun bir vakitte gelmedim.”
-“Hiç önemli değil Burak. Biliyorsun bekar adamım, arada böyle kaçamaklar oluyor işte… Ama sen kendini üzme, ben her zaman sikerim o kancığı... Rahat ol…”
-“Tabi canım, haklısın Salim amca, erkek adamsın sonuçta…”
-“Sen rahatına bak canım, ben üzerimi giyinip geliyorum.” diyen Salim amca odadan çıkıp yatak odasına geçti.
Kapıdan bakıp odada olduğuna kanaat getirdikten sonra büyük bir heyecanla sağı solu karıştırmaya başladım. Ne bulacağımı ben de bilmiyordum. Sadece öylesine, merakla ve dikkatle ortalığa bakıyordum. Sonunda aradığım şeyi koltuğun köşesindeki kırlentin altında buldum.
Yine başka bir dantel tanga pembe külot… Kesinlikle bu külot da Selin’indi. Selin’in bütün iç çamaşırlarını giydiğim için hepsini ezbere biliyordum. Benim azgın orospu ablam, telaştan külodunu bile giyememişti anlaşılan… Ya da her sikiştiğinde adama kirli külodunu mu bırakıyordu bu kız, anlayamadım ki…
Ben tanga külodu incelerken Salim amca girdi içeriye, elimde gördüğü külodu kaptı elimden, sırıtarak
-“Vay anasını sikeyim. Gelen hatun külodunu almayı unutmuş.” diyerek çekmeceye koydu ve karşıma geçip oturdu. Ne kadar rahat adamdı doğrusu, takdir ettim. Az önce şu koltuğun üstünde ablamı sikmişti çatır çatır, şimdi de siktiği kızın kardeşini, beni ağırlıyordu umarsızca...
-“Gelen hatun genç kız galiba Salim amca… Külodu pembecik, tüllü müllü, cicili bicili bir şeymiş.” dedim bilgiç bilgiç… Ağzından laf almayı umuyordum. Sanki hayatımda eve çok kız atıp sikmişim gibi… Güldü bana,
-“Evet öyle, tam üstüne bastın. Fıstık gibi gencecik, çıtı pıtı bir piliç… Tam sikilecek çağda, liseli, yarak delisi, azgın bir lolita…” Selin'in özelliklerini sayıyordu bana, önünü okşaya okşaya… Yutkundum.
-“Okul formasıyla geldi. Bir görsen… Dibim düştü kaltağı formayla görünce… Tutturdu ille beni sik diye, yarak diye kıvrandı. Ben de verdim istediğini, koydum yarrağı, amını götünü haşat ettim.”
-“Oh, ne güzel Salim amca… Helal sana valla, buldun mu sikiyorsun, affetmiyorsun.” dedim yutkunarak…
-“Eee, sen beni boş ver de, anlat bakalım Burak… Söyle neymiş senin derdin…”
-“Ya Salim amca bi kız arkadaşım var da…”
-“Oooo ne güzel işte… Anlatsana, sevişiyor musun onunla? Sikiyor musun kızı?” Yüzüm kızardı açık saçık konuşunca, ama yine de cevap verdim,
-“Yok, daha o aşamalara gelemedik. Cafede falan buluşuyoruz daha…”
-“Ee? Benim yapabileceğim ne var peki?”
Ben utana sıkıla adamın karşısında bir şeyler söylemeye çalışırken,
-“Haa, anladım koçum… Paraya ihtiyacın var senin, dert etme, hallederiz.” diyerek çekmeceden cüzdanını alıp bir yüzlük çıkardı, elime tutuşturdu. Ben utana sıkıla parayı alırken yanağımı okşadı,
-“Yavrum, böyle utanmana gerek yok. Bu işini görmezse daha vereyim.”
-“Yok Salim amca, bu bile çok zaten, geri ödeyemem ben…”
-“Korkma, ödersin koçum ödersin. Ödeyemezsen de önemli değil, aramızda hallederiz. Merak etme sen…”
Parayı alıp Salim amcayla biraz sohbet ettikten sonra eve indim ama hala aklımda Selin ve Salim amca vardı.
Baktım, Selin derin derin uyuyor, hemen banyoya girdim ve kirli sepetini karıştırdım. Selin’e ait bütün kıyafetler vardı ama sadece iç çamaşırı yoktu. Evet, doğru düşünmüştüm. Salim amca benim yarak delisi ablamı, Selin’i becermişti. Lise forması üstündeyken çatır çatır sikmişti kızı…
Bu süreç bir süre böyle devam etti. Salim amcanın evine sürekli girip çıkan Selin’den sonra ben de abone olmuştum. Her paraya sıkıştığımda, her para lazım olduğunda istediğim kadar veriyordu hiç sorgulamadan...
Ben de yabaniliği bırakmıştım artık… Yaptığı iyiliklerin karşılığında konuşurken bana dokunmasına, öylesine bir şeymiş gibi dizimi bacaklarımı okşamasına, evine girerken vedalaşırken samimiyetle sarılıp öpmesine, otururken elini omuzuma, belime koymasına izin verir olmuştum.
Bir gün yine Salim amcanın evine gittiğimde Selin de oradaydı. Üçümüz oturup konuşuyoruz. Salim amca rakı içiyor, ben ve Selin de kola içiyorduk. Selin sanki ev sahibesiymiş gibi, Salim amcanın karısıymış gibi bize hizmet ediyordu.
Selin ben gelmeden önce görevini yapmış olmalıydı herhalde… Çok yorgun olduğunu ve uyumak isteğini söyleyip aşağıya bizim eve indi. Salim amcayla ikimiz yalnız kaldık. Biraz sohbetten sonra,
-“Eee Burak? Oğlum anlat bakalım. Kız arkadaşınla aran nasıl? Bu kadar para harcıyorsun, kız artık vermeye başladı mı sana? Sevişiyor musunuz?”
-“Nerde Salim amca… Gidecek yerimiz yok ki… Kafede parkta ayak üstü öpüşmeden öteye geçemedik.”
-“Kusura bakma ama çok beceriksizsin Burak. Şimdiye kadar sikmen lazımdı kızı, o kadar para yedirdin. Bu arada, para demişken… Paraya ihtiyacın var mı?”
Biraz -“var Salim amca sağol…”
-“Eğer istersen biraz fazla vereyim para, kız arkadaşını güzel bir yere götürüp sikersin ha? Yer bulamazsan getir buraya, benim evde sik kızı… Koca ev, kocaman yatak… Artık milli olman lazım oğlum, yarağı kızın eline, ağzına vermeden, amına olmasa da götüne koymadan olur mu?”
-“Sen nasıl uygun görürsen Salim amca… Sen tecrübelisin bu işte…” dedim utana sıkıla… Bunları söylerken utanıyordum ama bir yandan da her zamanki açık saçık, argo konuşmalarımız beni yine tahrik etmişti. Oturduğum yerde kıpırdanıp duruyor, sertleşen sikimi bastırmaya çalışıyordum.
-“Bak Burak'cım, parayı veririm, mesele değil. Senden hiç sakınmadım biliyorsun. Ama karşılığında bir şey istiyorum senden…”
-“Neymiş Salim amca? Yapılacak bir iş varsa yaparım, parasız da yaparım, merak etme sen…” diyerek adamın yüzüne merakla baktım.
Bir şey demeden kalktı, çekmeceden cüzdanını çıkartıp beş tane yüz lira para çıkarttı. Yanıma gelip oturan Salim amca parayı masaya koydu.
Gözlerim faltaşı gibi açılmıştı paraları görünce… Off, neler yapılır bu parayla neler… Çok büyük para gibi geliyordu bana o meteliksiz ergen günlerimde…
-“Bak oğlum, bu para senin… Alır, ihtiyacını görürsün, ne istersen yaparsın. Ama bu parayı kazanmak istiyorsan sen de Salim amcanı bir iyilik yapmalısın.”
-“Şey, bilmem ki Salim amca… Çok para bu… Ne yapmam gerekiyor ki karşılığında? Hayatta ben bu parayı geri ödeyemem.”
-“Ödersin merak etme, çok kolay… Hem de hemen şimdi, burada ödeyebilirsin. Sadece ben ne dersem onu yapacaksın. Ben de paranın karşılığını almayacağım senden…”
-“Tamam ama ne yapacağım ki?” Hala uyanamamıştım. Salak salak bir masadaki paralara bakıyordum gözlerim parlayarak, bir adamın yüzüne…
-“Sen merak etme canım… Öyle eşya taşıma filan ağır iş değil, ufak, basit şeyler…” diyen Salim amca bir elini omzuma koydu. Diğer elini de kucağıma, sikimin üzerine koyarak şortun üstünden hafif sıkıverdi. İrkildim bir anda…
-“Oooo Burak…? Kızı sikmekten filan konuşunca senin alet kalkmış bakıyorum?”
-“Dur Salim amca… Ne yapıyorsun?” diyerek şaşkınlıkla elimi Salim amcanın elinin üstüne koydum, şaşkınlıkla yüzüne bakarken…
-“Korkmana gerek yok Burak'cım… Sen acemisin, daha milli olmamışsın. Ben sana erkek olmayı öğreticem. Bir erkek gibi, kızı nasıl sikeceksin, ağzına nasıl vereceksin… Al bak, sen de dokun benimkine…” diyerek elimden tutup kendi önüne götürdü, sertleşmiş sikinin üzerine koydu elimi…
Elimin altında epey kalın sikinin sertliğini ve sıcaklığını hissedebiliyordum. Avucumun içi yanıyordu. İçimi garip bir heyecan bastı bir anda, elimi hareket ettiremedim.
Bir yandan da düşünüyordum. Bugüne kadar mastürbasyon yaparken hayalini kurduğum şeyler gerçek oluyordu işte… Salim amcanın kollarının arasındaydım. Bana anlatıp durduğu ayıp şeyleri yapacaktı. Zevk alacaktım. Buna emindim.
Elimin altında tıp tıp atarak sertleşmeye devam eden siki büyük zevkler vaat ediyordu bana… Ama yine de bunu ne kadar hayal ettiğimi, ne kadar çok istediğimi belli edemezdim ona… Kız gibi naz yapmalı, istemiyor gibi davranmalıydım.
-“Hadi Burak… Bu kadar korkma evlat… Hadi sev onu… Bak ben de seninkini seviyorum. Sen beni rahatlat, ben de seni rahatlatayım. Böylece parayı kazanmış olursun. Bütün yapman gereken bu… Dediğim gibi hem çok kolay, hem çok zevkli…”
Korku, heyecan, zevk, merak, her şey, bütün duygular vardı o an içimde… Sonuçta zevkin yanı sıra, adamın dediğini yapıp parayı almak, kız arkadaşımla çatır çatır yemek vardı işin ucunda…
Onca korkuma ve ürkekliğime rağmen, tedirgin hareketlerle karşılık verip ben de adamın sikini okşamaya başladım. Ama hiç yüzüne bakamıyordum.
-“Ohh… Parmakların yumuşacık, hem de sıcacık Burak…” diye inleyen Salim amca omzumdan beni kendine doğru çekti. Eliyle çenemden tutup kendine çevirdi ve dudaklarıma birkaç öpücük kondurdu.
-”Salim amcaa…” diyebildim şaşkınlıkla… Melike ablamdan öpüşmenin inceliklerini öğrenmiştim zamanında, ama bir erkekle öpüşmek…
-”Şşşttt…” dedi boğuk, kalın bir sesle… “Sakin ol yavru ceylan… Ürkme bu kadar… Sadece seviyorum seni… Kötülük yok bunda…”
Heyecandan ateş basmıştı beni… Hemen şortunu çıkartıp sikini özgürlüğüne kavuşturdu Salim amca, elimden tekrar tutup sikini avuçlattı bana… O anda heyecandan öleceğimi sandım
Elimin üzerindeki eli beni yönlendiriyordu. Kısa ama kalın, kapkara, bütün damarları kabarmış sikinin üzerinde aşağı yukarı yaptırıyordu elimi… Elimin teması hoşuna gitmişti adamın, gözleri yarı kapalıydı, zevk alıyordu okşamalarımdan…
-“Oohh Burak… Yavrum benim, pamuk gibi sıcak ellerin var. Hadi otuzbir çektir Salim amcana, boşalt beni bebeğim…”
Ben dediğini yapmaya çalışırken tekrar ensemden tutup dudaklarıma yapışan Salim amca dudaklarımı yiyecekmiş gibi emiyor, dilini ağzımın içine sokuyordu. Benim de hoşuma giden öpücükleri karşısında ben de Salim amcaya karşılık vermeye başlamıştım.
-“Ohh… Evet… Böyle işte… Öp beni… Sen de beni öp… Sikimi okşamayı bırakma… Yarrağımı okşa…”
O inledikçe, koskoca adamı zevkten inletmek hoşuma gitmeye başladı. Şimdi sikini daha hızlı sıvazlıyor, düpedüz otuzbir çektiriyordum. Salim amcanın bana yaptıklarını aynı şekilde ben de ona yapıyordum.
Dilimi ağzına sokuyorum, dilimle dilini okşuyorum, dudaklarını öpüyorum, pipimi tutan elinin okşamalarıyla kendimden geçiyorum. İzlediğim erotik filmlerde erkeğiyle sevişen kadın oyuncular gibiyim aynı…
Uzun saçlarımdan tutan Salim amca aşağıya bastırmaya başladı kafamı,
-“Hadi Burak… Biraz da sikimi öp yavrum… Sikimin de sevgiye ihtiyacı var.”
-“Salim amca… Bu kadarı fazla değil mi?” diyebildim. Aslında o kadar öpüşmeden, bir kadın gibi erkeğe zevk verdikten sonra geriye ne kalmıştı ki…
-”Hiç de fazla değil. Bak böyle yapacaksın.” Dudaklarımı emmeyi öpmeyi bıraktı, oturduğu yerden kayarcasına önüme çöktü. “Üstündekileri çıkar hadi...” diye emrederken altımdaki şortu külodumla beraber aşağıya sıyırdı, bacaklarımı araladı.
Onun küt, kalın, kara yılan gibi yarağının yanında benim pembeli beyazlı sikim pek ufarak kalıyordu. Ama yine de ortamın erotizmi sikimin sertleşmesine yetmişti.
Elini atıp sikimi okşadı biraz, taşaklarımı da… Sonra birden eğildi, ağzının içine aldı sikimi… Vakumlayarak, emerek, çekiştire çekiştire emiyordu aletimi…
-”Ohhh…” diye inleyerek kıvrandım. Şimşek gibi bir zevk dalgası tüm bedenimi sarsmıştı.
Adamın ağzının içinde emdiği sikimi dilinin okşamalarıyla kendimden geçer gibi oldum. Sadece sikimi emmekle kalmıyor, parmakları taşaklarımda, arka deliğimde dolaşıyor, beni zevkten kıvrandırıyordu.
-”Yala şunu bebeğim, ıslat biraz…” diye boğuk erkek sesiyle fısıldadı kulağıma… Orta parmağını dudaklarıma dayamış, ağzımın içine sokuyordu. Dediğini yaptım, parmağını yaladım, emdim, ıslattım. Sonra çekti parmağını, elini aşağıya indirdi.
-”Ahhh..” diyebildim. Islak ve kaygan orta parmağı küçük bir zorlamayla bir anda götümün deliğine girivermişti.
İnanılmaz bir zevk tüm benliğimi kaplayıverdi. Fırça sapına benzemiyordu kalın küt parmağının verdiği zevk… Canlı bir et parçasıydı. İçimde evirip çeviriyor, sokup çıkarıyordu parmağını… Aynı anda sikimin emilmesi de, taşaklarımın okşanması da ayrı bir zevk kaynağıydı…
-”Nasıl? Güzel mi?” diye sordu biraz sonra… Sikimi ağzından çıkarmış, başını kaldırmış, gözlerimin içine bakıyordu.
-”Ohhh… Evet… Çok güzel…” diyebildim nefes nefese… ”Hadi, devam et… Çok zevk alıyorum. Harika…”
Orta parmağı hala götümün içindeydi. Zevkle kaslarımı sıktım, parmağının kalınlığını daha da hissettim. Deliğimdeki hareketi hissetti kurt herif, ikinci parmağını da sokmaya başladı. Şehvetle inleyerek kıvrandım.
İçimdeki kalınlık artınca duyduğum zevk de daha çok artmıştı. Elini oynattıkça iki parmak birden girip çıkıyordu götüme…
-”Gördün mü canım? Nasıl da zevk alıyorsun. Götünün deliğini okşadıkça nasıl da kıvranıyorsun, kendinden geçiyorsun. Sikini yalamam da zevk veriyor sana değil mi? Demek ki, korkacak bir şey yokmuş. Sadece senin sikine yaptığım şeyleri sen benim yarrağa yapacaksın. Hadi gel şimdi…” diyerek kalktı, yanıma koltuğa oturdu tekrar…
Salim amcanın zevkimi yarım bırakması pek hoşuma gitmedi o anda… Hep devam etmesini, bana yaşattığı zevklerin sonsuza kadar sürmesini istedim. Ama yapamadım. Bana emrettiği gibi eğildim kucağına, belinden tuttuğum sikinin kafasına birkaç öpücük kondurdum.
-“Hadi Burak al ağzına onu… Yarrağımı em… Dondurma yalar gibi yala onu…” diye söyleniyordu Salim amca…
Bir anda Melike ablamın sikime yaptığı, bana uygulamalı gösterdiği şeyler geldi aklıma… Hemen ben de Salim amcaya yapmaya başladım. Salim amca hırlıyor, kafamı daha derinlere bastırıyordu. Ben de 17 yaşındaki çocuğun yapabileceği kadar elimden geldiğince sakso çekmeye çalışıyordum.
Eğer dediklerini çok iyi yaparsam, Salim amcayı memnun edersem masanın üstündeki parayı kazanabilecektim. Hem de geri ödeme yapmadan, borç değil, karşılıksız…
O gün bilmiyordum elbette, verdiği para karşılıksız değildi. Bedenimi satmıştım adama… O beş tane yüzlük karşılığında namusumu, iffetimi, vücudumu satmıştım. Zevk vermiştim azgın herife… Gerçi işin doğrusu, ben de en az onun kadar zevk almıştım ama…
-”Biraz taşaklarımı yala canım… Ohhh… Dilin çok sıcak… Sikimi de sıvazla… Harikasın… Ağzına al şimdi yarrağı… Ohhh… Hadi bebeğim… Em beni… Yarrağımı em… Ohhh…”
Bir süre daha sakso yapıp erkeğimi zevkten kıvrandırdım. Sonunda Salim amca kafamı tamamen bastırarak değişik sesler çıkartmaya başladı. Boğazıma kadar soktuğu siki gittikçe kalınlaşıyor, koca başı taa bademciklerime, boğazıma baskı yapıyordu, nefes alamıyordum.
Birden böğürerek kasılmaya, dölleriyle ağzımı doldurmaya başladı. Selin'in küodundaki kalıntıların tadına benzemiyordu, daha keskin, daha tuzluydu. Tanga külottan sperm yalamaya benzemiyordu bu, direkt ağzıma püskürtüyordu ne varsa…
Melike ablam gibi nazikçe zevk sularını bırakmıyordu ki ağzıma… Bardak dolusu boşalıyordu aygır herif… Çırpınarak ağzımdan çıkartmaya çalışıyordum sikini ama izin vermiyordu Salim amca,
-“Ohhh… Hadi yut onları bebeğim… Küçük orospum benim… Aferin sana… Hadi iç hepsini…” diye hırlıyor, başımı bastırmaya devam ediyordu.
Elleri parmakları kasılıyordu. Pençe gibi eliyle benim çıplak kalçalarımı kavramış, boşalmanın zevkiyle canımı yakacak kadar sıkıyor, etimi buruyordu.
Mecburen ağzıma boşalttığı spermlerinin hepsini yutmak zorunda kaldım. Daha sonra Salim amca beni kollarımdan tutup kucağına oturttu. Islak siki benim çıplak kalçalarıma değiyordu yarı sert vaziyette… Beni dudaklarımdan öpüyor, her yerimi sıkıp okşuyordu.
-“Aferin sana Burak… Sen de Selin gibisin bebeğim… Sen de onun gibi isteklisin, heveslisin. Sana da öğreticem her şeyi… Gördün mü, korkacak hiç bir şey yok. Sen benim yarrağı ağzına aldın, ben senin kurabiye gibi sikini yaladım. Erkekliğimizden bir şey eksilmedi değil mi? Sen de zevk aldın, ben de...”
-“Selin sana sakso mu çekiyor Salim amca?”
-“Ha ha ha… Sadece sakso çekmiyor. Senin ablan benim karım oldu artık benim… Selin gibi sen de istediklerimi yap, sen de paranı al benden tamam mı yavrum?”
Sadece kafamı sallayabildim. Selin ablam karısı olmuş. Ya ben? Ya ben neyi oldum diye düşündüm. Sikini ağzıma almıştım, ona zevk vermiş, oluk oluk boşalmasını sağlamıştım. Ağzımın içinde, dişlerimin aralarında hala spermlerinin tadı ve kalıntıları vardı, yutkunarak onları mideme göndermeye çalışıyordum.
-“Ben duşa giriyorum canım… O para senin artık, alabilirsin. İstediğin gibi harca…” diyen Salim amca dudaklarımı uzun uzun öptü. Sonra da kucağından indirdi beni, kalktı banyoya gitti.
Vakit kaybetmeden üzerimi giyinip kendime çeki düzen verdim. Masanın üstündeki parayı aldım. Kendimi para karşılığında erkeklerle sikişen fahişeler gibi hissettim o anda… İşimi yapmıştım ve paramı kazanmıştım.
-”Amaann… Ne var bunda kendimi üzecek? Sonuçta ben de zevk aldım.” diye düşünüp aklımdaki kötü düşünceleri kovdum. Alt kata bizim eve indim, ben de duşa girdim. Yıkandım uzun uzun… Salim amcanın öperek morarttığı beyaz tenime baktım aynada, bedenimdeki morluklarıma…
Ablam Selin gibi benim de boyunlarımı emmişti herif, kadın gibi her yerimi morartmıştı. Kalçalarımda beş parmağının izi vardı, şehvetle boşalırken kendinden geçmiş, pençe gibi parmaklarıyla sıkmıştı kaba etlerimi, zevkten kendini kaybetmişti.
Duştan sonra odama geçtim. Banyo havlusunu iki elimle açıp bedenimi inceliyordum. Sağıma soluma dönüyor, başka yerlerimde morluk var mı diye bakıyordum. O arada dış kapı açıldı, Selin geldi yanıma…
Ben banyo yaparken çıkmış olmalıydı… Üst kata, sevgilisinin yanına gitmişti mutlaka… Meraklı gözlerle yüzüme bakıyordu. Morluklarımı görmesin diye iyice sarındım havluya…
-“Ne oldu Selin? Ne var, müsait değilim, çıkar mısın? Giyinicem.”
-“Seninle konuşmak için geldim Burak. Giyindikten sonra bana haber verir misin, konuşmamız gerek çünkü…” diyen Selin kapıyı kapatıp odada yalnız bıraktı beni… Üzerimi değiştirip Selin’in odasına geçtim.
-“Söyle Selin, ne konuşmak istiyorsun?”
-“Gel otur şöyle bakayım. Salim sana bir şeyler anlattı mı?”
-“Ne anlatacaktı? Seni nasıl becerdiğiyle ilgili mi?”
-“Bak Burak, ikimiz de ne yaptığımızı biliyoruz. Birbirimizden gerçekleri saklamanın anlamı yok şu an… Salim’in yukarıda sana neler yaptığını da çok iyi biliyorum. Ballandıra ballandıra anlattı bana az önce… Sen de benimle ilgili olan şeyleri öğrenmişsin.”
-“Bak canım… Bir, fazla bir şey yapmadık yukarıda… Sadece oral seks… Senin yaptıklarının yanında hiç bir şey… İkincisi, senin olayını yeni öğrenmedim ki canım… Daha önceden de biliyordum. Salim’in evinde kaç kez senin külotlarını buldum. Hatta geçen gün geldiğimde Salim beni kapıdan çevirmişti. Biliyorum, o gün içeride seni sikiyordu.”
-“Neyse ne… Karıştırma fazla… Hem bulduklarının benim külodum olduğunu nerden biliyorsun ki?”
-“Hepsini ezbere biliyorum. Senin külodundu o dantelli pembe tanga…” diyerek ağzımdan kaçırdım.
-“Vayy… Demek sen benim külotlarımı karıştırıyorsun ha? Ne yapıyorsun? Külotlarıma bakarak otuzbir mi çekiyorsun?” dedi sinirlenerek…
Çok kızan Selin’e kendimi açıklama gereği duydum ama, öyle kızdırmıştı ki beni, söylemem gerekenden daha fazla şey çıktı ağzımdan,
-“Hayır sadece otuzbir değil. Evde yalnızken ben de giyiyorum onları… Aynanın karşısına geçip kendime bakıyordum nasıl olmuş diye… Senden daha seksi oluyorum kızım…”
-“Sapığın tekisin sen Burak… Neyse ne… Bu arada Salim konusunda konuşalım. Bak canım, ben Salim’i seviyorum. O benim kocam gibi… Her isteğimi alıyor, yapıyor, ben de onun istediği her şeyi yaparım. Bak, bu olanlar ikimizin arasında kalsın. Sen de kocam böyle istiyorsa onu mutlu et, karşılığını al… Başka da bir şeye karışma…”
-“Tamam canım, sen varken senin kocanı elinden alacak değilim ya… Ama sen de benim yaptıklarımı kimseye anlatma…” diyerek Selin’le anlaştım ve odama geçtim, yatağa uzandım.
Kafamda sürekli yaptıklarımı sorguluyorum. Gözlerimi kapattığım anda Salim amcanın bana yaptıkları geliyordu gözlerimin önüne, alabildiğine tahrik oluyordum.
Kalkıp Selin habersiz içeri dalmasın diye kapıyı kilitledim. Çekmeceden kendime özel seçerek satın aldığım saç fırçasını çıkardım yine, sapını güzelce kremledim. Bir elimle sikimi sıvazlarken, diğer elimle fırçayı götüme sokup çıkarıyordum.
Daha bir saat önce, yukarıda ağzıma aldığım, dilimle ıslak ıslak her damarını, şapkasını, koca kafasını okşadığım Salim amcanın yarağı giriyordu sanki içime…Götümün içinde gidip gelen şey onun yarağıydı.
O kadar dolmuşum ki… Kısa sürede boşaldım. Adeta patladım. Kendi spermlerim parmaklarımdan akarken yatağa bıraktım kendimi…
Mutluydum. Doymuştum. Huzurluydum.
Bir kaç gün böyle bir şey hiç olmamış gibi hayatıma devam etmeye çalıştım. Fakat sürekli Salim amcayla yaşadıklarımız vardı aklımda... Üç gün geçti, odamda oturup telefonla uğraşırken kapım açıldı. Gelen Selin’di
-“Ne yapıyorsun Burak, işin var mı?”
-“Hayır işim yok. Ne oldu, hayırdır?”
-“Salim seni bekliyor. Sana para verecekmiş. Gel hadi yukarı çıkalım.”
-“İstemem, param var benim…”
-“Bak canım, itiraz etme şansın yok. Adam gel diyor, sen de tıpış tıpış gel benimle…” diyen Selin emir verir gibi davranıyordu bana…
Bu da aslında benim hoşuma gitmişti. Biraz da Salim’le görüşecek olmanın heyecanı vardı üzerimde…
Sessiz bir şekilde Selin önde, ben arkada, Selin’in mini eteğinin altından bacaklarını, üzerinde iki yana değirmen gibi sallanan kalçalarını izleyerek yukarı çıktık. Gerçekten çok seksi kızdı benim ablam… Salim amca çok şanslı bir erkekti, benim piliç gibi gencecik, seksi ablamı siktiği için…
Kapıda bizi üzerinde sadece şortuyla Salim amca karşıladı içeri geçtik. Biraz oturduktan sonra sessizliği Salim amca bozdu.
-“Selin hadi siz içeri geçin hazırlanın yavrum.”
-“Tamam Salim, ama ben de burada olucam. Peşin söyleyeyim, gitmem bak.” diyen
Selin beni kolumdan tutup sürükleyerek, ne hazırlanması, neyin hazırlığı sorularıma cevap bile vermeden yatak odasına götürdü.
Yatağın üzerinde bir çift file çorap, siyah ipli tanga ve tülden yapılma gecelik tarzı bir şey vardı. Ben onlara bakarken Selin seslendi,
-“Bunlar senin kıyafetlerin canım. Hadi giy bunları…”
-“Saçmalama abla, bunlar ne?”
-“Salim senin için özel almış. Giy bunları, bugün evde bu şekilde dolaşacaksın.”
-“Ben bunları giymem abla, gay değilim ben, yapamam.”
-“Neden giyemezsin? Benim tangalarımı, çamaşırlarımı evde gizli gizli giyiyormuşsun ama… Bunlar mı zor geldi? Hadi giy dedim sana, acele et. Keşke Salim’e söylemeseydim senin benim iç çamaşırlarımı giydiğini… Adamı ben kendim azdırdım kafama sıçayım. İlle de tutturdu, seni kadın giysileriyle görmek istiyormuş.”
-“Yaa… Tamam, lanet olsun. Eğer çok istiyorsa giyeyim ama… Sen çık o zaman dışarıya, sen varken soyunmaya, bunları giymeye utanırım…”
-“Saklayacak bir şeyin kaldı mı? Biraz sonra Salim’in koynuna girdiğinde her şeyi görücem zaten… Giyin hadi… Ben de yardım ederim sana…” diyen ablam üzerimdekileri çıkartmak için bana yardımcı oldu.
Üzerimden çıkan her parça kıyafette ablamdan utanıyor, genç kız edalarıyla oramı buramı ellerimle kapatmaya çalışıyordum. Bir taraftan da Selin beni kendi elleriyle soyduğu için de aşırı tahrik oluyordum. Sikimi ondan saklamaya çalışırken aksi gibi sikim kalkıyordu.
Tamamen çıplak kaldığımda Selin’in alaycı bakışlarıyla beni süzdüğünü gördüm.
-“Kız bakıp durma utanıyorum zaten…”
-“Utanılacak bir şey yok canım. Güzel vücudun var aslında, utanmana gerek yok. Çoğu kadına taş çıkartırsın bu vücutla… Bana bak, yanına gittiğimizde Salim ne isterse yap. Utanıyorum filan diyerek itiraz etme…”
-“Ne olacak şimdi ne yapacağız?”
-“Geçen gün sikini yalayıp boşaltmışsın, bu defa Salim senin erkekliğini alacak.” Bir kahkaha patlattı.
-“Seni kadın yapacak. Zevk verecek. Sen de bir kadın edasıyla adama cilvelen, her istediğini yerine getir. Sözünü dinle, adamı mutlu et. Sonra da paranı al…”
-“Senin ne zorun var peki? Ne çıkarın var ki bunu yapmaya zorluyorsun beni? Erkek kardeşinle sevişmek istiyor adam, zoruna gitmiyor mu senin?”
-“Kocam böyle istiyor işte… O ne derse o olur. Yoksa istediğim gibi para harcayamam, adam musluğu keser. Beş kuruşsuz yaşamaya çok mu meraklısın? Hem çok ilginç bir şey yaşayacağız bence… Değişik zevkler tadacaksın. Sen de seveceksin, eminim.”
Kafamı sallayarak yatakta duran kıyafetleri giymeye başladım. Sanki ablam gerdeğe girecek yeni gelinmişim gibi beni erkeğime hazırlıyordu.
Onun yardımıyla file çorapları, transparan siyah tül geceliği, ipli tanga külodu giydim. Kıyafetleri giydikten sonra çantasından makyaj malzemelerini çıkardı.
-“Yok artık abla… Makyaj da ne ya?” dedim elini tutarak, ruju sürmesine engel oldum. “Çamaşırları giy dedin giydim, artık abartma istersen.”
-“Bırak şu elimi… Olmuşken tam olsun bari… Zaten kız gibisin. Seksi bir kadına çevireyim seni… Kocamı iyice azdır, ortalık şenlensin.” Elini bıraktım, istediği gibi yüzüme makyaj yaptı Selin… Bitirdikten sonra çenemi tutup sağa sola çevirip baktı bana…
-“Evet, hazırsın artık... Saçların da olsa tam kız gibi olacaksın. Söyleyeyim de sana bir de peruk alsın bari… Ama böyle de taş gibi oldun. Gözümü dört açmam lazım, kocamı sana kaptırmamak için… Neyse… Hadi gel bakalım.” diyerek elimden tuttu diğer odaya geçtik.
Kapıda bizi gören Salim’in ağzı açık kalmış, bizi süzüyordu
-“Vay anasını… Ne olmuşsun sen kız? Offf… Tam bir lolita olmuşsun. Tam bir fıstık olmuşsun yavru kuşum… Gel bakalım yanıma şöyle…” diyen Salim’in yanına geçip oturdum. Karşıma da Selin oturdu.
Salim kolunu omzuma attı, elini bacağıma koydu. Burnunu saçlarıma, boynuma gömüp süründüğüm egzotik kadın parfümünün kokusunu içine çekerken, ben de seksi bir kız edasıyla cilvelenip kız gibi hareket etmeye çalışıyordum.
Çenemden tutarak çevirdi beni kendine, rujlu dudaklarıma kocaman bir öpücük kondurdu. Öperken de siyah file çoraplı bacaklarımı okşamaya başladı.
Ben de elimden geldiğince erkeğime karşılık vermeye çalışıyordum. Selin izliyor diye biraz utandım önce… Ama sonra olayın şehvetine kaptırdım kendimi, Selin’i unuttum bir anda… Şortun üzerinden erkeğin sikini okşayıp aynı zamanda dudaklarını öpmeye çalışıyordum.
Karşımızdaki seyircimiz de sessizce bizi izliyordu. Seyircimizin olması beni hem heyecanlandırıyor hem de biraz tedirgin ediyordu. Sonuçta ablamın karşısında yaşıyordum her şeyi...
Dudaklarımdan boynuma, oradan da kulak memelerime öperek geçen Salim amca,
-“Sikim fena halde sertleşti canım. Hadi onu serbest bırak bebeğim.” dedi.
Talimatını yerine getirdim, üzerindeki tek parça kıyafet olan şortu sıyırdım ve kalın kara damarlı sikini serbest bıraktım. Beni ayağa kaldıran Salim Selin’e doğru çevirdi. Arkama geçerek kalçalarımı avuçladı. Kollarımın altından ellerini sokarak arkama yaslandı.
Kürek gibi elleri hiç olmamış göğüslerimi sıkıyordu. Diğer elini de tül geceliğin altından sokmuş, tanga külodun üstünden sikimi okşuyordu. Sikimi okşadıkça duyduğum zevkle kalçalarımı daha çok geriye çıkarıyor, arkamdaki kalın sertliği daha çok hissediyordum.
Gözlerimi bizi merakla izleyen Selin’e dikmiş bakarken bu zevke dayanamadım daha fazla, ağzımdan derin bir
-“Oohhh…” diye inleme sesi çıktı. Selin gözlerimin içine bakıp gülümsedi yerinde duramıyordu.
-”Söylemiştim sana… Çok güzel şeyler yaşayacaksın canım…” dedi.
Salim amca tekrar kendine çevirdi beni… Haşin hareketlerle dudaklarıma yapışmış, yercesine öpüyordu. Ruj filan bırakmamıştı dudaklarımda…
Sert hareketlerle üzerimdeki şeffaf geceliği yırtıp çıkarttı. Zaten incecik tül gecelik paramparça olup yerlere savruldu. Üzerimde varla yok arası tanga külotla siyah file jartiyer çoraplardan başka bir şey kalmamıştı.
Neye uğradığımı şaşırmış bakarken göğüs uçlarımı göbeğimi öpüp yalamaya başladı bayılacağımı sandım o anda, dizlerim titriyordu.
-“Oohh kız gibisin namussuzum… Ulan hiç kıl yok vücudunda… Taş gibisin bebeğim… İnan seksi ablan kadar seksisin.” dediğinde aklıma ablam geldi. Başımı çevirip baktığımda eteğinin altından elini apış arasına sokmuş, kendiyle oynuyordu Selin…
Önümde dikilen Salim amcanın sesiyle kendime geldim.
-“Hadi güzelim diz çök önümde bakalım, göster bana marifetlerini…” diyerek omuzlarımdan aşağı bastırdı.
Önünde diz çöktüm ve sanki kırk yıllık orospu gibi sikini elime alıp önce boydan boya yaladım. Sonra da ağzıma soktum sakso çekmeye başladım erkeğime... Başına dil darbeleri atıyorum, damarlı gövdesini yalıyorum. Bir yandan da toplarını avuçlayıp emiyordum.
-“Oohh güzelim ablan gibi sen de harikasın. Ablan mı öğretti sana sakso çekmeyi?” diye hırıldayan Salim amcaya,
-“Ablam öğretti. Ama Selin değil, Melike ablam…” dedim işime devam ederken.
-“Nee?” diye bir çığlık koparan Selin hayretler içinde kalmış, ağzı açık bana bakıyordu. “Sen Melike ablamla seviştin mi yani? Oral mı yaptınız ikiniz?”
-“Evet, bana oral yapmayı ablam öğretti. Kaç sene beraber neler yaptık biz onunla…” diye şişindim Selin’e…
-“Yarak yalamayı bir tek kendin mi biliyorsun zannettin küçük hanım? Ablam bana yarak yalamayı da öğretti, am yalamayı da… Aç bacaklarını da, amını yalaya yalaya feleğini şaşırtayım senin, oralın kralı bende kızım…”
-“Ulan, ailecek azgın orospusunuz siz…” diye bir kahkaha attı Salim amca… “Ölmeden cennete geldim, hurilerin arasında yaşıyorum.” Beni kollarımdan tutup kaldırdı ve orta sehpaya ellerim gelecek şekilde domalttı beni…
Şimdi Selin tam karşımdaydı, Kalçalarımı avuçlayan erkeğim altımdaki tanga külodu kenara çekerek dilini göt deliğime değdirmesiyle irkildim birden, kendimi kastım. Bir anda boşalacağım sandım.
Arkamda Salim amca kalçalarımı avuçlayıp tokatlıyor, göt deliğimi yalıyordu. Hemen önümde de Selin bacaklarını ikiye ayırmış, külodunu kenara çekmiş, bize baka baka amcığıyla oynuyordu.
O kadar güzeldi ki önümdeki manzara… Öyle garip duygular içindeydim ki… O anda uzanıp Selin’in amcığını yalamak geldi içimden... Yalanarak baktım güzel amcığına…
-“Ne yapacaksın?” diye hırladı Selin… Niyetimi anlamıştı hemen… “Amımı yalayacak mısın yoksa? Melike ablama yaptığın gibi amımı yalayacak mısın?”
-“Bırak yalasın.” Dedi Salim amca arkamdan… “Bakalım ne kadar beceriyor, görelim. Hadi Burak, ablanın amcığını yala oğlum.”
Selin biraz daha yaklaştı bana, bacaklarını iyice açtı. Başımı bacak arasına soktum. Dilimle boydan boya yaladım ıslak amcığını… Zevk suları ile çamur gibi olmuştu amcığı, sırılsıklam parlıyordu.
-“Ohhh… Burakk…” diye inledi ablam, saçlarımı tutup kasıklarına çekti iyice… Köpek gibi yalıyordum amını, zevkten kıvranıyordu.
Ben onun amını yalarken Salim amca da arkamda götümün deliğini yalıyor, altımdan elini uzatıp sikimi okşuyordu. Üçlü oral seks yapıyorduk birbirimize…
Biraz sonra yalamayı bıraktı Salim amca, yanımıza geçti, eli sikinde, sıvazlayarak bizi, ablamın amcığını nasıl yaladığıma, onu nasıl kıvrandırdığıma bakıyordu gülümseyerek…
-“Baya beceriklisin Burak…” dedi sonunda… “Ne dersin? Sikin sertleşti iyice… Selin’i sikmek ister misin?”
-“Ne? Hayır, istemiyorum.” diye itiraz geldi Selin’den… “Kardeşim o benim… Beni sikmesini istemiyorum. Hayır… Hayır…”
-“Aptal kız, bırak itiraz etmeyi… Sen benim seks kölemsin. Ne istersem onu yapacaksın. Şimdi de kardeşinin seni sikmesini istiyorum. Amcığını yalattırıyorsun bir güzel, çocuğun sikini mi yemeyeceksin? Aç bacaklarını hadi… Kardeşini milli yapalım bugün…”
-“Hani ben senin karındım Salim? Beni başkasına mı siktireceksin yani?” diye sızlandı son bir ümitle Selin…
-“Başkası değil o, senin kardeşin… Yabancı değil bebeğim. Bırak siksin seni, am sikmenin tadına varsın oğlan… Yoksa homo olur çıkar başımıza…”
Selin bacaklarını araladı. Ben de hevesle yaklaştım. Sikim taş gibiydi. Az önce Salim amca götümü dillerken sikimi de okşamış, sertleşmesini sağlamıştı. Şimdi de Selin önümde, içi ıpıslak am dudaklarını iki elinin parmaklarıyla aralamış, beni bekliyordu.
Sikimin başını ıslak am dudaklarına sürttüm önce… Sonra da Salim amcanın belimden itmesiyle yavaş yavaş amcığına soktum. Alnım terlemişti. Heyecan, zevk, telaş…
-“Tamam kızım…” diye cesaret verdi bana… “Bravo sana… Bak sikin ne güzel girdi ablanın amcığına… Hadi köküne kadar sok şimdi… Offf… Selin, amcığın kurabiye gibi kızım… Nasıl da şişti, şuna bak, yastık gibi namussuzum… Nasıl, güzel mi kardeşinin siki? Zevk veriyor mu?”
-“Seninki kadar büyük değil…” diye sızlandı Selin… Moralim bozuldu biraz…
-“Merak etme canım, benimkini de yiyeceksin. Sen kardeşine zevk ver şimdi… Amcığında gidip gelsin, am tadını alsın. Hadi oğlum, bas yarağı ablana… Git gel… Ohh… Böyle… Aferin… Devam et… Selin de zevk alsın. Köküne kadar göm sikini… Kasıklarını bastır amcığa… Klitorisi ezilsin. İleri geri yap bastır. Sağ sol yap kökle. İşte böyle… Ohhh… Aferin..”
“Ohhh…” diye inledi Selin… Şimdi zevk almaya başlamıştı. O da benim gibi sikişmenin zevkine varmıştı.
İlk defa am sikiyordum. Sikime sürtünerek kendini tatmin eden Melike ablamdan sonra, Selin ablam benim milli olmamı sağlamıştı. Zevkten başım dönüyordu.
Ben Selin’i sikerken Salim amca arkama geçmiş, belimden tutmuştu. Beni itip çekiyor, hareketlerimi kontrol ederek nasıl pompalayacağımı, nasıl gidip geleceğimi gösteriyordu bana…
Selin’in bacaklarının arasında, ablamı sikerken domalmış vaziyetteydim. Arkamda Salim amca… Bir anda götümde soğuk bir şeyler hissettim. Sonrasında da Salim amcanın parmağını… Beni arkadan parmaklarıyla sikiyordu adam… Önümde Selin’in vermiş olduğu ziyafet…
Tanrım, zevkten ölmek üzereydim. Belimi öne itiyordum, sikim Selin’in amcığına gömülüyordu. Geri çekilirken götümün deliğinde Salim amcanın kaygan parmaklarının ürperten temasını, büzüğümde kayışını hissediyordum. Zevk… Zevk…
Tam iyice yükselmiş, şehvet bulutlarında uçuyor, gelmek üzereydim ki…
Göt deliğimdeki parmaklar çıktı aniden… Deliğimde önce bir baskı, sonra da yanma hissettim. Gözlerim kaydı. Bir anda kastım kendimi… Sanki o anda ölecekmişim gibi hissettim. Salim amca yarağını arkama dayamıştı parmaklarını çıkarıp… Yüklendikce yükleniyor, ben bağırıyorum, çok fena canım acıyor.
-”Kasma kendini Burak… Rahat bırak bebeğim… Kaslarını gevşet… Ohhh… Başı girdi bile…”
İmdadıma Selin yetişti. Saçımdan tutup kendine yaklaştırdı. Yüzümü öpüyor, dudaklarıyla okşuyor beni sakinleştirmeye çalışıyordu.
-“Tamam ablam… Hey, sakin ol… Her kız gibi bekaretini kaybettin. Artık bitti bak… İnan bana, ilk önce çok acır ama alışınca çok zevk alırsın.”
-“Selin abla… Nolur yardım et bana… Söyle çıkartsın yarağını… Götüm çok acıyor…” diye konuşuyoruz durmadan… Onun sayesinde cesaret toplamaya çalışıyorum.
Ama Salim’in umurunda bile değil çektiğim acı… Tek derdi küçücük, ellenmemiş deliğimi yırtmak pahasına içime girmek, bana sahip olmaktı.
Ben de Salim amcaya inat karım dediği ablama sarıldım. Yüzümü gömleğinden dışarı taşan göğüslerinin arasına soktum, yalıyordum. Ellerimle de beline dolandım kalçalarını avuçluyordum ki kısa süre sonra Salim’in,
-“Bırak sen Selin… Çekil oradan… Geç otur yerine…” demesiyle ablam beni bıraktı karşıya oturdu. Bir an olsun ablamın göğüslerinde acımı unutmuştum ama yeniden aynı acıyı yaşamaya başladım.
Salim arkamda gidip geliyor hayvan gibi sikiyordu beni… Arada bir kalçalarıma şaplaklar atıyor, bir yandan da homurdanıyordu.
-“Off daracık götün var bebeğim… Deliğin pespembe… Bakire kız amcığı gibi…Unutma, ben bozdum götünü… Bundan sonra bu kılsız kaymak götünü ne zaman istersem sikeceğim…” diyor, arkamda sürekli gidip geliyordu.
Kalın yarağı rahat rahat girip çıksın, beni zorlamasın diye belimi çukurlaştırmış, kalçalarımı yükseltmiş, başımı da yastığa koymuştum iyice… Götüm yukarıda olunca girip çıkması daha rahat oluyor, acım biraz hafifliyordu.
Aşağıdan arkama baktığımda, Salim deliğimi yalarken iki parmak tangadan fırlayan, az önce Selin’in amcığına girip onu neredeyse boşaltmak üzere olan sikim çekilmiş, tekrar solucan gibi tanganın altına girmişti. Salim’in spermle dolu taşakları gidip geldikçe benim taşaklarıma çarpıyor çıkan sesler odada yankılanıyordu.
Boşalacağına yakın daha da hızlanan Salim resmen artık götümü yırtarak sikiyordu. Beni acıdan acıya atlatıyordu. İçimde sıcak bir şeyler hissettim önce, daha sonra da Salim amcanın böğürme sesiyle kendime geldim. Biraz bekledikten sonra içimden çıkan Salim amca kendini koltuğa bıraktı.
Dizlerim titriyordu. Götümde soğuk havanın dolaştığını ve deliğimin kapanmadığını hissediyordum. Salim’in oluk gibi içime boşalttığı spermleri götümün deliğinden çıkıyor, yer çekimiyle yol yol uyluklarımdan aşağılara süzülüyordu.
Sonra kendime geldim. Hemen banyoya attım kendimi... Soğuk suyun altında duş aldıktan sonra her yerimi temizleyip çıktım. Yatak odasına geçtim. Yürümekte zorlanıyordum. Her attığım adımda götüm acıyordu. Ameliyattan yeni çıkmış, yürümeye çalışan hastalar gibiydim.
Daha sonra yanıma Selin geldi. Hiç bir şey demeden yüzümde kalan makyajı temizledi. Giyinmeme yardımcı oldu. Birlikte yatak odasından çıkarken ablama,
-“Abla… Sadece eve gidip yatmak istiyorum…” diye fısıldadım. Koluma giren Selin ile koridorda ilerlerken Salim le karşılaştık. Önünde kapkara sikiyle çırılçıplak karşımızda belirdi.
-“Aşkım iznin olursa ben Burak’ı aşağı indirip yatırayım. Alışkın değil ya çocuk, hırpalandı iyice…”
-“Tamam bebeğim… Merak etme, alışır. Sen nasıl alıştıysan bu yarağı yemeye, kardeşin de alışır. Al bu parası… Bir dahaki sefere hazır olsun.”
-“Tamam, sen ne zaman istersen… İkimiz de hazır oluruz.” diyen Selin parayı aldı. Koluma girerek eve getirdi. Anneme görünmeden odama soktu beni, yatağıma yatırdı. Saçlarımı okşayıp parayı yanıma koydu,
-“Al paranı… Doğrusu güzel iş çıkardın. Hiçbir tatsızlık yaşanmadı. Sanırım sen de istiyordun bunu… İstekli olmasan, zevk almasan daha kötü olurdu. Hadi şimdi dinlen, kendine gel. Salim'i duydun, bundan sonra daha çok zevk alacaksın. Salim seni daha çok mutlu edecek.” diyen Selin’e hiç ses çıkartmadan yüzüne baktım.
Uzanıp dudaklarıma bir öpücük kondurdu önce, sonra da üzerimi örtüp odasına geçti.
Para geldi gözümün önüne, götümün deliğinin şikayet edercesine acı acı sızlamasıyla irkildim. Ardından ben ne yaptım diye düşünüp ağlamaya başladım.
Uykuya dalana kadar düşüncelerim bir uçtan diğerine savruldu durmadan... Aldığım zevkler, sikilirken duyduğum acı… Ablamı sikerken hissettiğim korkunç zevkle, Salim'e sikilirken aldığım zevki ve çektiğim acıyı karşılaştırdım durdum sürekli…
Selin'in vajinasının içinde gidip gelen sikimden aldığım zevki arttıran, götümün deliğindeki kaygan erkek parmaklarının verdiği korkunç zevk bambaşkaydı doğrusu…
Belki bekaretini kaybeden genç kızlar gibi, ilk kez bir erkek tarafından sikilirken duyduğum acı da geçecekti. Selin'in dediği gibi sikilmeye alışacaktım.
Bundan sonra sikilirken ben de kadınlar gibi, ablam gibi içime yarak girmesinden zevk alacaktım, kim bilir…
Ne zaman sızıp kendimden geçtiğimi, uyuduğumu hatırlamıyorum
Bu durum uzun süre böyle devam etti. Salim her çağırdığında Selin beni götürür, hazırlar, Salim’in koynuna sokardı beni… Salim de hayvan gibi siker, sonra da elime biraz para tutuşturup gönderirdi.
İki kardeş adamın kapatması gibiydik. Canı istediğinde Selin’i benim yanımda sikerdi. Beni istediğinde ablamın yanında beni becerirdi. Fakat genelde üçlü yapardık.
Selin seksi körpe genç kız bedeni ile, ben ise kız gibi düzgün, parlak, tüysüz vücudumla Salim amcanın kıllı kaslarının, güçlü kollarının arasında, bereket tanrısı gibi bitip tükenmek bilmeyen yarağının altında zevkten zevke sürüklenirdik.
Yorulmak bilmeden ikimizi birden sikerdi koca aygır… Bazen de iyice yorulup güç toplamak istediği anlarda benim Selin’i sikmeme izin verirdi. Ablamı onun talimatlarıyla, onun istediği şekilde sikerdim. Selin altımda zevkten ciyak ciyak bağırırken kenarda uzanır, keyifle gülerek sikini sıvazlardı.
Onun yanında istediğimiz gibi yaşayabiliyorduk cinselliğimizi… Bütün zevkleri yasak demeden, tabu demeden, ensest demeden tadabiliyorduk. Tabi erkeğimizin, kocamızın izin verdiği ölçülerde… Bizim tek kısıtlamamız Salim’di, onun zevkleriydi.
Para yönünden hiç sıkıntımız kalmamıştı. Selin de, ben de kocamızı memnun ettiğimiz her seferinde istediğimiz kadar para veriyordu bize… Fakat bir yerden sonra bu para alışverişi yüzünden kendimi artık orospu gibi hissetmeye başlamıştım. Tek erkeğin orospusu… Kapatması…
Bu süre içinde sevgilimle ayrılmıştım. Salim bana yaşanacak bütün zevkleri tattırırken sevgilimin bakire genç kız çekinceleri, beni gezip eğlenmek için kullanmaya çalışması yavan gelmeye, sıkmaya başlamıştı çünkü… Ondan sonra hayatımda başka da kız olmadı. Salim’in verdiği paraları biriktiriyordum, harcayacak yerim kalmamıştı çünkü… Kocamız bana bakıyordu, her ihtiyacımı görüyordu.
Bazen Salim beni bağırta bağırta siktikten sonra biraz dinlenir, ardından Selin’le de sevişip gözümün önünde bir posta da ona atardı. Dikkat ettiğim bir şey oldu zamanla… Salim Selin’i karşımda çatır çatır sikerken hiç zevk almaz olmuştum.
Önceden Selin’in kirli tangasını bile görsem sikim kazık gibi olurdu, otuzbir çekme ihtiyacı hisseder ve mutlaka çeker, boşalırdım. Fakat artık karşımda çırılçıplak duran Selin içimde hiçbir duygu uyandırmıyor, artık hiç zevk vermiyordu.
Bir süre sonra üniversite sınavını kazanarak evden kaçar gibi gittim. Bir yerde benim o evden, yedi yirmidört seks yapılan, seks düşünülen cinsel ilişki mabedinden kurtuluşum olmuştu ayrılışım… Bir daha uzun yıllar gelmemek üzere…
Üniversite zamanında Salim amcanın bana yaptıklarını, alıştırdığı ve bağımlısı olduğum zevkleri unutmaya, bu travmadan çıkmaya çalıştım. Bu süre içinde birkaç kız arkadaşım oldu, ama hiçbirinden de sevişirken zevk almaz oldum. Erkeklerden de özellikle uzak duruyordum tekrar eski alışkanlıklarıma dönmemek için…
Yine de geceleri yalnız başıma kaldığımda, yatağıma uzandığımda, banyoda küvette, duşun altında, Salim amcanın ve harika erkeklik organının mastürbasyon hayallerime girmesine engel olamıyordum. Lanet olsun. Arkama bir şeyler sokmadan duramıyordum, zevk alamıyor, boşalamıyordum.
En sonunda şimdiki Karım Buket ile tanışana kadar böyle devam etti yaşantım… Buket hayatıma girdiğinde ben bu sorunla, travmayla uğraşıyordum.
Buket diğerlerinden çok farklıydı. Hiç bir zaman beni yargılamazdı. Sadece anı yaşamak isteyen bir kızdı. Seks konusunda en uç noktalarda yaşayan, sınırları olmayan, çok rahat davranan azgın bir piliçti. Genç, tay gibi, seksi, güzel bir kızdı.
Giyimiyle, dekolte elbiseleri, mini etekleri, genelde yarısı meydanda olan iri göğüsleriyle erkekleri kendine baktırırdı hep… Eh, ben de yakışıklıydım, spor yapıyordum, vücudum gelişmiş, kas yapmıştım, kızlar etrafımda dönerdi.
Kısa sürede Buket’e alıştım. İlişkimiz ilerledi, sevgili olduk. Ona her konuda ayak uydurmaya çalıştım. Sonunda onu üzmemek için başımdan geçen olayları onu kaybetme pahasına da olsa anlattım. İlk başlarda çok şaşıran bazen de ben anlattıkça zevk alan Buket korktuğum gibi çıkmadı. Güzel güzel dinleyip anlayışla karşıladı beni...
Tekrar kadınlardan hoşlanmamı da Buket sağladı. İlişkimiz çok güzel gidiyor Buket’e ayak uydurmaya çalışıyordum. Çok güzel olduğu için, çok rahat kıyafetler ve dekolteli elbiseler giydiği için girdiği ortamlarda bütün ilgiyi üzerine çekerdi. Bu durum da benim çok hoşuma giderdi.
Aslında Buket’e beni bağlayan şey tam da buydu. Güzelliği Melike ablama, seksiliği ve dişiliği ise Selin’e benzerdi. Sevgilimde ikisinin karışım halini görürdüm hep…
Okul süresince birlikte aynıi evde yaşadık Buket’le… Böylece birbirimizi daha iyi tanıma fırsatı bulduk. Yatakta tam bir dişi olan Buket, beni kölesi gibi kullanırdı. Her dediğini eksiksiz yapardım ama tek sorunumuz benim erken boşalmamdı. Bunu hiç sorun etmedi Buket…
-“Orgazm olmanın bin türlü yolu var aşkım…” diyerek benimle sevişmeye devam eder, boşalmadan yataktan çıkmazdı.
Ama yine de Salim amcanın performansını hatırlardım böyle anlarda… Sevgilimi onun gibi doyuramadığımın, onun gibi sikemediğimin farkındaydım. Gerçi böyle ateşli bir pilici de her erkek doyuramazdı zaten... Neredeyse nemfomanyak düzeyine yaklaşırdı Buket libido olarak…
Cinsel yaşantımızdaki bu aksaklık denebilecek olgulara rağmen birbirimizi seviyorduk. Okul bittikten sonra evlilik kararı aldık, evlendik…
Benim erken boşalmam dışında her şey mükemmel gidiyordu. Buket’i doyuramadığımı biliyordum. Ve bu kusurum ilerleyen zamanlarda çok büyük problem olarak karşımıza çıkacaktı.
Bir yaz tatili sırasında gittiğimiz otelde, şimdilerde çok iyi dost olduğumuz Selim ve Melisa ile tanıştıktan sonra bu sorunumuz da ortadan kalktı. Bayram yapıyordum. Sorunsuz bir cinsel yaşam sürmek, hem Buket için, hem de benim için mükemmel bir şey olmuştu.
Selim ile Melisa ile olan anımızı daha önce arkadaşlarımız anlatmıştı. Bu yüzden buraları pas geçiyorum. O akşam alkolün dozunu fazla kaçırıp odada şişe çevirmece oynarken yaşadıklarımız tekrar canlandı gözümde…
Bastırdığım o eski duygular tekrar yükselmeye başlamıştı bende... Oyun esnasında Selim’e verilen çırılçıplak soyunma cezasında hiç bizden, karısından çekinmeden bir anda üstündekileri sıyırıp odanın ortasında çırılçıplak kalması şaşırtmıştı beni…
Gördüğüm manzara karşısında şaşkınlığımı gizleyememiştim. Salim amcanın her milimini ezberlediğim, her deliğime aldığım kısa ve kalın sikinin yanında Selim’in aletine ancak yarak diyebilirdim.
Kasıklarının ortasında bir abide gibi yükseliyordu. Pembe beyaz teni, kocaman morumtrak şapkası, altında sarkan yumurtaları… Yunan heykellerindeki mükemmel erkeklik organlarından farkı yoktu. Selim’in sikinin büyüklüğüne olan hayranlığımı bir anda, istemsizce dile getirivermiştim.
Buket bunu anlamış olacak ki bu durumun daha da üzerine gitmeye başlamıştı. Eşimin aklından geçenleri okuyabiliyordum. Benim bildiğim Buket’im, benim seks doyumsuzu sevgili karım, mutlaka bu devasa büyüklükteki yarağı yemek isteyecekti. Ben bir erkek olarak bu kadar etkilendiysem, karımın içinin gitmemesi mümkün değildi.
Bunu gerçekleştirmek için de benim bunun alt yapısını yapmam gerekiyordu. Öyle de oldu sonunda… Uyku numarasıyla Buket’i Selim’in kollarına bile isteye bıraktım.
Benim güzeller güzeli sevgili karım otel odasının balkonunda, devasa büyüklükteki yarağın tadına bakıyordu. Evlendiğimizden beri içine sikini aldığı erkekle aynı anda boşalmaya hasretti karım…
Karım o yarağın altında bilmem kaçıncı boşalmasında ben de gizlice onları içeriden izliyordum. Üstelik Selim’in karısı da çırılçıplak yanımda yatarken…
Buket ve Selim’in seks feryatları bitip ikisi de rahatladıktan sonra içeri girip koltukta yattılar. Seks yorgunu Selim’in uykuya dalması pek uzun sürmemişti. O uyuduktan sonra eşim beni uyandırdı.
-“Burak… Hadi kalk, konuşmamız lazım aşkım…”
-”Ne oldu bi tanem? Sabah konuşuruz hayatım. Sen yat şimdi…”
-”Burak kalk diyorum. Seninle bir şey konuşmamız gerek…” diyen karım beni kolumdan tutup sürükleyerek balkona çıkardı.
-”Ne oldu Buket bu saatte?”
-”Ben Selim'le yattım. Seviştim onunla kocacım…”
-”Biliyorum bebeğim.”
-”Nasıl biliyorsun?”
-”Aşkım… Siz burada sevişirken izledim. Selim’in o muhteşem yarağını gördükten sonra yemek için ağzın sulandı, biliyorum. Ben de uyku numarasıyla sana yol açtım. Sana yardımcı oldum. Ama bir şey söyleyeyim mi aşkım? İnan o yarağı görünce benim bile ağzım sulandı.”
-”Salak şey…! Ben de sen kızarsın diye çok korktum. Eğer ağzın sulandıysa içimde hala o yarağın kalıntıları var. Aygır herif, oluk oluk boşaldı amcığıma… İstersen gel yala…”
-”Harbi mi kız? İzin verir misin? Cidden amcığını yalayayım mı?”
-”İzin ne demek kocacım… İstiyorsan yala tabi…” diyen karım hemen oracıkta, balkondaki şezlonga uzandı, bacaklarını açtı.
Karımın dediği kadar vardı. Amcığı sırılsıklamdı, sikilmekten hırpalanmış, kızarmıştı. Burnuma o bildik döl kokuları geliyordu hala… Susuz kalmış köpek gibi karımın taze sikilmiş amcığına ağzımı dayadım. Yeni erkek arkadaşımızın spermlerini bir yudum kalmadan temizledim.
Karımın amını somura somura yalayıp sikicisinin döllerini iyice temizledikten sonra sonra da plan yapıp uyuduk. Sonra da bildiğiniz gibi Selim ve Melisa’yla sevişmelerimiz devam etti.
Ama benim aklım hala Selim’in devasa büyüklükteki yarağındaydı. Ne zaman karım Selim’le sevişse, sonrasında kimse bilmeden gelip amcığından akan dölleri bana yalatıyordu.
Bir kaç defa Selim’in yarağını bana yalatmak için benimle 69 pozisyonuna girdi. Selim’i de arkasına çağırıp siktirdi kendini… Selim karımı acımasızca sikerken ben de alttan karımın amcığını yalıyordum.
Burnumun dibinde kalın yarak karımın amına girip çıkıyor, ben de alttan klitorisine çalışıyordum karımın… Buket feryat figan zevkten deli oluyordu. Aynı anda içine kalın yarak girerken, üstüne klitorisi de yalanıp emiliyordu.
Fırsat bu fırsat, karımın klitorisini yalarken, arada yanlışlık olmuş gibi dilimi uzatıp Selim’in yarağının gövdesini yaladım. Selim de zamanla alışmıştı artık… Benim sikini yalamama aldırmıyor, tam tersine hoşuna gidiyordu. Sık sık bu pozisyonu tekrarlamaya başladık.
Evimize döndüğümüzde ise başka bir alem yaşanırdı yatak odamızda… Yatakta uzanmış yatarken yaşadığımız grup seksin kritiğini yapar, birbirimize ne kadar zevk aldığımızı, partnerlerimizle nasıl seviştiğimizi ayrıntılarıyla anlatırdık.
Tabi bu durumda tekrar azar, bu kez karı koca ikili sevişmeye başlardık. Buket belden bağlamalı oyuncağını önüne takar, sanki Selim sikiyormuş gibi domaltıp sikerdi beni… Bu da beni deli ederdi. Realistik vibratörün başı götümün deliğinde titreşirken zevkten zevke sürüklenirdim.
Bir gün yine dörtlü yaptığımız bir sevişme seansında, aynı 69 pozisyonunda ben üstümdeki Buket’in amcığını yalarken Selim yaklaştı , o koca yarağıyla Buket’e girdi. Galiba bilerek oldu ama, birkaç gidip gelmeden sonra sanki yanlışlık olmuş gibi Buket’in amından çıkan yarağı benim dudaklarıma ve yüzüme sürdü.
Bu hareketi doğal olarak beni çok heyecanlandırdı. Ben de hemen bu fırsatı değerlendirdim. Selim’in yarağını heyecandan titreyen elimle tutup ağzıma aldım. Selim de hiç tepki vermedi. Sikini gırtlağıma kadar sokup emmem hoşuna gitmişti köftehorun…
-”Off… Güzel yalıyorsun Burak…” diye inledi. ”En az karının amcığından aldığım kadar zevk alıyorum şu anda…”
Biraz daha yalayıp sikinin tadına baktıktan sonra gövdesini elimle tutarak tek hamlede geriye, karımın amına soktum.
-”Ahhh… Çok güzell…” diye inledi Buket… Ağzımda iyice yalayıp ıslattığım erkeğin kalın siki yağ gibi kaymıştı amcığına, bir anda dibine kadar gömülmüştü.
Bu hareketim beni olduğu kadar Selim’i de çok heyecanlandırmış olmalıydı. Uzun süre karımı sikmesine rağmen henüz boşalmayan herif, böğürerek karımın amcığına boşaldı.
Sevişmeye başladığından beri kaç kez orgazm olduğunu bilemediğim sevgili karım da dayanamadı, onunla beraber boşaldı kasıla kasıla…
Aygırın boşalması bitmiş, kenara devrilmiş, sırt üstü yatıyordu. Ben de hemen fırsat bu fırsat, ağzımı karımın amcığına yapıştırdım. Karımın amından süzülerek bembeyaz köpükler halinde akan erkeğin döllerini yalayıp yuttum.
Sonra da fazla oyalanmadım karımın amcığında… Yanı başımızda yatan Selim’e döndüm. Karımın içinden yeni çıkmış yarı sert yarağı harika görünüyordu. Nefis bir parçaydı. Çiğ çiğ yalayıp yutasım vardı o yarağı…
Elimi uzatıp sikinin gövdesinden tuttum. Dilimle her yerini uzun uzun, özenle yalayarak tertemiz yaptım.
İşim bittiğinde pembe tenli koca yarağın üstünde ne bir damla karımın am suyu vardı, ne de erkeğin bir damla spermi… Hiç bir kalıntı bırakmadım. Taşaklarına varıncaya kadar yaladım her yerini…
Kim ne derse desin… Erkek erkeğe sevişmenin de tadı bir başka canım…
İlerleyen zamanlarda bunu daha sık yapar olmuştuk artık… Bir gün yine hep beraber toplanıp partilediğimiz, su gibi içtiğimiz bir geceydi. Eş değiştirmeye karar vermiştik o gece… Karım Buket Selim'i, ben de doğal olarak Selim'in eşi Melisa'yı kapmıştım.
Buket pufun üstüne oturan Selim'in kucağında, öpüşüp koklaşıyorlar, bir yandan da bizi izliyorlardı içkilerini yudumlarken… Karımın ve altıma alıp siktiğim güzel kadının kocasının gözleri önünde, yatakta güzel bir sevişme yaşamıştık.
Orgazm olan Melisa yatakta uzandı yorgun argın… Ben de uzanmıştım. Ellerimi onun çıplak ve yorgun bedeninde dolaştırıyor, tüy gibi hafif, tenini ürperterek okşuyordum. Selim ile Buket bizden sonra gaza gelmişler, koltukta sevişmeye başlamışlardı. Bu kez biz onları izliyorduk.
Ben hayran hayran karımın ellerinin, dudaklarının arasında bir kaybolup bir görünen Selim'in harika penisini görmeye çalışıyordum. Ah, içim gidiyordu. O güzel, seks için yaratılmış yarağı ben de elime almalı, sevip okşamalıydım.
Sevişmenin ortasında Buket bana seslendi. Selim’in yarağının gövdesinden tutmuş bana doğru sallayarak,
-”Aşkım gel şunu ıslat biraz… Üstüne oturmak istiyorum. Selim sen de izin verirsen tabi… Sana sormadan çağırdım kocamı ama…”
-”Benim için sıkıntı yok canım. Ne isterseniz yapabilirsiniz. Burak eğer isterse tabi ki sikimi yalayabilir.”
Hemen fırladım yerimden, gidip önüne diz çöktüm. Selim’in bacaklarının arasından yükselen devasa yarağı gövdesinden tuttum. İlk erkeğim olan Salim amcanın ve karım Buket’in bana öğrettiği dişilik duygularımı kullanarak, tadını çıkarta çıkarta yalamaya, emmeye başladım.
Ben Selim’e sakso çektikçe karım başımı bastırıp daha derinlere almamı istiyordu. Bir ara eğilip ikimiz iki yandan yaladık. Biz karı koca Selim'in sikini yalarken o da arkasına yaslanmış, keyifle bizi izliyordu. Karısı da öyle… Melisa da elini amcığına götürmüş, hem bizi izliyor, hem tatlı tatlı kendini okşuyordu yattığı yerde…
-”Aah benim pezevenk kocam…” dedi karım gülümseyerek… “Deminden beri ben ortağınla sevişirken karşıdan kasabın kedisi gibi bu güzel şeye bakıyordun değil mi? Hadi bu geceki erkeğimin sikini yala kocacım… Güzel yala, karına hazırla bu koca yarağı… Öyle çok ıslat ki rahat alayım içime… Dayanamıyorum artık…” diyordu.
Karımın bu konuşmaları hem beni hem de Selim’i çok tahrik ediyordu. Selim’in yarağını yaladıkça ağzımda daha da büyüyordu. Neredeyse koca alet ağzıma sığmaz hale gelmişti. Bir süre yaladım, okşadım, sıvazladım durdum.
Bir ara oral seksi bıraktı eşim, yanımızdan kayboldu. Selim'in yarağı tamamen bana kalmıştı. Yalayıp duruyordum. Birden bir elin arkama geçip göt deliğime krem sürdüğünü fark ettim.
Buket’ti arkamdaki… Karımın kremli parmaklarının deliğimi okşaması beni daha çok heyecanlandırmış, daha çok azdırmıştı. Çünkü karım bu kremi, beni belden bağlamalı vibratör oyuncağıyla götümden sikerken sürerdi. Bu seronomiye şartlanmıştım psikolojik olarak…
Biliyordum ki, dakikalar süren parmak masajından sonra hiç şaşmaz, kalın ve iyice kremlenmiş realistik vibratör girerdi götüme… Heyecandan titreyerek, dudaklarımı ısırarak beklerdim vibratörün içime girişini…
Buket, deri kayışlarla önünde sabitlediği vibratörün başı girdikten sonra fazla bekletmez, alttaki taşak şeklinde yapılmış çıkıntıya kadar köklerdi götüme… İçimde yağ gibi kayan aletle sürekli arkamda gider, gelirdi. İçime giren vibratörün oynar başı prostat bezimin üzerinde titreşir, beni zevke boğan bir erotik masaj yapardı derinlerimde…
Karıcığım, bir yandan beni vibratörle sikerken, bir yandan da üstüme eğilir, vıcık vıcık kremli elleriyle altta o vurdukça sallanıp duran sikimi okşar, yumurtalarımı sıkardı. Acıdan, zevkten bağırta bağırta düzerdi beni…
Neyse… Ağzımda Selim'in yarağı, arkamda karımın parmakları, zevk denizinde yüzüyordum o anda… Buket kremli parmağıyla deliğimin içine, dışına, her yerine kremleri yedirdikten sonra,
-” Hadi bakalım aşkım. Kalk da Selim’in çok beğendiğin, sikilmeyi çok istediğin yarağının üstüne otur bakalım…” demez mi?
Neredeyse mutluluktan gözlerim yaşaracaktı. Ah benim anlayışlı güzelim… Benim fedakar karım… Elimdeki aleti ne kadar çok istediğimi biliyordu. Kendisi için hazırlamamı, yalayıp ıslatmamı istemişti ama sırasını bana veriyordu. Selimle göz göze geldik.
-“İzin verir misin dostum?” dedim heyecanla… “Karımın da dediği gibi… Çok beğeniyorum sikini… Senin güzel yarağını sadece kızların yemesi haksızlık gibi geliyor bana… Ne dersin?”
Selim gülümseyerek eğildi bana doğru, çenemden tutup dudaklarımdan öptü.
-“Madem bu kadar çok istiyorsun… Ne istersen yapabilirsin ortak… Güzel karını sikmeme izin verdin sen… Benim sikimi istemişsin, çok mu?”
Selim’in de onayıyla kalktım. Sırtım Selim’e dönük şekilde dimdik havaya dikilmiş penisinin üzerine oturmaya çalıştım. Fakat ne mümkün… Ne kadar uğraşsam da kol gibi yarağının başını içime alamadım.
Selim’in beni kaldırıp yatağa götürmesi, dizlerimin üstünde domaltıp kontrolü ele almasıyla, kalın yarak büzüğümü yararak girdi götüme… Çok geriliyordu deliğim, fena halde sancıyordu.
Selim benim acı acı inlemelerim artınca duruyor, bekliyordu biraz… Ardından tekrar götümün deliğini kale kapısındaki koç başı gibi zorluyordu yarağıyla…
Epey uğraşlarından sonra yarısına kadar anca alabildim. Çok eskide kalan ve unuttuğum zevkleri tekrar yaşamaya başlamıştım.
Selim arkamda kalçalarıma şaplaklar atıyordu. İki eliyle belimden tutup bazen hızlanıyor, bazen de yavaş yavaş, santim santim, milim milim giriyordu içime... Sikmesini biliyordu bu adam… Güzel sikiyordu. Beni zevkten zevke uçuruyordu
Ben gözlerimi kapatmış sikilmenin tadını çıkartırken iki el saçlarımdan tutup kendine çekti başımı… Hemen gözlerimi açtım. Buket önüme geçmiş, bacaklarını ayırmıştı biraz çökerek… Amını yalamam için ağzıma dayamaya çalışıyordu.
Arkamda Selim, önümde Buket, zevkten öleceğimi sandım. Derken üç kişilik seks pozisyonumuza kenarda durup amcığını okşaya okşaya bizi izleyen Melisa da katıldı. Altıma girerek sikimi ağzına aldı. Daha fazla dayanamadım artık...
Ağzımda karımın ıslak amcığı vardı, buram buram dişilik kokuyordu. Ben amının dudaklarını, klitorisini yaladıkça deliriyor, zevk suları içinden köpürerek akıyordu adeta… Saçlarımdan tutmuş, başımı kasıklarına gömüyordu, zevkten kendini kaybetmişti.
Belime bastırarak çukurlaştıran ve götümü havaya kaldıran Selim kalın yarağıyla acımasızca gidip geliyordu arkamda… Köküne kadar vurduruyordu götüme yarağını, neredeyse bağırarak inliyordum kalın siki gömülünce…
Ardından yavaş yavaş çekiyordu aletini… Kalın şey büzüğümü okşaya okşaya dışarıya çıkıyor, yumruk gibi yarak başı, vantuz gibi kanalımdaki havayı da çekerek dışarı çıkıyordu. Ardından göt deliğimin kapanmasına fırsat vermeden, tekrar, bir anda içime gömüyordu.
Siki götüme girip çıkarken hava giriş çıkışlarıyla oluşan pırtlama seslerine, osurur gibi sesler çıkmasına alışmıştım artık, aldırmıyordum. Kimse de aldırmıyordu zaten… Herkes zevk almaya bakıyordu. Benim gibi…
Tüm bu zevk fırtınasının içinde Selim’in karısı da altıma girip sikimi emmeye başlayınca dayanamadım elbette… Buket zevk sularını akıta akıta bana amcığını yalatırken, yaşadığımız dörtlü grup seksin yarattığı uyarımlarla orgazmın zirvelerine ulaşmıştı çoktan… Önümden çekilip kendini yatağa atmış, kıvranarak boşalıyordu.
-“Ohhh… Harika… Müthişş… Off… Kocamm… Çok güzel…” diye inleye inleye boşaldı.
-“Geliyorum…” diye haykırdım ben de… “Sik beni Selim… Ahhh… Geçir yarağını... İçime göm… Köklee… Offf… Çok iyisin… Harika sikiyorsun… Keşke ilk gün siktirseydim sana… Ooohhh… Geliyorum… Boşalıyorum… Yut Melisa… Döllerimi yut bebeğim… Ohhh… Kocan beni sikiyor, ben de senin ağzını sikiyorum… Ohhh….”
Bağıra bağıra spermlerimi karısının ağzına boşaltırken Selim arkamda yavaşlamış, sürekli kasılıp duran kaslarımın gevşemesini bekliyordu. Her zamanki gibi boşalmam sırasında götümün deliğinde kalın bir aletin olması zevkimi ikiye katlıyordu, anüs kaslarımın arasında eziliyor, sağılıyordu adamın siki… Ölüyordum zevkten…
Sonunda kızlar çekilmiş, kendilerini yorgun argın iki kenara atmışlar, sırt üstü yatıyorlardı. Bense koca yaraklı seks tanrısının önünde başımı yatağa koymuş, kaslarım çekilerek içimdeki yarağın tadını çıkartıyordum.
Fark ettim ki, benim seks tanrısı boşalmamıştı henüz… Kol gibi yarak içimde balta sapı gibi duruyordu. “Ben buradayım, beni de doyurun” diyordu. Boşalmamış, doymamıştı azgın herif...
Ben durulunca tekrar harekete geçti. Zayıf bir erkek olduğum için Selim beni rahatlıkla kucağına alıyor, istediği her şekilde sikiyordu. Yataktan kalkıyor, odanın içinde gezdire gezdire kucağında hoplatarak sikiyor, yorulunca yatağa gömüp öyle sikiyordu.
Bazen domaltıyordu yatakta, arkamda gidip geliyordu. Bazen sırt üstü yatırıp bacaklarımı omuzlarına koyuyor, sikini bana yalatıp göt deliğime giriyordu. Vurdukça bacaklarım omuzlarında sallanıyordu kukla gibi…
Arada duruyor, hareketsiz beklerken yukarıdan bıraktığı tükürükle sikimi ıslatıp bir yandan beni sikmeye devam ediyor, bir yandan sikimi kaygan parmaklarının arasında sıvazlayıp zevkime zevk katıyordu.
Biraz yorulunca yatıp sikini havaya dikiyor, bu kez ben üstüne çömelip yarağını içime alıyor, üstünde zıplayıp duruyordum. En son yarağını çıkardı içimden, Buket'e seslendi,
-“Yala kocanın göt deliğini bebeğim…” dedi karıma… Buket ıslak diliyle götümü yalamaya, dilinin ucuyla deliğimin içlerini ıslatmaya başladı.
Ardından götümden çıkardığı yarağı da kendi karısının ağzına verdi.
-“Yala canım… Güzel yala… İyice ıslat… Artık gelmek üzereyim. Şu kaymak götü sikip içine boşalmak istiyorum.”
Melisa kocasının yarağını zorlanarak ağzına alıyor, bol tükürükle yağlamaya çalışıyordu. Canavar aletin bütün damarları parmak gibi kabarmıştı. Karısının ağzından çıktıkça tükürükten beyaz iplikler sarkıyordu ucundan, taşaklarından… Taşaklarını bile ıslatmıştı becerikli orospu…
-“Bırakın kızlar… Artık göt sikmeye hazır benim yarak… Gel Burak… Domal kızım… Sana yarak yemenin zevkini tattırayım. Azgın fahişem benim… Sana spermlerimin tadına baktırayım. Gel bebeğim…” diyerek belimden tuttu yine…
Islak koca yarak, benim ıslak deliğime dayandı. Bir anda başı içine kayıverdi, ardından yağ gibi kalın gövde zorlayarak da olsa göt deliğimde kaymaya başladı.
-“Ohhh… Çok güzel…” diye zevkle inledim. “Harikasın Selim… Sik beni canım… Ohhh… Çok zevk alıyorum… Yarrağın çok zevk veriyor. Ohhh… Sikkk… Kökle…”
Bütün zincirlerimden kurtulmuştum artık… Ne karımdan utanıyordum önünde sikildiğim için, ne de Selim'in karısından… Şehvet bütün benliğimi kaplamış, bütün duygularımı, değerlerimi ele geçirmişti. Canımın istediği gibi kadınsı davranıyor, içimden geldiği gibi zevk feryatları koparıyordum.
Benim inlemelerimle, feryatlarımla coşan Burak da hızla gidip gelmeye başladı götümde… Belimden pençeleriyle tutmuş, kasıklarına vurdura vurdura sikiyordu beni…
Tam istediğim gibi… Çok, ama çok özlediğim gibi… Hatta daha da fazlasıydı.
Artık götüm yanmaya başlamıştı ki Selim’in yarağını köküne kadar sokup böğürmesiyle ben de çığlık attım.
Erkeğin kıvırcık kasık kıllarını göt yanaklarımda hissediyordum. Yavaş yavaş, milim milim deliğimi kasnaklayarak arkamda hareket ettikçe tenimi okşuyordu o kıllar… Taşakları arkamdan benimkilere dayanmıştı. Hele içimdeki kalınlık hissi…
Sonunda boşalıyordu. Üstüme eğilmiş, boynumu, omuzlarımı dişliyordu hayvan… Minik deliğimde, taa içlerimde sıcak bir volkanın hareket ettiğini, lavlarının aktığını hissedebiliyordum.
Bunu duyumsayınca ben de tekrar kendimden geçtim, ben de boşalmaya başladım. Hayatımda hiç başıma gelmeyen bir olaydı. Kısa süre önce boşalmama rağmen tekrar zirveye ulaşmanın zevkini yaşıyordum götümün deliğine saplanan kalın yarak ve içime akan sımsıcak spermler sayesinde…
Spazmlar eşliğinde kendimi karımın kucağına attım. Hala kasılıyordum. Buket alnımdaki teri siliyor, saçlarımı okşuyordu sakinleştirmek istercesine… Dudakları kulak memelerimi okşarken sevgiyle,
-“Aşkım… Harikaydınız. Çok güzeldiniz.” diye fısıldıyordu kulağıma…
Uzun yıllar sonra, içimde baskıladığım, kimselere anlatamadığım duyguları Selim sayesinde çekinmeden, utanmadan yaşadım ve çok mutlu oldum.
Karım ve diğerleri için belki sıradan bir grup seks olayıydı yaşadıklarımız…
Ama benim için dünyalara bedeldi.
Herkese tavsiye ederim bunu…
Kendinize uygun, sadece seks değil, her konuda anlaşabileceğiniz, güvenilir, sınır tanımayan bir çift bulun.
Dörtlü grup seksin, eş değiştirmenin, kadın erkek birlikte sevişmenin katlanarak artan zevkini yaşayın siz de…
Özür dilerim 4
Kamil beyin bana arzuyla bakması beni ona daha baglanmamı saglıyordu kamil beye arkamı dönüp beni kucagında uyutmasını istedim yorgun olduğum için sevgi sözcükleri arasında uyuya kalmışım sabah erkenden uyandım kamil bey derin bir uykudaydı kalktım duşumu alıp mutfağa geçtim güzel bir kahvaltı hazırladım kamil beyin yanına gittim kahvaltı hazırdı ama onun mühteşem şeyini görünce yavaşça yanına sokuldum yalayıp emmeye başladım bizdende sertleşmişti sırt üstü gelmesini sagladım üstüne çıkıp amcıgıma hizalayıp oturdum daha otururken titreyerek kısa kasılmalarla orgamz olmaya başladım sıcacıktı içimde oynaması beni deli ediyordu ne kadar sürdü bilmiyorum tekrar orgamz olmaya başlarken kamil beyinde gelmek üzere olduğunu hissettim kamil içimden çıkmadan beni altına alıp çılgınca vurmaya başladı oluk oluk boşalmaya başladı üzerime yıgıldı öylece kaldı bir süre koklayarak öperek mutlu olduğumu hissettirdin üzerinden kalktı birlikte duşa girdik duştan çıkınca kahvaltı hazırladıgımı söyledim teşekkür etti birlikte kahvaltımızı yaptık şirkete geçtik şirkete varınca bundan sonra randevularımı ve tefonunu benim telefonuma yönlendirdi ben bunlarla nasıl başa çıkarım deyince biliyorum çıkarsın sen dedi yardımcı olarak bir kişi daha al dedi. Aynı gün bir kişiyle daha görüştüm işe aldım işlerinde baya iyi deneyimli kadınlardı iş yüküm baya azalmıştı kamil beyle daha çok zaman geçiriyordum iş toplantılarına falanda katılıyordum şirketin işleyişi hakkında tüm bilgilere sahip olmuş kamil beyin iş yükünü de hafifletmiştim eşimde üç ay diye gittiği yerde kalmasını saglamıştı kamil bey eşimin çalıştıgı şirketin sahibi arkadaşıymış yaklaşık gideli beş ay olmuştu bir kaç defa telefonda görüşmüştüm ay halim ön gün falan geçmişti hamileyim galiba bazen günde üç dört defa sevişiyorduk bir sabah işe yeni gelmiştim kamil beyin bir toplantısı vardı toplantı bitiminde beni aradı kişiye ihtiyacın varmı dedi gelirken eczaneye uğ rüya bilirmisin dedim neyin var Hastamısın dedi yok hayır ama günüm geçti gelirken iki tane test çubuklu alırmısın dedim alırım dedi kısa bir süre sonra geldi gözleri parlıyordu test yaptık hemde iki defa hamileydim elimden tutup hastaneye götürdü evet kesin hamileydim yolda gelirken birileriyle konuştu hemen gelin gibi bişiler dedi şirkete gittiğimizde şirket avukatları yönetim katındalardı boşanma işini halk etmeleri için kesin talimat verdi ne olursa olsun kocamı ikna etmelerini söyledi bir sorun var boşanma bile çocuk onun üstene kaydedilir bunun için soy bagı için tekrar dava süreci olur dediler halledin gerekirse yurt dışında falan doğum yapılır gibi bişiler konuştular onlar gidince yanına oturmamı istedi kucagına oturdum bir süre öpüştük doymuyorum sana dedi senin herşeyine sahip olmak ıstiyorum dedi sahip olmadıgın ne varki dedim karım olacaksın üçüncüyü de istiyorum dedi anlamamıştım üçüncü ne dedim güldü hep kebap yedik tatlıds istiyorum dedi gülerek bilmece gibi konuşuyorsun senden ben bişi esirgemediniz dedim bu akşam onuda alacagım ve onun ilki olacagım için heyacanlıyım dedi gülerek sen istedinde ben hayırmı dedim deyince hayır demedın ama yap istiyorum da demedın dedi bilmiyorum biraz korkum var birazda hoşlanırmıyım bilmiyorum dedim ilk bir kaç defadan sonra sende istersin dedi seni her şeyinle istiyorum dedim. Hiş bişi esirgemediniz senden ben her zaman seni mutlu olmanı istiyorum benden alamadıgın bulamadıgın hiç bişi olmamalı deyince sarılıp öpüştük biraz işlerle ilgili konuştuk eve gideceğimi söyledim giderken kuaföre ugrayacagım dedim çıktım kuaförden çıkıp alış veriş yaptım marketten tam arabaya bindiğimde kamil aradı efendim dedim evde misin dedi yok marketten bişiler aldım eve çıkacagım dedim sana bişi göstermek istiyorum konum atacagım oraya gelebilir misin dedi olur gelirim dedi konuma göre yola çıktım konum şehir dışında bir yer doğru gidiyordu baya bir süre yol aldım yüksek duvarlarla çevrili yeşillikler içinde bir eve geldim kapı açıldı kamil ve iki kişi daha vardı içeri girmem için işaret etti ama ben arabayı dışarda park ettim onlara doğru yürüdüm kamil onların yanından ayrılıp bana doğru geldi
Özür dilerim 3
Duştan kurulanıp hiç bişi giymeden uzandım kafamdaki çelişkiler devam ediyordu bir ara dalmışım galiba rüya gördüm uyanmıştım üşüdü günü hissettim komidinin üzerinde ki telofonumun bildirim ışıgı yanıyordu elime aldıgımda bakınca kamil beydi heyacanla açtım mesaj atmıştı Uyudunmu diye soruyordu biraz dalmışım görmedim mesajını diye yazdım benim uykum kaçtı dedi noldu ki dedim bilmiyorum dedi uykun yoksa sohbet edelim dedi sesli aradı bir süre rahmetli eşinden oğlundan sohbet ettik eşimle ilgili sorular sordu cevapladım en sonunda tam bir aptal olduğunu söyledi yaşım biraz yakın olsa asla ona bırakmayacagını söyledi yaşında ne varmış deyince yaşlı bulmuyor musun beni diye sorunca hayır yaşlı falan değilsin dedim üzen bir süre sessizlik oldu yumuşak sakın bir sesle yanımda olmanı istiyorum dedim pişman olacagın bişi yapmak istemiyorum dedi hiç bişi umrumda değil dedim iyi düşün dedi gelmeni ıstiyorum dedim tamam dedi kapattı telefonu geliyordu heyacandan kalbim duracak gibiydi hemen kalktım üzerime geceliği mi geçirdim içimde hiç bişi yoktu daire kapısına yürüdüm delikten takip etmeye başladım kapının önünde göresiye açtım kapıyıiçeri girmesiyle kapıyı kapatıp dudak dudağa öpüşmeye başladık sanki öpüşüyor hırsla bir birimizi yiyorduk geceliği mi askılarından indirip memelerine yumuldu canımı yakıyor uçlarını dişli yordu dizlerinin üzerine çöküp amımı seviyor yalıyordu. Titreyerek orgazm olmaya başlayınca bacaklarım bedenimi taşımaz olmuştu olduğum yere çöktüm bir süre kendimden geçmiştim ayağa kalkmasını istedim kalkmasıyla birlikte üzerindeki şortu yla birlikte baksırını indirdim aman tanrım nasıl bişeydi bu eşim bunun yanında çocuk pipisi kadardı agzıma sıgmıyor etrafını yalıyordum her dilimi dokundurmamla inliyordu topları çok büyük tü tek tek agzıma alıyor etmiyordum bir ara yaragını agzıma Almamla yüklenince gırtlagıma doğru yol aldı nefes almakta zorlanıyordum ama başımı sıkıca tutmuş ileri geri yapıyordu gırtlagımda sıcaklıgını hissettim direk mideme aşagı akıyor organı sanki daha çok büyümüştü nerdeyse tamamı agzıma sokmuştu geri çekilmesi bogulacaktım salyalarım akmıştı zorla nefesim düzenlenene kadar bekledim kollarımdan tutup ayağa kaldırdı özür dilerim diyordu sorun değil dedim yatak odasının kapısını araladım içeri çektim. Agzımı yıkayıp geliyorum deyince hayır seni böyle istiyorum dedi yanyana uzandık tekrar sevişmeye başladık öyle güzel seviyordu ki dokunduğu yer yanıyordu elimi yaragına attıgımda biraz yumuşamıştı tekrar şer tekmesini istedim tekrar agzıma aldım iyice sertleşen kadar emdim görsün doğru uzanıp dudaklarını kaptım haydi sik beni kadının yap dedim sırt üstü yatırdı bacak arama girdi bacagımın birini omzuna alıp amıma yüklenmesi yle başı girmiş çıglık atmıştım çok darsın canını yaktım özür dilerim dedi acıma içinden geleni yap dedim. İkinci yüklenmesiyle dibini bulmuştu ama hala dışarda daha vardı öyle hızlanmıştıki vücudum şekilden şekle giriyordu zincirleme orgamz oluyordum biri bitmeden biri başlıyordu bir süre sonra tamamına yer açmış olmalıyımki vücudu vücuduma çarpma sesleri odayı çınlatmaya başladı kamil beyin homurtularını duyuyordum ama ne dediği anlaşılmıyordu nasıl olduğunu anlamamıştım arkamdan domalmış halde sertçe vurmaya başladı vuruşlarına direnemedim yüz üstü yatağa kapaklandım kamil beyde üstüme yıgılıp bögürerek içime oluk oluk boşalmaya başladı sıcaklıgını hissediyordum bir süre üstümde tüm agırlıgını hissettim ezildim dedim özür dileyecek yana çekildi kulagıma eğilip korunuyor muydun dedi ilkte anlamamıştım ama sonra hamile kalma ihtimalim olduğunu düşündüm. Hayır körün mu yorum dedim bundan sonra korunmada dedi anlamsızca başımı salladımne kadar yattık bilmiyorum kalkmak istedim ama kalkamadım belimi topluyamadım bir süre daha yattım yatak falan berbattı içimdeki döller çarşafı berbat etmişti ter ve döl kokusu odayı sarmıştı zorlada olsa kalktım kamil beyde kalktı hemen yatak çarşafını degiştirdim istersen sen uyu ben banyo yapayım deyince birlikte yapalım dedi banyoya geçtik. Banyoda birbirimizi yıkadık kuruladık odama geçip yanyana yattık
ARKADAŞIMIN ANNESİ BAĞIMLIM OLDU
İtirafımı yaşarken henüz lise 1 de okuyorduk. Bir arkadaşım evlerinde hem ders çalışalım hemde vakit geçirelim diye davet etti. Babası şehir dışında çalıştığı için yoktu annesi de annanesine gidecekmiş. Ev boş nasılsa rahat rahat çalışırız dedi. Bana da uygun geldi. Topladım kitap, defterleri arkadaşımın evine gittim.
Beni kapıda karşıladı hoş geldin falan içeri geçtik. Ders çalışmaya başladık. Dersler bittikten sonrada hazırladığı çayı içtik. Sohbet etmeye başladık. Karılardan kızlardan konuşuyor birbirimizi azdırıyorduk. Birden yeni bir şey öğrendiğini ve bana da göstermek istediğini söyledi.
Birlikte odasındaki bilgisayarın başına gittik. pc yi açtı. Bir sayfanın adresini yazdı. Çıkanlar karşısında dilim tutuldu. Kadın olan erkeklerin sayfasıydı burası. Crossdresser olan erkekleri gösteriyordu. Hadi bizde yapalım dedi. Ama kim kadın kim erkek olacaktı. Bana sen kadın ol dedi bende erkek olayım. İçinden ibnelik geçtiğinin farkındaydım ama yine de meraktan kabul ettim.
Beni yatak odasına götürdü ve annesinin gardropunu açtı bana eşya bakmaya başladık. Önce çamaşır seçecektik. Sutyen ve kilotlarının olduğu çekmeceyi açtı. Oradan zevkime göre giyinmemi istedi. Ben dantelli mor renkli sadece ağı bez olan transparan kilot seçtim. Üzerine de ona uygun sutyen seçtim. Onları giydim ardından Çok güzel ten rengi ince kilotlu çorapları bacağıma geçirdim. Şimdi elbise seçmeye sıra gelmişti. Likralı diz üstünde biten kalem etek seçtim. Üzerine de yine likralı vücuduma tam oturan bir bluz geçirdim. Artık makyaja sıra gelmişti. Annesinin makyaj masasında ateş kırmızısı tahrik edici bir ruj sürdüm. Diğerlerini kullanmayı henüz bilmiyordum.
Annesi 40 numara ayakkabı giyiyormuş bana stiletto ayakkabılarından birisini verdi. Ten rengi ayakkabıları da ayağıma geçirince tam kadın olmuştum.
Beni öyle görünce arkadaşım başladı asılmaya
-Kız senin sevgilin var mı benim sevgilim olurmusun falan diyerek
Ben kendimi çok tuhaf hissetmiştim ama yine de içimde bir kadının uyandığını hissedebiliyordum.
İşin bu kadarla kalmayacağının da farkındaydım ve sanırım bende istiyordum.
Tekrar o halde pcnin başına geçtik ve crossdresser ile birlikte olan erkek videolarına bakmaya başladık. İkimizde azmıştık. Ben videoları daha dikkatli izliyordum. Nasıl saxo yapıyor. Nasıl sevişiyor bunları dikkatle izlerken arkadaşım madem bu kadar yaptık hadi devamını da yapalım dedi.
İyice azdığım için duygularıma engel olamıyordum. Artık iyice kadın olmuştum.
Bir şartım var sonrada ben seni yaparım birde annenin kirli sutyen ve kilodunu giyerim dedim. Sonrada onun yapılma fikrini ağız ucuyla peki falan diyerek savuşturdu. Ama annesinin kirli sutyeni ve kilodunu giyme fikrine ise sert bir şekilde
-Saçmalama öyle şey mi olur diyerek sert bir şekilde karşı çıktı.
-İstiyorsan böyle yada olmaz bu dedim.
İçimdeki kadın arkadaşımın sikini istiyordu. Engel olamıyordum. Ama bu fikir beni daha da tahrik etmişti. Mecburen kabul etti.
-Hadi gel o zaman diyerek elimden tutup banyoya götürdü ve kirli sepetinde annesinin kirli sutyen ve kilotlarına bakmaya başladı. Benim gözüme siyah üzeri kırmızı kalplerin bulunduğu kilot ilişti. Yine siyah dantelli transparan bir sutyen vardı. Sanırım meme uçlarından akıntı yapıyordu birde onu aldım. Yatak odasına geçtim ve onları giymek için soyundum. Kilodu uzun süre giydiği belliydi çünkü annesinin amından baya akıntı olmuştu ve amının olduğu yer hem kremsi renk almış hemde taş gibi sertleşmişti. Onun yanında hemen annesinin kullandığı sutyen ve kilodu giydim.
Artık hazırım dedim.
Sonra ayağa kalktı ve dudak dudağa öpüşmeye başladık. Birbirimiz öpmüyor adeta yiyorduk. Sonra ellerini kalçalarıma götürdü ve onları sıkmaya başladı bu sırada bende sikini pantolonunun dışından okşuyordum. Öpüşmeye devam ederken pantolonunun düğmesini ,kemerini çözdüm fermuarını indirdim ve pantolonunun açtım elimi kilodunun içine sokup sikini okşamaya başladım. Siki kalkmış kocaman olmuştu. Sonra önünde diz çöktüm ve sikini yalamaya başladım. Başından başlayarak dibine kadar ağzıma alıyor, ucunu dilimle ağzımın içindeyken darbeliyor iyice havaya sokuyordum.
İyice tahrik olduktan sonra ayağa kalktı beni koltuk altlarımdan tutarak ayağa kaldırdı ve yatağa sırtüstü yatırdı. Sonra götümü ve deliğimi yalamaya başladı. Ben iyice tahrik olmuştum.
-Ne olur yavaş bak ilk olacak diyerek uyarıyordum. Sonra sikine azcık bebe yağı döktü benimde de götüme döktü deliğime yedirdi ve yavaş yavaş içime girmeye başladı. Deliğim yumuşamıştı ama halen çok acıyordu. Yavaş yavaş içime giriyor girdikçe de bekliyordu. Sikini birazını sokunca içimde bekleyerek deliğimin alışmasını sağladı. Sonra birden üzerime abandı. Beynimde şimşekler çakmıştı. Çok kötü acıyordu. İçimde git gel yapmaya başladı. Bacaklarım omuzlarında stiletto ayakkabılı ayaklarımı tutmaya çalışıyor bazen de bacaklarımdan destek alıp içime hızla girip çıkıyordu. İkimizde zevkten inliyorduk artık. Kasıkları kalçalarıma çarptıkça ve taşakları kalçalarım arasına girdikçe şap şap diye sesler çıkıyor inlemelerimize karışıyordu. Tam en zevkli yerine gelmiştik ki. Kapıda kıyamet koptu.
Arkadaşımın annesi gelmiş bizi o şekilde görmüştü. Şaşkınlıkla ne yapacağımız şaşırdık. Arkadaşımın siki götümün içinde bacaklarım omzunda kadının kıyafetlerini giymiş bir oğlan yatakta oğlu tarafından sikiliyordu.
Kadın basbas bağırıyor
-ne yapıyorsunuz siz. Sapık mısınız. Bunları da mı görecektim. Bir evden çıktım neler yapmışsınız. İnsan bunu yapar mı diye hem bağırıyor hem de dizlerini dövüyordu. Oysa bunu diyen kadın çekmecesinde vibratör tutuyordu.
Arkadaşım hemen içimden çıktı, kilodunu çekip annesini sakinleştirmek için kadının yanına gitti.
Annesi;
-Bırak beni pis sapık, seni oğlum diye severken erkeklerin içinde mi görecektim. Pislikler. Hem şuna bak birde benim giysilerimi giymiş. Pis sapıklar diyerek kızmaya başladı.
Ben çok korktum.
Yakalanmanın verdiği suçlulukla donup kaldım önce sonra kendimi toparladım ve hemen kilodumu yada kadının kilodunu çektim üstüme.
Kadın kendi çıkartığı kirli kilodunu görünce daha da çıldırdı. Oğlunun elinden kurtulup hemen yanıma geldi. Bak şu orospuya birde benim kilodumu giymiş diyerek kilodumu çıkartmaya çalıştı. Ama bende sıkı sıkıya yapıştım kiloda çıkartmasına müsaade etmedim tabi.
Arkadaşım hemen kadına sarılarak odadan dışarı çıkarttı. Sakinleşmesi için salona koltuğa oturttu bende hemen bir bardak su getirdim. Suyu verdim ve hemen salondan çıktım.
Konuşulanları duyayım diye kapıyı aralık bırakmıştım. Arkadaşım yarım saat kadar dil döktü annesine. Olanları bitenleri anlattı. İkimizinde suçu olmadığını sadece ihtiyaçtan dolayı böyle yaptığımızı bunun sır olarak kalacağını ama annesinin yakaladığını falan söyledi.
-Anne ne yapalım daha hiç tecrübemiz olmadı. Zaten şimdiki zamanda kimseye de güvenilmiyor. Birisine yaklaşsak ya taciz etti yada tecavüz etti diye iftira atıyorlar yıllarca bir anlık hevesimiz için hapis mi yatalım hem bak iki güvenilir arkadaşız birbirimize güvendik. Ama ikimizde daha sağlıklıyız bu günleri atlatınca normal zamanımıza döneceğiz dedi.
Annesi sakinleşmişti.
Oğluna beni çağırmasını söyledi.
Oğlu yanıma geldi ve annesinin beni çağırdığını söyledi
Bende hemen kadının yanına gittim. Ona bunu hiçbir yerde söylememesi için rica ettim. Kadın iyice sakinleşmişti sanki oğlunun söyledikleri de kadını düşünmeye mecbur bırakmıştı.
Sonrasına
-ben bütün bu gördüklerimi unutacağım ama sizde söz verin ulu orta her yerde bunu yapmayacaksınız. Eğer çok ihtiyacınız olursa gelip burada yapacaksınız dedi.
Ben bunları duyunca daha da şaşırdım. Ama tamam diyebildim.
Kadın iyice normale dönmüştü artık.
-Hem bir kızım olsun istiyordum oğlumun altında da görsem bir kızım oldu galiba dedi gülerek.
Kadını böyle görünce bizde rahatladık.
Böyle anneye can kurbannn annesinin telefonunda bulmuş fotoları
musmutlu pazarlar
#sissy crossdresser#crossdressing#cute crossdreser#feminine sissy#faggot sissy#sissy cd#hijab girl#hijabfantasy#hijabfashion#hijab model#hijab sissy#hijabcrossdresser#highheels#nylon pantyhose#mini skirt#short skirt#black dress#miniskirt#turbanlıcd#turbanlı#türbanlı
@turkamatorpaylasim @kilotlucorap @bellydancers-blog @crossdressersandhighheels
Türkiye'deki crossdresser üyelerin bir araya geldiği, cinsellik temasından uzak fikir alış verişi yaptığı bir aile ortamıdır.
Brandi
Çok güzel değil mi. Bence çok çok güzel
Selencross'un anıları_2
2-NAZLI BEN VE MÜTEAHİT SİKİCİMİZ
Daha önce arkadaşım Nazlı'nın da yardımıyla ilk kadınlık deneyimimi anlatmıştım.
Nazlı o kadar aktif ve sosyal bir kadındı ki her tür çevreden bir sürü erkek arkadaşı vardı. Zaten durumumu da artık biliyordu. Bu nedenle onunla yatmak isteyenlere fiyat tarifesi uyguluyordu. Ama öyle astronomik rakamlar değil. Belirli küçük ve kendisini fahişe, orospu hissedeceği miktarlarda tarifeler koyuyordu. Ama birlikte işe çıkacaksak miktarı kat ve kat artırıyordu.
Bir gün ben evde otururken aradı ve özlediğini bana geleceğini söyledi. Bende beklediğimi gelmesini söyledim.
Çok geçmeden kapı çaldı. Kapıyı açtığımda karşımdaydı.
-Kız ne çabuk geldin dedim
-Zaten bu sokaktaydım. Gelmişken sana da uğrayayım dedi
-İyi bari gel hadi sen çayı koy bende Selen olayım geliyorum dedim.
Sonra yatak odasına giyinmeye gittim.
Tamamen soyundum ve Selen'in eşyalarını giymeye başladım. O sırada Nazlı çayı koymuş yanıma gelmişti. Beni çırılçıplak görünce
-Senin ufaklığa aşık oldum ben. Amın kıymetini biliyor zevklendirinceye onu doyuruncaya kadar uğraşıyor dedi.
-Kızım senin o istediğin zaman. Acıktığında, ihtiyacın olduğunda, azdığında bir telefon mesafesinde dedim
Nazlı da
-Yok şekerim benim piyasam var. Seni de bu piyasaya dahil edeceğim yavaş yavaş dedi.
Bu konuşma başka yerlere gittiğinin farkındaydım ve ağzından baklayı çıkartmasını bekliyordum.
Neyse ben stringimi, kilotlu ince bronz renk kilotlu çorabımı, sutyenimi ve tek parça diz üstünde eteği olan günlük elbisemi giydim. Topuklu terliklerimi de ayağıma geçirdim. Hafif makyaj yaptım işim bitmişti.
-Hadi içeri geçelim diyerek
Nazlı ile mutfağa geçtik ve başladık sohbete
Nazlı sosyal medyadan onu sikmek isteyen birisi ile tanışmış. Adam müteahitmiş. Ve Nazlı'yı yemeğe götürmek istiyormuş. Nazlı sosyal medya hesaplarına ikimizin fotoğraflarını bol bol koymayı teklif etti. Böylece herkes bilsin diye
Ve evde başladı birlikte çeşitli pozisyonlarda selfilerimizi çekmeye. Sonrada çaylarımızı içerken o fotoğrafları sosyal medya hesabına koymaya başladı. Derken Nazlı'yı sikmek isteyen adam yeniden yazmaya başladı Nazlı'nın whatsappına.
Adamın yazdıklarını Nazlı bana da okutuyordu. Son yüklediği fotoğraflardaki kadını yani beni soruyordu. Yemeğe benimde gelmemi, 3 kişi gitmemizi teklif etti.
Nazlı ise adam eğer bende katılırsam fiyatın çok fazla artacağını benim kadın değil cross olduğumu, oralda ve analda çok iyi olduğumu söyledi.
Adam tecrübeliydi travesti ve cdler konusunda.
Benim cd olduğumu öğrenince daha da heyecanlandığını yazdıklarından anlayabiliyordum.
Bir gün sonra akşam yemeği için sözleştik. Bize Kocaeli'nde turistik yerlerine bungolov tatil teklifi yaptı. Nazlı hemen atladı tabi.
Nazlı evliydi ve kocasından nasıl izin alacağını merak ediyordum.
-Nasıl izin alacaksın kocandan diye sordum.
-Selen adından bir arkadaşım doğum yapacak yanında bulunmam lazım dedi.
-Kızım sende az değilsin diyerek gülmeye başladım.
Çaylarımızı içtik biraz daha sohbet ettik ve eve gitmek için çıktı.
Günüm bulaşıkları yıkayarak, evleri temizleyerek geçti.
Gece saten transparan geceliğimi giyerek yattım. Ertesi gün olmuştu.
Uyandığımda neredeyse öğlen olmuştu. Telefon ise deli gibi çalıyordu. Baktığımda Nazlı arıyordu.
-Efendim Nazlı
-Neredesin kızım ya öğlen oldu yoksun
-Uyuyordum ayol. Bende işe gönderecek koca, okula gönderecek çocuk mu var. Uyuyup kalmışım dedim.
-Ben eşyalarımı aldım sana geliyorum. Hadi sende kalk dedi.
Bende hemen yataktan kalktım. Daha elimi yüzümü yıkamadan kapı çaldı. Nazlı Gelmişti. Elinde el çantası ile karşımda dikiliyordu.
-Kızım içeri almayacak mısın? Diye sordu.
-Gir hadi başımın belası diyerek içeri aldım.
Sonra;
-Nazlı ben daha yeni uyandım. Bir duş alayım sende kahvaltı hazırla, çayı koyuver dedim.
Hemen banyoya girdim. Sıcacık suyla kısa sürede duşumu aldım ve çıktım. Altıma kırmızı saten şortumu üzerime de dolgulu beyaz sutyenim ile kırmızı saten askılı belde biten geceliğimi giyerek mutfağa geçtim.
Nazlı beni öyle görünce azmıştı.
-Kızım şurada kendime tecavüz ettiresim var dedi.
-Kendini akşama sakla bebeğim diyerek savuşturdum.
Sandalyeye oturdum ve kahvaltı yapmaya başladık. Bir taraftan da akşam nereye gideceğimizi, neler yapacağımızı konuşuyorduk.
-Bu akşam çok zevkli olacak. Çok güzel geçecek dedi Nazlı ve devam etti.
-Önce bir cluba gidelim biz bize adam gibi eğlenelim. Sonrasında zaten eğleneceğiz. Doyasıya sikileceğiz zaten bari gidip eğlenirken sikelim biz sonra artık ne zaman biterse dedi.
Gülüşmeye başladık.
Kahvaltımızı yaptık. Biraz zaman geçti birer kahve içtik. Saat 15'e geliyordu. Saat 17'de buluşacaktık ama öncesinde benim hazırlanmam lazımdı. Banyomu yaptım vücudumu sıcacık suda iyice yumuşattım. Tüy, kıl temizliği yaptım. Bacaklarım ve vücudum temizdi ama kalçalarımda, götümde ve sikimin olduğu bölgede olan tüyleri temizledim. Sonra vücut şampuanıyla güzelce yıkandım.
Duştan çıktığımda tertemiz ve misler gibi olmuştum. Sonrasında vücut losyonumu sürdüm. Vücudumun her yeri yumuşacık olmuştu. Saçlarıma fön çektim. Makyajımı yaptım. Kıpkırmızı ruj, yine aynı tonlarda far, göz kalemi, kaşlarım, fondöten sürdüm. Ben bunları yaparken Nazlı şaşkın şakın izliyordu.
-Ben kadınım ama ben bile bu kadar detaylı yapmıyorum hiçbir şeyi sen ince detaylara kadar yapıyorsun gerçekten kadın olmalıymışsın Selen dedi.
-bende yok canım abartıyorsun her bakımlı kadın yapmalı bunları dedim.
Artık hazırdım son bir işim kalmıştı lavman. Ama onu bungolovda yapacaktım.
Sonra iç çamaşırı çekmecemi açtım ve mor renkli transparan dantelli kilot, sutyen tamını çıkarttım. Önce kilotumu giydim sonra Bronz 10 denye kilotlu çoraplarımı da giyince tam bir afeti devran olmuştum. Üzerime yine transparan dantel detaylı sutyenimi taktım ve son olarak şeker pembe tek parça mini etekli omuzları açık, sadece göğüsleri kapatan transparan elbisemi giydim. Nazlı'nın dibi düşmüştü.
Artık hazırdım. Yanıma da yedek çamaşır, çorap ve başka 2 elbise daha hazırladım. Ne olur ne olmaz diye.
Çantalarımızı aldık o sırada Nazlı'nın müteahit aradı.
Almaya geliyordu. Çok lüks bir jeep ile geldi. Aşağıya indik çantalarımızı bagaja yerleştirdik. Arabaya bindik ve eğlence için yola çıktık.
Adam bizi memnun etmek ve etkilemek için yoğun çaba harcadığı bir yolculukla bungolovların olduğu tatil yerine geldik. Resepsiyona Nazlı ve sevgilisi girdiler ve rezervasyon yapılan odanın anahtarını aldılar. Kapıda duran balboy valizlerimizi yüklendi ve bungolavımıza gittik.
Bungolov harikaydı. Yatak odası çok geniş, yatak özel kalp şeklinde yapılmış, kıpkırmızı bir oda hazırlanmış iki duvarı ise boydan boya aynalar konulmuştu. Fantezi için yapıldığı belliydi. Yatak odasının balkonunda ise Kartepe ayaklarımızın altındaydı ve jakuzi harika görünüyordu.
İçeriyi gezdikten sonra valizlerimizi kenara koyduk. Ben teşekkür etmek için adamın dudaklarına yapıştım.
-Ayyy çok teşekkür ederim harika bir yer burası dedim sevinçle ve adamın dudaklarını uzun uzun öptüm.
Adam öpmemden etkilendi ve siki hemen kalktı. Nazlı da durumu fark etti oda yanımıza gelerek bir uzun öpücükte o kondurdu sevgilisinin dudaklarına.
Sonra ben bir duş alacağımı söyleyerek müsaade istedim.
Yanlarında elbisemi çıkarttım sadece iç çamaşırlarımla ve kilotlu çorabımla kalmıştım. O şekilde banyoya geçtim çamaşırlarımı çıkartıp hemen duşun altına girdim. Lavman yapmam gerekiyordu. Hemen yaptım tabi. Çünkü benim sabrım kalmamıştı ve çıkar çıkmaz kremlenip hemen kendimi siktirecektim. Banyoya girer girmez hemen çantamdan setimi aldım ve kıvrılarak hemen göt deliğime hortumu sokup lavman suyunu vermeye başladım.
Yaklaşık 15 dakika içinde içim sıkışmaya başladı içimi temizledikten sonra duşa girdim ve güzelce yıkandım. Duştan çıktım losyonlarla vücudumu yumuşacık yaptım. Sonra kilodumu giydim ve sutyenimi takarak içeri geçtim.
Nazlı ile sevgilisi başlamışlardı. Koltukta oturmuşlar sevişiyorlardı. Dudakları birbirini neredeyse yerken Nazlı'nın eli ise adamın sikinde boxerının üzerinden sikini avuçlamış ovuşturuyordu. Adam ise Nazlı'nın dudaklarını kemirirken bir eliyle memelerini avcunun içine almış okşuyordu. Benim içeriye girdiğimi fark etmediler bile. Bende bir süre ikisini izledikten sonra onlara katılmaya karar verdim. Önce Nazlının eliyle oynadığı sike yumuldum. Adamın boxerını indirdim ve elimle sikini okşamaya başladım. Ardından da yeni yeni hareketlenmeye başlayan sikinin başına dilimi gezdirerek yumuşakca ısırıklar atıyordum. Sonra başından itibaren dudaklarım arasından ağzımın içine doğru kaydırmaya başladım. O kadar kalın değildi. Normal kalınlıkta ve uzunluktaydı. Yaklaşık 14-15 cm kadar bir uzunluğu vardı. Orta kalınlıkta olduğu içinde rahatça saxo çekiyordum. Nazlı adam ile öpüşürken bende adamın sikini ağzıma almış adamın sikini kaldırmaya çalışıyordum. Bir süre saxo çektikten sik kalkmaya başladı. Taşaklarını ellerimle okşuyor sikini bir elimle sıvazlarken dilimin bütün maharetlerini de gösteriyordum. İyice kaldırdıktan sonra elimle 31 çektirmeye devam ettim. Bu sırada Nazlı ile sevgilisi de birbirlerini öpmeye, sevişmeye devam ediyorlardı. Adamın sikini kaldırdıktan sonra Nazlının amını yalamaya başladım.
Nazlı ise amı yalanmaya başlayınca önce ufacık kasıldı sonra aldığı zevkle adamın göğüslerini yalamaya, dillemeye başladı. Üçöümüzde hazzın doruklarına çıkıyorduk.
Artık adamda dayanacak güç kalmamıştı. Ben Nazlının amını yalarken Nazlıdan kurtuldu ve arkama geçerek benim göt deliğimi yalamaya başladı. Bu arada elleriyle de kalçalarımı okşuyor. Tokatlayarak, göt deliğimi gevşetmeye çalışıyordu. Diliyle götüme o kadar güzel masaj yapıyordu ki artık götümün gevşediğini hissedebiliyordum. Artık dil darbeleri atarken bir taraftan da götüme parmaklarını sokmaya başladı adam. Bu işi o kadar ustaca yapıyordu ki. Her sokuşunda kendimden geçiyordum. İçime giren parmak sayısı her defasında artıyordu. Bir süre sonra 4 parmağını soktuğunu hisettim. Artık götüm tamamen gevşemiş ve adamın sikini almaya hazırdı. Ama adam bir türlü sikini sokmuyor, parmaklarıyla ve diliyle beni sikmeye devam ediyordu. Muhtemelen benden yalvarmamı bekliyordu bense Nazlı'nın amını yalamaya o kadar kendimi vermiştim ki adama hiçbirşey demiyor sadece aldığım zevkle götümü sağa sola kıvırıyor, ahhh- ohhh diyerek zevkimi perçinliyordum.
Artık dayanamadım ve
-Ne olur sok şu sikini artık. İçimde istiyorum onu. Beni güzelce sik hadi. Orospunun götünü parçala
Dedim.
Adam da bunu dememi bekliyordu. Hemen arkamda yerini aldı ve sikini tükürükleyerek göt deliğime sikini sokmaya başladı. Ucunu götümde hissettim yavaş yavaş içime girdikçe sıcak sikin vücuduma yayılan sıcaklığı ile aldığım zevk artmıştı. Zaten yalanmaktan ve parmakların girişi ile gevşeyen götüme adamın siki girip çıkmaya başladı. Aldığım zevk inanılmazdı. Bende aldığım zevkle Nazlı'nın amını çok daha fazla isterik şekilde yalamaya başladım. Ellerimle memelerini okşuyor, avuçluyor, uçlarını parmaklarımla eziyor, amını ise deli gibi yalıyor, klitorisini dişliyordum. Nazlı artık çığırından çıkmış, çırpınıyor, kıvranıyor, çığlıklar atıyordu. Bir süre sonrada hırıltılar çıkartarak boşalmaya başladı. Nazlı boşalırken resmen can verdiğini düşünmeye başladım. Kasılmış, titriyor bütün bedeni sarsılıyordu. Bacakları ile başımı öyle sıkmıştı ki öleceğimi düşünmeye başladım. Bir süre bu şekilde titremeleri, kasılmaları devam etti ve normale dönmeye başladı.
Bacaklarının arasından kurtuldum ama arkamda adam beni sikmeye devam ediyordu. Artık iyice hızlanmıştı. Bir süre bu şekilde siktikten sonra ellerimden tutarak yataktan kaldırdı. Ellerim adamdaydı ve adam beni ayakta domaltmış sikmeye, kalçalarıma kasıklarını hızlı hızlı vurmaya devam ediyordu. Taşakları benim kasıklarıma vuruyor, kalçalarım sikilmenin şiddetiyle dalgalanıyordu.
Nazlı normale döndükten sonra bizi bu şeklide görünce yataktan kalktı ve önüme gelerek diz çöktü. Kalçalarımdan tutarak sikimi ağzına aldı. Elleriyle okşayarak ağzının içine alıyor, ağzının içindeki sikime diliyle masaj yapıyor, bir eliyle de taşaklarımı okşuyordu. Bense ellerim adamın ellerinde geriye doğru çekildiği için ellerimi kullanamıyordum ama Nazlı sikimi artık deli gibi emiyordu. Bir ara ellerini kalçalarıma götürdü ve sevgilisi daha iyi girip çıksın diye kalçalarımı iki yana ayırdı. Bu artık daha çok hoşuma gidiyordu. Çünkü adamın sikinin götüme girişini daha da iyi hissedebiliyordum.
Bu pozisyonda da uzun süre sikildikten sonra adam beni sırt üstü yatağa yatırdı. Bacaklarımı omzuna aldı ve götüme sert şekilde sikini soktu. Nazlı'da üzerime 69 pozisyonunda uzandı. Ben Nazlının amını yalarken oda benim sikimi yalıyor, adam ise arkamdan götümü sikmeye devam ediyordu.
Adam birden temposunu artırdı, sikerken konuşarak
-Götün bir harika yavrum. Seni metresim yapacam orospu. Ben böyle hiç sikişmedim. Sende sikilmenin kıymetini biliyorsun. Bundan sonra Nazlı ile ikinizi her fırsatta sikecem diyerek hızlı hızlı içime girip çıkmaya başladı
Sonra siki kasıldı ve içime sıcak sıcak döllerini boşaltmaya başladı. Bu arada Nazlı yeniden boşalmaya başladı ve bende içime akan sıcak döllerin de zevkiyle Nazlının yüzüne boşalmaya başladım.
Üçümüzde aynı anda orgazm olmuştuk. Adamın siki normale dönüp inince içimden çıktı ve kendisini yanıma bıraktı. Halen nefesi çok hızlıydı. Normale döndürmeye çalıştığı belliydi. Nazlı ise boşalmanın relaxlığı ile üzerimde kalmıştı ama nefes alamıyordum. Yavaşça dönerek Nazlı'yı üzerimden yan tarafa bıraktım. O şekilde uyuyup kalmışız.
Kalktığımda öğlen olmuştu ve hepimiz pelti çıkmış şekilde yatıyorduk. Ben kalkmaya yeltenince Nazlı'da uyandı hemen ardından da adam uyandı. Hepimiz birlikte duşa girdik. Ben adama duşta bir posta daha siktirdim ama bu defa kısa sürmüştü. Adam arkama geçti ve kalkık olan sikini götüme sürtmeye başladı. Sonrasında ise kayganlaştırıcı ile sikini ve göt deliğimi güzelce kayganlaştırdı, ellerimi duvara dayayarak içime girmeye başladı. İçime tam olarak girdikten sonra Nazlı da önümde domaldı ve arkasından benim sikimi tutarak amına soktu yine 3'lü olmuştuk. Adam beni götümden sikerken ben de Nazlı yi sikmeye başladım. Bu şekilde 10 dakika sikiştikten sonra önce adam içime döllerini akıtmaya başladı. Ondan aldığım haz ile bende Nazlının amına boşaldım. Nazlı da dayanamayarak o da titreyerek, kasılarak boşaldı.
Yine birlikte duşlarımızı aldık. Çıktık Nazlı ile kahvaltı hazırladık. Kahvaltılarımızı yapıp evden ayrıldık.
Eve gittiğimde kapımı açmak için Montumun cebine elimi attığımda bir zarf vardı. Anahtarımı çıkartıp kapıyı açtım içeri girdim hemen merakıma yenilerek zarfı açtığımda içinde bir tomar euro ve bir not vardı. Selenciğim seni tanıdığıma çok memnun oldum. En kısa sürede baş başa bol zevkin olduğu bir gece geçirmek dileğiyle yazıyordu.
Yalan yok benimde çok hoşuma giden bir gece olmuştu. Ama yakın arkadaşım Nazlı'ya bunu nasıl yapacaktım aklımda bir sürü soru işareti ile banyoya girdim küveti doldurdum ve içine girdim.
selen crossun anıları_1
NAZLI BEN VE SEVGİLİSİ
Herkese merhabalar. Adım Selen. Tabi ki bu crossdresser adım. Yaklaşık 14 yaşından beri kadınsı duyguları olan 18 yaşından beri de her yakaladığı fırsatta kadın gibi giyinen bireyim.
Kadın olmayı, incecik ve model model çoraplar, rengarenk kilot ve sutyenleri, etek, elbise, topuklu ayakkabılar giyip evin içinde kadın olmayı, ev işleri yapmayı, aynada kendimi o şekilde izlemeyi, çeşitli pozisyonlarda fotoğraf ve video çekmeyi çok seviyorum.
Neyse benim hikayem daha yeni yeni giyinmeye başladığım yani 15-16 yaşlarındayken yaşadığım bir olay.
Liseye giderken ailem köyde yaşadığı için bana mecburiyetten şehir merkezinde ev tutmuşlardı. Evi tutarlarken babam bir anlaşma yapmış ve kiranın yarı parasını benim ödememi istemişti. Okumak için mecburen kabul ettim. Hem okula gidiyor geri kalan zamanlarda ise bulduğum işlerde çalışıyordum.
Bir gün yine iş ararken okul arkadaşımın kuaför olan annesine yardımcı arandığını duydum. Yaşım henüz 15'di. Kuaförün ismi ise Neşe'ydi.
Neşe ablayla görüştüm araya oğluda girdi ve ben part time olarak kuaförde çalışmaya başladım. Okuldan kalan zamanlarımda dükkana gidiyor, müşterilerin istekleri olduğunda onları dışarıdan alıp geliyordum. Müşteri gittikten sonra dükkanı temizliyordum. Neşe abla çevresi tarafından sevilen ve işinde başarılı bir kuaför olduğu için dükkan hiç boş kalmıyor, sürekli müşteri oluyordu. Yaşı 18'den 70'e kadar uzana bir çok müşterisi vardı. İşlerin en yoğun olduğu zamanlarda ise Neşe ablaya ve orada çalışan Mehtap, Arzu, Sevinç ablalara yardım ediyordum. İşe başlamamdan 6 ay geçmişti ki artık yavaş yavaş manikürü , pedikürü saç şekillendirmeyi öğrenmiştim. Gelen müşteri yoğunluğuna göre bazı zamanlarda yapmaya bile başlamıştım. İşlem yaptığımda ekstradan para bile veriyordu Neşe abla.
Neyse
Dükkanın devamlı müşterileri arasında Nazlı adında 50'li yaşlarda çakma sarışın ama çok çapkın evli bir kadında vardı. Kadın sürekli dükkana geldiği için artık içli dışlı olmuştuk. Yine bir gün dükkana geldi ve işini çok acil olduğunu hemen manikür yaptırması gerektiğini söyledi.
Neşe ablada sen ilgileniver diyerek bana yönlendirdi. Kadının el ve ayaklarına güzelce bakım yaptıktan sonra yıkamada ve temizlemeye geçtim. Bir taraftan da sohbet ediyorduk.
Nazlı,
-Senin ne güzel ellerin var walla benim ellerim bile bu kadar güzel değil diyerek iltifatlar etmeye başladı. Sonrasında muhabbet muhabbeti açtı. Bu akşam çok özel bir randevusu olduğunu o nedenle bakım yaptırması gerektiğini de anlattı.
-Neşe abla hayırdır yine kimi düşürdün
falan muhabbet yapınca kadın da döküldü. İşadamı bir sevgili yaptığını bu akşam ilk defa buluşacaklarını söyledi.
Nazlı'nın işlemi bitmişti. Kadın ellerimin çok hafif olduğunu ve çok güzel yaptığımı söyleyerek teşekkür etti. Neşe abla bu sırada.
-Oğlan okuyor Nazlı bahşişini de unutmazsın artık dedi.
Bunun üzerine Nazlı bir miktar bahşişte bana verdi.
Tam dükkandan çıkarken
-Neşe aldığım eşyalarım çok fazla rica etsem senin çırak eşyaları eve götürmemde bana yardım edebilir mi dedi.
Neşe ablada
-eğer ücretini vereceksen tabi diyerek yardımcı olmamı istedi.
Ben Nazlı'nın eşyalarını elime aldım ve yola çıktık. Yolda hemde sohbet ediyorduk.
Benim çok naif bir erkek olduğumu, erkekten çok kadın gibi durduğumu, kadınlığında erkek yanım kadar yakışacağını söyledi. Ve eğer kabul edersem bu akşam ki randevusuna beni de götürmek istediğini de ilave etti.
-Neden diye sordum.
Bu ortamlara takılmam gerektiğini ve bana ablalık yapmak istediğini söyledi.
Normal sohbet ettiğimiz için art niyet hiç geçirmedim.
O zaman ancak iş çıkışı gelebileceğimi şu an işte olduğumu söyledim.
İçimdeki ruhu akşam özgür bırakacağını da söyledi.
Ben meraklanmıştım. Acaba içimdeki ruh neydi?
Sohbet ederek evine gelmiştik. Teşekkür etti ve bana bir miktar para vererek dükkana gönderdi.
Ben dükkana geldiğimde Neşe ablaya Nazlı'nın verdiği parayı uzattım. Kadın baya bir para vermişti çünkü. Neşe abla paranın benim hakkım olduğunu söyledi. Ayrıca işlemden gelen bahşişinde benim olduğunu söyledi. Sadece bahşişlerden iyi para kazanmıştım.
Ayrıca dükkana gelen bir iki kadının daha ufak tefek işlerini hallettim onlarda bahşişlerini bıraktılar.
Akşam üzeri olmak üzereydi. Ben temizliği yaptıktan sonra izin istedim. Ve çıktım.
Hemen Nazlı'nın evine gittim.
Nazlı ile bir süre sohbet ettik. Bira açtı biralarımızı içtik.
Bu arada biranın da etkisiyle bir hayli rahatlamıştım. Nazlı bana kadınlıkla ilgili kadın giysileriyle ilgili neden kadın kuaföründe işe başladığımı falan sordu.
Kadınların renkli dünyasını merak ettiğimi, kadınlarla ilgilenmenin bana iyi geldiğini falan söyledim.
Bunun üzerine
-Sen olmuşsun. O zaman bu akşam seni o iyi gelen dünyaya sokacağım dedi.
Ben bir şey anlamamıştım.
Nasıl Yani dedim.
-beni takip et dedi ve yatak odasına götürdü. Gardolabını açtı. Beni süzerek
-iyi bari seninle bedenlerimiz hemen hemen aynı. Senin içindeki ruhu çıkartalım ama yap dediklerime itiraz etmeden yapacaksın dedi.
Ben yine bir şey anlamamış saf saf Nazlı'ya bakarak
-Tamam dedim.
Önce çamaşır çekmecesini açtı ve
-buradan beğendiğin çamaşırları seçer misin dedi.
Çok güzel mor önü dantelli strging kilot ve onun yine dantelli dolgusuz sutyenini seçtim.
-Biliyordum çok güzel zevkin var dedi.
Sonra sahra 15 denye kilotlu çorap çıkarttı.
Elbise olarak dolaptan beğendiğim bir elbiseyi seçmemi istedi.
Ben sadece göğüslerin bulunduğu yerleri ve belden kalçaların altına kadar kapalı olan diğer her yeri açık olan bir elbise beğendim. Onu da çıkarttı.
Ayak numaramı sordu. 38 numara dedim.
Gözleri parladı. Ohh çok güzel benimle aynı giyiyorsun dedi mutlulukla. Sonra da ayakkabıların bulunduğu yere gitti. Oradan da beyaz stiletto ayakkabı seçtim.
-Denesene bir dedi.
Çoraplarımı çıkartarak denedim tam benim ayaklarıma cuk diye oturmuştu.
Sonra her şeyimiz tamam hadi bakalım artık hazırlanma zamanı dedi.
Beni banyoya soktu. Üzerimde sadece boxer kalmıştı. Her yerimi köpükleyerek traş etmeye başladı.
Ben
-Nazlı abla napiyorsun dedim.
-Sen kendini bana bırak bir şey olmayacak. Seni bakımlı bir metroseksüel yapıyoruz dedi.
Ben aydınlanmaya başlamıştım ve hazırlanma sürecim devam ederken heyecan bütün bütün vücudumu kaplamıştı.
Nazlı bütün vücudumda kılları tüyleri aldıktan sonra pırıl pırıl olmuştum.
Valla seni çok kıskandım. Benim vücudum bile bu kadar güzel değil dedi.
Sonra çıktık kurulandım. Bu defa da vücuduma losyon sürerek yumuşattı. Bütün vücudum yumuşacık olmuştu.
Sonra makyaj masasına oturdum ve bana hafif makyaj yaptı. Ruj, allık, far ile bir kadın görünümüne kavuşmuştum. Aynada ben bile kendimi tanıyamadım. Uzun saçlarıma da şekil verdik. Aman tanrım tam bir kadın olmuştum artık.
Sonra sırasıyla önce sutyenimi taktık. Sonrasında ben banyoya giderek stringi ve kilotlu çorabı giydim. Sonra yeniden yatak odasına geldim. Seçtiğim elbiseyi giyince ben bile kendimi tanıyamadım. Ayağıma da stilettoları geçirince artık tam bir kadın olmuştum. Bu arada en kısa sürede kulaklarımı deldirmem gerektiğini fark ettim.
Nazlı'nın ise ağzı kulaklarındaydı.
Hemen zengin sevgilisine telefon etti ve bu akşam için bir süprizi olduğunu söyledi.
Sanırımım sürpriz bendim
Derken masayı birlikte hazırlamaya başladık ama ben ilk defa kadın olarak giyinmenin de verdiği heyecan ile evin kızı gibi hazırlıklara yardım ediyordum ve içimde inanılmaz bir heyecan vardı.
Stilettolarla evin içinde fıldır fıldır dönüyor altımdaki kilotlu çorap ve stringin tadını doyasıya çıkartıyordum.
Yarım saat sonra Nazlı'nın sevgilisi geldi. Nazlı süprizini bir an önce göstermek için koşarak kapıya gitti ve hoş geldin diyerek kapıyı açtı. Adam içeri girip beni de görünce çok şaşırdı bir o kadar da mutlu oldu.
Nazlı adama beni tanıtarak Selen sevimli bir kızımız. Bu akşam için bana eşlik edecek dedi.
Adam elindeki poşetleri bana uzatarak memnun oldum selen aramıza hoş geldin dedi.
Sadece hoşbulduk diyebildim. Elindeki poşetleri alıp mutlafağa geçtim. Adam ellerini yıkayarak hemen hazırladığımız masaya oturdu. Nazlı da içecekleri getirdi. Bana bira kendilerine ise rakı getirmişti.
Sohbet etmeye başladık. Nazlı ise sürekli benden bahsediyor. Erkek ruhumdaki kadını çıkarttıklarını ve bu akşam ilk defa tam olarak kadın olacağını söyledi.
Adamın gözleri parlamıştı.
Yemekleri yedik, Nazlı hafif bir dans müziği açtı ve sevgilisine
-hadi Selen'i dansa kaldırsana dedi.
Adam yanıma gelerek beni dansa kaldırdı. İçim iyice bir tuhaf olmuştu.
Adamın elleri benim belimde benim ellerim adamın omuzlarında dans etmeye başladık. Bu arada adamın elleri kalçalarıma doğru kaymaya başladı. O anda ne yapacağımı nasıl tepki vereceğimi bilemedim ama içimi yanıp kavuran bir istek kaplamıştı.
İlk defa kadın olmuştum. Ve ben bunu çok sevmiştim.
İlk kadın olduğum gün ise yakışıklı kaslı kolları olan geniş omuzlu bir erkeğin kollarında dans ediyordum.
Adam kalçalarımı eline geçirmiş beni kendisine doğru çekmişti. Artık aramızda boşluk olmaksızın tek vücut olmuştuk. Adamın siki kalkmış ve arkaya doğru ittiğim pipime baskı yapıyordu. Bir süre böyle devam ettikten sora Nazlı yanımıza geldi ve
-hayırdır ya siz ben de kadınım benimde canım var. Selenciğim müsaade edersen sevgilim birazda benimle ilgilensin dedi gülerek.
Ben adamın etkisinde kalarak tabi dedim. Ve yerime geçtim. Onlarda biraz öpüşerek dans ettikten sonra müziğin bitmesiyle yerlerine geçtiler. Yemeğin ardından kanepeye geçtik ve oturduk. Adam ortamıza ben sağına Nazlı ise adamın soluna oturdu. Sohbet etmeye başladık.
Ortamdaki sıcaklık kendini iyiden iyiye hissettiriyordu.
Nazlı bana dönerek
-ee sevgilim bu akşam senin akşamın hadi bakalım daha kızlığı bozulmamış bir cross ve ateşi bitmeyen kadın ile hazır mısın geceye dedi.
Adam
-Böyle gecelere hazır olunmaz mı dedi. O zaman kızımıza bir yüz görümlüğü alalım dedi.
Adam cüzdanını çıkartarak dolarların olduğu bölümden bana 500 dolar para verdi.
Ben şaşkın şaşkın bakarken Nazlı abla
-kızım ne bakıyorsun alsana yüz görümlüğünü dedi.
Ben parayı aldım ve sutyenimin içine koydum.
-Artık yüz görümlüğünü de aldığına göre hadi başlayalım dedi.
Nazlı bunu söyler söylemez de adam bana çullandı. Dudaklarıma yapıştı. Kıtlıktan çıkmış gibi öpüyordu. Sonra kulak memelerimi emmeye başladı. Boynumu emmeye, diliyle boynumda gezinmeye başladı. bu arada Nazlı'da adamın önünde oturmuş pantolonunu çıkartmaya çalışıyordu. Adam beni öpüp koklarken bir taraftan da sutyenim üzerinden memelerimi sıkıyor, elinin birisi ile sırtımı okşuyordu. Nazlı adamın pantolonunu boxerını çıkarttı. Artık adamın siki ortaya çıkmıştı.
Nazlı elimi tutarak adamın sikine götürdü ve bana sikini okşatmaya başladı. Bu arada bizde dudak dudağa öpüşmeye devam ediyorduk.
Ben adamın sikini okşuyor, sıvazlıyordum. Nazlı ise bir eliyle taşaklarını okşuyor ağzıyla da saxo çekiyordu. Bende oturduğum yerden kalktım ve Nazlı'nın yanına geçtim adamın sikini ağzıma almaya başladım. Nazlı ile değişimli olarak bir sikini yalıyor bir taşaklarına iniyorduk.
Bu sırada Nazlı oturduğu yerden kalktı ve soyunmaya başladı.
Tek parça olan elbisesini çıkarttı içinde çamaşır giymemişti. Ne sutyeni vardı ne de kilodu.
Sonra beni koltukaltlarımdan tutup kaldırdı ve soymaya başlamıştı ki o sırada sevgilisi de ayağa kalkarak Nazlıdan beni devraldı. Ayakta öpmeye başladı. bir taraftan da soyuyordu. Önce tek parça elbisemin ensemdeki düğmesini açtı sonra sırtımdaki fermuarı yavaş hareketlerle açtı. O sırada bende adamın sırtını ve boynunun okşuyordum.
Omuzlarımdan kurtulan elbisem ayaklarımın dibine düştü.
Üzerimde mor renkli sutyenim, stringim, kilotlu çorabım ve stilettolarımla kaldım. Adam sutyenimin üzerinden memelerim okşamasını sürdürdü. Memelerimi sıkıyor, sutyenin üzerinden meme uçlarımı sıkıştırıyordu. Bir taraftan da boynumu yalıyor, dişleriyle ısırıklar atıyordu.
Sonra yeniden dudaklarıma döndü deliler gibi sevişiyor, öpüşüyorduk. Nazlı bu sırada adamın sikini ağzına almış yalarken, sevgilisini bana hazırlarken bende adamın üzerindeki gömleğin düğmelerini çözerek çıplak kalmasına yardımcı olmaya çalışıyordum. Gömleğini ve atletini çıkarttım kaslı vücudu artık önümdeydi. Kendisine baktığını belli eden adaleli vücudu ve kaslı kolları artık karşımdaydı.
Nazlı benden bu performansı beklemiyor olacak ki kıskandığı hemen belli oluyordu. Oysa ben yıllardır içimde gizli kalan kadınsılığımı kullanıyor ve ilk sikişimden kadın gibi zevk almaya bakıyordum. Amacım Nazlı'nın sikicisini elinden almak değil ilk kadınlık gecemden mümkün olduğu kadar hazza ulaşmaktı.
Adam beni kucağına aldı ve yatak odasına götürdü. Nazikçe yatağın üzerine bıraktı. Sonra üzerimde ters dönerek 69 oldu. Benim pipimi ve götümü yalıyor kalçalarımı sıkarak göt deliğimi diliyle doldurmaya çalışıyordu. Bense adamın sikini ağzıma alarak sakso çekiyor kalçalarından tutarak taşaklarına ve sikine masaj yapıyordum. Yaklaşık 10 dakika bu şekilde seviştikten sonra adam üzerimden kalktı bacaklarımı omuzlarına alarak götümü yalamaya devam etti.
Aman tanrım bu defa çok zevk alıyordum. Adam diliyle göt deliğimi sikmeye başlamıştı bile. Diliyle kalçalarımı, yalıyor sonra deliğime geçiyor deliğim etrafını diliyle masaj yaptıktan sonra yeninden deliğime geçiyor göt deliğime dilini sokup çıkartıyor sikime de 31 çektiriyordu. Sonra başını kaldırdı ve bizi izlemeye koyulan Nazlı'ya
-Ne bakıyorsun orada gel Selen'in yüzüne otur amını yalasın güzelce dedi.
Bu sözler üzerine Nazlı geldi ve amını dudaklarımın üzerime getirecek şekilde üzerime oturdu. Amını yalıyor, klitorisine dilimle masaj yaparken dudaklarımla vakumluyor, dişliyordum. Artık Nazlı iyice zıvanadan çıkmış deliler gibi çırpınıyordu. Ve kısa süre içinde ilk boşalmasını kasılarak, titremeler ve hırıltılar eşliğinde yaşadı.
Nazlıyı gören adam götüme ilk önce tek parmağını sokarak deliğimi genişletmeye başladı. Ardından 2. ve 3. parmaklarını da soktu parmaklarını sokarken götümün açıldığını hissedebiliyordum. Adamda bunu hissetmiş olacak ki ayağa kalktı sikine biraz kayganlaştırıcı döktü biraz kayganlaştırıcı da göt deliğime sürdü parmaklarıyla içime kadar yedirdikten sonra sikini göt deliğime dayadı. Sonra hafif hafif girmeye başladı. Ben hem zevk alıyor hemde
-ne olur yavaş sok ilk defa alıyorum diyordum.
Adamda bunun farkında
-tamam kızlığını ilk ben alacağım bebeğim sen kendini kasma diyerek sokmaya çalışıyordu. Başı deliğime girdi. O kadar çok deliğimi gevşetmişti ki girdiğini anlamadım bile sonra yavaş yavaş içime girmeye başladı.
Nazlı'da ters dönmüş amını bana yalatırken pipimi yalamaya koyulmuştu. O an aldığım haz anlatılmazdı. Götümden sikiliyordum ve pipim Nazlı tarafından yalanıyordu. Aldığım zevkle birlikte Nazlı'nın amını yalamaya daha da koyulmuştum. Adam 5 dakika beni siktikten sonra hırıltılar çıkartarak içime boşalmaya başladı. Sikinin kasılmalarını ve içime akan sıcacık dölleri hissediyordum.
Ama ben halen boşalmamıştım. Adam boşalması bitince sikini götümden yavaşça çekti ve yanıma attı kendini. Nazlı adamın sikini tutmuş kalan dölleri yalamaya başladı. Bir taraftan da benim götümden sızan dölleri yalıyordu. Biraz dinlendikten sonra ben yeniden harekete geçtim ve adamı dudaklarından öpmeye elimle sikini sıvazlamaya başladım.
Siki kısa sürede yeniden sertleşti.
Bu defa önünde domaldım. Arkama geçti adam yeniden sikini göt deliğime getirdi ve sokmaya başladı. Bu defa daha rahat alıyordum. Hızlıca sikmeye başladı.
Adam Nazlı'ya bu defa da
-Selen'in önüne geçte sikini yala dedi.
Nazlı hiçbir şey demeden önüme geldi ve pipimi ağzına alarak emmeye başladı. Diliyle ucuna masaj yapıyor, sonra ağzının içine alıyor ve kalçalarımdan tutarak pipimi ağzının en derinine sokmaya çalışıyordu. Kalçalarımdan tutması beni daha da zevke getirmişti. Pipim sertleşmeye ve büyümeye başladı. O kadar çok kalınlaştı ki. Nazlı ilk andan itibaren ilk defa sertleşen ve büyüyen sikimi görünce
-Uffff be ne kocaman odun gibi demekten kendini alamadı.
Gerçekten sertleştiğinde sikim kalınlaşıyordu. Uzunluğu 18-19 santimdi ama kalınlığı Efes pilsen şişesi kadar vardı.
Nazlı artık sikimin sadece başını ağzına alabiliyordu. Sikimin kalınlığı Nazlı'nın iştahını kabartmış olacak ki yatağa sırt üstü yattı. Bacaklarını mümkün olduğunca açtı ve beni amının üzerine çekmeye başladı. Amı vıcık vıcıktı ama sikime göre dar olduğu için alamıyordu. Bunun üzerine kayganlaştırıcıdan biraz amına birazda sikime sürdü ve yeniden üzerine çekti. Elleriyle sikimin başını amına hizaladı ve içine sokmaya başladı. Yavaş yavaş kendini ittiyordu. Başı ancak girmişti. Biraz nefes aldıktan sonra sikime amını sokmaya devam etti.
Sonunda tamamı amına girmişti. Biraz o şekilde bekledi ve amının kalın sike alışmasını sağladı. Bu arada Nazlı'nın sevgilisi de götüme hızla girmeye ve beni sert şekilde sikmeye devam ediyordu. Adam benim götüme girip çıktıkça bende Nazlı'nın amına girip çıkıyordum. Nazlı'nın amı çok sikilmiş olmasına rağmen yada kısaca folloş olmasına rağmen sikimin kalınlığı nedeniyle genç kız amı gibi geliyordu bana. Amının dudaklarının sikimi sıkı sıkı kavradığını ve zor girip çıktığımı hissediyordum. Nazlının folloş amının her santimini hissediyordum.
Nazlının amının sikime göre dar olması kalın sikimden daha çok zevk almasına neden oluyordu. Kısa aralıklarla boşalıyor, boşalırken de krize girmiş epilepsi hastaları gibi şiddetli nöbetler geçiriyor, kasılıyor, titiriyor ve sarsılarak çığlıklarla boşalıyordu. Yaklaşık yarım saat boyunca defalarca boşaldı.
Bu sırada adam ise arkamdan beni sert ve hızlı şekilde sikmeye devam ediyordu. Nazlı'nın boşalma krizlerinden birisine dayanamadı ve yeniden hırıltılar çıkartarak içimdeki siki kasılarak bütün döllerini içime sıcak sıcak boşaltmaya başladı. Onun boşalmasıyla birlikte bende dayanamadım ve Nazlı'ya içine boşalacam diyerek amının içine bende bıraktım kendimi. 3'ümüz birlikte şiddetli boşalma yaşamıştık. Yorulmuş, kendimizden geçmiştik.
Ve en önemlisi de sikilmenin keyfini olgun, kibar, anlayışlı ve siki çok kalın olmayan bir adam ile kadınlığa geçiş yapmıştım. Ve emindim ki Nazlı kendisini pazarlarken beni de promosyon olarak sunacaktı ama sikimden aldığı zevkten sonra başka erkeklere siktirir mi? Zaman gösterecek.
Artık Selen cross olarak blog sayfalarında da olmalıyım diye düşünüyorum. İlk postlarım fotolarım oldu. Ama yaşanmışlarımı, fantazilerimi, fotolarımı burada değerlendirmeyi hedefliyorum