Ben bağırarak, O ise, susarak seviyordu beni. Mutluydu, Mutluydum, Mutluyduk, Ve çocuktuk.
KIROKAZE
Sweet Seals For You, Always
Three Goblin Art

Discoholic 🪩

★
No title available
he wasn't even looking at me and he found me
Game of Thrones Daily
d e v o n

ellievsbear
Lint Roller? I Barely Know Her

izzy's playlists!

No title available
Cosmic Funnies
trying on a metaphor
will byers stan first human second
i don't do bad sauce passes
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

#extradirty

seen from Malaysia
seen from United Kingdom

seen from Germany

seen from Singapore

seen from Türkiye
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from Netherlands

seen from Singapore

seen from United States

seen from Austria

seen from Malaysia

seen from Germany

seen from Germany
seen from Singapore

seen from Malaysia

seen from Japan

seen from Poland
seen from United States
@senanurrr
Ben bağırarak, O ise, susarak seviyordu beni. Mutluydu, Mutluydum, Mutluyduk, Ve çocuktuk.
Benden uzak dursan sana dokunamam
Bana bir az yaklaşsan hayatta kalamam...
"bilmem kaç gündür üzgünüm,bu bilmem kaç zamandır kaçıncı üzgünlüğüm"
BÖLÜM 1 ~Dilan Balkay- Hepsi Kafamda~
Çabalar sizi yorar ama hayat ya bu sadece çaba ister.
"Acaba dün ki toplantıya katılmışmıydınız?" Hayır katılmadım beyfendi defolun başımdan. Tanımadığım birinin numaramı gönüllü olduğum bir yerden bulup bana yazması saçmaydı ki bir kadın dahi yapsa saçma. Parmaklarıma hakim olamayıp açtım. "Malesef katılmadım. Sizin bir bilginiz var mı?" Sizin bir bilginiz var mı mı? Ne saçmalıyorsun kızım sen! Aman canım etrafımdaki insanlardan sıkıldım hepsi negatif bırakta tanışalım yenileriyle. Uzun yıllardır, ki resmen yarısında ayrılmak için çabaladığım ilişkim saçma arkadaşlıklarım ve bunların psikolojimi alt üst etmesinden haklıydı, etrafımda aynı insanların olması daraltıyordu beni.
Konuştuk, hemde çok uzun konuştuk. Okuduğu bölümden yapmayı sevdiklerinden ve hatırlayamadığım pek çok şey hakkında konuştuk diyorum ya aylar önce oldu bunlar nerden hatırlıyayım. Ama ön yargılı olmam bir hataymış beklediğimden daha fazla arkadaş canlısı biri çıktı. Böyle devam etti konuşmalarımız taki vize haftasına gelene kadar. "Buluşalım bi ara." İşte masalıma giden ufak yollar hazırlanıyordu farkında değildim. "Olur. Hatta müsaitsen yarın okulun kafesinde buluşuruz." Ve anlaştık, anlaştığımız gibi de oldu.
Ertesi gün vizelerin bilmem kaçıncı günü en yakın arkadaşımla kafeye geçtik. O zamanlar düşünceli sevgilim(!) Bir erkekle tek başıma buluşmamı istemediği için diğer kız arkadaşımla gittim. Aslında ayıp oluyor çocuğa keşke yanında birinin olacağını söyleseydin. Aman gelince öğrenecek nasılsa. Heyecanla onu bekledik ,15 dakika falan,çokta bekletmedi biz erken gelmiştik. Profilinden gördüğüm kadarıyla etrada bakıp onu aradım tanırım belki diye. Ki öyle de oldu tanıdım. O beni göremediği için aradı. "Neredesin?" "Dışardayız." "Dışardayız mı ?" "Evet bir arkadaşım daha var malesef." Geldiii! Yine uzun ve belki de bir az boş sohbetler ettik. Ben heyecandan okula geldiğim ilk günden beri ne varsa anlattım o konuşmak istese de ya arkadaşımdan ya da benden bir türlü sıra gelmedi ona e haliyle sıkıldı. "Bir az sonra arkadaşım gelecek sorun olmaz değil mi?" Sorduğu şeye bak ya. Dostum ben sana sordum mu? Peşimde getirmek zorunda olduğum için sormadım evet ama sorman çok centilmence. " Ne sorun olacak ya biz de yarım saate kalkarız hem."
İşte o an. Kafamı çevirip bahçeye baktığımda onu gördüğüm an. Bedenim yok oldu. Sıkıca sarıldım ona, güzelce sohbet ettik hatta elimi bile tuttu ruhumda öldüğünü düşündüğüm kelebekler canlandı midemi bulandırdı. Bir kez daha sarıldım. Uyandım. Ne yapıyorsun kızım. Tanımıyorsun yoldan geçen biri ne de olsa. Sapıtma. Sevgilin var saçmalama! Sakın Sena sakın!
"Arkadaşın ne zaman gelecek derse 1 saat var ama seni de tek bırakmak istemiyoruz." " Geldi zaten." Merdivenlerden çıkan oydu. Ahmet'e sarılan oydu. Hayır Sena! Bana dönüp yumruğunu tokuşturan oydu. SENA SAKIN! Kırmızı gömleği, boynunda kalkmaya her an hazırmışçasına hala takılı olan çantası ve alnına yapışmış uzun düz ve bakımsız saçları. Ha bi de bu tip mi Sena ciddi misin? Ruhu çok tanıdık bedeni başka, bir yabancı ama ruhu ruhumu uyandırdı. Sena senin sevgilin var! Saçmalıyorsun! Sus be sanki kucağına atlayalım dedik. Sadece çok farklı geliyor. Pek konuşmadı sadece dinledi zaten konuşmaya heveslense sıra gelmezdi ona.
Ve günün sonuna gelip vedalaştık. Ne numarasını aldım ne sosyal medya hesaplarını. Nasıl olsa bir daha karşılaşmıyacağız. Ve ayrıldık bir daha görüşmeyeceğimiz umuduyla ve inatla görüşürüz dedik birbirimize.
DEVAM EDECEK...
^GİRİŞ^ Bu gün 17 şubat onunla tanışalı çok fazla olmadı ama gelin bir de en başından dinleyin hikayeyi.
Bir mesaj çokta fazla değiştirmez değil mi hayatınızı? Benimkini alt üst etti ama.
Yurda gelen bir kan bağış aracı etrafında toplanan kalabalık insanlar ve yanımda kan vermeye can atan ama sonralardan nefret edeceğim derecede aramın bozulacağı arkadaşım evrakları dolduruyordu. "Anemi hastaları da kan veremiyor değil mi ?" Arkadaşımı yardımcı olan gönüllü sorduğum soruyu duyduğu gibi yanıtladı " Evet malesef veremiyorlar? Hem kan vermek için fazla zayıf gibisin. İstersen gönüllülüğe katılabilirsin." Amacım kan vermek değildi zaten ama farklı bir deneyim güzel olurdu. Gönüllü olmak isteyenlerin kaydını alan kıza doğru ilerleyip bilgilerimi verdim. Kim bilir bundan kaç gün sonra gönüllülüğe kabul edildim bilmiyorum ama işte her şey o mesajlaşma grubuna dahil olup ilk toplantı kahvaltısına gitmememle başladı.
Toplantının ertesi günü telefonuma gelen mesajları her zamanki gibi görmezden gelecektim ama yabancı bir numaradan aldığım mesaj ilgimi çekmişti. Üst panelden gelen bildirime baktım "Acaba dün ki toplantıya katılmış mıydınız?" İlk başta gördüğüm ufak profil fotoğrafından içimden 'yavşak herif' diye geçirsem de bana bu mesajı atan kişinin aylar sonra hayatımın değişmesinden büyük rol oynayacağını kim bilebilirdi ki? İşte bu mesaj oydu. Hayatımı yeniden yazacak ve bir önceki hikayelere son verdirecek mesaj.
Devam edecek...
Mutlu sonsuz...
Kedilerdi aslında içimdeki gerçeği yaşayan.
Birine çiçek almak için ölmesini beklemeyin.
niye uzdunuz ayiyi
Sanırım ayılar bizden dertli...
Nefesim yoruluyor...
“Onun bana sarılması, her şeyin hallolması gibiydi...”
beyler sevmek konusunda kaan gibi olun jsjsjs
Olm çocukların kalbini yiyesim var yav
Bir Adamın Tam 365 Gün Boyunca Her Gün Karısı İçin Çizdiği Aşk Dolu İllüstrasyonlar
Curtis Wiklund’un illüstrasyonları arasında gezinirken, duygulanmamak elde değil. Michigan’lı bir düğün fotoğrafçısı olan Wiklund, karısı Jordin ile birlikteliklerini belgelemek için, bir yıl boyunca her gün onların yaşamından bir anı resmetmiş. Wiklund, karısıyla aynı evin içinde yaşarken, dişlerini fırçalamak için bir araya geldiklerinde bile romantik olunabileceğini, bu samimi çizimleriyle gözler önüne seriyor. İşte onun, aşkın nasıl güzel bir duygu olduğunu size iliklerinize kadar hissettirecek sıcacık çizimleri.
Hamileyiz.
Onu çok fazla seviyorum.
Ve gülmesi için her şeyi yaparım.
Bir sakinleştirici olarak görevimi yaparken ben.
Soğuk havalarda biz.
Benim uykucu karım.
Snowboard gözlüğüyle soğan doğramak ne kadar iyi bir fikir.
O benim hala sevgilim.
Karım şehirdışındayken yemek yemeyi ve uyumayı unutuyorum.
Duştan sonra, saç spreyinden hemen önce.
O bana kitap okudu; ben ona gitar çaldım ve sonra… Bizim için bu resmi çizdim.
Aptalca bir kavgadan sonra.
Ne çizmeliyim diye düşünürken, cevap yanıbaşımda belirdi <3
Karım, çok sevdiği dizinin sezon finalini izledikten sonra.
Gece rutinimiz.
Her gün onun hakkında yeni bir şeyler öğreniyorum.
Uzun kış yürüyüşlerimiz.
Bazen bir insan değil de, onun gezdiği yerlerden biri olmak istiyorum.
Bizim ağacımız.
@icimizdekiyalnizlik