One Nice Bug Per Day
art blog(derogatory)

tannertan36

Andulka
trying on a metaphor

#extradirty
ojovivo
Fai_Ryy
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

if i look back, i am lost

roma★
𓃗

izzy's playlists!

Origami Around

PR's Tumblrdome

Love Begins
No title available
macklin celebrini has autism
d e v o n

Discoholic 🪩

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Pakistan
seen from Malaysia
seen from Saudi Arabia
seen from United States

seen from India
@selidorisland
Loaner, RA Clayton
... falezlerin üzerinde olmayan, eski, köhne ve neredeyse terkedilmiş, açıklarında minik adaların olduğu “kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının”** siyah beyaz şehriydi burası… radyoz.info
... o esnada hemen yanı başımda bir karga kana kana su içiyordu… hayata içimden sarıldım… ve bütün bunlar olurken kulağımda ben howard gümbür gümbür “keep your head up” diyordu... radyoz.info
2015.04.06
The beauty of Ravens Credits: Ravenmaster/ColleenGara
Winter storm warning
Love at first sight
Triangular
... dün neredeyse bütün gün açık havada kalınca yorgunluktan bitmiş bir halde kendimizi eve attık. tuhaf bir şekilde hem uykuya geçmem zor oldu hem de kesintisiz bir uyku uyumam mümkün olmadı; tam aksini umuyordum oysa. sabahleyin de sürünerek yataktan kalktım kendime bir kahve yaparak yarım bıraktığım filmi, call me by your name‘i açıp bitirdim.
kahvaltıyı hazırlarken, kahvaltı yaparken, sonrasında mutfağı toparlarken, çalışma masamın yanındaki nefret ettiğim çiçeği sökerek ve tüm mutfağı toprak içinde bırakırken ve ellerim toprağın içinde kökleri ayıklarken, diğer bir çiçeği olduğu saksıdan sökerek boşalttığım saksıya dikerken ve mutfağı temizlerken elio‘nın hüznü, kederi, mutluluğu ve o delikanlı heyecanı hiç aklımdan çıkmadı ve filmin sonunda babasının onunla yaptığı konuşmayı düşündükçe gözlerimin dolmasına engel olamadım:
“... Yaralarımız daha hızlı iyileşsin diye kendimizi hırpalayıp dururuz. 30 yaşımıza geldiğimizde de çökmüş oluruz. Ve yeni biriyle bir başlangıcımızda kendimizden sunacağımız daha az şey kalır. Ama kendini hiç bir şey hissetmemek için zorlamak veya hiç bir şey hissetmemek çok büyük kayıp olur… Kalbimiz ve bedenlerimiz bizlere bir kereye mahsus verilmiştir. Sonra bir bakarsın kalbin yorgun düşmüş. Bedenin de kimsenin bakamayacağı bir hale gelmiş. Şu an kederlisin, acı çekiyorsun. Bunu yok etme. Aldığın keyfi de öyle…”
... Drago o düşü görmemiş olsaydı, o gece de diğerlerine benzeyecekti. Yeniden çocuk olmuş, gece yarısı kendini bir pencerenin önünde bulmuştu...
dünyaya bakmayı bırakıyor ve kendi sesini unutmaya başlıyor… bir süredir durumum bu; yaşadığım hayatın bana olan yan etkisi; llaçlar gibi bir yandan sağalırken bir yandan zehirleniyoruz…
All the noise and music can not cover up the emptiness that lies beneath.
Sylvia Plath, from a letter to Hans-Joachim Neupert c. January 1950 (via violentwavesofemotion)
MAX RICHTER - AUTUMN MUSIC 2
After the rain